
Güneydoğu Anadolu Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Celal Kadooğlu, İran’a yönelik saldırıların ardından Ortadoğu’ya yapılan ihracatta navlun ücretlerinin 4-5 kat arttığını açıkladı. Artan lojistik maliyetlerin ihracatçı üzerinde baskı oluşturduğu belirtildi.
Ortadoğu’da İran’a yönelik saldırıların ardından artan jeopolitik gerilimin, bölgeyle ticaret yapan ihracatçıları doğrudan etkilediği bildirildi. Gelişmeler sonrasında Ortadoğu ülkelerine yönelik sevkiyatlarda navlun ücretlerinin 4-5 kat arttığı, yükselen lojistik maliyetlerin Türkiye’den bölgeye yapılan ihracatta baskı oluşturduğu ifade edildi.
Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Celal Kadooğlu, bölgedeki gelişmelerin yalnızca siyasi değil, uluslararası ticaret açısından da önemli sonuçlar doğurduğunu belirtti. Kadooğlu, belirsizlik ortamının ticaret akışını ve fiyat dengelerini doğrudan etkilediğini kaydetti.
Lojistik maliyetlerinde artış
Navlun kalemlerinde yaşanan artışın yalnızca taşıma bedeliyle sınırlı olmadığını vurgulayan Kadooğlu, yükleme ve boşaltma ücretleri, liman hizmetleri, sigorta primleri ve savaş riski kaynaklı ek maliyetlerin de ciddi oranlarda yükseldiğini ifade etti. Toplam lojistik giderlerinin kısa sürede 4-5 kat seviyesine ulaşmasının ihracat planlamasını zorlaştırdığını belirtti.
Artan maliyetlerin ihracatçının kârlılığını doğrudan etkilediğini dile getiren Kadooğlu, maliyet artışlarının fiyatlara yansıtılması halinde hedef pazarlarda rekabet gücünün zayıflayabileceğini ve sipariş akışının yavaşlayabileceğini ifade etti.
“Lojistik zinciri sağlıklı işlemeli”
Kriz dönemlerinde lojistik zincirinin sağlıklı işlemesinin tedarik güvenliği açısından kritik olduğunu belirten Kadooğlu, ani ve orantısız maliyet artışlarının ihracatçıların yanı sıra ithalatçı firmalar ve nihai tüketiciler üzerinde de olumsuz etkiler oluşturabileceğini kaydetti.
Piyasalarda panik havası oluşmaması gerektiğini vurgulayan Kadooğlu, iş dünyasının güven ortamını zedeleyecek tutumlardan kaçınmasının önemine işaret etti. Türkiye’nin kurumsal kapasitesiyle bu tür krizleri yönetme tecrübesine sahip olduğunu belirten Kadooğlu, sürecin sorumluluk bilinciyle hareket edilmesi halinde daha az hasarla atlatılabileceğini ifade etti.
Açıklamanın sonunda bölgedeki çatışma ortamının sona ermesi temennisi dile getirildi ve kalıcı istikrarın hem insani hem de ekonomik açıdan önem taşıdığı vurgulandı.
Kaynak:Tarım Pusulası




















































Yorum Yazın