<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/">
    <channel>
        <title>Türkiye&#039;nin Bir Numaralı Tarımsal Haber ve Bilgi Portalı</title>
        <link>https://www.tarimpusulasi.com/</link>
        <description>Tarım Pusulası: Güncel tarım haberleri, analizler ve sektörel gelişmelerle çiftçilerin ve tarım profesyonellerinin doğru bilgi kaynağı.</description>
        <language>tr</language>
                                <item>
                <title>ATB Başkanı Çandır: Antalya’da tarım maliyetleri arttı</title>
                <category>Röportajlar</category>
                <link>https://www.tarimpusulasi.com/haber/atb-baskani-candir-antalyada-tarim-maliyetleri-artti-45818</link>
                <guid>https://www.tarimpusulasi.com/haber/atb-baskani-candir-antalyada-tarim-maliyetleri-artti-45818</guid>
                <description><![CDATA[Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, artan girdi maliyetleri, tedarik sorunları ve küresel gelişmelerin tarım sektörünü baskıladığını belirterek üreticinin desteklenmesi gerektiğini vurguladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:Roboto">Antalya Ticaret Borsası (ATB) Mart Ayı Meclis Toplantısı’nda konuşan Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, tarım ve gıda sektöründe artan maliyetler ile küresel gelişmelerin etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:Roboto">Çandır, bölgesel savaşların yalnızca siyasi değil, ekonomik ve tarımsal sonuçlar doğurduğunu belirterek, enerji fiyatlarından lojistiğe, gıda sistemlerinden üretim süreçlerine kadar geniş bir alanda olumsuz etkilerin hissedildiğini söyledi. Antalya’nın tarım, turizm ve ticaret yapısı nedeniyle bu gelişmelerden doğrudan etkilendiğini ifade etti.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:Roboto">Girdi maliyetleri üretimi baskılıyor</span></span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:Roboto">Enerji fiyatlarındaki artışın mazot ve gübre başta olmak üzere tüm tarımsal girdilere yansıdığını vurgulayan Çandır, Antalya’nın 2025 verilerine göre 181 bin tonluk kimyevi gübre tüketimiyle Türkiye’de 8. sırada yer aldığını belirtti. Buna karşın birim alanda yoğun gübre kullanımı nedeniyle maliyet artışlarının üreticiyi daha fazla etkilediğini dile getirdi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:Roboto">Girdi maliyetlerindeki artışın rekabet gücünü zayıflattığını kaydeden Çandır, tarımın yalnızca bir sektör değil, aynı zamanda gıda güvenliği ve ekonomik dayanıklılık açısından stratejik bir alan olduğunu vurguladı.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:Roboto">Dışa bağımlılık ve kırılganlık</span></span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:Roboto">Türkiye’nin enerji, gübre, yem ve zirai ilaç gibi temel tarım girdilerinde dışa bağımlı olduğunu ifade eden Çandır, bu durumun sektörü kırılgan hale getirdiğini söyledi. Üreticinin artan maliyetleri karşılamakta zorlandığını belirten Çandır, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği için destekleme politikalarının yeniden ele alınması gerektiğini dile getirdi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:Roboto">Tedarik ve lojistik sorunları öne çıkıyor</span></span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:Roboto">Tedarik zincirinde yaşanan aksaklıkların üretimi doğrudan etkilediğini belirten Çandır, tarımda zaman kaybının telafisinin olmadığını ifade etti. Enerji ve lojistikteki sorunların girdilere erişimi zorlaştırdığını, bunun da verim ve üretim üzerinde olumsuz sonuçlar doğurduğunu söyledi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:Roboto">Avrupa Birliği’nin tedarik güvenliği odaklı politikalarına da değinen Çandır, “Made in EU” düzenlemesinin Türkiye için fırsatlar kadar maliyet artışı riskleri de barındırdığını ifade etti.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:Roboto">Navlun ve ihracat baskısı</span></span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:Roboto">Artan navlun maliyetlerinin ihracatta rekabet gücünü zayıflattığını belirten Çandır, Antalya’nın örtü altı üretim ve tarımsal ihracat gücüyle öne çıktığını ancak maliyet baskısının bu avantajı tehdit ettiğini söyledi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:Roboto">Tarımda yapısal sorunlar sürüyor</span></span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:Roboto">Tarım sektörünün son 25 yılda 8 kez daraldığını belirten Çandır, sektörün 2025 yılını yüzde 8,8 küçülmeyle kapattığını ifade etti. Tarımın ekonomik büyümenin gerisinde kaldığını vurgulayan Çandır, sorunun geçici değil yapısal olduğunu kaydetti.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:Roboto">Su yönetimi kritik önemde</span></span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:Roboto">2026 yılı temasını “su” olarak belirlediklerini hatırlatan Çandır, su kaynaklarının korunmasının tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından hayati olduğunu vurguladı. Ulusal Su Planı’nın uygulanmasının önemine dikkat çekerek, verimliliği artıran ve suyu koruyan üretim modellerine geçilmesi gerektiğini söyledi.</span></span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 25 Mar 2026 16:53:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2026/03/atb-baskani-candir-antalyada-tarim-maliyetleri-artti-1774446868.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>WFP: Orta Doğu çatışması 2026’de açlığı rekor seviyeye çıkarabilir</title>
                <category>Röportajlar</category>
                <link>https://www.tarimpusulasi.com/haber/wfp-orta-dogu-catismasi-2026de-acligi-rekor-seviyeye-cikarabilir-45807</link>
                <guid>https://www.tarimpusulasi.com/haber/wfp-orta-dogu-catismasi-2026de-acligi-rekor-seviyeye-cikarabilir-45807</guid>
                <description><![CDATA[Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı (WFP), Orta Doğu’daki çatışmanın devam etmesi durumunda 2026’de küresel açlık seviyesinin rekor kırabileceğini uyardı. Analizlere göre yaklaşık 45 milyon kişi daha ciddi gıda güvensizliği riskiyle karşı karşıya kalabilir.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:Roboto">Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı (WFP), Orta Doğu’daki çatışmanın dünya ekonomisini istikrarsızlaştırmaya devam etmesi halinde 2026’de küresel açlık seviyesinin rekor kırabileceğini duyurdu.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:Roboto">WFP’nin analizine göre, çatışma yıl ortasına kadar sona ermez ve petrol fiyatları varil başına 100 USD’nin üzerinde kalırsa, yaklaşık <strong>45 milyon kişi daha ciddi gıda güvensizliği (IPC3+) riskiyle</strong> karşılaşabilir. Bu, hâlihazırda açlık riski altında olan 318 milyon kişiye eklenmiş olacak.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:Roboto">2022’de Ukrayna savaşıyla başlayan yaşam maliyeti krizi sırasında küresel açlık 349 milyon kişi ile rekor seviyeye ulaşmıştı. Yeni projeksiyonlar, Orta Doğu çatışması devam ederse benzer bir tabloyla karşılaşabileceğimizi gösteriyor. Enerji ve gıda piyasaları birbirine sıkı şekilde bağlı olduğundan, enerji krizinin gıda fiyatlarını yükseltmesi muhtemel.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:Roboto">WFP Başkan Yardımcısı ve Operasyon Direktörü <strong>Carl Skau</strong>, “Çatışma devam ederse, dünyayı sarsacak ve zaten bir sonraki öğününü karşılamakta zorlanan aileler en ağır darbeyi alacak. Yeterli finansman sağlanmazsa milyonlar için felaket anlamına gelebilir” dedi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:Roboto">Analize göre, <strong>Afrika’nın Sahra altı bölgeleri ve Asya</strong> en hassas bölgeler olarak öne çıkıyor. Batı ve Orta Afrika’da gıda güvensizliği %21, Doğu ve Güney Afrika’da %17, Asya’da ise %24 artabilir. Sudan ve Somali gibi ülkelerde temel gıda maddelerinin fiyatları şimdiden yükselmiş durumda.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:Roboto">WFP’nin sınırlı finansmanı, yardım programlarını kısıtlamak zorunda bırakıyor. Artan gıda güvensizliği, yeterli kaynak sağlanmadığı takdirde zaten açlık riski altında olan ülkelerde büyük felaketlere yol açabilir.</span></span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 24 Mar 2026 17:13:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2026/03/wfp-orta-dogu-catismasi-2026de-acligi-rekor-seviyeye-cikarabilir-1774361658.JPG"/>
            </item>
                                <item>
                <title>USDA: Küresel tahıl piyasalarında yıl sonunda satışlar zayıfladı</title>
                <category>Röportajlar</category>
                <link>https://www.tarimpusulasi.com/haber/usda-kuresel-tahil-piyasalarinda-yil-sonunda-satislar-zayifladi-44932</link>
                <guid>https://www.tarimpusulasi.com/haber/usda-kuresel-tahil-piyasalarinda-yil-sonunda-satislar-zayifladi-44932</guid>
                <description><![CDATA[ABD Tarım Bakanlığı verilerine göre küresel tahıl ve yağlı tohum piyasalarında yıl sonuna girilirken işlem hacimleri zayıfladı. ABD’nin soya ihracatı beklentilerin gerisinde kalırken, buğday ve mısır vadeli fiyatları küresel arz fazlası baskısıyla geriledi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">ABD Tarım Bakanlığı (USDA) tarafından yayımlanan son veriler, küresel tahıl ve yağlı tohum piyasalarında yıl sonuna girilirken zayıf bir ticaret görünümüne işaret ediyor. Özellikle ABD’nin soya fasulyesi ihracatı, pazarlama yılı boyunca tarihsel ortalamaların altında seyrediyor.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-family:Roboto">ABD soya ihracatı hedeflerin gerisinde</span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">USDA, ABD’nin 2025/26 sezonu soya ihracatını 1,635 milyar kile (yaklaşık 44,5 milyon ton) olarak öngörüyor. Bu rakam, geçen yıla kıyasla yüzde 13’lük düşüş anlamına geliyor. Normal koşullarda bu dönemde ihracat taahhütlerinin büyük bölümü tamamlanmış olması gerekirken, mevcut sözleşmeler hedeflenen seviyenin belirgin şekilde altında bulunuyor.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-family:Roboto">Çin faktörü belirsizliğini koruyor</span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">ABD soya ihracatında en büyük belirsizlik unsuru Çin olmaya devam ediyor. Ticaret gerilimleri nedeniyle alımların zayıfladığı dönemin ardından Çin, 2025 yılı için en az 12 milyon ton ABD soya fasulyesi almayı taahhüt etti. Ancak analistler, jeopolitik risklerin ticaret akışları üzerinde baskı yaratabileceğine dikkat çekiyor.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-family:Roboto">Vadeli piyasalarda düşüş</span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">Chicago Ticaret Borsası’nda (CBOT) soya, buğday ve mısır vadeli işlemleri, yıl sonu öncesinde düşük işlem hacmi ve kâr realizasyonları nedeniyle geriledi. Küresel tahıl stoklarının yüksek seviyelerde seyretmesi ve Arjantin’deki rekor buğday hasadı, buğday fiyatları üzerinde ilave baskı oluşturdu.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-family:Roboto">Kanada kolza piyasasında arz baskısı</span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">Kanada’da kolza vadeli işlemleri, arz fazlası ve zayıf ihracat beklentileri nedeniyle düşüş gösterdi. Piyasa aktörleri, Çin’in Kanada kolza ihracat pazarına geri dönüşünün fiyatlar açısından kritik öneme sahip olduğunu vurguluyor.</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 01 Jan 2026 14:20:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2026/01/usda-kuresel-tahil-piyasalarinda-yil-sonunda-satislar-zayifladi-1767266516.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Marmarabirlik&#039;ten üreticiye 761 milyon TL ödeme</title>
                <category>Röportajlar</category>
                <link>https://www.tarimpusulasi.com/haber/marmarabirlikten-ureticiye-761-milyon-tl-odeme-44610</link>
                <guid>https://www.tarimpusulasi.com/haber/marmarabirlikten-ureticiye-761-milyon-tl-odeme-44610</guid>
                <description><![CDATA[Marmarabirlik, 2025/2026 ürün alım kampanyası kapsamında ortaklara ikinci dilim olarak 21 Kasım’da 761 milyon TL ödeme yapacağını açıkladı. Birinci dilimle birlikte toplam ödeme 871 milyon TL’ye ulaşacak.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">Ürün alımlarına Ekim ayında başlayan Marmarabirlik, ortaklara yönelik ödeme takvimini açıkladı. Kooperatif, 21 Kasım Cuma günü ikinci dilim olarak <strong>761 milyon TL</strong> ödeme gerçekleştirecek. Bu tutar, birinci dilimde yapılan <strong>110 milyon TL</strong> ile birlikte toplamda <strong>871 milyon TL</strong>’ye ulaşacak.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-family:Roboto">Kampanya döneminde 2,3 milyar TL’lik alım yapıldı</span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">2025/2026 iş yılı ürün alım kampanyası kapsamında bugüne kadar <strong>2 milyar 300 milyon TL</strong> tutarında ürün alımı yapıldığını belirten Marmarabirlik, yaklaşık <strong>23 bin ton</strong> ürünün kooperatife teslim edildiğini bildirdi.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-family:Roboto">Ödemeler 15 günlük periyotlarla yapılıyor</span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">Marmarabirlik Yönetim Kurulu Başkanı <strong>Ali Yıldız</strong>, 1–14 Kasım tarihleri arasında teslim edilen ürünlere ilişkin alacakların yüzde 50’sinin 21 Kasım’da ödeneceğini söyledi.<br />
Yıldız, açıklamasında şu bilgileri paylaştı:</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">“Gerçekleştirilecek ikinci dilim ödeme ile birlikte üreticilere toplam 871 milyon TL ödeme yapılmış olacak. Üçüncü dilim ödemesi ise <strong>5 Aralık’ta</strong> gerçekleşecek.</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 22 Nov 2025 12:51:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2025/11/marmarabirlikten-ureticiye-761-milyon-tl-odeme-1763805319.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Dünya Dondurulmuş Patates Ürünleri Pazarı 5 Yılda Yükseldi</title>
                <category>Röportajlar</category>
                <link>https://www.tarimpusulasi.com/haber/dunya-dondurulmus-patates-urunleri-pazari-5-yilda-yukseldi-44114</link>
                <guid>https://www.tarimpusulasi.com/haber/dunya-dondurulmus-patates-urunleri-pazari-5-yilda-yukseldi-44114</guid>
                <description><![CDATA[2019-2024 döneminde küresel dondurulmuş patates ihracatı 7,7 milyar dolardan 13,2 milyar dolara yükseldi. ABD, İngiltere ve Almanya başta olmak üzere birçok ülke talebi artırırken, Çin ve Hindistan net ihracatçıya dönüştü.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">Küresel patates pazarı, özellikle işlenmiş ürün segmentinde önemli değişimlere sahne oluyor. Son beş yılda dondurulmuş patates ürünleri ihracatı ciddi bir artış gösterdi; ihracat değeri 2019’da 7,7 milyar dolarken, 2024’te 13,2 milyar dolara ulaştı. Artışın arkasında hem pazar büyümesi hem de patates üretim ve işleme maliyetlerindeki yükseliş bulunuyor.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">ABD, dondurulmuş işlenmiş patates ürünlerinin ithalatındaki artışın başını çekerken, İngiltere, Meksika, Suudi Arabistan, Almanya ve İspanya gibi ülkelerde de talep yükseldi. Öte yandan, Çin ve Hindistan gibi büyük gelişmekte olan pazarlar, yerel işleme kapasitelerini artırarak net ithalatçıdan net ihracatçıya dönüştü.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">Kuzey Amerika, Avrupa ve Okyanusya dışındaki bölgelerde kişi başı işlenmiş patates tüketimi hâlen düşük olsa da Asya, Orta Doğu ve Latin Amerika’da hızlı bir büyüme gözleniyor. Uzmanlar, önümüzdeki yıllarda bu bölgelerin küresel patates üretim ve işleme payını artırmaya devam edeceğini öngörüyor.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">ABD ve Avrupa’da ortalama verim yüksek seviyelere ulaşmış durumda. Üretim artışı, özellikle hava koşulları ve tarım düzenlemeleri gibi faktörlerle giderek zorlaşıyor. Hollanda ise tohum patates ihracatında küresel pazarın yaklaşık yarısını karşılasa da, iklim ve düzenleyici kısıtlamalar nedeniyle ihracatını artırmakta güçlük yaşıyor.</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 15 Sep 2025 23:34:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2025/09/dunya-dondurulmus-patates-urunleri-pazari-5-yilda-yukseldi-1757968548.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Nazilli İnciri Dünya Birinciliğini Korumak İçin Mücadele Ediyor</title>
                <category>Röportajlar</category>
                <link>https://www.tarimpusulasi.com/haber/nazilli-inciri-dunya-birinciligini-korumak-icin-mucadele-ediyor-43724</link>
                <guid>https://www.tarimpusulasi.com/haber/nazilli-inciri-dunya-birinciligini-korumak-icin-mucadele-ediyor-43724</guid>
                <description><![CDATA[Nazilli Ticaret Borsası Başkanı Nurettin Kırlıoğlu, incirde Türkiye’nin dünya lideri olduğunu vurgulayarak, ihracatta karşılaşılan haksız uygulamalara karşı çiftçinin korunması gerektiğini söyledi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<iframe width="914" height="514" src="https://www.youtube.com/embed/QFZHliQWo1E" title="Nazilli İnciri: Türkiye’nin Dünya Birincisi Meyvesi | Nurettin Kırlıoğlu Röportajı" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe><p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:Roboto">“Toprağın Hekimleri” programının yapımcısı ve tarım gazetecisi Harun Göksel’in hazırladığı röportajda, Nazilli Ticaret Borsası Başkanı Nurettin Kırlıoğlu incir üretimi ve ihracatında yaşanan sorunlara dikkat çekti.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:Roboto">Nazilli’nin Türkiye’nin en önemli incir üretim merkezlerinden biri olduğunu belirten Kırlıoğlu, bölgenin ekonomisinin büyük ölçüde incire dayalı olduğunu ifade etti. Aydın’ın tarımsal gelirinin yaklaşık %25’inin incirden sağlandığını söyleyen Kırlıoğlu, “İncir, işçisinden tüccarına kadar geniş bir kesime ekmek kapısı oluyor. Kadın istihdamında da öne çıkan bir ürün” dedi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:Roboto">Türk incirinin dünyanın en kaliteli inciri olduğunu vurgulayan Kırlıoğlu, Avrupa’da uygulanan ithalat denetimlerinin zaman zaman haksızlığa dönüştüğünü ifade ederek şunları söyledi: “Türkiye incirde bir numara. Bir numara olduğunuzda da sizi aşağı çekmek için uğraşırlar. İspanya ve İtalya gibi ülkeler kendi ürünlerini korumak için Türk incirine karşı farklı yöntemler uyguluyor. 1800 incirden bir tanesinde sorun çıktığında tüm partinin geri gönderilmesi, üreticiyi mağdur ediyor.”</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:Roboto">İncirin organik yapısına dikkat çeken Kırlıoğlu, Nazilli incirinin doğada yetiştiğini, kimyasal kullanılmadığını belirtti. Pestisit ve aflatoksin konularında kamuoyunun yanlış bilgilendirildiğini söyleyen Kırlıoğlu, “İncirimizin %90’ı dağlarda yetişiyor, doğal ortamda büyüyor. Tek tük sorunlar yüzünden tüm ürünümüzün itibarı zedelenmemeli” diye konuştu.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:Roboto">Son olarak üreticilere ve tüketicilere çağrıda bulunan Kırlıoğlu, “Nazilli inciri hem bölgemiz hem ülkemiz için stratejik bir ürün. Bu meyveyi korumalı, değerini bilmeliyiz” dedi.</span></span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 17 Aug 2025 10:27:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2025/08/nazilli-inciri-dunya-birinciligini-korumak-icin-mucadele-ediyor-1755415719.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Konya Ereğli&#039;den Türkiye Sofralarına: Ünlü Ailesi Seracılıkta Örnek Oluyor</title>
                <category>Röportajlar</category>
                <link>https://www.tarimpusulasi.com/haber/konya-eregliden-turkiye-sofralarina-unlu-ailesi-seracilikta-ornek-oluyor-43251</link>
                <guid>https://www.tarimpusulasi.com/haber/konya-eregliden-turkiye-sofralarina-unlu-ailesi-seracilikta-ornek-oluyor-43251</guid>
                <description><![CDATA[Konya Ereğli'de seracılık yapan Ünlü ailesi, zorlu kış şartlarına ve ekonomik güçlüklere rağmen üretime devam ediyor. Kendi imkanlarıyla başardıkları bu yolda, devletten destek bekleyen aile, Türkiye'nin sofralarına lezzet katmaya kararlı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<iframe width="1296" height="729" src="https://www.youtube.com/embed/8mh4JXOTslY" title="Konya Ereğli&#39;den Türkiye&#39;ye Lezzet! | Zorlu Şartlara Rağmen Pes Etmeyen Çiftçi Ailesi" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe><p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">Konya Ereğli - "Toprağın Hekimleri" programının yapımcısı ve sunucusu Harun Göksel, Konya'nın tarım cenneti Ereğli ilçesinde, örnek bir aile işletmesi olan Bayram Ünlü'nün serasında özel bir röportaj gerçekleştirdi. Röportajda, Ünlü ailesinin seracılığa adanmışlığı, zorlu koşullara rağmen gösterdikleri mücadele ve devletten bekledikleri destekler dile getirildi.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-family:Roboto">Seracılığın Kalbi: Ünlü Ailesi</span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">Bayram Ünlü, eşi Şengül Hanım ve dört çocuklarıyla birlikte, domates, biber ve salatalık üretimiyle uğraşıyor. Üç yıldır seracılık yapan Ünlü, bu işe tamamen kendi imkanlarıyla başladığını ve hiçbir yerden destek almadığını belirtti. Şu anda 60-70 kişilik bir ekibe istihdam sağladıklarını vurgulayan Ünlü, "Ülkenin her bütçesine katkıda bulunuyoruz. İlaççısı, gübrecisi, işçileri... Her türlü ortama destek veriyoruz. Bize de biraz destek olmalarını istiyoruz," diyerek çağrıda bulundu.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-family:Roboto">Zorlu Kış Şartlarına Karşı Büyük Mücadele</span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">Bu yıl özellikle zorlu bir kış mevsimi geçirdiklerini ifade eden Bayram Ünlü, "Mart 23'ünde ektiğimiz bitkiler, Nisan'ın 12'sinde eksi 15 dereceyi gördü. Domateslerin yüzde yüzüne soğuk değdi, bir tane bile fideye değmemezlik yapmadı. Ama biz bununla mücadele verdik, uğraştık, çabaladık ve şükür bu hale getirdik," sözleriyle yaşadıkları zorlukları ve mücadeleyi anlattı. Tarımın bu yıl 50 yılın en zorlu dönemlerinden birini yaşadığını belirten Ünlü, çocuklarıyla birlikte gece gündüz demeden çalıştıklarını ve emeklerini esirgemediklerini dile getirdi.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-family:Roboto">Kadın ve Gençlerin Üretimdeki Rolü</span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">Röportajda Bayram Ünlü'ye eşi Şengül Ünlü de eşlik etti. Şengül Hanım, her başarılı işletmenin arkasında aile desteğinin önemine değinerek, kadınlara ve gençlere mutlaka fırsat verilmesi gerektiğini söyledi. "Çalışmak güzeldir," diyen Şengül Ünlü, devletten gelecek desteğin kendi imkanlarıyla başarılamayacak birçok şeyi mümkün kılacağını ve üretimin daha verimli olacağını belirtti.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">Ünlü ailesinin en büyük oğlu Mustafa Ünlü de seracılıktaki gelişmeleri aktardı. İlk sene 20 dekarla başladıkları seracılıkta, şu anda 70.000 metrekareye yakın bir alanda üretim yaptıklarını dile getiren Mustafa, babası, annesi ve kardeşleriyle birlikte çalıştıklarını ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-family:Roboto">Eğitim ve Tarımın İç İçe Geçtiği Bir Aile</span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">Şengül Ünlü, çocuklarının eğitim durumlarıyla ilgili de bilgi verdi. En büyük oğulları Mustafa'nın ziraat teknikerliği eğitimi aldığını ancak aile işini devam ettirmeyi tercih ettiğini belirtti. İkinci oğullarının da liseyi bitirdikten sonra domates sevdasıyla seracılığa yöneldiğini aktardı. Üçüncü çocukları İstanbul Teknik Üniversitesi'nde elektrik elektronik mühendisliği okurken, en küçük kızları ise Konya Karatay Fen Lisesi'nde son sınıfta üniversite sınavına hazırlanıyor. Şengül Ünlü, çocuklarının okullarında başarılı olsalar bile tatil dönemlerinde ailelerine destek olmak için serada çalıştıklarını gururla anlattı. Harun Göksel, Ünlü ailesini "gecesini gündüzünü üretime adamış, çocuklarını kendi sebzeleri gibi gören" bir aile olarak nitelendirdi.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-family:Roboto">Konya'nın Tarımsal Gücü ve Destek Beklentisi</span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">Harun Göksel, Konya bölgesinin Türkiye'nin ve Anadolu'nun tarımsal üretiminin yaklaşık yüzde 15'ini karşıladığını vurgulayarak, Ünlü ailesinin sadece kendilerini değil, tüm Türkiye'yi beslediğini belirtti. Bayram Ünlü, hayatlarından memnun olduklarını ancak doğal afetler karşısında devletten destek beklediklerini yineledi.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Roboto">Harun Göksel, röportajı tamamlarken aile işletmelerinin korunması ve desteklenmesinin önemine dikkat çekti. Bu işletmelerin kapanması durumunda ailelerin büyük şehirlere göç etmek zorunda kalacaklarını ve bunun hem kendileri hem de ülke ekonomisi için olumsuz sonuçlar doğuracağını ifade etti. Ünlü ailesi gibi üreticilerin desteklenmesi, tarım sektörünün sürdürülebilirliği ve gıda güvenliği açısından büyük önem taşıyor.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 25 Jun 2025 18:52:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2025/06/konya-eregliden-turkiye-sofralarina-unlu-ailesi-seracilikta-ornek-oluyor-1750866919.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Konya&#039;da Şeker Pancarı Üretiminin Gizli Kahramanları</title>
