
Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Hayvanat Bahçesi, 2 Şubat Dünya Sulak Alanlar Günü kapsamında Balıkdamı Sulak Alanı’nda düzenlenen saha gezisi ve çevre temizliği etkinliğiyle sulak alanların korunmasına dikkat çekti.
Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Hayvanat Bahçesi, 2 Şubat Dünya Sulak Alanlar Günü kapsamında Balıkdamı Sulak Alanı’nda düzenlenen farkındalık ve koruma odaklı bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Saha gezisiyle birlikte gerçekleştirilen programda, sulak alanların ekolojik ve kültürel önemi vurgulandı.
Etkinlik, “Balıkdamı Sulak Alanı’nda Doğa Temelli Çözümlerle Herkes İçin Sürdürülebilir Su” projesi kapsamında gerçekleştirildi. Proje; Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Hayvanat Bahçesi ve Doğa Araştırmaları Derneği tarafından yürütülürken, Akdeniz Tatlı Su Ekosistemleri için Donörler İnisiyatifi (DIMFE) tarafından destekleniyor. Çalışmalar, Doğa Koruma ve Milli Parklar V. Bölge Müdürlüğü Eskişehir Şube Müdürlüğü iş birliğiyle sürdürülüyor.
Ekosistem hizmetleri ve koruma çalışmaları anlatıldı
Saha gezisi sırasında katılımcılara, Balıkdamı Sulak Alanı’nda belirlenen ekosistem hizmetleri, doğa temelli çözümler, istilacı türlerle mücadele yöntemleri, yapay ada uygulamaları ve saz temizliği faaliyetleri hakkında teknik bilgiler aktarıldı. Uzmanlar eşliğinde gerçekleştirilen incelemeler, sulak alanların korunmasına yönelik iyi uygulamaların yerinde gözlemlenmesini sağladı.
Katı atık kirliliğine dikkat çekildi
Program kapsamında Balıkdamı Sulak Alanı’nda artan katı atık kirliliğine dikkat çekmek amacıyla çevre temizliği etkinliği düzenlendi. Proje paydaşlarının katılımıyla gerçekleştirilen çöp toplama çalışması hem farkındalık oluşturdu hem de alanın ekolojik sağlığına doğrudan katkı sundu.
Kültürel ve doğal miras vurgusu
Dünya Sulak Alanlar Günü dolayısıyla yapılan değerlendirmelerde, sulak alanların yalnızca biyolojik çeşitlilik açısından değil, aynı zamanda bu alanlarla şekillenen kültürel miras ve geleneksel bilginin korunması açısından da önem taşıdığı ifade edildi. Türkiye’deki sulak alanların, insan ve doğa arasındaki binlerce yıllık etkileşimin izlerini taşıyan yaşayan kültürel peyzajlar olduğu vurgulandı.








Kaynak:Tarım Pusulası





















































Yorum Yazın