                <category>Röportajlar</category>
                <link>https://www.tarimpusulasi.com/haber/konyada-seker-pancari-uretiminin-gizli-kahramanlari-43241</link>
                <guid>https://www.tarimpusulasi.com/haber/konyada-seker-pancari-uretiminin-gizli-kahramanlari-43241</guid>
                <description><![CDATA[Konya Ereğli Şeker Fabrikası Ziraat Bölge Şefliği, bölgedeki şeker pancarı üreticilerine tohumdan hasada kadar teknik destek sağlıyor. Karapınar Ziraat Bölge Şefi Mustafa Uğur, özellikle zorlu çıkış dönemlerinde çiftçilerin yanında olduklarını belirterek, tarlaların uydu sistemiyle takip edildiğini ve anlık bilgilendirmeler yapıldığını kaydetti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<iframe width="1296" height="729" src="https://www.youtube.com/embed/mTeerP5pn30" title="Konya&#39;da Şeker Pancarı Üretiminin Gizli Kahramanları" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe><p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">Konya’nın tarımsal üretimdeki kilit konumunu ve özellikle hububat ile şeker pancarındaki önemini vurgulayan "Toprağın Hekimleri" programı, bu kez Konya Ereğli Şeker Fabrikası Karapınar Ziraat Bölge Şefliği’nden önemli bilgileri ekranlara taşıdı. Program yapımcısı ve sunucusu Harun Göksel’in konuğu, Ziraat Bölge Şefi Mustafa Uğur oldu. Uğur, şeker pancarı üretim sürecinde çiftçilere verilen kapsamlı destekleri detaylandırdı.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">Mustafa Uğur, şeker pancarı üretiminin ilkbaharda Mart ayıyla birlikte başladığını ve hasat dönemine kadar üreticilere sürekli teknik destek sağladıklarını belirtti. Şeker pancarının sözleşmeli bir üretim olduğunu hatırlatan Uğur, ekim yapıldıktan sonra tarlaların uydu sistemiyle takip edilerek ada parsel kontrollerinin yapıldığını ve tarla kayıtlarının tutulduğunu anlattı. Ziraat Bölge Şefliği olarak, pancarların çıkışı, gelişimi, sulanması ve gübrelenmesi gibi kritik konularda çiftçilerin her zaman yanında olduklarını vurguladı. Bölgede 9 teknik personel ve 9 ekim-söküm çavuşunun 7-8 ay boyunca sahada aktif olarak üreticilere destek verdiğini ekledi.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-family:Roboto">Zorlu Süreçlerde Çiftçinin Yanında</span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">Şef Uğur, şeker pancarı tohumunun çok küçük olması ve özellikle Konya bölgesindeki kumsal, kireçli toprak yapısı nedeniyle çıkış döneminin oldukça zorlu geçtiğini ifade etti. Bu sürecin bir ay boyunca çiftçilere büyük zorluklar yaşattığını belirten Uğur, bu yıl Nisan ayında yaşanan don olaylarının birçok çiftçiyi tarlalarını bozup ikinci ekim yapmaya zorladığını, ardından rüzgar erozyonu ve aşırı sıcaklıkların bitkilerde yanmalara neden olduğunu aktardı. Tüm bu zorluklara rağmen çiftçilerin büyük özveriyle çalıştığını dile getirdi.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">Tarlaların sürekli kontrol edildiğini belirten Uğur, olası hastalık veya olumsuzluk durumlarında hızlı müdahale için fabrikadan çiftçilerin telefonlarına SMS yoluyla bilgilendirme yapıldığını, ayrıca önder çiftçilerden oluşan grup başkanları aracılığıyla tebligatlar ve uyarılar gönderildiğini söyledi. Bu sayede zararlıların yayılmasının önüne geçilerek geniş arazilerde dahi hızlı bilgilendirme sağlandığını aktardı.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-family:Roboto">Münavebeli Ekim ve Verimlilik Artışı</span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">Şeker pancarı hasadı sonrası çiftçilere ne ekmeleri gerektiği konusunda da tavsiyelerde bulunduklarını belirten Mustafa Uğur, bölgede şeker pancarından sonra genellikle buğday ekiminin çok yaygın olduğunu ifade etti. Münavebeli ekimin ve şeker pancarı hasadı sonrası bitki artıklarının tarlada kalmasının buğday verimini olumlu etkilediğini belirten Uğur, çiftçilerin %90'ının şeker pancarı tarlalarına buğday ektiğini ve çok iyi verim aldıklarını dile getirdi. Bu durumun, Konya'daki üreticinin doğal bir üretim planlaması içinde hareket ettiğini gösterdiğini vurguladı.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">Ziraat Bölge Şefi Mustafa Uğur, sözlerini tamamlarken, Türk Şeker'e yıllardır üretim yapan tüm çiftçilere teşekkür etti. Çiftçiliğin zorlu bir sanat olduğunu ve şeker pancarı üretiminin daha da meşakkatli bir süreç içerdiğini belirterek, "Biz onların yardımcısıyız, efendisi değiliz" mesajını verdi. Fabrikanın ve ziraat şefliğinin her zaman üreticinin yanında olduğunu, tarlaların uydu sistemiyle kontrolünden, sağlıklı gıdaya ulaşma noktasında verilen desteklere kadar her detayın büyük önem taşıdığını vurguladı.</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 24 Jun 2025 15:14:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2025/06/konyada-seker-pancari-uretiminin-gizli-kahramanlari-1750767428.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Konya Akçabelen’den Dünya Sofralarına Ulaşan Ata Tohumu: Şeker Fasulyesi!</title>
                <category>Röportajlar</category>
                <link>https://www.tarimpusulasi.com/haber/konya-akcabelenden-dunya-sofralarina-ulasan-ata-tohumu-seker-fasulyesi-43233</link>
                <guid>https://www.tarimpusulasi.com/haber/konya-akcabelenden-dunya-sofralarina-ulasan-ata-tohumu-seker-fasulyesi-43233</guid>
                <description><![CDATA[“Toprağın Hekimleri” programı, Konya Akçabelen Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Metin Ünüvar ile yaptığı özel röportajda, coğrafi işaretli ata tohumu şeker fasulyesinin üretiminden, kooperatifleşmenin önemine ve uluslararası başarılara kadar pek çok konuyu ele aldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<iframe width="1296" height="729" src="https://www.youtube.com/embed/jr11Z_Nvwps" title="Konya&#39;nın Gizli Hazinesi: Akçabelen Fasulyesi&#39;nin Kooperatif Başarısı!" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe><p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">“Toprağın Hekimleri” programının bu haftaki durağı Konya oldu. Program yapımcısı ve sunucusu Harun Göksel, Konya’nın Akçabelen beldesinde bulunan Akçabelen Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Metin Ünüvar ile bir araya geldi. Kooperatifleşmenin özellikle son dönemdeki önemine vurgu yapılan röportajda, Akçabelen’in coğrafi işaretli ata tohumu şeker fasulyesi üretimi ve kooperatifin bu alandaki çalışmaları konuşuldu.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">Başkan Ünüvar, 2005 yılında kurulan kooperatifin başlangıçta hayvancılık üzerine odaklandığını ancak daha sonra köylerinin ata yadigârı olan şeker fasulyesi üzerine yoğunlaştıklarını belirtti. Bu özel fasulyenin coğrafi işaret belgesini almak için 2017 yılında başvurduklarını ve 2019’da tescilinin onaylandığını ifade etti. Böylece bu ata tohumu, koruma altına alınarak gelecek nesillere aktarılmasının güvence altına alındı.</span></span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">Dedelerden Torunlara Aktarılan Tohum Geleneği</span></span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">Metin Ünüvar, Akçabelen şeker fasulyesinin dedelerden kalma bir ürün olduğunu ve tohumun nesiller boyu değişmeden günümüze ulaştığını vurguladı. Kooperatif olarak da bu ata tohumunu kaybetmek istemediklerini ve sürdürülebilirliğini sağlamayı hedeflediklerini dile getirdi. Bölgede yaklaşık 400-500 üreticinin bu fasulye çeşidini ürettiğini ve kooperatifin tüm bu üreticilerin ürünlerinin organizasyonunu yaptığını belirtti.</span></span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">Devlet Destekleriyle Gelişen Teknoloji ve Pazarlama Ağzı</span></span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">Kooperatifin arkasında yer alan bakliyat ayrıştırma ve paketleme tesisinin tamamen devlet destekleriyle kurulduğunu belirten Başkan Ünüvar, bu makinelerin teknolojik altyapısının önemine dikkat çekti. Üreticilerin tarladan gelen ürünleri bu tesiste ayıklama, boylama ve paketleme süreçlerinden geçirilerek piyasaya arz ediliyor. Ürünün kalitesi sayesinde pazarlama konusunda herhangi bir sorun yaşamadıklarını ifade eden Ünüvar, tüm üreticilerin aynı ata tohumunu kullanarak standart ve kaliteli bir ürün elde ettiğini ekledi.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">Harun Göksel, kooperatifleşmenin, özellikle 2024-2025 yılından itibaren üretim planlamasında çok daha ciddi bir yer edineceğini belirterek, Akçabelen Kooperatifi’nin 400-500 üreticiyi bir araya getirerek ürünlerini daha değerli hale getirdiğini ve pazarlama sorununu ortadan kaldırdığını vurguladı.</span></span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">Akçabelen Şeker Fasulyesi Dünya Sofralarında</span></span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">Akçabelen Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’nin başarıları sadece yurt içiyle sınırlı değil. Metin Ünüvar, kooperatif olarak 7 farklı ülkeye ihracat yaptıklarını gururla ifade etti. Almanya, Norveç, Hollanda ve İngiltere gibi ülkelere gönderilen şeker fasulyesi, bir belde kooperatifinin bile uluslararası alanda ne kadar katma değer sağlayabileceğinin somut bir örneği oldu.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">Başkan Ünüvar, üretim sürecinin her aşamasında devletin yanlarında olduğunu, ziraat mühendislerinden il ve ilçe müdürlüklerine kadar herkesin destek verdiğini dile getirdi. Ayrıca, ata tohumunu koruma amacıyla Birleşmiş Milletler GEF Fonu’na sundukları projenin 247 proje arasından 3. olduğunu ve bu sayede de destek aldıklarını sözlerine ekledi.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Roboto">Röportajın sonunda Harun Göksel, Akçabelen Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’nin, çiftçinin el emeği ve göz nuru ürünlerinin sofraları süslemesinde ve Türkiye ekonomisine katkı sağlamasında bir araya gelmenin önemli bir örneği olduğunu belirtti. Protein açısından da zengin olan bu ürünler, Akçabelen’den dünyaya yayılmaya devam ediyor.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 23 Jun 2025 13:09:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2025/06/konya-akcabelenden-dunya-sofralarina-ulasan-ata-tohumu-seker-fasulyesi-1750673438.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Konya&#039;dan Dünya Sofralarına Balık</title>
                <category>Röportajlar</category>
                <link>https://www.tarimpusulasi.com/haber/konyadan-dunya-sofralarina-balik-43190</link>
                <guid>https://www.tarimpusulasi.com/haber/konyadan-dunya-sofralarina-balik-43190</guid>
                <description><![CDATA[Konya'nın Hüyük ilçesine bağlı Tolca Köyü'nde faaliyet gösteren NEHİRSU Su Ürünleri, yıllık 2.000 ton işleme kapasitesiyle balık ve su ürünleri ihracatında önemli bir rol oynuyor. Yönetim Kurulu Üyesi Fethi Navruz, Hollanda, Polonya ve Romanya gibi ülkelere ihracat yaptıklarını belirterek, devlet destekleriyle kapasitelerini ve istihdamı daha da artırabileceklerini ifade etti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<iframe width="1296" height="729" src="https://www.youtube.com/embed/WYs6okEdc5E" title="Konya&#39;dan Balık İhracatı: NEHİRSU&#39;nun Başarısı!" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe><p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">"Toprağın Hekimleri" programının yapımcısı ve sunucusu Harun Göksel, Konya'nın Hüyük ilçesine bağlı Tolca Köyü'nde bulunan NEHİRSU Su Ürünleri tesisini ziyaret ederek Yönetim Kurulu Üyesi Fethi Navruz ile bir röportaj gerçekleştirdi. Röportajda, Konya'nın tarımsal ve sanayi üretimindeki önemi vurgulanırken, su ürünleri sektöründeki gelişmeler masaya yatırıldı.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-family:Roboto">2.000 Ton İşleme Kapasitesiyle İhracata Odaklı Üretim </span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">Fethi Navruz, NEHİRSU Su Ürünleri'nin 2021 yılının başında faaliyete başladığını ve ilk bir buçuk yılın ardından 2023'ten itibaren ihracata yöneldiklerini belirtti. Navruz, "İki yıldır ihracat yapıyoruz. Özellikle Mart'tan Temmuz'a kadar üretimimizi artırarak yoğun bir şekilde çalışıyoruz," dedi. İşletmenin yıllık toplam 2.000 ton balık işleme kapasitesine sahip olduğunu belirten Navruz, yılda 500-600 ton civarında balığı ihracat yoluyla yurt dışına gönderdiklerini ifade etti. Bu ihracatın bir kısmını doğrudan kendileri yaparken, bir kısmını da diğer ihracatçı firmalar aracılığıyla gerçekleştirdiklerini aktardı.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-family:Roboto">Hollanda'dan Çin Sazanı Talebi </span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">İhracat yaptıkları ürünler arasında alabalık ve somonun yanı sıra, Türkiye'de ekonomik değeri düşük görülen Çin Sazanı'nın da bulunduğunu söyleyen Navruz, Hollanda'ya bir yıldır bu balığı ihraç ettiklerini dile getirdi. Hollanda'nın Çin Sazanı'nı kedi ve köpek maması yapımında kullandığını belirten Navruz, Ocak ayından bu yana Hollanda'ya 6-7 tır dolusu mal gönderdiklerini ve Hollandalı yetkililerin tesisi ziyaret ederek memnuniyetlerini ifade ettiklerini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">Başlıca İhracat Ülkeleri: Polonya, Romanya ve Hollanda NEHİRSU Su Ürünleri'nin başlıca ihracat yaptığı ülkeler arasında Polonya, Romanya ve Hollanda yer alıyor. Yurt dışı ihracatın dışında, iç piyasada da otellere hizmet verdiklerini belirten Navruz, "Ağırlıklı olarak Hollanda'ya gönderiyoruz," dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-family:Roboto">"Destekle Kapasitemizi Artırabiliriz" </span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">Röportajda, Türkiye'nin 2 milyar doları aşan su ürünleri ihracatının daha da artırılması için yapılabilecekler de konuşuldu. Fethi Navruz, sanayici olarak üreticinin yanında yer aldıklarını ve sanayileşmenin katma değer yaratmada önemine dikkat çekti. Navruz, devlet destekleriyle kapasitelerini önemli ölçüde artırabileceklerini belirterek, "Devlet bize destek verirse, yılda 150-200 ton değil, 400 tona kadar balık işleyebiliriz. Bu da 60 olan işçi sayımızı 100'e çıkarmamızı sağlar, çünkü işletmemiz buna müsait," ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">Navruz, su ürünleri sektörünün nakit akışının yoğun olduğu bir iş alanı olduğunu vurgulayarak, "Nakde dayalı bir iş. Nakit olmadığında kimse mal getirmiyor," dedi. Devletin sağlayacağı 100 liralık bir desteğin ihracatta 200 liraya dönüşebileceği düşüncesini paylaştı.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-family:Roboto">Konya'nın Sanayi Potansiyeli ve Gelecek Hedefleri </span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">Harun Göksel, Konya'nın hem bitkisel ve hayvansal üretimde hem de sanayide önemli bir merkez olduğunu vurgulayarak, tarıma dayalı sanayinin gelişiminin kritik olduğunu belirtti. Konya'nın insanlarının ileri görüşlü ve ufkunun açık olduğunu ifade eden Göksel, işlenen ürünlerin yurt dışına gittiğinde çok daha yüksek değerler getirdiğine dikkat çekti.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">Fethi Navruz, son sözlerinde, devletten özellikle teknolojik cihazlar ve diğer konularda destek beklediklerini yineledi. Mevcut işletmelerin güçlendirilmesinin ve teknoloji ile desteklenmesinin, yeni iş imkanları yaratmanın yanı sıra, boş kapasitelerin değerlendirilmesini ve genel üretimin artırılmasını sağlayacağını söyledi. Bu sayede işletmenin duraksama yaşama ihtimalinin azalacağı belirtildi.a</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 19 Jun 2025 12:49:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2025/06/konyadan-dunya-sofralarina-balik-1750326608.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Beyşehir’in 500 Yıllık Lezzeti: Tarihi Tarhana Yeniden Sofralarda!</title>
                <category>Röportajlar</category>
                <link>https://www.tarimpusulasi.com/haber/beysehirin-500-yillik-lezzeti-tarihi-tarhana-yeniden-sofralarda-43180</link>
                <guid>https://www.tarimpusulasi.com/haber/beysehirin-500-yillik-lezzeti-tarihi-tarhana-yeniden-sofralarda-43180</guid>
                <description><![CDATA[“Toprağın Hekimleri” programında Harun Göksel’in konuğu olan Murat Şakrak, Beyşehir’in 500 yıllık tarhana geleneğini yaşatmak ve yeni nesillere tanıtmak amacıyla kurdukları “Tarihi Beyşehir Tarhana” markasını anlattı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<iframe width="1296" height="729" src="https://www.youtube.com/embed/SPuTTqnZ6pw" title="Beyşehir’in 500 Yıllık Lezzeti: Tarihi Tarhana Yeniden Sofralarda!" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe><p><strong><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">Beyşehir’den Geleneksel Bir Miras: Tarihi Beyşehir Tarhana</span></span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">“Toprağın Hekimleri” programı, Konya’nın suya doymuş ve tarihi üretimleriyle öne çıkan Beyşehir ilçesinden önemli bir lezzeti ekranlara taşıdı. Program yapımcısı ve sunucusu Harun Göksel, Tarihi Beyşehir Tarhana markasının üreticisi Murat Şakrak ile özel bir röportaj gerçekleştirdi. Şakrak, eşinin projesi olarak başlayan bu girişimin, 500 yılı aşkın bir geçmişe sahip olan ve Osmanlı padişahları döneminden bu yana savaşlarda dahi kurtarıcı rol üstlenmiş tarhanayı yeniden canlandırma amacı taşıdığını belirtti.</span></span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">Protein Deposu ve Zor Zamanların Kurtarıcısı</span></span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">Murat Şakrak, Beyşehir tarhanasının temel bileşenlerini buğday yarması, süzme yoğurt, tereyağı ve kaya tuzu olarak sıraladı. Bu eşsiz karışımın, tarhanayı hem protein değeri yüksek hem de uzun süre dayanıklı kıldığını vurguladı. Eski küplerde 5-6 yıl dahi tazeliğini koruyabildiğinden bahsedilen tarhana, özellikle zor zamanlarda doyurucu ve besleyici bir gıda kaynağı olarak öne çıkıyor.</span></span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">Yeni Nesil İçin İnovatif Yaklaşımlar ve Sağlıklı Atıştırmalıklar</span></span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">Harun Göksel’in tarhananın günümüzdeki yeri hakkındaki sorusuna Murat Şakrak, ürünlerine inovasyon katarak yeni nesillere ulaşmayı hedeflediklerini söyledi. Geleneksel tarhanayı baharatlarla çeşitlendirerek doğrudan tüketilebilir bir atıştırmalığa dönüştürdüklerini aktaran Şakrak, salçalı fesleğenli, kekikli kimyonlu, cips tarhanası ve acılı sarımsaklı gibi farklı çeşitler geliştirdiklerini belirtti. Bu yenilikçi yaklaşımla, özellikle çocukların sağlıksız cips tüketimi yerine daha besleyici bir alternatif sunmayı amaçladıklarını ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">Harun Göksel, Beyşehir tarhanasının Çin tuzu içermemesi ve tamamen doğal olması nedeniyle sağlıklı beslenme açısından önemine değinirken, Murat Şakrak, bu ürünlerin raf ömrünün nem ve rutubetten uzak ortamlarda 1,5 yıla kadar çıktığını ekledi.</span></span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">Çölyak Hastaları İçin Umut Veren Gelişme: Glutensiz Tarhana</span></span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">Röportajın en dikkat çekici noktalarından biri ise glutensiz tarhana üretimi oldu. Murat Şakrak, çölyak rahatsızlığı olan bireyler için özel olarak glutensiz tarhana geliştirdiklerini duyurdu. Harun Göksel, kendisinin de 3 aylık bir çölyak teşhisi süreci geçirdiğini belirterek, bu tür hastaların ürün bulmakta yaşadığı zorluklara dikkat çekti ve glutensiz tarhananın önemini vurguladı. Bu ürünün, çölyak hastaları için hem beslenme çeşitliliği hem de ekonomik açıdan büyük bir kolaylık sağlayacağı belirtildi.</span></span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">Kadın Emeğiyle Gelenek Geleceğe Taşınıyor</span></span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">Murat Şakrak, “<strong>Tarihi Beyşehir Tarhana</strong>” markasının arkasındaki itici gücün kadın emeği olduğunu ve eşinin bu projenin fikir annesi olduğunu söyledi. Kadınların el emeğiyle üretilen bu tarhanaların, Türkiye mutfağının temel taşlarından biri olduğunu ve şeflerin de katkılarıyla daha geniş kitlelere ulaştığını ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Roboto">Programın sonunda Harun Göksel, Beyşehir’in bu tarihi ve sağlıklı lezzetinin gelecek nesillere aktarılmasının önemine vurgu yaparak, “Toprağın Hekimleri” ekibi olarak Anadolu’yu dolaşmaya ve kıymetli ürünleri tanıtmaya devam edeceklerini belirtti. Beyşehir tarhanası, hem geleneksel lezzeti hem de sağlıklı ve yenilikçi yaklaşımlarıyla sofralardaki yerini almaya hazır.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 18 Jun 2025 18:14:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2025/06/beysehirin-500-yillik-lezzeti-tarihi-tarhana-yeniden-sofralarda-1750259720.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Çiftçiye Müjde: Yüzde 100 Hibe Sebze Fidesi Desteği Başladı!</title>
                <category>Röportajlar</category>
                <link>https://www.tarimpusulasi.com/haber/ciftciye-mujde-yuzde-100-hibe-sebze-fidesi-destegi-basladi-43175</link>
                <guid>https://www.tarimpusulasi.com/haber/ciftciye-mujde-yuzde-100-hibe-sebze-fidesi-destegi-basladi-43175</guid>
                <description><![CDATA[Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi, ildeki tarım ve hayvancılık sektörüne destek olmak amacıyla "Sebzeciliği Geliştirme Projesi" kapsamında üreticilere sebze fidesi dağıtacak. Beyaz lahana, kırmızı lahana, brokoli ve kıvırcık fidelerini kapsayan projeden faydalanmak isteyen çiftçiler için son başvuru tarihi 20 Haziran 2025 olarak belirlendi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi, Tekirdağ Ziraat Odası Başkanlıkları iş birliğiyle hayata geçirdiği "Sebzeciliği Geliştirme Projesi" (Yazlık Fide) kapsamında üreticilere sebze fidesi desteği sağlayacak. Bu yıl 421 üreticiye toplam 236.136 adet yazlık fide dağıtımı gerçekleştirilen projenin devamı niteliğindeki bu destek, bölgedeki sebze üretimini artırmayı hedefliyor.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-family:Roboto">Başvuru Koşulları ve Destek Detayları</span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">Sebze fidesi dağıtımından faydalanmak isteyen üreticilerin belirli başvuru esaslarına uyması gerekiyor. İşte o esaslar:</span></span></span></p>

<ul>
	<li><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-family:Roboto">Ziraat Odası Kaydı:</span></strong><span style="font-family:Roboto"> Üreticilerin ilçe Ziraat Odasına kayıtlı olması ve Çiftçi Kayıt Belgesi (ÇKS) ile kimlik fotokopisi ibraz etmesi şart.</span></span></span></li>
	<li><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-family:Roboto">Başvuru Yeri:</span></strong><span style="font-family:Roboto"> Müracaatlar, üreticinin üye olduğu Ziraat Odası Başkanlıklarına yapılacak.</span></span></span></li>
	<li><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-family:Roboto">İkamet Şartı:</span></strong><span style="font-family:Roboto"> Başvuru sahibinin Malkara, Şarköy, Süleymanpaşa, Çerkezköy, Muratlı, Saray, Hayrabolu, Marmara Ereğlisi, Kapaklı, Ergene, Çorlu ilçelerinde ikamet etmesi ve bunu belgelemesi gerekiyor.</span></span></span></li>
	<li><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-family:Roboto">Hane Başına Başvuru:</span></strong><span style="font-family:Roboto"> Aynı evde ikamet edenlerden sadece bir kişi başvuruda bulunabilir.</span></span></span></li>
	<li><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-family:Roboto">Arazi Sınırlaması:</span></strong><span style="font-family:Roboto"> ÇKS'de toplamda 120 dekar üzerinde arazisi olanların başvurusu kabul edilmeyecek.</span></span></span></li>
	<li><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-family:Roboto">Sigortalı Çalışan Olmama:</span></strong><span style="font-family:Roboto"> Başvuru sahibinin herhangi bir kurum veya işletmede sigortalı çalışan olmaması gerekiyor.</span></span></span></li>
	<li><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-family:Roboto">Arazi Mülkiyeti/Kira:</span></strong><span style="font-family:Roboto"> Arazinin sahibi olunmalı ya da en az 3 yıllığına kiralanmış olmalıdır. Ortak arazilerde diğer kişilerden en az 3 yıl süreli muvafakatname alınması zorunludur.</span></span></span></li>
	<li><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-family:Roboto">Fide Dikim Yükümlülüğü:</span></strong><span style="font-family:Roboto"> Faydalanıcılar, dağıtımı yapılan fideleri 1 hafta içinde tarlaya dikmekle yükümlü. Fideleri dikmeyen veya başkasına devredenler hakkında yaptırım uygulanacak, fide bedeli tahsil edilecek ve sonraki yıllarda destekten faydalanamayacaklar.</span></span></span></li>
	<li><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-family:Roboto">Yasal İşlem:</span></strong><span style="font-family:Roboto"> Yanlış ve yanıltıcı bilgi/belge verenler hakkında yasal işlem başlatılacak.</span></span></span></li>
	<li><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-family:Roboto">Denetim ve Kontrol:</span></strong><span style="font-family:Roboto"> Fide desteğinden yararlananlar, kontrol ve denetim amacıyla gelen Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi teknik personeline gerekli kolaylığı sağlayacak.</span></span></span></li>
	<li><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-family:Roboto">Fide Seçimi:</span></strong><span style="font-family:Roboto"> Üreticiler; kırmızı lahana, beyaz lahana, brokoli ve kıvırcık çeşitlerinden bir viyol, iki farklı çeşit seçiliyorsa her çeşitten birer viyol (toplam 2 viyol), en fazla üç çeşit seçiliyorsa her çeşitten birer viyol (toplam 3 viyol) alma hakkına sahip.</span></span></span></li>
	<li><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-family:Roboto">Maliyet Paylaşımı:</span></strong><span style="font-family:Roboto"> Fide bedelinin %0'ı üretici, %100'ü Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi tarafından karşılanacak.</span></span></span></li>
	<li><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-family:Roboto">Ziraat Odası Kontenjanı:</span></strong><span style="font-family:Roboto"> Her İlçe Ziraat Odası Başkanlığı, her bir fide çeşidi için azami 100 üretici belirleyecek.</span></span></span></li>
	<li><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-family:Roboto">Detaylı Bilgi:</span></strong><span style="font-family:Roboto"> Ödeme esas ve usulleri proje ortakları arasında düzenlenecek protokolde detaylandırılacak. Detaylı bilgi için üyesi olunan Ziraat Odası veya Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı ile iletişime geçilebilir.</span></span></span></li>
</ul>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">Bu proje ile Tekirdağ'daki sebze üreticilerine önemli bir destek sağlanması ve tarımsal verimliliğin artırılması hedefleniyor.</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 18 Jun 2025 10:31:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2025/06/ciftciye-mujde-yuzde-100-hibe-sebze-fidesi-destegi-basladi-1750231943.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Konya&#039;dan Bir Başarı Hikayesi: Madalı Keçi Çiftliği, Anne Sütüne En Yakın Ürünü Sunuyor</title>
                <category>Röportajlar</category>
                <link>https://www.tarimpusulasi.com/haber/konyadan-bir-basari-hikayesi-madali-keci-ciftligi-anne-sutune-en-yakin-urunu-sunuyor-43165</link>
                <guid>https://www.tarimpusulasi.com/haber/konyadan-bir-basari-hikayesi-madali-keci-ciftligi-anne-sutune-en-yakin-urunu-sunuyor-43165</guid>
                <description><![CDATA[Konya'da, yurt dışından dönen girişimcilerin kurduğu Madalı Keçi Çiftliği, Saanen cinsi keçilerle yüksek süt verimi elde ederek kendi mandırasında tamamen doğal peynir ve yoğurt üretiyor. İşletme, anne sütüne en yakın kabul edilen keçi sütüyle sağlıklı ürünler sunarken, küçükbaş hayvancılıkta destek beklentisini dile getiriyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<iframe width="1296" height="729" src="https://www.youtube.com/embed/ggiFRaN4XbQ" title="Konya&#39;dan Bir Başarı Hikayesi: Madalı Keçi Çiftliği, Anne Sütüne En Yakın Ürünü Sunuyor" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe><p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">Konya'da "Toprağın Hekimleri" programının yapımcısı ve sunucusu Harun Göksel, Beyşehir ilçesindeki Madalı Keçi Çiftliği'ni ziyaret ederek işletme sahibi Saadet Özdemir ile keyifli bir röportaj gerçekleştirdi. Konya'nın büyükbaş ve küçükbaş hayvancılıkta önemli bir merkez olduğuna dikkat çeken Göksel, Madalı Çiftliği'nin bu alanda farklı bir model sunduğunu belirtti.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-family:Roboto">Amerika'dan Memleket Hasretiyle Gelen Yatırım</span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">Madalı Çiftliği, uzun yıllar İstanbul ve yurt dışında ticaretle uğraşan Ercüment Taşkoy ve Faruk Taşkoy kardeşler tarafından 2015 yılında kurulmuş. Kendi memleketlerine dönerek bir "emeklilik projesi" olarak hayata geçirdikleri bu çiftlik, Konya'nın tarımına, toprağına ve en önemlisi su kaynaklarına uygun, küçükbaş hayvancılığa odaklanmış. Özellikle küçükbaş hayvanların daha az su tüketmesi, Konya gibi su kaynaklarının kısıtlı olduğu bir bölge için stratejik bir önem taşıyor.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-family:Roboto">Yüksek Verimli Saanen Keçileriyle Kaliteli Üretim</span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">Saadet Özdemir, çiftliklerinde 700'e yakın Saanen cinsi keçi bulunduğunu ve bu cinsin yüksek süt verimliliğiyle öne çıktığını belirtti. Günlük ortalama 3,5-4 litre süt verimine sahip keçilerden günde 2 tona yakın süt işleme kapasitesine ulaştıklarını ifade eden Özdemir, "Aldığımız bu sütü kendi çiftliğimizin mandırasında, dışarıdan herhangi bir süt takviyesi almadan peynir ve yoğurt üretimi yapmaktayız. 13 çeşite yakın peynirimiz var" dedi. Dışarıdan süt takviyesi almamanın kendi ürünlerinin özgünlüğünü ve kalitesini koruduğunu vurguladı.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-family:Roboto">"Ari İşletme" Farkı ve Anne Sütüne Yakın Keçi Sütü</span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">Madalı Çiftliği'nin aynı zamanda "ari bir işletme" statüsünde olması, ürünlerinin kalitesini bir adım öteye taşıyor. Özdemir, hem hayvanların kendi bünyelerinde bulunması hem de mandıranın çiftlik içinde olması sayesinde tüm üretim sürecinin kontrol altında tutulduğunu belirtti. Keçi sütünün önemine de değinen Saadet Özdemir, "Keçi sütü anne sütüne en yakın süttür. Bu nedenle anneler çocukları için keçi sütünü tercih ediyorlar. İnek sütüne alerjisi olan bireylerin de tercih ettiği bir üründür" şeklinde konuştu.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-family:Roboto">Devlet Desteği Beklentisi ve Kırsal Kalkınmada Kadınların Rolü</span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">Harun Göksel, son dönemde küçükbaş hayvancılığa yönelik devlet desteklerinin artırılacağının müjdelendiğini hatırlatarak çiftliğin bu desteklerden faydalanıp faydalanmadığını sordu. Saadet Özdemir, mevcut durumda herhangi bir destek almadıklarını ancak bu desteklerin hayata geçirilmesi halinde kendileri ve diğer küçük işletmeler için büyük bir artı olacağını düşündüğünü ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">Röportajda kırsalda hayvancılığın canlandırılması için sadece hayvan sayısının artırılmasının yeterli olmadığı, okullar, sağlık ocakları ve sosyal hizmet alanlarının da geliştirilmesi gerektiği vurgulandı. Saadet Özdemir, mandıralarında çalışan kadın personelin de bölge halkından olduğunu ve onların çiftlik için bir değer kattığını belirtti. Harun Göksel ise özellikle kadınların hayvancılık modelinde desteklenmesinin önemini vurgulayarak, kadınların dahil olmadığı bir hayvancılık modelinde pek ilerleme kaydedilemediğini gözlemlediklerini ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-family:Roboto">Müşteri Geri Bildirimleri En Büyük Destek</span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">Saadet Özdemir, çiftliklerinin en büyük motivasyon kaynağının müşterilerden gelen geri dönüşler olduğunu dile getirdi. "İyi ki bu işi yapıyorsunuz, iyi ki varsınız. Ben çocuğuma anne sütü şu şu sebeplerden veremedim ama sizin sütünüzle büyüttüm demeleri bizim için bir destek, bizi kamçılıyor" sözleriyle müşteri memnuniyetinin kendileri için ne kadar önemli olduğunu belirtti. Daha fazla kişiye ulaşabilmek ve kaliteli üretimi sürdürebilmek için destek beklentilerini yineledi.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Roboto">Harun Göksel, Madalı Keçi Çiftliği'ne ve Saadet Özdemir'e teşekkür ederek, Konya'nın Beyşehir ilçesinin doğal güzelliklerine sahip çıktıklarını ve yöre insanının sesine kulak verilmesi gerektiğini vurguladı.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 17 Jun 2025 17:58:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2025/06/konyadan-bir-basari-hikayesi-madali-keci-ciftligi-anne-sutune-en-yakin-urunu-sunuyor-1750172354.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Süt üretiminde maliyetler gelirleri aşıyor</title>
                <category>Röportajlar</category>
                <link>https://www.tarimpusulasi.com/haber/sut-uretiminde-maliyetler-gelirleri-asiyor-43121</link>
                <guid>https://www.tarimpusulasi.com/haber/sut-uretiminde-maliyetler-gelirleri-asiyor-43121</guid>
                <description><![CDATA[Konya'da süt üreticisi Levent Yıldırım, yem fiyatlarındaki artış ve düşük süt fiyatları nedeniyle üretimin sürdürülemez hale geldiğini belirterek, devletin hayvancılığa yönelik desteğini artırması gerektiğini söyledi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<iframe width="1296" height="729" src="https://www.youtube.com/embed/OchZJ_PvK_s" title="Süt üretiminde maliyetler gelirleri aşıyor" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe><p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">Tarım programcısı Harun Göksel’in yapımcılığını ve sunuculuğunu üstlendiği “Toprağın Hekimleri” programı, Konya’daki üreticilerin sorunlarını ekranlara taşımaya devam ediyor. Göksel’in bu haftaki konuğu, Albes Verim Tarım firmasının sahibi süt üreticisi Levent Yıldırım oldu.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">Yıldırım, 1 kilo sütün üretimi için ortalama 1 kilo 300 gram yem gerektiğini, ancak yem torbasının 850 lirayı aştığını belirtti. Bu durumda süt fiyatlarının yem maliyetini bile karşılamadığını dile getiren üretici, “Şu an yem tonu 17 bin lirayı bulmuş durumda. Buna rağmen süt fiyatı 17 lirayı göremiyor. 14 liraya, 13 liraya süt satan üreticiler var. Bu şartlarda kazanmak mümkün değil” dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-family:Roboto">“Devlet desteği döngüyü sağlamaya yetmiyor”</span></strong><br />
<span style="font-family:Roboto">Levent Yıldırım, mevcut durumda hayvancılığı sürdürebilmenin neredeyse imkânsız hale geldiğini vurguladı. Devletin verdiği 60 kuruşluk destek ve buzağı teşvikinin tek gelir kalemi olduğunu ifade eden Yıldırım, bu desteklerin döngüyü sağlamaya yetmediğini söyledi. Ayrıca yılda yüzde 15–20 oranında damızlık kaybı yaşadıklarını, bunun da gelecekteki üretimi tehdit ettiğini belirtti.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-family:Roboto">Yonca maliyeti, saman fiyatı üreticiyi zorluyor</span></strong><br />
<span style="font-family:Roboto">Yem maliyetinin sadece hazır yemle sınırlı olmadığını, yonca ve saman gibi kaba yemlerin de ciddi maliyet oluşturduğunu vurgulayan Yıldırım, “Bu yıl yoncanın tonu 14 bin lirayı buldu. Günde sadece 3 kilo yonca verdiğimizde bile hayvana 42 lira gibi bir maliyet çıkıyor. Günlük maliyet 30 lirayı geçiyor ama sattığımız süt para etmiyor” ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-family:Roboto">“Sanayici de haklı, üretici de haklı ama çözüm ortada”</span></strong><br />
<span style="font-family:Roboto">Sanayicinin de zorluk yaşadığını kabul eden Yıldırım, çözümün devletten geçmesi gerektiğini belirtti. “Sanayici ucuz almazsa ucuza satamıyor. Ama biz de bu şartlarda üretimi sürdüremiyoruz. Ya devlet desteği artırılmalı ya da süt üretimine özel bir destek modeli geliştirilmeli” dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-family:Roboto">“Ulusal Süt Konseyi’nin fiyatına mandıralar uymuyor”</span></strong><br />
<span style="font-family:Roboto">Yıldırım ayrıca, Ulusal Süt Konseyi tarafından açıklanan fiyatlara birçok mandıranın uymadığını ve bu durumun üreticiyi daha da zarara uğrattığını vurguladı. “Şu ana kadar bu konuda hiçbir yaptırım uygulanmadı. Bakanlık ya da Rekabet Kurulu bu işe müdahil olmalı” diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><strong><span style="font-family:Roboto">Göç uyarısı: “Küçük işletmeler yok olursa şehirler yığılır”</span></strong><br />
<span style="font-family:Roboto">Program sonunda Harun Göksel, küçük aile işletmelerinin yaşatılmasının önemine dikkat çekerek, “Bu işletmeler ayakta kalamazsa, tarım çöker, kırsalda tutunamayan aileler büyükşehirlere göç eder” uyarısında bulundu.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 13 Jun 2025 18:21:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2025/06/sut-uretiminde-maliyetler-gelirleri-asiyor-1749828155.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Yıldız: Yem Bitkisi Üretimi Planlama Dışında Tutulmalı</title>
                <category>Röportajlar</category>
                <link>https://www.tarimpusulasi.com/haber/yildiz-yem-bitkisi-uretimi-planlama-disinda-tutulmali-43090</link>
                <guid>https://www.tarimpusulasi.com/haber/yildiz-yem-bitkisi-uretimi-planlama-disinda-tutulmali-43090</guid>
                <description><![CDATA[Konya Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Edip Yıldız, Konya'nın büyükbaş hayvan varlığı ile Türkiye'de önde geldiğini belirterek, su kısıtlaması nedeniyle uygulanacak bitkisel üretim planlamasında, işletmelerin kendi hayvanlarına yetecek kadar yem bitkisi ekiminin dışarıda bırakılması gerektiğini vurguladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<iframe width="1296" height="729" src="https://www.youtube.com/embed/iDJhLm9KMqU" title="Yem Bitkisi Üretimi Planlama Dışında Tutulmalı" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe><p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">Konya Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği (DSYB) Yönetim Kurulu Başkanı Edip Yıldız, "Toprağın Hekimleri" programına konuk olarak katıldı ve Konya'da hayvancılık sektörünün beklentilerini değerlendirdi. Yıldız, Konya'nın 1 milyon büyükbaş ve 1,5 milyon civarında küçükbaş hayvan varlığıyla Türkiye'de büyükbaşta birinci ve küçükbaşta ikinci sırada yer aldığını hatırlatarak, bu durumun süt ve kırmızı et üretiminde Konya'yı önemli bir potansiyel haline getirdiğini ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">Üretim planlaması konusuna değinen Yıldız, bu uygulamanın yıllardır süregelen bir talepleri olduğunu ve üretimin keyfiyete bırakılamayacağını, disiplinli ve planlı bir şekilde yapılması gerektiğine inandıklarını söyledi. Geçen sene hayvancılıkta başlayan üretim planlamasına bu yıl ilk kez bitkisel üretimde de geçileceğini belirten Yıldız, Konya'nın 31 ilçesinden 19'unun su kısıtında olduğunu ve bitkisel üretim planlamasının da bu duruma göre yapılacağını aktardı.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">Yıldız'ın bu noktadaki en önemli talebi ise, ticaret amaçlı üretim dışındaki, işletmelerin kendi hayvan varlıklarına yetecek kadar yem bitkisi ekilişinin üretim planlamasının dışında tutulması oldu. Bu talebi somut bir örnekle açıklayan Yıldız, Konya ve ilçelerinin özellikle saman balyasını Güneydoğu'dan karşıladığını ve nakliye bedellerinin ürünün maliyetini aştığını belirtti. Bu durumun üretim maliyetlerine olumsuz yansıdığını dile getiren Yıldız, mısır silajı gibi nitelikli kaba yemlerin işletmeler tarafından yetiştirilmesinin daha faydalı olacağına inandıklarını ifade etti. Ayrıca yonca üretiminin de bu planlama dışında bırakılması gerektiğini vurguladı.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">Yıldız, sahada üretim planlamasını önemsediklerini ve desteklediklerini ancak bu tür makul ve gerçekçi taleplerin de dikkate alınarak çözüm üretilmesi gerektiğini beklediklerini söyledi. Şu anda hayvancılık işletmelerinin alınacak kararı yakından takip ettiğini belirten Yıldız, taleplerinin sadece nitelikli kaba yem ihtiyacını karşılayacak ölçüde ekim yapabilmek olduğunu ve bunun ticaret amacı taşımadığını yineledi.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">Son olarak Yıldız, üretim planlamasının yolun başında olduğunu ve iyi niyetli bir başlangıç yapıldığını belirterek, bu yolda yürürken karşılaşılan eksikliklerin ve haklı taleplerin bir an önce çözüme kavuşturulmasını umduklarını dile getirdi. Yıldız, Konya'nın sadece kendi ihtiyacını değil, Türkiye'nin %15 gibi önemli bir kısmını beslediğini de sözlerine ekledi. Programın yapımcısı Harun Göksel ise Konya'nın tarım ve hayvancılıkta Türkiye için ne kadar önemli bir merkez olduğunu vurgulayarak röportajı sonlandırdı.</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 10 Jun 2025 11:09:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2025/06/yildiz-yem-bitkisi-uretimi-planlama-disinda-tutulmali-1749564624.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>TMO Konya, Yeni Hasat Sezonuna Hazır: 3 Milyon Tonluk Depolama Kapasitesiyle Rekora Koşuyor</title>
                <category>Röportajlar</category>
                <link>https://www.tarimpusulasi.com/haber/tmo-konya-yeni-hasat-sezonuna-hazir-3-milyon-tonluk-depolama-kapasitesiyle-rekora-kosuyor-43061</link>
                <guid>https://www.tarimpusulasi.com/haber/tmo-konya-yeni-hasat-sezonuna-hazir-3-milyon-tonluk-depolama-kapasitesiyle-rekora-kosuyor-43061</guid>
                <description><![CDATA[Toprağın Hekimleri programında konuşan TMO Konya Başmüdürü Mehmet Barlak, 2025 hasat sezonu için hazırlıkların tamamlandığını belirterek, “Ürün arzı gerçekleştiği anda 1,8 milyon tona kadar alım yapmaya hazırız,” dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<iframe width="911" height="514" src="https://www.youtube.com/embed/h-QU4hYPoE4" title="TMO Konya, Yeni Hasat Sezonuna Hazır: 3 Milyon Tonluk Depolama Kapasitesiyle Rekora Koşuyor" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe><p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">Türkiye’nin tahıl ambarı olarak bilinen Konya’da yeni hasat sezonu için geri sayım başladı. Tarım yayıncısı Harun Göksel’in hazırlayıp sunduğu “Toprağın Hekimleri” programına konuk olan Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Konya Başmüdürü Mehmet Barlak, hem bölgesel faaliyetleri hem de alım sezonuna yönelik hazırlıkları aktardı.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-family:Roboto">Geniş Hizmet Alanı: Konya’dan Isparta’ya Uzanan Altyapı</span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">Barlak, Konya Başmüdürlüğü’nün yalnızca Konya iline değil, Karaman ve Isparta'nın bazı ilçelerine kadar uzanan geniş bir hinterlanda hizmet verdiğini söyledi. Bu kapsamda; bir başmüdürlük, iki şube müdürlüğü, dört ajans amirliği, altı tesisli ekip şefliği ve ihtiyaç halinde açılan geçici alım merkezleriyle üreticilere ulaşıldığını belirtti.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-family:Roboto">3 Milyon Tonu Aşan Depolama Kapasitesi</span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">TMO Konya'nın toplam kapalı depo kapasitesinin 142 bin ton olduğunu belirten Barlak, ayrıca 650 bin tona yakın lisanslı depo kapasitesi bulunduğunu ve yıl sonuna kadar bu rakamın 3 milyon tonu aşacağını açıkladı. “Modern sistemlerle donatılmış tesislerimiz sayesinde ürünleri 2 ila 3 yıla kadar sağlıklı bir şekilde muhafaza edebiliyoruz,” dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-family:Roboto">2023’te Rekor Alım: 1,5 Milyon Ton</span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">Geçtiğimiz yıl yaşanan yoğunluk nedeniyle dikkat çeken bir alım sezonu geçirdiklerini aktaran Barlak, 2023 yılında sadece Konya bölgesinden yaklaşık 1,5 milyon ton hububat alımı gerçekleştirdiklerini söyledi. Bu yıl bu rakamın da üzerine çıkılmasının hedeflendiğini belirterek, “Şu anda 1,7 - 1,8 milyon ton ürün alımına teknik olarak hazırız,” dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-family:Roboto">Randevu Sisteminde Yenilik</span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">Geçmişte randevu sisteminde yaşanan aksaklıkların bu yıl tekrarlanmayacağını vurgulayan Barlak, 2023 yılında yenilenen sistem sayesinde üreticilerin randevu alma konusunda sıkıntı yaşamadığını belirtti. “Bu yıl da benzer şekilde, hiçbir üreticimiz randevu bulamamaktan şikayetçi olmayacak,” dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-family:Roboto">Alımlar 10 Haziran’da Başlıyor</span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">Konya’da ilk hasadın 10 Haziran’da arpa ile başlayacağını belirten Barlak, bu tarihten itibaren 80 farklı noktada alım yapılacağını ve tüm randevuların aktif hale geleceğini açıkladı. “Üreticinin son aracı teslim edilene kadar sahadayız,” diyen Parlak, ekip olarak mesai kavramı gözetmeden çalışacaklarını dile getirdi.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-family:Roboto">“TMO, Tarımsal Üretimin Güvencesi”</span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">Programın sonunda konuşan Harun Göksel, TMO’nun çiftçi için önemine dikkat çekerek, “Nasıl evde buzdolabı ve derin dondurucu varsa, çiftçinin de bu güvenceyi sağlayan yapısı TMO’dur,” ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">Yeni hasat sezonunun ülkemize bereket ve kazanç getirmesini dileyen Barlak, “Tüm üreticilerimize bol verimli bir yıl diliyoruz,” dedi.</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 06 Jun 2025 17:31:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2025/06/tmo-konya-yeni-hasat-sezonuna-hazir-3-milyon-tonluk-depolama-kapasitesiyle-rekora-kosuyor-1749220402.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Karapınar&#039;da Birlikten Kuvvet Doğdu: Küçük Aile İşletmeleri Sütle Güçleniyor</title>
                <category>Röportajlar</category>
                <link>https://www.tarimpusulasi.com/haber/karapinarda-birlikten-kuvvet-dogdu-kucuk-aile-isletmeleri-sutle-gucleniyor-43023</link>
                <guid>https://www.tarimpusulasi.com/haber/karapinarda-birlikten-kuvvet-dogdu-kucuk-aile-isletmeleri-sutle-gucleniyor-43023</guid>
                <description><![CDATA[Karapınar Süt Üreticileri Birliği Başkanı Mehmet Tartan, süt üretiminde küçük aile işletmelerinin önemine dikkat çekerek, üretim planlamasında kaba yem ihtiyacının göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı. Birlik, günde 300 tona ulaşan süt toplama kapasitesiyle bölge hayvancılığına yön veriyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<iframe width="1296" height="729" src="https://www.youtube.com/embed/EgySqDWadqg" title="Karapınar&#39;da Birlikten Kuvvet Doğdu: Küçük Aile İşletmeleri Sütle Güçleniyor" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe><p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><em><span style="font-family:Roboto">Gazeteci Harun Göksel’in hazırlayıp sunduğu “Toprağın Hekimleri” programı, bu hafta Konya'nın Karapınar ilçesinde süt üreticilerinin sesi oldu. Programın konuğu Karapınar Süt Üreticileri Birliği Başkanı Mehmet Tartan, birliğin faaliyetlerini ve küçük aile işletmelerinin hayvancılıktaki rolünü anlattı.</span></em></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">2016 yılında 24 kurucu üyenin katkısıyla kurulan Karapınar Süt Üreticileri Birliği, bugün 300 tonluk günlük süt toplama kapasitesiyle bölge hayvancılığında önemli bir yere sahip. Mehmet Tartan, 2014’te yönetime geldiklerinde 200 ton süt topladıklarını, bugün ise sütü yalnızca toplamakla kalmayıp işleyerek tereyağı, krema, ayran ve kaşar gibi ürünlerle tüketiciye sunduklarını belirtti.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">Birlik, sadece üretimi değil, satış ağını da kendi imkanlarıyla kurmuş durumda. Üreticilere özel indirimli alışveriş kartları sağlayan sistem sayesinde çiftçiler, satış noktalarında her ay avantajlı alışveriş yapabiliyor. Tartan, bu sistemi “Üreticimiz ne kadar kazanırsa o kadar güçlenir” sözleriyle özetledi.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-family:Roboto">Küçük aile işletmeleri desteklenmeli</span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">Başkan Tartan, Karapınar’daki üreticilerin çoğunun 1 ila 20 baş hayvana sahip küçük işletmelerden oluştuğuna dikkat çekti. Bu işletmelerin hem kırsalda yaşamın devamı hem de ülke hayvancılığının teminatı olduğunu vurgulayan Tartan, “Büyük çiftlikler elbette önemli ama bizim önceliğimiz küçük üreticiyi ayakta tutmak. Onlar olmazsa üretim biter, köyler boşalır” dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">Türkiye genelinde 930 bin küçük aile işletmesi olduğunun altını çizen Tartan, bu üreticilerin desteklenmemesi durumunda kentlere göçün hızlanacağını ve büyük şehirlerde sosyal sorunların artacağını ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-family:Roboto">Üretim planlaması yapılırken kaba yem unutulmamalı</span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">Yeni dönemde gündeme gelen su merkezli üretim planlaması hakkında da değerlendirmelerde bulunan Tartan, uygulamayı desteklediklerini ancak kaba yem üretiminin mutlaka dikkate alınması gerektiğini belirtti. Karapınar’da 90 bine yakın büyükbaş hayvan bulunduğunu hatırlatan Tartan, “Bu hayvanlar silajlık mısır ve kaba yeme muhtaç. Eğer üretim planlaması yapılırken ikinci ürün olan silajlık mısır göz ardı edilirse, bu bölgede hayvancılık biter” uyarısında bulundu.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">Silajlık mısır ve yem bitkilerinin dışarıdan getirilerek karşılanmasının mümkün olmadığını söyleyen Tartan, “Bursa’dan, Sakarya’dan yem getirmekle bu iş olmaz. Kaba yem burada üretilmeli ki hayvancılık sürdürülebilir olsun” ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><em><span style="font-family:Roboto">Karapınar Süt Üreticileri Birliği, üretici odaklı yapısı, kendi markalı ürünleri ve bölgeye kattığı ekonomik değerle kırsal kalkınmanın başarılı bir örneği olarak öne çıkıyor. Başkan Tartan’ın da vurguladığı gibi, küçük üretici desteklendiği sürece hem üretim artıyor hem de Anadolu’da yaşam devam ediyor.</span></em></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 03 Jun 2025 13:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2025/06/karapinarda-birlikten-kuvvet-dogdu-kucuk-aile-isletmeleri-sutle-gucleniyor-1748960896.JPG"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Konya’nın Tohum Gücü: Alp Tarım Yerli Sertifikalı Tohumda Zirvede</title>
                <category>Röportajlar</category>
                <link>https://www.tarimpusulasi.com/haber/konyanin-tohum-gucu-alp-tarim-yerli-sertifikali-tohumda-zirvede-42939</link>
                <guid>https://www.tarimpusulasi.com/haber/konyanin-tohum-gucu-alp-tarim-yerli-sertifikali-tohumda-zirvede-42939</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye'nin önde gelen özel sektör tarımsal araştırma kuruluşlarından Alp Tarım'ın Genel Müdürü Alptekin İlgün, Toprağın Hekimleri programında firmanın AR-GE çalışmaları, sertifikalı tohum üretimindeki liderliği ve yerel çeşitlerle modern ıslah tekniklerini harmanlayan vizyonunu anlattı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<iframe width="1296" height="729" src="https://www.youtube.com/embed/wdVeXBqqUys" title="Konya’nın Tohum Gücü: Alp Tarım Yerli Sertifikalı Tohumda Zirvede" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe><p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">Tarım sektörünün nabzını tutan Toprağın Hekimleri programının yapımcısı gazeteci Harun Göksel, Konya’da özel sektör tarımsal araştırma ve sertifikalı tohum üretimi alanında öne çıkan Alp Tarım’ın Genel Müdürü Ziraat Mühendisi Alptekin İlgün ile bir söyleşi gerçekleştirdi. 1996 yılında Konya’da kurulan Alp Tarım, 2016 yılında Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından “Özel Sektör Tarımsal Araştırma Kuruluşu” ve “Özel Sektör Laboratuvar ve Belgelendirme Kuruluşu” olarak yetkilendirilmişti.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">Yerli tohumda liderlik: 21 bin tonluk üretim</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">Röportajda Alptekin İlgün, Alp Tarım’ın 5553 Sayılı Tohumculuk Kanunu’nun yürürlüğe girmesiyle birlikte sertifikalı tohum üretiminde büyük bir atılım yaptığını ve bugün yerli sertifikalı hububat tohumu üretiminde Türkiye’de ilk sırada yer aldıklarını belirtti. Firma, yıllık yaklaşık 21 bin ton sertifikalı tohum üretimiyle dikkat çekiyor.</span></span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">Hızlandırılmış ıslah yöntemiyle 14 yıl 8 yıla indi</span></span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">İlgün, Alp Tarım bünyesinde yürütülen ıslah çalışmalarının temelinde “speed breeding” adı verilen hızlandırılmış ıslah yöntemi bulunduğunu ifade etti. Bu yöntem sayesinde Türkiye'de ortalama 14 yıl süren bir çeşit geliştirme süreci 8 yıla kadar indirilebiliyor. Firmanın AR-GE ekibi, 4 arazi ve 3 laboratuvar ziraat mühendisi olmak üzere toplam 7 uzmandan oluşuyor. Bu çalışmalar, Prof. Dr. Süleyman Soylu’nun danışmanlığında yürütülüyor.</span></span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">Suyun kıymetini bilen tohumlar</span></span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">Konuşmasında su kaynaklarının azalmasına da dikkat çeken İlgün, Alp Tarım’ın hedeflerinden birinin daha az su tüketen, soğuğa ve hastalıklara dayanıklı tohumlar geliştirmek olduğunu vurguladı. Kontrollü ve planlı ekimin önem kazandığı bu dönemde, üreticilere uygun çeşitler sunmak için AR-GE çalışmalarının hız kesmeden devam ettiğini belirtti.</span></span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">Ata tohumu değil, yerel çeşit</span></span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">Programda ata tohumu tartışmalarına da değinen İlgün, “Ata tohumu” olarak adlandırılan tohumların aslında “yerel çeşit” veya “köy çeşidi” olduğunu belirtti. Bu çeşitlerin, Tarım Bakanlığı'na bağlı araştırma enstitülerinde uzun süredir kayıt altına alındığını söyleyen İlgün, bu yerel çeşitlerin melezlenmesiyle daha yüksek verimli, protein ve enerji açısından zengin, hastalıklara dayanıklı yeni çeşitlerin geliştirildiğini ifade etti.</span></span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">Modern tesis, güçlü vizyon</span></span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Roboto">Alptekin İlgün, Alp Tarım’ın yalnızca AR-GE değil, aynı zamanda pazarlama ve tesisleşme açısından da iddialı olduğunu belirtti. Türkiye’nin en modern tohum işleme tesislerinden birine sahip olduklarını söyleyen İlgün, üreticiyle güçlü bir iletişim kurduklarını ve sahadaki ihtiyaçlara çözüm üretmeyi temel görev olarak gördüklerini söyledi.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 29 May 2025 11:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2025/05/konyanin-tohum-gucu-alp-tarim-yerli-sertifikali-tohumda-zirvede-1748507400.JPG"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Devecioğlu: “Konya Türkiye’yi Besliyor Ama Susuz Kaldı”</title>
                <category>Röportajlar</category>
                <link>https://www.tarimpusulasi.com/haber/devecioglu-konya-turkiyeyi-besliyor-ama-susuz-kaldi-42818</link>
                <guid>https://www.tarimpusulasi.com/haber/devecioglu-konya-turkiyeyi-besliyor-ama-susuz-kaldi-42818</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye'yi besleyen Konya Ovası suya hasret: Sulama kooperatifleri destek bekliyor!”
Konya Bölgesi Sulama Kooperatifleri Birliği Başkan Yardımcısı Yahya Devecioğlu, Konya’daki sulama kooperatiflerinin yaşadığı su sıkıntısını ve basınçlı sulama sistemlerine geçiş sürecinde yaşanan sorunları Toprağın Hekimleri programında anlattı. Devecioğlu, “Bir damla suyun bile kıymetli olduğu bu dönemde, dış havzalardan Konya’ya acilen su getirilmeli” dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<iframe width="1296" height="729" src="https://www.youtube.com/embed/IxCi0mYb0zM" title="Konya’daki tarımsal sulamanın dörtte biri tarafımızdan yapılmaktadır" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe><p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">Toprağın Hekimleri program yapımcısı Harun Göksel’in Konya Bölgesi Sulama Kooperatifleri Birliği Başkan Yardımcısı Yahya Devecioğlu ile yaptığı özel röportajda bölgenin sulama altyapısı, su kaynakları sıkıntısı ve çiftçilerin yaşadığı sorunlar gündeme taşındı.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">Konya, Türkiye’nin tahıl ambarı olarak adlandırılan ve tarımsal üretimde lider illerinden biri. Ancak su kaynakları bakımından büyük sıkıntılar yaşayan şehirde, çiftçiler üretimi sürdürebilmek için ciddi bir mücadele veriyor. Bu zorlukları gündeme taşımak amacıyla Toprağın Hekimleri programı ekibi, Konya’daki ziyaretlerine devam ediyor.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">Program yapımcısı Harun Göksel’in sorularını yanıtlayan Konya Bölgesi Sulama Kooperatifleri Birliği Başkan Yardımcısı Yahya Devecioğlu, sulama kooperatiflerinin mevcut durumu hakkında çarpıcı bilgiler paylaştı.</span></span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">“Konya’da 322 Kooperatif, 3255 Kuyu Aktif”</span></span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">Konya Bölgesi Sulama Kooperatifleri Birliği’ne bağlı 322 sulama kooperatifi bulunduğunu belirten Devecioğlu, bu kooperatiflere ait toplam 3255 aktif kuyunun bölgedeki üreticilere hizmet verdiğini söyledi. Bu kuyular aracılığıyla 145 bin hektarlık tarım arazisinin sulandığını belirten Devecioğlu, “Kooperatiflerimize kayıtlı 32 bin 416 üyemiz bulunuyor. Bu üyelerle birlikte Konya’nın tarımsal üretimine önemli katkı sağlıyoruz” dedi.</span></span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">“Konya’da Toplam 600 Bin Hektar Sulanıyor, Bunun Beşte Biri Kooperatiflerle”</span></span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">Konya’da toplamda yaklaşık 600 bin hektar arazide sulama yapıldığını belirten Devecioğlu, bu alanın önemli bir kısmının sulama kooperatifleri aracılığıyla sulandığını vurguladı. Sulama sistemlerinde modernleşmenin önemine dikkat çeken Devecioğlu, özellikle yeraltı basınçlı sulama sistemlerine geçişte %90’lara varan bir başarı oranına ulaşıldığını aktardı.</span></span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">“Basınçlı Sulamada Büyükşehir Desteği Yarım Kaldı”</span></span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">Yeraltı basınçlı sulama sistemlerine geçiş sürecinde İl Özel İdaresi ile yapılan protokol kapsamında %50 devlet destekli projelerin hayata geçirildiğini belirten Devecioğlu, Büyükşehir Belediyesi’ne devrin ardından yaşanan sorunlara dikkat çekti. “İl Özel İdaresi’nin kapanmasının ardından Büyükşehir Belediyesi destek sözünü yerine getirmedi. Kooperatiflerimizle birlikte davalık olduk, hâlâ çözülmeyen dosyalar var” diyerek yaşanan hukuki süreci özetledi.</span></span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">“Konya Türkiye’yi Besliyor Ama Susuz”</span></span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">Konya’nın tarımsal üretimde Türkiye’nin gıda güvenliğinde kritik bir rol üstlendiğini vurgulayan Devecioğlu, “13 üründe Türkiye birincisiyiz. Ülke genelindeki toplam üretimin %15’i Konya’dan sağlanıyor. Konya ve Şanlıurfa olmasa Anadolu aç kalır” dedi. Ancak bu kadar önemli bir üretim merkezi olan Konya’ya yeterince su yatırımı yapılmadığını belirterek, “Hızlı tren yapılıyor ama dış havzalardan su getirilemiyor. Gıdanın kaynağı Konya ama bir üvey evlat muamelesi görüyor” ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">“Buzdolabını Açtığınızda Her Şey Çiftçinin Ürünü”</span></span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">Devecioğlu, çiftçilerin öneminin çoğu zaman göz ardı edildiğini belirterek, “Akademisyenler tabii ki önemli ama çiftçi de önemsenmeli. Buzdolabını açtığınızda içindekilerin hepsi çiftçinin ürünü. Eğer çiftçiye su vermezseniz, üretim nasıl devam edecek?” diyerek desteklerin artırılması gerektiğini vurguladı.</span></span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">“Yeni Tesislere İhtiyaç Var, Eskileri Yenilenmeli”</span></span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Roboto">Yüzde 90 oranında basınçlı sulama sistemine geçilmiş olsa da altyapının hâlâ yetersiz kaldığını belirten Devecioğlu, mevcut sistemlerin eskidiğini ve acil yenilemeye ihtiyaç duyulduğunu ifade etti. “Biz çocuklarımız için, ülkemiz için üretmeye çalışıyoruz. Her damla suyu daha verimli kullanmak için mücadele ediyoruz. Ama eksiklerimiz tamamlanmazsa bu çaba sürdürülebilir olmaz” dedi.</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 22 May 2025 13:30:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2025/05/devecioglu-konya-turkiyeyi-besliyor-ama-susuz-kaldi-1747925592.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Karatay Ziraat Odası Başkanı Kavuneker: “ÇKS’nin Odamıza Verilmesi Çiftçiye Zaman Kazandıracak, Mühendisleri Sahaya İndirecek”</title>
                <category>Röportajlar</category>
                <link>https://www.tarimpusulasi.com/haber/karatay-ziraat-odasi-baskani-kavuneker-cksnin-odamiza-verilmesi-ciftciye-zaman-kazandiracak-muhendisleri-sahaya-indirecek-42754</link>
                <guid>https://www.tarimpusulasi.com/haber/karatay-ziraat-odasi-baskani-kavuneker-cksnin-odamiza-verilmesi-ciftciye-zaman-kazandiracak-muhendisleri-sahaya-indirecek-42754</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<iframe width="914" height="514" src="https://www.youtube.com/embed/Ci9zQqhm4vQ" title="Özel Röportaj / Çiftçi Rahat Edecek, Ziraat Mühendisleri Sahaya İnecek" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe><p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Tarım yazarı ve gazeteci Harun Göksel’in Konya’daki röportaj serisinin konuğu Karatay Ziraat Odası Başkanı Rıfat Kavuneker oldu. Röportajda Kavuneker, çiftçi kayıt sistemi (ÇKS) işlemlerinin yeniden ziraat odalarına devredilmesini değerlendirirken, üretim planlaması ve Konya’nın su sorununa ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>“ÇKS’nin Ziraat Odalarına Verilmesi Çok Yerinde Bir Karar”</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">ÇKS işlemlerinin yeniden ziraat odalarına verilmesini memnuniyetle karşıladıklarını belirten Başkan Kavuneker, bu kararın hem çiftçiye zaman kazandıracağını hem de ziraat mühendislerinin masa başı işlerden kurtarılıp sahaya inmelerinin önünü açacağını vurguladı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">“Daha önce çiftçi odamıza gelip evrakını alıyor, sonra tarım ilçe müdürlüğüne giderek işlemleri tamamlıyordu. Şimdi bu süreç doğrudan odamızdan yürütülebilecek. Çiftçi bir daha oradan oraya gitmek zorunda kalmayacak,” diyen Kavuneker, teknolojinin gelişmesiyle birlikte bu sistemin daha etkin hale geleceğini ifade etti.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ziraat mühendislerinin esasen üretim alanlarında çalışması gerektiğini vurgulayan Kavuneker, “Biz mühendisleri 5 yıl üniversitede okutuyoruz ama sonra masa başında çalıştırıyoruz. Oysa bu mühendislerin sahada üretime katkı sunması, teknik bilgiyle pratiği birleştirmesi gerekiyor,” şeklinde konuştu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>“Üretim Planlaması Geç Kaldı Ama Önemli Bir Adım”</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Harun Göksel’in üretim planlamasına dair sorusunu da yanıtlayan Kavuneker, Türkiye'de geç kalınmış bir uygulama olmasına rağmen üretim planlamasının doğru bir adım olduğunu söyledi. Özellikle Konya’nın 31 ilçesinden 19’unda ciddi su kıtlığı yaşandığını belirten Kavuneker, su kısıtı olan bölgelerde münavebe sistemiyle üretimin yönlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Kavuneker, hayvancılıkla uğraşan üreticilere özel bir planlama gerektiğine dikkat çekerek, “Hayvancılık yapan üreticiler kaba yem ihtiyacını karşılayacak üretimi yapamazsa, bu sefer hayvancılık zarar görecek. Devlet, işletmenin hayvan sayısına göre yem üretimine izin vermeli. Macar fiği gibi az su isteyen ve toprağın performansını artıran ürünler bu anlamda teşvik edilmeli,” dedi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>“Her Yıl 2 Milyar Metreküp Suyu Fazladan Tüketiyoruz”</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Konya’nın yıllık ortalama 5,5-6 milyar metreküp suya ihtiyaç duyduğunu, bunun 4 milyar metreküpünü yer altı ve baraj sularından karşıladıklarını söyleyen Kavuneker, “Her yıl 2-2,5 milyar metreküp fazla su harcıyoruz, yani aslında her yıl cebimizden yiyoruz. Bu sürdürülemez. Konya Ovası’nı kurtarmak için dış havzalardan su getirilmesi şart,” uyarısında bulundu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Tarımın Konya ekonomisi için stratejik önem taşıdığını vurgulayan Kavuneker, şunları kaydetti:</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">“Konya’da yaklaşık 3 milyon hektar tarım arazisi var. Türkiye’nin havuç üretiminin yüzde 65’i, pancar üretiminin yüzde 35’i, baklagil ve hububatta ise toplamda 13 üründe Türkiye birincisiyiz. Bu üretim gücüyle ülkenin gıda güvenliğine katkı sunuyoruz ama su problemi nedeniyle bu sürdürülebilir değil.”</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>“Gümrük Vergileri Hasat Zamanı Değiştirilmemeli”</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Son olarak tarım ürünlerinde gümrük vergilerinin hasat döneminde düşürülmesini de eleştiren Kavuneker, “Geçen yıl mısır hasadı döneminde yüzde 135 olan vergi bir anda yüzde 6’ya çekildi. 8,5-9 liradan satılan mısır bir anda 6 liraya düştü. Çiftçi zarar etti, kazanan tüccar oldu,” dedi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Tarım üreticileri ile sanayici ve tüccarların sorunlarının ayrıştırılması gerektiğini vurgulayan Kavuneker, “Tarımcının sorunlarını, köy görmemiş tüccar anlatamaz. Herkesin kendi alanının temsilcisi konuşmalı,” ifadelerini kullandı.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 15 May 2025 11:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2025/05/karatay-ziraat-odasi-baskani-kavuneker-cksnin-odamiza-verilmesi-ciftciye-zaman-kazandiracak-muhendisleri-sahaya-indirecek-1747325980.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Tarımın Sanayiyle Bütünleştiği Bir İl: Tekirdağ</title>
                <category>Röportajlar</category>
                <link>https://www.tarimpusulasi.com/haber/tarimin-sanayiyle-butunlestigi-bir-il-tekirdag-42638</link>
                <guid>https://www.tarimpusulasi.com/haber/tarimin-sanayiyle-butunlestigi-bir-il-tekirdag-42638</guid>
                <description><![CDATA[Gazeteci Harun Göksel, Tekirdağ İl Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Aksoy ile tarımın durumu, üretim modelleri ve destekler üzerine konuştu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><strong><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">Harun Göksel:</span></strong><br />
<span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">Toprağın hekimlerinden herkese merhaba. Sevgili seyirciler, Tarım Şurası’ndayız. Bugün önemli bir konuğumuz var. Tekirdağ İl Tarım ve Orman Müdürümüz Sayın Mehmet Aksoy bizlerle. Sayın Müdürüm, hoş geldiniz.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><strong><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">Mehmet Aksoy:</span></strong><br />
<span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">Hoş bulduk, teşekkür ediyorum.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><strong><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">Harun Göksel:</span></strong><br />
<span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">Sayın Aksoy, süremiz kısıtlı olduğu için hemen konuya girmek istiyorum. Şu anda Tekirdağ’da tarımın başındaki isim sizsiniz. İlimizde tarımda nasıl bir tablo var?</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><strong><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">Mehmet Aksoy:</span></strong><br />
<span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">Tekirdağ’ın beş temel dinamiği var: Tarım şehriyiz, tarım-sanayi şehriyiz, tarım-ticaret şehriyiz, aynı zamanda sanayi ve turizm şehriyiz. Dolayısıyla Tekirdağ hem tarımsal üretim hem de işleme açısından güçlü bir il. Denizi, limanları ve gıda sanayisiyle Türkiye’nin gıda arzını sağlayan önemli merkezlerden biriyiz. İstanbul’a yakınlığımız, büyük peynir işletmelerinin burada bulunması ve Trakya’nın hayvancılıktan ari bir bölge olması elimizi güçlendiriyor. Tarım Bakanlığımızın verdiği destekleri üreticimize ulaştırarak daha iyi projeler geliştirmeye çalışıyoruz.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><strong><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">Harun Göksel:</span></strong><br />
<span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">Ayçiçeği ekimiyle ilgili özel bir projeniz olduğunu biliyoruz. Neler yapılıyor?</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><strong><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">Mehmet Aksoy:</span></strong><br />
<span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">Şu an ayçiçeği ekim dönemi içerisindeyiz. Bu yıl ilk kez Tekirdağ’da, Trakya bölgesinde yerli ve milli tohumlarımızı anıza ekim yöntemiyle toprakla buluşturduk. Bu projenin başarılı olacağına inanıyoruz. Tohumların %75’ini çiftçilerimize hibe olarak verdik. Daha önce de %90 hibeyle yerli ve milli ayçiçeği tohumlarını dağıtmıştık. Trakya olarak sadece yağlık ayçiçeği üretiminde değil, tohum ihracatında da söz sahibiyiz. Türkiye’de yağlık ayçiçeği üretiminde birinci sıradayız. 1 milyon 950 bin dekar alanda ayçiçeği üretimi yapılıyor. Bunun yanında buğday, kanola, sorgum, küçükbaş ve büyükbaş hayvancılık, seracılık gibi birçok alanda üretim yapıyoruz.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><strong><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">Harun Göksel:</span></strong><br />
<span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">Sanayi ile tarımın entegrasyonu çok önemli. Bu konuda Tekirdağ’da nasıl bir yol izleniyor?</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><strong><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">Mehmet Aksoy:</span></strong><br />
<span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">Üretici bir şey ürettiğinde bunu işleyip katma değeri yüksek ürüne dönüştüremezse emeğinin karşılığını alamıyor. Bu noktada Tarım ve Ticaret Bakanlıklarımız arasında son dönemde çok güzel bir uyum yakalandı. Tarım sanayisine verilen hibeler %80’e kadar çıkıyor. Sucuk, peynir, tohum, un, ekmek gibi işletmeler kurmak isteyen üreticiler TKDK desteklerinden faydalanabiliyor. 100 liralık yatırımın 80 lirası hibe olarak veriliyor. Bu da üretimin olduğu yerde büyümenin önünü açıyor.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><strong><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">Harun Göksel:</span></strong><br />
<span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">Kuraklık da son yıllarda sıkça konuşulan bir konu. Tekirdağ’da bu durumla ilgili ne gibi önlemler alınıyor?</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><strong><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">Mehmet Aksoy:</span></strong><br />
<span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">Yağışlar ülke genelinde azaldı, bizim bölgemiz de bundan nasibini aldı. Bu nedenle kuraklığa dayanıklı çeşitler ve anıza ekim modelini çiftçilerimize öneriyoruz. Bitki ve tohumun iklim değişikliğinden haberi yok ama kadim bilgisiyle çiftçimiz bunu hissediyor. Biz de teknik bilgiyle bu deneyimi birleştirerek sahada uygulamaya çalışıyoruz. Üretime devam edeceğiz.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><strong><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">Harun Göksel:</span></strong><br />
<span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">Peki, bu yeni yöntemler çiftçilere nasıl aktarılıyor?</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><strong><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">Mehmet Aksoy:</span></strong><br />
<span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">Kırsal kalkınma, koordinasyon ve diğer şube müdürlüklerimiz aracılığıyla “Cuma Buluşmaları” adı altında yaklaşık bir yıldır tüm köylerimizi ziyaret ediyoruz. Bilgiyi çiftçimizin ayağına götürüyoruz. Mevcut alışkanlıkları değiştirmek zor ama sahada gösterdiğimizde çiftçilerimiz denemekten çekinmiyor. Örneğin, 100 dekar ayçiçeği ekiyorsa, bunun 10 dekarını anıza ekmesini öneriyoruz. Aradaki farkı gördüğünde bu yöntemi benimsiyor. Çünkü hem zamandan hem yakıttan hem de tohumdan tasarruf sağlıyor.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><strong><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">Harun Göksel:</span></strong><br />
<span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">Gerçekten çok değerli bilgiler verdiniz Sayın Müdürüm. Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><strong><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">Mehmet Aksoy:</span></strong><br />
<span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">Tekirdağ’da Bağcılık Araştırma Enstitüsü, Doğa Koruma ve Milli Parklar Bölge Müdürlüğü, Orman Genel Müdürlüğü, Tarım Kredi, TMO gibi kurumlarla iş birliği içindeyiz. Amacımız çiftçimize hızlı ve etkili şekilde ulaşmak. Sayın Bakanımızın da söylediği gibi, çiftçinin yanında olacağız, derdiyle dertleneceğiz. Biz de sahada bunu uygulamaya çalışıyoruz.</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 01 May 2025 10:30:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2025/05/tarimin-sanayiyle-butunlestigi-bir-il-tekirdag-1746106402.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Gürer: “2025’te 260 üründe taklit ve tağşiş tespit edildi”</title>
                <category>Röportajlar</category>
                <link>https://www.tarimpusulasi.com/haber/gurer-2025te-260-urunde-taklit-ve-tagsis-tespit-edildi-42272</link>
                <guid>https://www.tarimpusulasi.com/haber/gurer-2025te-260-urunde-taklit-ve-tagsis-tespit-edildi-42272</guid>
                <description><![CDATA[CHP Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, 2025 yılının ilk iki buçuk ayında, taklit ve tağşiş yapıldığı tespit edilen ürünlere ilişkin tabloyu kamuoyuyla paylaştı. Gürer, toplam 260 üründe hile tespit edildiğine dikkat çekti. Gıda güvenliği ve halk sağlığı açısından üretimi sürdürenlerin sorunlu ürünleri denetimlerle ortaya çıkıyor. Taklit ve tağşişten alınan önlemlere rağmen vazgeçmeyenler var. Kayıt dışı ve denetim dışının varlığı dikkate alındığında, sağlığımızı hiçe sayanlar, tükettiğimiz gıda ürünleri üzerinden haksız kazanç sağlamayı sürdürüyorlar” dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<iframe width="940" height="514" src="https://www.youtube.com/embed/qy9_0zkRNl8" title="Gürer: “2025’te 260 üründe taklit ve tağşiş tespit edildi”" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe><p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Ülke genelinde 750 bin işletme var ve denetim sağlanması gerekiyor. 8 bin bakanlık görevlisi ile düzenli </span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">ve sürekli kontrol zor. Kayıt dışı üretim de bu verilere eklendiğinde, milyonlara varan gıda ile ilgili denetim alanı olduğu söylenebilir. Bazı illerde denetimler daha sık yapılabiliyor. Son veriler dikkate alındığında, taklit ve tağşişin en çok tespit edildiği il 39 ürünle Aydın oldu. İstanbul 28 ürünle ikinci, Ankara ise 22 ürünle üçüncü sırada yer aldı,” dedi.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">HANGİ ÜRÜNLER RİSK ALTINDA?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">CHP’li Ömer Fethi Gürer, taklit ve tağşişte başı çeken ürün grupları arasında bitkisel yağlar, et ve et ürünleri, süt ve süt ürünlerinin öne çıktığını belirtti.</span></span></p>

<ul>
	<li><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bitkisel Yağlar: 91 üründe hile tespit edildi.</span></span></li>
	<li><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Et ve Et Ürünleri: 78 üründe sahtecilik yapıldığı belirlendi.</span></span></li>
	<li><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Süt ve Süt Ürünleri: 51 üründe taklit ve tağşiş tespit edildi.</span></span></li>
</ul>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Özellikle naturel sızma zeytinyağı (22 kez), ısıl işlem görmüş piliç sucuk (14 kez), kekik (11 kez), telli peynir ve dana sucuk gibi ürünler, sahtecilik vakalarının yoğunlaştığı ürünler arasında bulunduğunu belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, bu tür temel tüketim ürünlerinde yapılan denetimlerle ortaya çıkan sonuçların riskler taşıdığını vurguladı. Ayrıca tüketicinin aldatıldığını belirtti. Bu arada halk sağlığını doğrudan etkileyen ve kayıt dışı üretilen ürünler içinde vatandaşın etiket okumasını ve ürün kaynağını sorgulamasını, şüphelendiği ürün için yetkilileri uyarmasını da öneren Gürer, bu uyarıların sorunun ortadan kaldırılması için yetkililer adına önemli destek olacağını belirtti. “Ne yediğimizi, ne içtiğimizi bilmenin yolu ürün, üretim süreçlerini takip etmekten geçiyor. Özellikle etiket okuma konusu dikkate alınmalıdır. Yediğimiz ürünlerden zehirlenmeler de yaşandığı unutulmamalıdır. İçeriği belirtilenden farklı olup olmadığını sorgulamak da bir haktır,” diye konuştu.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">BELEDİYELERE DENETİM YETKİSİ VERİLMELİ</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2012 yılında uygulamaya konan düzenleme doğrultusunda taklit ve tağşiş ürünlerin belli sürelerde toplu olarak teşhir edilip dikkat çekilerek tüketiciyi bilinçlendirme amaçlı açıklandığını, 2024 yılında Tarım ve Orman Bakanlığı'nın bu ürünleri sürekli açıklamaya başladığını belirterek, “Bu durum, ülkemizde bu tür ürünlerle mücadelenin ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. 750 bin işletme, 8 bin denetim elemanı ile denetleniyor. Bu denetimler daha çok ihbara dayalı. Belediyelerin bu bağlamda denetim yetkisi, 2004 ve 2012 yıllarında yapılan düzenlemelerle önemli ölçüde Tarım ve Orman Bakanlığı yetkili kılındı. Bu süreç denetimsizliği artırdı. Belediyelere yetkileri artırılarak verilmelidir. Belediye kontrol laboratuvarları kurarak gıda denetim sürecine dahil olmaları doğru bir adım olacaktır,” ifadelerini kullandı.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">"VATANDAŞIN NE YEDİĞİNİ BİLMESİ İÇİN DAHA ÇOK DENETİM YAPILMALI"</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Gürer, vatandaşların sağlığı için daha fazla denetim yapılması gerektiğinin altını çizerek, “Vatandaşın ne yediğini, ne içtiğini bilmesi çok önemli. Merdiven altı, kayıt dışı ve kaçak üretimler var. Bu ürünler belirli noktalarda ortaya çıkıyor, ancak bunların dışında daha vahim durumlar da var. Ekonomik kriz, vatandaşları daha uygun fiyatlı ürünlere yönlendiriyor. Bu durum, sahtekârların taklit ve tağşiş ürünlerle piyasaya girmesine neden oluyor,” dedi.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">EKONOMİK KRİZ, SAHTEKÂRLARA FIRSAT VERİYOR</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ekonomik krizin vatandaşları daha ucuz ürünlere yönlendirdiğini ve bu durumun sahtekârlara fırsat verdiğini belirten CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Vatandaş, sınırlı gelirini sağlığına faydası olmayan ürünlere harcamamalı. Bunu sağlayacak olan devletin denetim mekanizmalarıdır. Siyasi iktidar, taklit ve tağşiş ürünlerle ilgili denetimleri daha sıklaştırmalı ve yaptırımları ağırlaştırmalı. Aynı hileyi yapan kişi, adını değiştirerek hilesini sürdürmemeli ve en ağır şekilde cezalandırılmalıdır,” şeklinde konuştu.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">İŞİNİ İYİ YAPANLAR DESTEKLENMELİ, SAHTEKÂRLAR TEŞHİR EDİLMELİ</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, işini doğru yapan esnafın desteklenmesi gerektiğini vurgulayarak, “Toplumun sağlığıyla oynayan ve uygun olmayan ürün üretenler teşhir edilmeli. Bakanlık, denetimlerini geliştirmeli ve genişletmeli. ‘Denetim yaptım, işim bitti’ mantığından çıkılmalı. Denetimler, sorunlu ürün üretiminin tekrar etmemesi için yaptırımlarla desteklenmeli. Aynı ahlaksızlığı başkalarının yapmaması için caydırıcı önlemler alınmalı,” dedi.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">VATANDAŞIN CEBİNDEKİ SINIRLI GELİR KORUNMALI</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Son olarak, vatandaşların sınırlı gelirlerinin taklit ve tağşiş ürünler yoluyla ellerinden alınmaması gerektiğini belirten CHP’li Ömer Fethi Gürer, “Bu tür ürünlerle mücadele artırılmalı. Vatandaşın cebine giren sınırlı gelir, sağlıksız ürünlere harcanmamalı. Denetimler gösteriyor ki gıdada taklit ve tağşiş devam ediyor. Devlet, bu konuda daha etkin bir rol üstlenmeli ve vatandaşın sağlığını korumalı. Tekrarı ya da yeni katılımları önüne geçecek kadar sert uygulamalar sağlanmalıdır. Emekli, asgari ücretli, dar gelirli kıt kanaat yaşamına devam ederken, ‘ucuz’ diye sahte ürüne para verip bir de sağlığından olmaması için denetim artarken cezada caydırıcı olmalıdır,” diyerek sözlerini tamamladı.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 16 Mar 2025 09:10:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2025/03/gurer-2025te-260-urunde-taklit-ve-tagsis-tespit-edildi-1742117081.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kuzey Kore’den Rusya’ya Elma İhracatı Başlıyor</title>
                <category>Röportajlar</category>
                <link>https://www.tarimpusulasi.com/haber/kuzey-koreden-rusyaya-elma-ihracati-basliyor-42229</link>
                <guid>https://www.tarimpusulasi.com/haber/kuzey-koreden-rusyaya-elma-ihracati-basliyor-42229</guid>
                <description><![CDATA[Rusya'nın Elma İthalatı Artıyor, Kuzey Kore İle Yeni Bir Pazar Adımı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Rusya, Kuzey Kore'den <strong>elma ithalatına</strong> başlamak için hazırlıklara başladı. <strong>Rosselhoznadzor</strong> (Rusya Tarım Denetim Dairesi), Kuzey Kore'nin <strong>elma</strong> ihracatını <strong>Rusya pazarına</strong> yapmaya hazır olduğunu duyurdu. Bu anlaşma, Haziran ayında yapılan görüşmelerde ve <strong>bitki karantinası</strong> ile ilgili <strong>mutabakat zaptı</strong> imzalanarak sağlandı. <strong>Kuzey Kore</strong>'den yapılacak elma ihracatları, EAEU (Avrasya Ekonomik Birliği) mevzuatına uygun olarak <strong>fitosaniter sertifikası</strong> eşliğinde gerçekleştirilecek.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Rusya’da Elma İthalatında Artış</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Mayıs ayında yaşanan <strong>geç donlardan</strong> dolayı yaşanan <strong>ürün kaybı</strong> sebebiyle, <strong>Rusya</strong> elma ithalatını diğer ülkelerden artırmaya devam ediyor. 2024 yılı Haziran ayında, <strong>elma ithalatı</strong>, Mayıs ayına göre %10 oranında artarak 42 bin tona ulaştı. Geçen yılın aynı ayına göre ise ithalat 1,8 kat arttı. 2023 Haziran’ında yalnızca 23,3 bin ton elma ithalatı yapılmıştı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Türkiye, Rusya’nın En Büyük Elma Tedarikçisi</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Haziran 2024 itibarıyla <strong>Rusya’ya elma tedarik eden ülkeler</strong> arasında <strong>Türkiye</strong> yine başı çekti. Türkiye, 9,7 bin ton elma ile en büyük tedarikçi olurken, ikinci sırada <strong>Güney Afrika</strong> (7,2 bin ton), üçüncü sırada ise <strong>Sırbistan</strong> (6,4 bin ton) yer aldı. Ayrıca <strong>Çin</strong> (4,2 bin ton) ve <strong>Özbekistan</strong> (1,7 bin ton) da <strong>Rusya’ya elma</strong> tedarik eden diğer önemli ülkeler arasında yer aldı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Kuzey Kore'nin Elma İhracatı ve Gelecek Perspektifi</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Kuzey Kore'nin</strong>, <strong>Rusya pazarında</strong> önemli bir elma tedarikçisi olma ihtimali düşük görünüyor, ancak bu, Kuzey Kore'nin <strong>hedeflerinden</strong> biri olarak görünmüyor. Ana amaç, <strong>Rusya</strong> ile <strong>dostane ilişkileri pekiştirmek</strong> ve özellikle <strong>Başkan Putin</strong>'in <strong>Kuzey Kore</strong>'ye yaptığı ziyaretten sonra <strong>ittifak ilişkilerini</strong> güçlendirmek.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Rusya'daki Elma Üretimi ve İthalat Perspektifi</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">2024 yılı için <strong>Rusya'daki elma üretimi</strong> tahmini, 1,8 milyon tondan 1,5 milyon tona düşürüldü. Bu düşüş, <strong>dostane ülkelerden</strong> gelen <strong>elma tedarikçilerine</strong> yeni fırsatlar sunuyor. <strong>Türkiye</strong>, <strong>Güney Afrika</strong>, <strong>Çin</strong> ve <strong>Özbekistan</strong> gibi ülkeler için bu durum, <strong>pazarın büyümesi</strong> anlamına gelebilir.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 13 Mar 2025 12:05:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2025/03/kuzey-koreden-rusyaya-elma-ihracati-basliyor-1741868467.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Petfood sektörü URGE Projesiyle ihracat hedeflerine ulaşacak</title>
                <category>Röportajlar</category>
                <link>https://www.tarimpusulasi.com/haber/petfood-sektoru-urge-projesiyle-ihracat-hedeflerine-ulasacak-42000</link>
                <guid>https://www.tarimpusulasi.com/haber/petfood-sektoru-urge-projesiyle-ihracat-hedeflerine-ulasacak-42000</guid>
                <description><![CDATA[İhracatta son 10 yılda 30 kat büyüyerek 145 milyon dolara ulaşan kedi köpek maması sektörü, Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği bünyesinde URGE Projesinde buluştu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:Poppins">Manisa İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Kedi ve Köpek Maması Üreticileri Birliği Derneği (PETBİR) iş birliğinde düzenlenen “Kedi Köpek Maması Üretimi ve Geleceği Manisa Çalıştayı”nda konuşan Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Muhammet Öztürk, “Turkish Petfood URGE Projesi”nin Ticaret Bakanlığı’ndan onayını aldıklarını, projeye katılan 13 firmanın ihtiyaç analizi aşamasında olduklarını vurguladı.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:Poppins">Evcil hayvan mamaları sektörünün küresel pazarının her geçen gün büyüdüğünü dile getiren Öztürk, “Kedi-köpek maması sektörünün dünya genelinde ihracat hacmi 2023 yılında yaklaşık 25 milyar dolar olarak gerçekleşti. 2024 yılı itibariyle de pazarın 26 milyar dolara yaklaşması bekleniyor. Türkiye’de ise sektör, küresel ortalamanın çok üzerinde bir hızla büyüyor. 2014’te yalnızca 4,5 milyon dolar ihracat yapan sektör, bugün yaklaşık 30 kat büyüyerek 2024’te 145 milyon dolarlık ihracat hacmine ulaşmış durumda. Bu büyüklüğün 86 milyon doları ise, Ege İhracatçı Birlikleri aracılığıyla 91 farklı ülkeye gerçekleştirildi. Bu hedef doğrultusunda, ihracatçı firmalarımızı bir araya getirerek Ticaret Bakanlığı destekli bir UR-GE Projesi başlattık. Şu an 13 firmamızla temelleri atılmış olan bu proje, Bakanlık onayıyla resmi olarak hayata geçmiş bulunuyor. Projemizin amacı, firmalarımıza yüzde 75 oranında devlet desteğiyle eğitim, danışmanlık, ticaret heyetleri, fuar katılımı ve tanıtım gibi fırsatlar sunarak, uluslararası rekabette avantaj sağlamalarını ve yeni pazarlara açılmalarını desteklemek. Ege Bölgesi’nde devam eden yatırımlar sayesinde, önümüzdeki yıllarda Türkiye genelinde kedi-köpek maması sektörünün pazar hacminin katlanarak büyümesini bekliyoruz. Ve bu süreçte, Ege İhracatçı Birlikleri olarak, sektörün sürdürülebilir büyümesini desteklemeye ve Türkiye’yi küresel pazarlarda güçlü bir oyuncu haline getirmek için çalışmaya devam edeceğiz” dedi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:Poppins">Akın: “PETBİR sektörde sinerjiyi artıracak”</span></span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:Poppins">PETBİR Kedi ve Köpek Maması Üreticileri Birliği Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Meltem Akın, Türkiye’nin kedi köpek maması üretiminin yüzde 68’inin Manisa’da yapıldığı için PETBİR’i Manisa Salihli merkezli kurduklarını, PETBİR’in sektördeki sinerjiyi artıracağını dile getirdi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:Poppins">“Amacımız, sektörümüzdeki tüm paydaşları bir araya getirerek, iş birliği ve dayanışma içinde hareket etmek” diyen Akın, “Kedi-köpek maması sektörümüz son beş yılda yüzde 800’lük büyümeye imza attı. Sektörümüzün karşılaştığı sorunlara çözüm bulmak, üreticiler ve tüketiciler arasında güveni güçlendirmek, ülkemizde evcil hayvan beslenmesi konusunda farkındalık sağlamak ve ülkemizin kedi ve köpek maması üretiminde dünya pazarındaki payını artırmak istiyoruz” diye konuştu.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:Poppins">Kaya: “Kedi-köpek maması üretimi sürdürülebilirliğe katkı sağlıyor”</span></span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:Poppins">Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdür Yardımcısı Fatih Kaya, Kedi-Köpek Maması Üretiminin sürdürülebilirliğe önemli katkı sağladığının altını çizdi. Kaya, şöyle devam etti; “Evcil hayvan maması üretimi sadece ekonomik bir faaliyet değil, aynı zamanda sürdürülebilir gıda üretimi ve çevresel etkiler açısından da büyük bir sorumluluk gerektirmektedir. Bu kapsamda İhracat kapasitesini artırmak ve Türkiye’yi bu alanda bölgesel bir merkez haline getirmek için çalışmalar yürütüyoruz. Mama üretiminde sürdürülebilirlik ilkelerini teşvik ederek, sağlıklı ve kaliteli ürünlerin piyasaya sunulmasını destekliyoruz. Yasal düzenlemeleri güncelleyerek, gıda güvenliği ve hayvan sağlığı konularında sektöre rehberlik etmeye devam ediyoruz. Bugünkü çalıştay, sektörün tüm paydaşlarını bir araya getirerek ortak akıl geliştirmemiz için büyük bir fırsattır. Burada yapılacak değerlendirmeler, alınacak kararlar ve öneriler, sektörümüzün geleceğini şekillendirmede büyük önem taşıyacaktır.”</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:Poppins">Manisa Vali Yardımcısı Nihat Kaynar, Manisa'nın kedi köpek maması üretiminde önemli bir merkez haline geldiğini, yerli ve milli üretimin daha da gelişmesiyle ihracatın artıracağını, ithalata bağlılığının azalacağını vurguladı.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:Poppins">Öztürk: “Manisa kedi-köpek maması üretiminin yüzde 68’ini yapıyor”</span></span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:Poppins">Manisa'nın tarım sektöründe pek çok üründe güçlü bir il olduğunu kaydeden Manisa Tarım ve Orman İl Müdürü Metin Öztürk, düzenledikleri bu çalıştaylarla sektörlerin gelişimine katkı sunduklarını kaydetti.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:Poppins">Kedi-köpek masası sektörünün Manisa’daki gelişimini özetleyen Öztürk, "Manisa’da ilk kedi köpek maması fabrikası 2009 yılında kuruldu. 2025 yılında 4 fabrika faaliyet göstermekte ve 2 kedi-köpek maması tesisi de kurulum aşamasında. 2024 yılı itibarıyla Türkiye'deki toplam kedi köpek maması üretimi 268.616 ton olup, bunun 181.713 tonu Manisa'daki tesislerde üretildi. Manisa, ülke genelindeki üretimin yaklaşık yüzde 68'ini karşılayarak evcil hayvan maması üretiminde önemli bir merkez konumunda. 2024 yılı itibarıyla, Manisa’dan 50 bin ton civarında kedi ve köpek maması ihracatı gerçekleştirildi. Böyle giderse kısa bir zamanda 500 milyon dolarlık bir ihracata ulaşması zor değil. Bu hedef noktasında bu çalıştayın startını verdik. Amacımız, Manisa’yı yerli ve kaliteli kedi-köpek maması üretiminde marka bir şehir haline getirmek" dedi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:Poppins">100. Yıl Konferans Salonunda gerçekleşen Çalıştaya Manisa Vali Yardımcısı Nihat Kaynar, Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdür Yardımcısı Fatih Kaya, Manisa İl Tarım ve Orman İl Müdürü Metin Öztürk, Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Muhammet Öztürk, Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Bedri Girit, Kedi ve Köpek Maması Üreticileri Birliği Derneği (PETBİR) &nbsp;Yönetim Kurulu Başkanı Meltem Akın, sektör paydaşları katıldı.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:Poppins">PETBİR Yönetim Kurulu Başkanı Meltem Akın, Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar İhracatçıları Birliği Başkanı Muhammet Öztürk’e teşekkür plaketi verdi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:Poppins"><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/Kedi-kopek-mamasi-uretim-calistayi-1.jpg" /><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/Kedi-kopek-mamasi-uretim-calistayi-2.jpg" style="height:426px; width:640px" /><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/Kedi-kopek-mamasi-uretim-calistayi-4.jpg" style="height:426px; width:640px" /><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/Kedi-kopek-mamasi-uretim-calistayi-5.jpg" style="height:426px; width:640px" /><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/Kedi-kopek-mamasi-uretim-calistayi-8.jpg" style="height:426px; width:640px" /><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/Kedi-kopek-mamasi-uretim-calistayi-11.jpg" style="height:426px; width:640px" /><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/Kedi-kopek-mamasi-uretim-calistayi-13.jpg" style="height:426px; width:640px" /><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/Kedi-kopek-mamasi-uretim-calistayi-18.jpg" style="height:426px; width:640px" /><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/Kedi-kopek-mamasi-uretim-calistayi-20.jpg" style="height:426px; width:640px" /></span></span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 27 Feb 2025 11:45:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2025/02/petfood-sektoru-urge-projesiyle-ihracat-hedeflerine-ulasacak-1740744202.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Manisa Büyükşehir Belediyesi&#039;nden Yenilikçi &quot;Tek Dam&quot; Projesi</title>
                <category>Röportajlar</category>
                <link>https://www.tarimpusulasi.com/haber/manisa-buyuksehir-belediyesinden-yenilikci-tek-dam-projesi-41830</link>
                <guid>https://www.tarimpusulasi.com/haber/manisa-buyuksehir-belediyesinden-yenilikci-tek-dam-projesi-41830</guid>
                <description><![CDATA[Manisa Büyükşehir Belediyesi, kırsal kalkınma hedefleri doğrultusunda hayata geçirdiği "Tek Dam" projesini üreticilere tanıtmaya devam ediyor. Bu yenilikçi girişim, süt hayvanı yetiştiriciliğinde verimliliği artırmayı, üreticilerin yaşam koşullarını iyileştirmeyi ve bölgesel üretimin sürdürülebilirliğini sağlamayı amaçlıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:Poppins">Manisa Büyükşehir Belediyesi, kırsal kalkınma hedefleri doğrultusunda hayata geçirdiği “Tek Dam” projesini üreticilere tanıtmaya devam ediyor. Bu yenilikçi girişim, süt hayvanı yetiştiriciliğinde verimliliği artırmayı, üreticilerin yaşam koşullarını iyileştirmeyi ve bölgesel üretimin sürdürülebilirliğini sağlamayı amaçlıyor.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:Poppins">Proje kapsamında, süt hayvanı yetiştiricilerinin bir araya gelerek kontrollü üretim yapmaları ve hayvancılık süreçlerinde karşılaşılan zorluklara çözüm bulunması hedefleniyor. Ayrıca, kooperatifleşme ve eğitim desteğiyle üreticilerin gelirlerinin artırılması ve ekonomiye katkı sağlanması planlanıyor. Projenin bir diğer önemli amacı ise evlerin altında sağlıksız ortamlarda yapılan hayvan yetiştiriciliğinin önüne geçmek, hijyen koşullarını sağlamak ve tüketicilere ari işletme süt kalitesinde süt ve süt ürünleri sunmak.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:Poppins">Manisa Büyükşehir Belediyesi tarafından, Gölmarmara, Salihli ve Sarıgöl ilçelerinin ardından, Alaşehir’in Uluderbent Mahallesi'nde düzenlenen toplantılarda, üreticilerin yaşadığı sorunlar, artan yem fiyatları ve düşük süt fiyatlarından kaynaklanan maddi kayıplar gibi zorluklar ele alındı. Ayrıca, “Tek Dam” projesinin detayları paylaşılarak öneriler değerlendirildi. Uluderbent Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantıya, Alaşehir Belediye Başkanı Ahmet Öküzcüoğlu, meclis üyeleri, Manisa Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı Prof. Dr. Yusuf Kurucu,&nbsp;Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanı Yılmaz Usta, kooperatif üyeleri, siyasi parti temsilcileri ve hayvan yetiştiricileri katıldı.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:Poppins">Ortak Çözümler Üreteceğiz</span></span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:Poppins">Prof. Dr. Yusuf Kurucu, Manisa Büyükşehir Belediyesi olarak kırsal kalkınmayı desteklemek için “Tek Dam” projesini hayata geçirdiklerini belirterek, “Amacımız, süt üreticilerimizi bir araya getirerek daha hijyenik, verimli ve sürdürülebilir bir üretim sağlamak. Bu proje ile üreticilerimiz kooperatifleşme ve eğitim desteği alarak gelirlerini artıracak, tüketicilere daha kaliteli süt ve süt ürünleri sunulacak. Ayrıca, bir araya gelerek, yüksek yem maliyetleri ve düşük süt fiyatları gibi sorunlara ortak çözümler üreteceğiz” dedi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:Poppins">Alaşehir Belediye Başkanı Ahmet Öküzcüoğlu ise “Bu proje, üreticilerimizin daha sağlıklı ve modern koşullarda üretim yapmasını sağlayacak önemli bir adım. Alaşehir olarak bu dönüşümü destekliyor, üreticilerimizin yanında olmaya devam ediyoruz. Manisa Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ferdi Zeyrek’e bu değerli proje için teşekkür ediyorum” diye konuştu.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:Poppins"><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/manisa-buyuksehir-tek-dam-projesi-1.jpg" style="height:480px; width:640px" /><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/manisa-buyuksehir-tek-dam-projesi-2.jpg" style="height:480px; width:640px" /><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/manisa-buyuksehir-tek-dam-projesi-3.jpg" style="height:480px; width:640px" /><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/manisa-buyuksehir-tek-dam-projesi-4.jpg" style="height:480px; width:640px" /><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/manisa-buyuksehir-tek-dam-projesi-5.jpg" style="height:480px; width:640px" /><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/manisa-buyuksehir-tek-dam-projesi-7.jpg" style="height:480px; width:640px" /></span></span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 18 Feb 2025 11:15:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2025/02/manisa-buyuksehir-belediyesinden-yenilikci-tek-dam-projesi-1739889211.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Zonguldak&#039;ta Kahverengi Kokarca Tehdidi: Vatandaşlardan ve Çiftçilerden Destek Bekleniyor</title>
                <category>Röportajlar</category>
                <link>https://www.tarimpusulasi.com/haber/zonguldakta-kahverengi-kokarca-tehdidi-vatandaslardan-ve-ciftcilerden-destek-bekleniyor-41561</link>
                <guid>https://www.tarimpusulasi.com/haber/zonguldakta-kahverengi-kokarca-tehdidi-vatandaslardan-ve-ciftcilerden-destek-bekleniyor-41561</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Zonguldak İl Tarım ve Orman Müdürlüğü'nden yapılan basın açıklamasına göre, Zonguldak'ta bazı bölgelerde tespit edilen ve tarım ürünlerinde zarara yol açan Kahverengi Kokarca (Halyomorpha halys), yaz sonunda kışlamak amacıyla ev, depo, ahır ve kömürlük gibi korunaklı alanları tercih ediyor. Bu durum, hem tarımsal üretimi hem de yaşam alanlarını olumsuz etkiliyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Erken Dönem Önlemleri Hayati Önem Taşıyor</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Kahverengi Kokarca ile mücadelede erken dönem önlemleri büyük önem taşıyor. Özellikle ilkbaharda kışlaklardan çıkmadan önce gerçekleştirilecek mekanik mücadele (kışlaklarda ergin bireylerin toplanması ve imhası), popülasyon artışını engelleyerek yıl içindeki zarar oranını azaltacaktır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Kışlak Alanlarda Mücadele Çalışmaları</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">İçinde bulunduğumuz dönemde, zararlının fındık bahçeleri ve diğer tarımsal alanlara yayılmasını önlemek amacıyla, boş evler, ahırlar, depolar ve kömürlük gibi kışlak alanlarda halk sağlığına uygun ilaçlarla mücadele çalışmaları yürütülmektedir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Vatandaş ve Çiftçilere Önemli Görevler Düşüyor</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Zonguldak İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, vatandaşların ve çiftçilerin Kahverengi Kokarca ile mücadelede etkin rol alabilmesi için kışlak alanları düzenli kontrol etmelerini, zararlının görüldüğü alanları ilgili birimlere bildirmelerini ve mücadele yöntemleri konusunda bilinçli hareket etmelerini önermektedir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/Zonguldakta-Kahverengi-Kokarca-Ile-Mucadele-Calismalari-Devam-Ediyor-1.jpg" style="height:480px; width:640px" /><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/Zonguldakta-Kahverengi-Kokarca-Ile-Mucadele-Calismalari-Devam-Ediyor-4.jpg" style="height:480px; width:640px" /><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/Zonguldakta-Kahverengi-Kokarca-Ile-Mucadele-Calismalari-Devam-Ediyor-6.jpg" style="height:480px; width:640px" /><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/Zonguldakta-Kahverengi-Kokarca-Ile-Mucadele-Calismalari-Devam-Ediyor-7.jpg" style="height:480px; width:640px" /><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/Zonguldakta-Kahverengi-Kokarca-Ile-Mucadele-Calismalari-Devam-Ediyor-8.jpg" style="height:480px; width:640px" /></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 01 Feb 2025 11:45:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2025/02/zonguldakta-kahverengi-kokarca-tehdidi-vatandaslardan-ve-ciftcilerden-destek-bekleniyor-1738486781.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Uzman Eller Projesi Isparta’da Genç Girişimcilere Destek Sağlıyor</title>
                <category>Röportajlar</category>
                <link>https://www.tarimpusulasi.com/haber/uzman-eller-projesi-ispartada-genc-girisimcilere-destek-sagliyor-41310</link>
                <guid>https://www.tarimpusulasi.com/haber/uzman-eller-projesi-ispartada-genc-girisimcilere-destek-sagliyor-41310</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Isparta İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Kırsal Kalkınma ve Örgütlenme Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen <strong>Uzman Eller Projesi</strong> kapsamında önemli bir adım atıldı. Projeye başvuru yapan 38 kişiyle sözleşme imzalanarak destek süreci başlatıldı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Proje kapsamında, Şarkikaraağaç ilçesi Çiçekpınar kasabasında ikamet eden Veteriner Sağlık Teknikeri <strong>Gizem Kaynak</strong>, <strong>Küçükbaş Hayvan Yetiştiriciliği (Koyun Yetiştiriciliği)</strong> projesiyle 2023 yılında 250.000 TL Bakanlık hibe desteği ve 50.000 TL ayni katkı olmak üzere toplam 300.000 TL'lik bir bütçe ile <strong>69 adet Ak Karaman cinsi koyun</strong> alımı gerçekleştirdi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Gizem Kaynak, 1,5 yıl içerisinde koyun ve kuzu sayısını 86'ya çıkararak bölgesinde hem <strong>kırmızı et üretimine</strong> hem de kaliteli protein teminine katkı sağladı. Ayrıca bu girişimiyle aile ve bölge ekonomisine destek sunarken yeni istihdam olanakları yarattı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Kırsal Kalkınma Destekleri ve Uzman Eller Projesi</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Kırsal Kalkınma Destekleri kapsamında uygulanan Uzman Eller Projesi, <strong>4046 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı</strong> ve bu karara bağlı tebliğler doğrultusunda hayata geçirildi. Projenin hedef kitlesi, kırsal alanda yaşamayı taahhüt eden ve tarım, hayvancılık, ormancılık, gıda ve su ürünleri alanlarında eğitim almış genç girişimcilerden oluşuyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Proje, gençlerin tarımsal faaliyetlere katılımını artırmayı, girişimciliği desteklemeyi ve tarımsal üretimde kalite, verimlilik ve sürdürülebilirliği sağlamayı amaçlıyor. Bu çerçevede 2022 yılında 100.000 TL, 2023 yılında ise kişi başı 250.000 TL’ye kadar <strong>hibe desteği</strong> sağlandı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Eğitimli bireylerin bitkisel üretim, hayvancılık, gıda ve su ürünleri sektörlerinde faaliyet göstermesini teşvik eden proje, kırsal alandaki tarımsal işletmelere örnek teşkil eden sürdürülebilir yatırımların önünü açıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">Uzman Eller Projesi, kırsal kalkınmayı destekleyerek hem yerel ekonomiye hem de ülke genelinde tarımsal üretime büyük katkılar sağlıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif"><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/Isparta-Uzman-Eller-Uretmeye-Devam-Ediyor-1.jpg" style="height:426px; width:640px" /><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/Isparta-Uzman-Eller-Uretmeye-Devam-Ediyor-2.jpg" style="height:426px; width:640px" /><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/Isparta-Uzman-Eller-Uretmeye-Devam-Ediyor-3.jpg" style="height:426px; width:640px" /><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/Isparta-Uzman-Eller-Uretmeye-Devam-Ediyor-4.jpg" style="height:426px; width:640px" /><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/Isparta-Uzman-Eller-Uretmeye-Devam-Ediyor-5.jpg" style="height:426px; width:640px" /></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 09 Jan 2025 09:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2025/01/uzman-eller-projesi-ispartada-genc-girisimcilere-destek-sagliyor-1736433969.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Trabzon&#039;da Tarımda Sıkı Denetim: Hasat Öncesi Pestisit Kontrolleri Sürüyor</title>
                <category>Röportajlar</category>
                <link>https://www.tarimpusulasi.com/haber/trabzonda-tarimda-siki-denetim-hasat-oncesi-pestisit-kontrolleri-suruyor-41282</link>
                <guid>https://www.tarimpusulasi.com/haber/trabzonda-tarimda-siki-denetim-hasat-oncesi-pestisit-kontrolleri-suruyor-41282</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Trabzon İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, bitki koruma ürünlerinin etiket bilgilerine göre kullanımının denetlenmesi, insan sağlığına yönelik risklerin önlenmesi, doğal dengenin korunması ve bitkisel üretimin sürdürülebilirliğinin sağlanması amacıyla yürüttüğü çalışmaları sürdürüyor. 2024 yılı Hasat Öncesi Pestisit Denetimi Programı kapsamında numune alım işlemlerinin tamamlandığı bildirildi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Denetimler esnasında, analiz sonuçları neticesinde talimata aykırı ve tavsiye dışı bitki koruma ürünü kullanımı tespit edildi. Bu tespitler sonucunda, 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu gereği, iki üreticiye ayrı ayrı 14.600,02 TL olmak üzere toplamda 29.200,04 TL idari yaptırım uygulandı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Trabzon İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, 2025 yılında da il genelinde denetim ve numune alım işlemlerinin talimatlar doğrultusunda devam edeceğini açıkladı. Bu denetimlerin, bitkisel üretimin sürdürülebilirliği ve halk sağlığının korunması adına büyük önem taşıdığı vurgulandı.</span></span></p>

<p><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/Hasat-Oncesi-Pestisit-Denetimleri-1.jpg" style="height:480px; width:640px" /><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/Hasat-Oncesi-Pestisit-Denetimleri-2.jpg" style="height:430px; width:640px" /><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/Hasat-Oncesi-Pestisit-Denetimleri-3.jpg" style="height:800px; width:601px" /></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 07 Jan 2025 09:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2025/01/trabzonda-tarimda-siki-denetim-hasat-oncesi-pestisit-kontrolleri-suruyor-1736261013.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Giresun&#039;da Tarımsal Makine Hamlesi: Çiftçiler Modern Teknolojiyle Buluşuyor</title>
                <category>Röportajlar</category>
                <link>https://www.tarimpusulasi.com/haber/giresunda-tarimsal-makine-hamlesi-ciftciler-modern-teknolojiyle-bulusuyor-41263</link>
                <guid>https://www.tarimpusulasi.com/haber/giresunda-tarimsal-makine-hamlesi-ciftciler-modern-teknolojiyle-bulusuyor-41263</guid>
                <description><![CDATA[Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, DOKAP desteğiyle hayata geçirdiği proje kapsamında, modern tarım makineleri ile çiftçilerin işgücü maliyetlerini azaltarak verimliliği artırmayı hedefliyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Doğu Karadeniz Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı (DOKAP) desteğiyle yürüttüğü "Tarımsal Makine Alt Yapısının Güçlendirilmesi Projesi" kapsamında, bölgedeki tarımsal faaliyetleri modernize etmek adına önemli yatırımlara imza attı. Proje kapsamında; 6 Üniteli Frezeli Ara Çapa Makinesi, 5 tonluk Tek Dingilli Römork, Çift Sıralı Sıra Bağımsız Silaj Makinesi, Rötovatör, 500 kg'lık Gübre Serpme Makinesi ve Pulluk gibi toplam altı yeni tarım makinesi temin edildi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bu proje, özellikle Şebinkarahisar, Alucra ve Çamoluk ilçelerinde tarla tarımıyla uğraşan çiftçilerin, modern tarım makinelerine erişimini kolaylaştırmayı hedefliyor. Alınan bu yeni makineler sayesinde çiftçiler, ekim, dikim ve gübreleme gibi tarımsal faaliyetlerini daha verimli ve ekonomik bir şekilde gerçekleştirebilecekler. Ayrıca, işgücü maliyetlerini azaltacak olan bu makineler, üreticilerin teknoloji kullanım kapasitelerini artırarak, birim alandan elde ettikleri gelir miktarını yükseltecek.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, alınan yeni makinelerle işgücü maliyetlerini azaltmayı, atıl durumdaki tarım arazilerini yeniden üretime kazandırmayı ve birim alandan elde edilen ürün ve gelir miktarını artırmayı amaçlıyor. Bu yatırımın, bölgedeki çiftçilerin hayatını kolaylaştırarak, tarımsal faaliyetlerini daha verimli ve ekonomik bir şekilde gerçekleştirmelerine olanak tanıyacağı belirtiliyor. Yetkililer, bu gelişmenin tüm bölge çiftçilerine hayırlı olmasını temenni ediyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/Giresun-da-tarimsal-makine-hamlesi-1.jpg" style="height:425px; width:640px" /><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/Giresun-da-tarimsal-makine-hamlesi-2.jpg" style="height:580px; width:640px" /><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/Giresun-da-tarimsal-makine-hamlesi-5.jpg" style="height:480px; width:640px" /></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 05 Jan 2025 15:02:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2025/01/giresunda-tarimsal-makine-hamlesi-ciftciler-modern-teknolojiyle-bulusuyor-1736156281.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ATB Yaş Sebze Meyve Heyetiyle Japon Pazarında</title>
                <category>Röportajlar</category>
                <link>https://www.tarimpusulasi.com/haber/atb-yas-sebze-meyve-heyetiyle-japon-pazarinda-41105</link>
                <guid>https://www.tarimpusulasi.com/haber/atb-yas-sebze-meyve-heyetiyle-japon-pazarinda-41105</guid>
                <description><![CDATA[Antalya Ticaret Borsası (ATB), üyelerinin yurtiçi ve yurtdışı ticaretini geliştirmek için çalışmalarını sürdürüyor. ATB üyeleri, Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesinin Desteklenmesi (URGE) projesi kapsamında Japon pazarında temaslarda bulundu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Antalya Ticaret Borsası Yaş Sebze Meyve İhracatının Geliştirilmesi URGE Projesi kapsamında üyelerini, yaş sebze meyve ticaretini geliştirmek amacıyla uzak doğu pazarının en önemli merkezlerinden biri olan Japonya’ya götürdü. ATB Yönetim Kurulu Başkan Vekili Halil Bülbül başkanlığındaki heyet, dünyanın en büyük hallerinden biri olan Tokyo Ota Merkez Hali'ni ziyaret ederek, hal işleyişi hakkında bilgi. Üyeler, haldeki ithalatçı firmalarla ticari görüşmeler de gerçekleştirdi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>TİCARET MÜŞAVARİNDEN BİLGİ ALDILAR</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Japon ithalatçı firmalarla B2B toplantısında bir araya gelen üyeler, ticari iş birliği sağlayacak ikili görüşmeler gerçekleştirdi. Üyeler, Tokyo Ticaret Başmüşaviri Mukaddes Nur Yılmaz’dan Japonya yaş sebze meyve sektörü ve ticaretiyle ilgili bilgi aldı. Antalya Ticaret Borsası Başkan Vekili Halil Bülbül, Mukaddes Nur Yılmaz’a gösterdiği yakın ilgi nedeniyle teşekkür ederken, günün anısına plaket takdim etti. Heyet, meyve sebze fiyat araştırması için Tokyo'da yerel ve zincir market ziyaretlerinde de&nbsp;bulundu. Antalya Ticaret Borsası heyeti, Osaka’da da temaslarda bulundu. ATB üyeleri, ticari iş birliği sağlamak için Osaka'da ithalatçı firmalarla B2B toplantısı gerçekleştirdi. Osaka Halini ziyaret eden heyet, hal yönetiminden hal işleyişi ve firmalar hakkında&nbsp;bilgi&nbsp;aldı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>UZAK DOĞU PAZARI ÖNEMLİ</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Antalya Ticaret Borsası Başkan Vekili Halil Bülbül, bitkisel üretimde lider olan Antalya’nın yaş sebze meyvede önemli bir ticari hacme sahip olduğunu belirtirken, Antalya’da üretilen kaliteli ürünleri dünya pazarı ile buluşturmak istediklerini kaydetti. Borsa olarak birçok ülkeye çeşitli sektörlerde ticari heyetler götürdüklerini anımsatan Bülbül, yaş sebze meyvede ihracatı artırmak için ATB UR-GE heyetini Japon firmalarla buluşturduklarını kaydetti. Bülbül, uzak doğunun en önemli pazarlarından biri olan Japonya’da önemli ticari görüşmeler gerçekleştirildiğini belirtirken, “Antalya Ticaret Borsası olarak ürünlerimizi dünya pazarı ile buluşturmak için çalışıyoruz. En önemli hedefimiz ürettiğimiz ürünleri ihracata yönlendirmek” dedi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/ATB-YAS-MEYVEHEYET%C4%B0-JAPON-PAZAR%C4%B0NDA-1.jpg" style="height:367px; width:640px" /><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/ATB-YAS-MEYVEHEYET%C4%B0-JAPON-PAZAR%C4%B0NDA-2.jpg" style="height:613px; width:635px" /><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/ATB-YAS-MEYVEHEYET%C4%B0-JAPON-PAZAR%C4%B0NDA-3.jpg" style="height:360px; width:640px" /><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/ATB-YAS-MEYVEHEYET%C4%B0-JAPON-PAZAR%C4%B0NDA-4.jpg" style="height:360px; width:640px" /><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/ATB-YAS-MEYVEHEYET%C4%B0-JAPON-PAZAR%C4%B0NDA-5.jpg" style="height:360px; width:640px" /></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 17 Dec 2024 10:20:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2024/12/atb-yas-sebze-meyve-heyetiyle-japon-pazarinda-1734425694.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>TVHB&#039;den Arnavutluk&#039;ta Uluslararası İş Birliği Adımları</title>
                <category>Röportajlar</category>
                <link>https://www.tarimpusulasi.com/haber/tvhbden-arnavutlukta-uluslararasi-is-birligi-adimlari-40966</link>
                <guid>https://www.tarimpusulasi.com/haber/tvhbden-arnavutlukta-uluslararasi-is-birligi-adimlari-40966</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Türk Veteriner Hekimleri Birliği (TVHB) Merkez Konseyi, veteriner hekimliği alanında uluslararası iş birliğini geliştirme çalışmaları kapsamında Arnavutluk Veteriner Hekimler Odası’nın daveti üzerine bir ziyaret gerçekleştirdi. Ziyarete, TVHB Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Murat Arslan ve TVHB Merkez Konseyi Üyesi Melike Baysal katıldı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ziyaret sırasında, Tiran Tarım Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatbardh Sallaku ve Veteriner Fakültesi Dekan Yardımcısı ile görüşülerek veteriner hekimliğin hayvan sağlığı ve gıda güvenliğindeki önemi vurgulandı. Ayrıca, öğrenci değişim programlarının bilgi ve deneyim aktarımı açısından taşıdığı önem de ele alındı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ardından, Arnavutluk Veteriner Hekimler Odası’nın ev sahipliğinde düzenlenen Ulusal Konsey toplantısına katılan Prof. Dr. Arslan’a, oy birliği ile alınan karar sonrasında Arnavutluk Veteriner Hekimler Odası Başkanı Ervin Rasuli tarafından iki ülke arasındaki iş birliği ve mesleki dayanışmaya sunduğu katkılardan dolayı “Sürekli Onursal Üye” unvanı verildi. Toplantıda ayrıca, Arnavutluklu veteriner hekim adaylarının Türkiye’deki veteriner hastaneleri ve kliniklerde eğitim almalarını sağlayacak bir stajyer değişim anlaşması imzalandı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Törende konuşan Prof. Dr. Arslan, Türkiye ve Arnavutluk arasındaki veteriner hekimliği alanındaki iş birliğinin geliştirilmesinin önemine değinerek, mesleki dayanışmanın güçlendirilmesi, ortak projelerin artırılması ve veteriner tıp alanında uluslararası standartların geliştirilmesi gerektiğine dikkat çekti. Prof. Dr. Arslan, iki ülkenin veteriner hekimleri arasında kurulacak güçlü bağların, bilgi ve tecrübe alışverişi yoluyla hayvan sağlığı, toplum sağlığı ve çevre sağlığına önemli katkılar sağlayacağını belirtti. Ayrıca, uluslararası veteriner tıpta yenilikçi yaklaşımlar geliştirilmesinde Türk veteriner hekimlerinin de katkı sunmaya devam edeceğini vurguladı.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 13 Nov 2024 09:40:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2024/11/tvhbden-arnavutlukta-uluslararasi-is-birligi-adimlari-1731509902.jpeg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Giresun’da Kahverengi Kokarca ile Mücadele Çalışmaları Hız Kazandı</title>
                <category>Röportajlar</category>
                <link>https://www.tarimpusulasi.com/haber/giresunda-kahverengi-kokarca-ile-mucadele-calismalari-hiz-kazandi-40956</link>
                <guid>https://www.tarimpusulasi.com/haber/giresunda-kahverengi-kokarca-ile-mucadele-calismalari-hiz-kazandi-40956</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, "<strong>Kahverengi Kokarca Eylem Planı</strong>" çerçevesinde kışlak mücadelesine yoğun bir şekilde devam ediyor. Bu zararlı böcekle mücadelede, müdürlüğün teknik ekipleri ve muhtarlıkların desteğiyle Giresun Belediyesi ilaçlama ekipleri iş birliği yaparak saha çalışmalarını sürdürüyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Son olarak, merkez Küçükköy Mahallesi'nde yürütülen çalışmalarda, metruk binalar, depo, çatı, odunluk ve serenti gibi alanlarda ilaçlama yapıldı. Bu alanlar, kahverengi kokarcaların kışlık yuvalanma bölgeleri olduğu için mücadelenin odak noktası haline geldi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Yetkililer, sonbaharda havaların soğumasıyla kokarcaların kışlaklara çekildiğini ve ilkbaharda bu alanlardan ayrılmadan önce yapılacak mekanik mücadelenin önemine dikkat çekiyor. Kışlaklardaki ergin kokarcaların toplanarak imha edilmesi, popülasyon artışının önlenmesi adına kritik bir adım olarak değerlendiriliyor. </span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Giresun’da yürütülen bu kapsamlı çalışmalar, tarımsal zararlılara karşı mücadelede önemli bir örnek teşkil ediyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/Giresun-dakahverengi-kokarca-mucadele-calismalari-1.jpg" /><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/Giresun-dakahverengi-kokarca-mucadele-calismalari-4.jpg" /><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/Giresun-dakahverengi-kokarca-mucadele-calismalari-6.jpg" style="height:480px; width:640px" /></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 09 Nov 2024 13:45:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2024/11/giresunda-kahverengi-kokarca-ile-mucadele-calismalari-hiz-kazandi-1731338196.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Dünya Kadın Çiftçiler Gününde Üretici Kadınlar İle Bir Araya Gelindi</title>
                <category>Röportajlar</category>
                <link>https://www.tarimpusulasi.com/haber/dunya-kadin-ciftciler-gununde-uretici-kadinlar-ile-bir-araya-gelindi-40864</link>
                <guid>https://www.tarimpusulasi.com/haber/dunya-kadin-ciftciler-gununde-uretici-kadinlar-ile-bir-araya-gelindi-40864</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü’nde kadın çiftçiler çalışma yerlerinde ve üretim alanlarında ziyaret edildi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Zeytinliova Mahallesinde zeytin hasadı yapan çiftçi kadınları ziyaret eden Manisa İl Tarım ve Orman Müdürü Metin Öztürk ve Akhisar İlçe Tarım ve Orman Müdürü Ahmet Kılıç üretici kadınlara çiçek takdim etti. </span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Dünya Kadın Çiftçiler Günü vesilesiyle kadın üreticiler ile bir arada olmaktan, bu özel günü onlarla birlikte kutlamaktan büyük mutluluk duyduğunu belirten Manisa İl Tarım ve Orman Müdürü Metin Öztürk; “Kadın çiftçileri her alanda desteklemeye devam ediyoruz. Gerçekleştirdiğimiz projelerde özellikle üretici kadınlarımızın da aile bütçesine katkıda bulunmasını, yaşamlarını kendi imkânlarıyla sürdürebilmelerini sağlamasını, tarım sektöründe istihdam edilme kapasitelerini artırmayı hedefliyoruz” dedi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">15.10.2024 tarihindeki kadın çiftçi ziyaretine; Manisa İl Tarım ve Orman Müdürü Metin Öztürk, İl Müdür Yardımcısı Serdar Mersinli, Koordinasyon ve Tarımsal Veriler Şube Müdürü Lütfi Kaymak, Akhisar İlçe Tarım ve Orman Müdürü Ahmet Kılıç, Akhisar Ziraat Odasından temsilciler ile konu sorumlusu teknik personeller katıldı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/Akhisar-dunya-kadin-ciftciler-gunu-etkinligi-1.jpg" style="height:426px; width:640px" /><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/Akhisar-dunya-kadin-ciftciler-gunu-etkinligi-3.jpg" style="height:426px; width:640px" /><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/Akhisar-dunya-kadin-ciftciler-gunu-etkinligi-4.jpg" style="height:426px; width:640px" /><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/Akhisar-dunya-kadin-ciftciler-gunu-etkinligi-6.jpg" style="height:426px; width:640px" /><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/Akhisar-dunya-kadin-ciftciler-gunu-etkinligi-7.jpg" style="height:426px; width:640px" /><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/Akhisar-dunya-kadin-ciftciler-gunu-etkinligi-9.jpg" style="height:426px; width:640px" /></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 16 Oct 2024 09:08:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2024/10/dunya-kadin-ciftciler-gununde-uretici-kadinlar-ile-bir-araya-gelindi-1729078187.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Şanlıurfa’da Karacadağ Çeltiği Hasadı Başladı: İl Müdürü Mehmet Aksoy’dan sorularımıza cevaplar</title>
                <category>Röportajlar</category>
                <link>https://www.tarimpusulasi.com/haber/sanliurfada-karacadag-celtigi-hasadi-basladi-il-muduru-mehmet-aksoydan-sorularimiza-cevaplar-40832</link>
                <guid>https://www.tarimpusulasi.com/haber/sanliurfada-karacadag-celtigi-hasadi-basladi-il-muduru-mehmet-aksoydan-sorularimiza-cevaplar-40832</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Harun Göksel / Şanlıurfa;</strong> Şanlıurfa’nın değerli tarım ürünlerinden biri olan Karacadağ Pirinci hasat edilmeye başlandı. Şanlıurfa İl Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Aksoy, Karacadağ bölgesinde yetiştirilen ve kendine özgü aroması ile bilinen Karacadağ Pirinci hakkındaki sorularımıza önemli açıklamalarda bulundu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Çeltiğin yetiştiği arazilerin özelliği neler?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Karacadağ çeltiğinin yetiştiği marjinal araziler ve organik madde bakımından zengin topraklarda üretildiğini belirterek, "Karacadağ çeltiği, bölgenin doğal koşulları ile bütünleşmiş bir ürün. Karacadağ'ın kar suyuyla sulanan bu alanlarda üretilen pirinç hem aroması hem de lezzetiyle fark yaratıyor. Bu nedenle yerel üreticilerimiz için çok değerli bir ürün" dedi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Urfa’nın çeltik ekim alanlarını ve rekoltelerini sorduk</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">2023 yılı itibarıyla Şanlıurfa’da 4.300 dekar alanda 1.760 ton çeltik üretildiğini ifade eden Aksoy, 2024 yılı için bu miktarın 3.500 dekarda 1.400 tona düşmesinin beklendiğini belirtti. Bununla birlikte, özellikle Siverek Karacadağ bölgesinde üretimin yoğunlaştığını vurgulayan Aksoy, burada yetiştirilen çeltiğin yöresel olarak " Medrep " adıyla da bilindiğini ekledi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Bölgedeki TAKE projelerini sordum</strong>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Tarım Arazilerinin Etkinleştirilmesi Projesi kapsamında yürütülen çalışmalarla ilgili olarak Aksoy; </span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">"Siverek ilçemizde, Bakanlığımızın %75 hibe desteğiyle başlattığımız proje ile Karacadağ çeltiğinin üretimini sürdürülebilir hale getirmeyi amaçlıyoruz. Bu proje ile marjinal ve işlenmeyen arazilerde çeltik üretimini artırarak, çiftçilerimize 11 bin 400 kg tohum desteği sağladık" şeklinde konuştu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Aksoy ayrıca, hasat sürecinin 24-26 Eylül tarihlerinde Siverek ilçesi Söylemez Mahallesi’nde gerçekleştirildiğini ve bölgenin çeltik üretimi açısından büyük bir potansiyele sahip olduğunu belirtti. Karacadağ Pirinci’nin ulusal ve uluslararası arenada daha fazla tanıtılmasını hedeflediklerini ifade eden Aksoy, bu tür projelerle yerel tarımın güçlendirilmesinin öncelikli hedef olduğunu vurguladı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Sorularımıza samimiyetle cevap veren, Şanlıurfa Tarım ve Orman İl Müdürü Mehmet Aksoy’a teşekkür ediyorum.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Böylesi özellikli tür olan Karacadağ çeltik çeşidini, devlet, TMO ya da Tarım Kredi Kooperatifleri eliyle alınması daha uygun olmaz mı? Piyasada normal pirincin 3 katına alıcısı bulunan bu ürünü tüccarın elinden kurtarılması gerekiyor diye düşünüyorum…</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/karacadag-pirinc-hasadi-1.jpg" /></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 07 Oct 2024 16:25:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2024/10/sanliurfada-karacadag-celtigi-hasadi-basladi-il-muduru-mehmet-aksoydan-sorularimiza-cevaplar-1728307614.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Ali Uçar: “Her Zeytinyağı, ‘Ayvalık Zeytinyağı’ Değildir”</title>
                <category>Röportajlar</category>
                <link>https://www.tarimpusulasi.com/haber/ayvalik-ticaret-odasi-baskani-ali-ucar-her-zeytinyagi-ayvalik-zeytinyagi-degildir-40826</link>
                <guid>https://www.tarimpusulasi.com/haber/ayvalik-ticaret-odasi-baskani-ali-ucar-her-zeytinyagi-ayvalik-zeytinyagi-degildir-40826</guid>
                <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanlığının taklit ve tağşiş ürün satan işletmeleri ifşa etmeye başlamasıyla birlikte en çok hile yapılan gıdanın zeytinyağı olduğu göründü. En çok “Ayvalık” zeytinyağı ibaresiyle satışa sunulan taklit, tağşiş ve sahte ürünler hakkında bilgi veren Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Ali Uçar, “Her ‘Ayvalık’ ibareli zeytinyağı, ‘Ayvalık Zeytinyağı’ değildir. Tüketici kandırılıp sağlığıyla oynanırken üretici de büyük zarar görüyor. Bu yüzden ‘Ayvalık zeytinyağı’ coğrafi işaretli ürünler tercih edilmeli” dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ayvalık, 2 milyon adede yaklaşan zeytin ağacı varlığı, 1 milyon 180 bin adedinin 300 yaş üzerinde olması ve 600 yaş üzeri 61’i tescilli olmak üzere 81 adet anıt ağacıyla kaliteli zeytinyağının başkentidir. Zirai alanlarının yüzde 81,8’ini oluşturan 169.262 dekarlık zeytinlikleri, mazisi asırlar öncesine uzanan zeytincilik faaliyetleri ve kültürü ile bu hususta Türkiye çapını da aşan bir üne ve öneme sahiptir. Osmanlı’dan bugüne tarihimizde Ayvalık her zaman zeytinyağının başkenti olarak kabul görmüş, nefasetiyle dünya literatüründe yerini almıştır. Ayvalık Ticaret Odası, Türkiye’de sınıfında ilk (2006) “Ayvalık Zeytinyağı” coğrafi işaretinin tescil sahibi olmuş ve yine sınıfında ilk (2014) akredite zeytinyağı duyusal analiz laboratuvarına sahiptir. Ayrıca Ayvalık Zeytinyağı, Avrupa Birliği tescil süreci devam eden sınıfında 3 üründen biridir. Ancak Tarım ve Orman Bakanlığının taklit ve tağşiş ürün satan işletmeleri ifşa etmeye başlamasıyla birlikte gıdada en çok hile yapılan ürünün zeytinyağı olduğu görüldü. “Taklit, tağşiş ve sahtecilik tüm gıda ürünlerinde olduğu gibi ‘Ayvalık Zeytinyağı’nda da büyük bir sorun olarak karşımıza çıkmakta, hasat sezonu yaklaşırken bakanlığın yapmış olduğu baskınlar ve açıklamış olduğu tağşiş listeleri, bu konuyu bir kez daha gündeme taşıdı. Adı zaman zaman gündeme gelen bu gıda sahteciliği, taklit ve tağşiş ürünler öncelikle üreticinin sonra da işletmelerimizin emeklerini çalmakta ve marka değerlerimize zarar vermektedir” diyen&nbsp;Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Ali Uçar, zeytinyağında tağşişin, zeytinyağından daha ucuz olan bitkisel yağların, tohum yağlarının, zeytinyağına benzeyen Ayçiçek gibi yağların ve bununla birlikte trans yağların zeytinyağıyla karıştırılarak sızma zeytinyağı veya farklı zeytinyağında satılması olduğunu belirtti. Sahte ürünlerin ise zeytinyağı aromalarının farklı kimyasal maddelerle, aromalarla ve renklendiricilerle karıştırılıp zeytinyağı görüntüsünün verilip kapalı ambalajlar içerisinde piyasaya sürülmesi olarak açıklayan&nbsp;Ali Uçar, taklit yeri daha çok Ayvalık yöresinin adı kullanılarak sahte ürünlerin ambalajlanarak satıldığını ifade etti.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Coğrafi işaretli ürünler tercih edilmeli</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Tüketiciyi kandıran ve sağlığıyla oynanan sahte ürünler daha çok sosyal medyada ve online ticaret sitelerinde satılmamaktadır. Öncelikle merdivenaltı olarak tabir edilen bu ürünlerin satışlarının engellenmesi gerektiğini ifade eden&nbsp;Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Ali Uçar, “Gördüğümüz üzere son zamanlarda açıklanan bu ürünlerin ya markası ya şirket ismi ya da adresleri sahte. Hatta bazen hukuki boyutta cumhuriyet savcılığı üzerinden bu şirketlerin varlığının olmadığını görüyoruz. Tüketicilerimiz bilinçli olmalı. Biz Ayvalık Ticaret Odası ve Ayvalık bölgesi olarak üzerinde Ayvalık yazan ürünün Ayvalık olmadığını belirtmek isteriz. Tüketicilerimiz öncelikle fiyat kriterini kontrol etsin, çok düşük rakamlı ürünlerin zeytinyağı olmayacağını, hatta ‘Ayvalık Zeytinyağı’ olmayacağını bilsin. Tüketicimiz muhakkak coğrafi işaretli ürünleri tercih etsin.&nbsp;Ayvalık Ticaret Odası Akredite Duyusal Analiz Laboratuvarıyla&nbsp;hem kimyasal hem de duyusal olarak Türk Gıda Kodeksine göre ‘Ayvalık Zeytinyağı’ coğrafi işaret sahibi olarak coğrafi işaretli ürünleri aşama aşama kontrol etmektedir. Bu ürünler güvenlidir. Biz bunları&nbsp;Ayvalık Ticaret Odası&nbsp;web sayfamızda ve sosyal medya hesaplarımızda duyuruyoruz” açıklamalarında bulundu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>“Pet şişede yağ olmaz”</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bu sene zeytinde var yılı olduğunu, bu yüzden zeytinyağında bereketli bir sezon geçireceklerini ve ambalajlı yağ satışlarında yüzde 15-30 gerileme yaşanacağını belirten&nbsp;Ali Uçar, tüketicilerin zeytinyağı satın alırken dikkat etmesi gerekenler hakkında da birkaç küçük not paylaştı. “Yine zeytinyağını tadarak almak da önemlidir. Bunun için küçük de olsa bir bilgi sahibi olmak gerekiyor. Tüketicilerimiz güvenilir, adresleri belli olan, markalaşmış, karşılarında muhatap bulabilecekleri yerlerden zeytinyağını satın almalı. Üzerinde etiketi olmayan pet şişeye konulup uygun saklama koşullarında saklanmamış, ‘organik’ adıyla pazar yerlerinde ve yol kenarlarında satılan ürünler alınmamalı.&nbsp;Ayvalık Ticaret Odası&nbsp;olarak markalarımızı tanıtmak üzere etkinlikler yapmakta, zeytin ve zeytinyağı pazarları kurmakta, tanıtım etkinlikleriyle bir zeytinyağının nasıl tadılacağını, nasıl alınacağını tüketicilere anlatmaktayız. Bu anlamda 1-3 Kasım tarihleri arasında “Turizmin değeri, zeytinyağının başkenti” sloganıyla düzenleyeceğimiz 19. Uluslararası Ayvalık Zeytinyağı ve Turizm Festivali’nde açacağımız zeytin ve zeytinyağı pazarında hem Ayvalık markalarımızı tanıtacağız hem ‘Ayvalık Zeytinyağı’nın özelliklerini tüketicilerimize anlatacağız hem de&nbsp;2024-2025&nbsp;ilk hasat zeytinyağını tüketicilerimizle buluşturacağız. Taklit, tağşiş ve sahte ürünlerle ilgili tüketicimizi bilinçlendirmek üzere paneller düzenleyeceğiz” diyen&nbsp;Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Ali Uçar, katma değerli ürün satışlarının arttırılabilmesi için yerel ve ulusalda kaliteli üretimin sağlanması amacı ile coğrafi işaretli ürün üretilme çabalarının desteklenmesi gerektiğini de sözlerine ekledi.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 05 Oct 2024 07:50:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2024/10/ayvalik-ticaret-odasi-baskani-ali-ucar-her-zeytinyagi-ayvalik-zeytinyagi-degildir-1728305157.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Denizli’de Biyolojik Mücadele ile Pestisit Kalıntısına Son: Nar Üretiminde Örnek Proje</title>
                <category>Röportajlar</category>
                <link>https://www.tarimpusulasi.com/haber/denizlide-biyolojik-mucadele-ile-pestisit-kalintisina-son-nar-uretiminde-ornek-proje-40805</link>
                <guid>https://www.tarimpusulasi.com/haber/denizlide-biyolojik-mucadele-ile-pestisit-kalintisina-son-nar-uretiminde-ornek-proje-40805</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">Denizli İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın desteğiyle başlatılan <strong><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">2022-2025 Biber, Turunçgil, Yaprağı Yenen Sebzeler, Nar, Ayva ve Bağ'da Kalıntı Eylem Planı</span></strong> kapsamında 2024 üretim sezonunda “Nar Kalıntı Eylem Planı Projesi”ni uygulamaya koydu. Bu kapsamda, üreticilere biyolojik mücadelenin avantajlarını tanıtmak amacıyla Pamukkale ilçesi Kocadere Mahallesi'nde Tarla Günü etkinliği düzenlendi.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">Etkinliğe, Denizli Tarım ve Orman İl Müdürü V. Şehla Akpınar, İl Müdür Yardımcısı Saffet Üge, Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cem Özkan, Bitki Sağlığı Karantina Daire Başkanlığı Ziraat Mühendisi Hüseyin Akyazı, TriMail Biyolojik Tarım Genel Müdürü Dr. İsmail Atay, Hitaf Agro Genel Müdürü Fatih Tanyıldızı, üreticiler ve teknik personel katıldı.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">Prof. Dr. Cem Özkan, yaptığı konuşmada biyolojik mücadele yönteminin gıda güvenliği açısından kritik önem taşıdığını vurgulayarak, bu projeyle üreticilere, ihracatçılara ve tüketicilere sağlanan faydaların altını çizdi. Projeye katkıda bulunan Tarım ve Orman İl Müdürlüğü’ne teşekkür etti.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">Tarla sahibi İsa Çelebi, biyolojik mücadele sayesinde daha önce 15 kez ilaçlama yaptıkları nar bahçelerinde bu sayının 2’ye kadar düştüğünü belirtti.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><strong><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">Biyolojik Mücadele ile İhracata Kolaylık</span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">Ziraat Mühendisi Hüseyin Akyazı ise Tarım ve Orman Bakanlığı’nın biyolojik ve biyoteknik mücadeleyi desteklediğini belirterek, bu yöntemle kalıntı sorunlarının ortadan kalkacağını ve ürünlerin ihracatının kolaylaşacağını söyledi. Akyazı, “Ürünler ihracata ne kadar giderse, çiftçimizin kazancı o kadar artar” diyerek, doğru mücadele yöntemlerinin önemine dikkat çekti.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">TriMail Biyolojik Tarım Genel Müdürü Dr. İsmail Atay, zararlı böcek popülasyonunu takip ederek biyolojik mücadelede kullanılan faydalı böceklerin nasıl salındığını anlattı. Atay, bu yöntemle nar bahçelerinde tarım ilacı kullanımının %75-80 oranında azaltıldığını ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><strong><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">Su ve Yakıt Tasarrufu ile Ekonomik Kazanç</span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">Hitaf Agro Genel Müdürü Fatih Tanyıldızı da biyolojik mücadeleyle yakıt ve su tasarrufu sağlandığını belirtti. Tanyıldızı, “Nar bahçelerinde yapılan biyolojik mücadele ile her 30 dekar alanda 450 litre yakıt ve 45 ton su tasarrufu elde ediyoruz” dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">Denizli Tarım ve Orman İl Müdürü V. Şehla Akpınar ise “Tarladan sofraya gıda güvenliğini sağlamak için buradayız. Projemiz, üniversiteler, özel sektör ve üreticilerin işbirliğiyle yürütülüyor” ifadelerini kullandı. Projenin amacının üretim verimliliğini artırmak ve pestisit kullanımını azaltarak ihracata uygun ürün miktarını çoğaltmak olduğunu vurgulayan Akpınar, projeye katkı sunan tüm paydaşlara teşekkür etti.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><strong><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">50 Dekarlık Nar Bahçesinde Biyolojik Mücadele</span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">Pamukkale ilçesi Kocadere ve Koruçuk mahallelerinde 50 dekarlık nar bahçelerinde yürütülen projede, zararlı böceklere karşı 75.000 adet predatör ve 148.500 adet parazit faydalı böcek salımı yapıldı. Bu sayede, pestisit kullanımının minimize edilmesi ve kalıntı sorununun önlenmesi hedefleniyor.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">Biyolojik ve biyoteknik mücadele yöntemleri, kimyasal ilaç kullanımını azaltarak hem çevreye hem de insan sağlığına katkı sağlıyor. Bu yaklaşımlar, doğanın dengesini korurken ülke ekonomisine de önemli katkılar sunuyor.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif"><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/Denizli-de-biyolojik-mucadele-ile-pestisit-kalintisina-son-1.jpg" style="height:425px; width:640px" /><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/Denizli-de-biyolojik-mucadele-ile-pestisit-kalintisina-son-2.jpg" style="height:425px; width:640px" /><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/Denizli-de-biyolojik-mucadele-ile-pestisit-kalintisina-son-4.jpg" style="height:425px; width:640px" /><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/Denizli-de-biyolojik-mucadele-ile-pestisit-kalintisina-son-5.jpg" style="height:425px; width:640px" /><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/Denizli-de-biyolojik-mucadele-ile-pestisit-kalintisina-son-6.jpg" style="height:425px; width:640px" /></span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 30 Sep 2024 09:40:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2024/09/denizlide-biyolojik-mucadele-ile-pestisit-kalintisina-son-nar-uretiminde-ornek-proje-1727703143.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Barut: Üreten de tüketen de mağdur</title>
                <category>Röportajlar</category>
                <link>https://www.tarimpusulasi.com/haber/barut-ureten-de-tuketen-de-magdur-40800</link>
                <guid>https://www.tarimpusulasi.com/haber/barut-ureten-de-tuketen-de-magdur-40800</guid>
                <description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili Ayhan Barut'tan tarımsal üretim, çiftçi ve tüketiciye destek çağrısı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, üreticilerin mağdur edildiği, tüketicilerin de çile çektiği bir dönem yaşandığını belirtti. Tarlada veya bahçede maliyetin altındaki fiyatlarla satılan veya satılamayan ürünlerin market ve pazarlarda fahiş fiyatlarla gündeme geldiğini aktaran Barut, "Çiftçisinden tüketicisine toplumun tüm kesimlerini mağdur eden bu düzen değişmeli. Üreten desteklenmeli, halkın alım gücü iyileştirilmelidir. Hem çiftçiyi hem hal esnafını hem de tüketiciyi mağdur eden sistem değişmeden sorunlara çare bulunmaz. Hal Yasası değiştirilmelidir" dedi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>"HEM ÜRETİCİ HEM TÜKETİCİ MAĞDUR"</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Türkiye'de AKP eliyle derinleştirilen ekonomik ve siyasi krizin faturasını halkın ödediğini belirten Barut, "Açlık ve yoksulluğu büyüttüler, zamlarla hayatımızı kararttılar. Krizin sorumluları halkın derdine çare bulmak yerine krizi derinleştiriyor. Çiftçisinden esnafına, emeklisinden işçisine toplumun tüm kesimleri kan ağlıyor. Ocağımızı batıran bu yangının söndürülmesi için her alanda kapsamlı ve planlı adımlar atılması gerekiyor. Öncelikle üretenin kazanamadığı, tüketicinin de pahalıya almak zorunda kaldığı bu sistemin değişmesi gerek. Hem Hal Yasası değişmeli hem de üretici desteklenmelidir. Halkın alım gücü iyileştirilmeli, zamlar geri çekilmeli, vergi yükü düşürülmelidir" diye konuştu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>"BU DÜZEN DEĞİŞMEK ZORUNDA"</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Tarlada ve bahçede alınteriyle üreten çiftçilerin ürünlerinin para etmediğini belirten Ayhan Barut, halkın da yüksek fiyatlar nedeniyle tüketemediğine işaret ederek, şunları kaydetti:<br />
"Mazottan gübreye, tohumdan zirai ilaca tüm üretim maliyetleri katlanarak artarken, çiftçinin ürünü para etmiyor. Ya bahçede veya tarlada kalıyor ya da çürüyor. Bu çelişki ve sorun giderek büyürken ve hala iktidar çözüm üretmezken, vatandaşımız da para etmeyip tarlada kalan ürünleri pazar veya marketlerde fahiş fiyatlarla almak zorunda kalıyor. Bu durum akıl alacak gibi değil. Birisi ülkeye, çiftçiye, tarıma ve vatandaşa zarar vermek istese, ancak böyle bir sistem kurar. AKP iktidarı tarıma, çiftçiye ve tüketiciye düşman gibi yaklaşıyor, çünkü yaşananlar bunu gösteriyor. Böyle bir düzen olmaz. Bu düzenin değişmesi şarttır. Çiftçinin perişan edildiği bir dönemde, tarımsal ürünler tarlada veya bahçede kalırken, aynı ürünler halka fahiş fiyatlarla satılamaz. Böyle bir düzeni kabul etmiyoruz. Mutlak suretle Hal Yasası ile birlikte üreten ve tüketenin zarar ettiği bu sistemin değişmesi zorunluluktur."</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 27 Sep 2024 09:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2024/09/barut-ureten-de-tuketen-de-magdur-1727433577.JPG"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Genç Girişimci İbrahim Erkan: Süs Tavukçuluğuna Gönül Veren Bir Sağlık Çalışanı</title>
                <category>Röportajlar</category>
                <link>https://www.tarimpusulasi.com/haber/genc-girisimci-ibrahim-erkan-sus-tavukculuguna-gonul-veren-bir-saglik-calisani-40759</link>
                <guid>https://www.tarimpusulasi.com/haber/genc-girisimci-ibrahim-erkan-sus-tavukculuguna-gonul-veren-bir-saglik-calisani-40759</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Çanakkale'nin Gelibolu ilçesinde yaşayan 23 yaşındaki İbrahim Erkan, genç yaşında süs tavukçuluğuna olan tutkusunu profesyonel bir iş haline getirmiş bir girişimci. Sağlık personeli olarak görev yapan İbrahim, aynı zamanda Osmanlı Sultan ve İspenç cinsi süs tavukları yetiştiriyor. Bu işteki serüvenine 13 yaşında babasıyla başlayan İbrahim, hayvan sevgisi ve azmiyle süs tavukçuluğunda önemli adımlar atmış. Kendi ifadesiyle “hayvanlarına evladı gibi” bakan İbrahim, süs tavukçuluğundaki amacını ve karşılaştığı zorlukları bizimle paylaştı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Başlangıç: Hayvan Sevgisi ve Azim</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">İbrahim Erkan’ın süs tavukçuluğuna ilgisi küçük yaşlarda başlamış. 13 yaşında babasıyla birlikte küçük bir kümes kurarak adım attığı bu serüven, zamanla profesyonel bir hale gelmiş. Hayvanlara olan sevgisinin bu işe yönelmesinde en büyük etken olduğunu belirten İbrahim, süs tavuklarına büyük bir özenle bakıyor. “<strong>Onlara kendi evladım gibi bakıyorum</strong>” diyen İbrahim, tavuk yetiştiriciliği konusunda giderek deneyim kazanmış.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/Gelibolu-da-sus-tavukculugu-yetisitiriciligi-4.jpg" style="height:800px; width:800px" /></span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Bilgilendirme ve Öğretme Amacı</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Süs tavukçuluğunda amacını toplumu bilgilendirmek ve hayvan sevgisini aşılamak olarak tanımlayan İbrahim, bu işin bir hobi olmanın ötesine geçtiğini ifade ediyor. Gelecek hedefleri arasında adını duyurmak ve kendi çiftliğini kurmak olduğunu belirten genç girişimci hem Türkiye’de hem de dünya çapında bir tanınırlık hedefliyor. </span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Zorluklarla Mücadele: Deneme Yanılma ve Eğitim</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Süs tavukçuluğu, sadece tavuk yetiştirmenin ötesinde birçok zorluk içeriyor. İbrahim, özellikle tavukların bakımı, kümes temizliği, doğru yem kullanımı ve hastalıklarla mücadele gibi konularda zorluklar yaşadığını dile getiriyor. Ancak bu zorlukları deneme-yanılma yöntemiyle ve eğitim alarak aştığını belirten İbrahim, öğrenme sürecinin kendisi için büyük bir deneyim olduğunu söylüyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Başarıya Giden Yol: Hayallerden Vazgeçmemek</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">İbrahim Erkan, genç girişimcilere en büyük tavsiyesinin hayallerinden vazgeçmemeleri olduğunu vurguluyor. “Az sayıda başlayıp başarılı bir şekilde ilerlemek” gerektiğini düşünen İbrahim, her zaman başarıya inanmanın önemine dikkat çekiyor. Tavsiyeleri arasında planlı hareket etmek ve adım adım büyümek yer alıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/Gelibolu-da-sus-tavukculugu-yetisitiriciligi-2.jpg" style="float:left; height:425px; width:320px" /></span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Keyifli ve Zor Anlar: Tavuklarla Geçen Zaman</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">İbrahim için süs tavukçuluğunda en keyif aldığı anlar, tavuklarına kendi eliyle yem verirken yaşadığı huzurlu anlar. Ancak işin zorlayıcı tarafları da yok değil. Tavukların bakımı ve temizlik işlemleri, en çok zorlandığı konular arasında yer alıyor. Yine de bu zorlukların işin bir parçası olduğunu kabul eden İbrahim, her anının kendisine farklı bir deneyim kattığını belirtiyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Gelecek Planları: Dünya Çapında Bir Çiftlik</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Geleceğe dair planlarını sorduğumuzda, İbrahim’in en büyük hedeflerinden biri, kendi çiftliğini kurarak Türkiye’de ve dünyada adını duyurmak. Süs tavukçuluğunun yalnızca bir hobi olarak kalmayacağını, profesyonel bir iş haline geleceğini söyleyen İbrahim, çiftlik kurma projesiyle bu hedefe adım adım ilerlemeyi planlıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Gelibolu’da Süs Tavukçuluğu: Avantajlar ve Dezavantajlar</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Çanakkale Gelibolu’da süs tavukçuluğu yapmanın avantajları ve dezavantajları da var. İbrahim, soğuk iklime karşı tavukları korumanın en büyük dezavantaj olduğunu, bu nedenle ölüm ve hastalık oranlarını en aza indirmeye çalıştığını belirtiyor. Ancak bölgedeki sağlıklı ve uygun büyüme koşullarının süs tavukları için büyük bir avantaj sağladığını ekliyor. Ayrıca Gelibolu bölgesinde bu işi yapanların sayısının az olmasını da fırsat olarak değerlendiriyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Genç yaşında süs tavukçuluğunda başarıya ulaşan İbrahim Erkan, hayvan sevgisi ve azmiyle gelecekte adından sıkça söz ettirecek bir girişimci olma yolunda emin adımlarla ilerliyor.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 16 Sep 2024 14:25:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2024/09/genc-girisimci-ibrahim-erkan-sus-tavukculuguna-gonul-veren-bir-saglik-calisani-1726497785.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Giresun&#039;da Hamsi Avcılığına Kota Uygulaması İçin İlk Adımlar Atıldı</title>
                <category>Röportajlar</category>
                <link>https://www.tarimpusulasi.com/haber/giresunda-hamsi-avciligina-kota-uygulamasi-icin-ilk-adimlar-atildi-40739</link>
                <guid>https://www.tarimpusulasi.com/haber/giresunda-hamsi-avciligina-kota-uygulamasi-icin-ilk-adimlar-atildi-40739</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü İstatistik ve Bilgi İşlemleri Daire Başkanı Hüseyin Akbaş ve konu uzmanları, Giresun’a bir ziyaret gerçekleştirdi. Ziyaret kapsamında, İl Tarım ve Orman Müdürü Dr. Muhammet Angın ve su ürünleri teknik personeli ile bir araya gelen heyet, özellikle tarımsal üretimin planlanması çerçevesinde "hamsi avcılığında kota uygulaması" ve e-seyir defteri girişleri üzerine yürütülen çalışmaları değerlendirdi.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">Görüşmelerin ardından, Tirebolu, Görele ve Merkez balıkçı barınaklarında su ürünleri kooperatif başkanları ve su ürünleri kontrol görevlileri ile toplantılar düzenlendi. Toplantılarda, hamsi avcılığında kota uygulamasının nasıl hayata geçirileceği ve mevcut sisteme entegrasyonun nasıl sağlanacağı konusunda bilgilendirme yapıldı ve ortak değerlendirmeler gerçekleştirildi.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">Bu ziyaretler, hamsi avcılığında sürdürülebilirliğin sağlanması ve su ürünleri sektöründe düzenlemelerin verimli bir şekilde uygulanması açısından büyük önem taşıyor.</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 12 Sep 2024 12:30:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2024/09/giresunda-hamsi-avciligina-kota-uygulamasi-icin-ilk-adimlar-atildi-1726138828.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kızılırmak Havzası Havza Yönetim Kurulu Toplantısı Samsun&#039;da Gerçekleşti</title>
                <category>Röportajlar</category>
                <link>https://www.tarimpusulasi.com/haber/kizilirmak-havzasi-havza-yonetim-kurulu-toplantisi-samsunda-gerceklesti-40608</link>
                <guid>https://www.tarimpusulasi.com/haber/kizilirmak-havzasi-havza-yonetim-kurulu-toplantisi-samsunda-gerceklesti-40608</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:Poppins">Su verimliliği, içme ve kullanma suyu güvenliği planlarının hazırlanması, su kaynaklarının korunması ve etkin yönetimine yönelik uygulamaların izlenmesi ve değerlendirilmesi amacıyla Kızılırmak Havzası Havza Yönetim Kurulu, Samsun'da Vali Yardımcısı Şevket Cinbir başkanlığında toplandı. </span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:Poppins">Tarım ve Orman Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdürlüğü ve Samsun Valiliği'nin düzenlediği toplantı, DSİ 7. Bölge Müdürlüğü Toplantı Salonu'nda yapıldı. Toplantıya, Samsun Vali Yardımcısı Şevket Cinbir, Sinop Vali Yardımcısı Taner Bolat, Tarım ve Orman Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdür Yardımcısı Yakup Karaaslan, Amasya ve Çorum Belediye Başkan Yardımcıları, Meteoroloji 10. Bölge Müdürü Bülent Şirin, DSİ 7. Bölge Müdürü Köksal Buğra Çelik, Samsun İl Tarım ve Orman Müdürü İbrahim Sağlam, Çankırı İl Tarım ve Orman Müdürü Hüseyin Düzgün, Kastamonu İl Tarım ve Orman Müdürü Bekir Yücel Tanrıkulu, Sinop İl Tarım ve Orman Müdürü Fatih Önlem, Yozgat İl Tarım ve Orman Müdürü Tanju Özkaya, Samsun İl Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürü Tevfik Akçay, Samsun İl Kültür Müdürü Cemal Almaz, Sivas Sanayi ve Teknoloji İl Müdürü Tanzer Erdem ile Kızılırmak Havzası'nda bulunan çeşitli illerden kamu kurum ve kuruluşları, meslek odaları, sivil toplum kuruluşları ve sektör temsilcileri katıldı.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:Poppins">Toplantının açılış konuşmaları sonrası, Tarım ve Orman Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdür Yardımcısı Yakup Karaaslan, "Nehir Havza Yönetim Planı, Sektörel Su Tahsis Planı, İçme Kullanma Suyu Havzası Koruma Planları" konulu bir sunum gerçekleştirdi. Ardından, Su Yönetimi Genel Müdürlüğü Uzman Yardımcısı Ahmet Murat Özaltın, "Taşkın Yönetim Planı" hakkında bilgi verdi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:Poppins">Toplantıda konuşan Samsun İl Tarım ve Orman Müdürü İbrahim Sağlam, "Kızılırmak Havzası Havza Su Kurulu Toplantımızda; Kızılırmak havzası yönetim ve koruma planları hakkında genel bilgilendirmelere dair çok kıymetli sunumlar yapıldı. Havzanın genel fotoğrafı ortaya konuldu, havzanın önemli sorunları ve öncelikli yatırımları görüşüldü, değerlendirmeler yapıldı, belirlenen tedbirler görüşüldü. İçme-kullanma suyu havzası koruma planlarının havza bazında uygulanma durumu, içme suyu arıtma tesisleri durumu, içme suyu kalitesi ve insan sağlığı ile ilgili durum, su verimliliği çalışmaları değerlendirildi. Ayrıca, il su kurullarından iletilen ve su yönetimine ilişkin çözüme kavuşmayan problemler ile ilgili değerlendirmeler yapıldı. Tarımsal sulamada modern sulama sistemlerinde kaydedilen gelişmeler, tarımsal faaliyetlerden kaynaklı su kirliliğinin önlenmesi ve yerel yönetimlerin çevresel ve su yönetimine yönelik yatırım durumları görüşüldü" dedi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:Poppins">Toplantıda söz alan Samsun Vali Yardımcısı Şevket Cinbir, "Su, yaşamın vazgeçilmez bir parçası. İklim değişikliği ve kuraklık gibi nedenlerle su kaynaklarının azalması, ilimiz ve ülkemizin önemli sorunlarından biridir. İçme suyu ve tarımsal sulama kaynaklı olarak su tüketiminde ciddi bir yoğunluk var. Sulama ile ilgili çalışmalarımız devam ediyor ama bölgesel sıkıntılar yaşıyoruz. Tarım ve Orman Bakanlığımızın ve DSİ’nin projeleri sayesinde, içme suyu ve tarımsal sulama sorunlarının önüne geçmek istiyoruz. Su Yönetimi Genel Müdürlüğümüzün çalışmaları takdire şayan. Avrupa Birliği projeleri sayesinde yapılan çalışmalar belli bir noktaya gelmiş. Konu ile ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının ve belediyelerimizin çalışmaları var. İçme suyuyla ilgili ya da tarımsal sulama suyuyla ilgili ne kadar çok iş yapılsa o kadar değerli, çünkü geleceğimiz buna bağlı. Bu toplantıya katılan ve katkı sunan herkese teşekkür ediyorum" dedi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:Poppins">Toplantı, katılımcıların görüşlerinin alınması, soru-cevap ve önerilerin değerlendirilmesiyle sona erdi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:Poppins"><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/K%C4%B1z%C4%B1l%C4%B1rmak-havsasi-havza-yonetim-kurulu-Samsun-da-toplandi-1.jpg" style="height:345px; width:640px" /><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/K%C4%B1z%C4%B1l%C4%B1rmak-havsasi-havza-yonetim-kurulu-Samsun-da-toplandi-2.jpg" style="height:426px; width:640px" /><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/K%C4%B1z%C4%B1l%C4%B1rmak-havsasi-havza-yonetim-kurulu-Samsun-da-toplandi-3.jpg" style="height:340px; width:640px" /><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/K%C4%B1z%C4%B1l%C4%B1rmak-havsasi-havza-yonetim-kurulu-Samsun-da-toplandi-4.jpg" style="height:357px; width:640px" /><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/K%C4%B1z%C4%B1l%C4%B1rmak-havsasi-havza-yonetim-kurulu-Samsun-da-toplandi-5.jpg" style="height:226px; width:640px" /></span></span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 02 Aug 2024 11:15:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2024/08/kizilirmak-havzasi-havza-yonetim-kurulu-toplantisi-samsunda-gerceklesti-1722793235.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İhracatçı istedi, TARSİM mandalinanın sigorta bedelini artırdı</title>
                <category>Röportajlar</category>
                <link>https://www.tarimpusulasi.com/haber/ihracatci-istedi-tarsim-mandalinanin-sigorta-bedelini-artirdi-40606</link>
                <guid>https://www.tarimpusulasi.com/haber/ihracatci-istedi-tarsim-mandalinanin-sigorta-bedelini-artirdi-40606</guid>
                <description><![CDATA[İhracatçı istedi, TARSİM mandalinanın sigorta bedelini kilogramda 7,5 TL’den 12,5 TL’ye çıkardı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:Poppins">Taze meyve sebze ürünleri arasında 2023 yılında 576 milyon dolarlık ihracat tutarıyla ihracatın lider ürünü olan mandalinada 2024/25 sezonu hazırlıkları sürüyor.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:Poppins">Üreticilerle sözleşme yaparak yeni sezon hazırlıklarına başlayan ihracatçılar, mandalina bahçelerindeki ürünleri don, dolu vb. afetlerde oluşabilecek hasarlara karşı güvence altına alan tarım sigortasında ürün bedelinin düşük kalması nedeniyle Tarım Sigortaları Havuz İşletmesi A.Ş.’ye ürün sigorta bedellerinin artırılması talebinde bulundu.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:Poppins">Satsuma mandalinada ürünün sigorta tutarının kilogram başına 7,5 TL olduğunu, bu tutarın güncel ürün fiyatlarının çok gerisinde kaldığını dile getiren Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, talepleri sonrasında satsuma mandalinada sigorta tutarının 12,5 TL’ye yükseltildiğini, diğer narenciye ürünleri portakal, limon ve altıntopun sigorta tutarlarında da iyileştirmeler yapıldığını kaydetti.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:Poppins">İklim değişikliğinin etkilerinin her geçen gün arttığını vurgulayan Başkan Uçak; “Çiftçilerimizin, ihracatçılarımızın 1 yıllık emeklerinin zayi olmaması adına tarım sigortası hayati derecede önemli. Tarım sektöründe sürdürülebilirlik için sigorta bedellerinin doğru tespiti çok hayati. Bu anlamda yıllık 1,8 milyon tonluk üretimle dünya üçüncüsü olduğumuz mandalinada sigorta bedellerinin artırılması ile ilgili başvurumuzu hızlı bir şekilde hayata geçiren Tarım ve Orman Bakanlığımıza, TARSİM Genel Müdürlüğümüze üreticilerimiz ve ihracatçılarımız adına teşekkür ediyoruz” diye konuştu.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:Poppins">Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği’nin Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü iş birliğinde yaptığı Ege Bölgesi Turunçgil Rekolte Tahmin Raporuna göre; Ege Bölgesi’nde 682 bin ton narenciye rekoltesi beklenirken, portakal 286 bin 403 tonla ilk sırada yer alıyor. Mandalina rekoltesi 262 bin ton tahmin edilirken, Limon rekoltesi 127,5 bin ton olarak hesaplandı. Altıntop rekoltesi ise; 6 bin 127 ton öngörüldü.</span></span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 01 Aug 2024 13:54:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2024/08/ihracatci-istedi-tarsim-mandalinanin-sigorta-bedelini-artirdi-1722520001.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>CHP Milletvekili Sarıbal&#039;dan Fındık Üretimi ve İhracatında Çarpıcı Açıklamalar</title>
                <category>Röportajlar</category>
                <link>https://www.tarimpusulasi.com/haber/chp-milletvekili-saribaldan-findik-uretimi-ve-ihracatinda-carpici-aciklamalar-40604</link>
                <guid>https://www.tarimpusulasi.com/haber/chp-milletvekili-saribaldan-findik-uretimi-ve-ihracatinda-carpici-aciklamalar-40604</guid>
                <description><![CDATA[Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, fındık üretiminde Türkiye'nin dünya liderliğini vurguladı ve üreticilerin yaşadığı sorunlara dikkat çekti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:Poppins">CHP Bursa Milletvekili ve PM Üyesi Orhan Sarıbal, yazılı basın açıklamasında Türkiye'nin fındık üretimindeki lider konumunu ve üreticilerin karşı karşıya olduğu sorunları değerlendirdi. Sarıbal, Türkiye’nin dünya fındık üretiminin yaklaşık %65’ini gerçekleştirdiğini belirterek, “Ülkemiz, dünya fındık ihracatında da %56’lık payla lider konumundadır” dedi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:Poppins">Fındıkta Verim Sorunu</span></span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:Poppins">Sarıbal, Türkiye’nin fındık üretim sorunlarının başında verim düşüklüğünün geldiğini ifade etti. Türkiye’de dekar başına verimin 93 kg civarında olduğunu belirten Sarıbal, “ABD’de ise bu rakam 285 kg. Verim ve maliyet farklılıkları, dikim alanlarının doğal ekolojisinden uzaklaşmasıyla önemli rol oynamıştır” diye konuştu.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:Poppins">Fındık Üretim Alanları ve Verim</span></span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:Poppins">Toplam 723 bin hektar olan fındık dikim alanlarının %73’ünün Orta ve Doğu Karadeniz bölgelerinde bulunduğunu vurgulayan Sarıbal, “Özellikle Sakarya, Düzce ve Zonguldak illerinde yoğunlaşan yeni dikim alanları, fındığın gerçek ekolojisi olarak tanımlanan 1. Standart bölgedeki daha yaşlı fındık bahçelerine göre 2 kat daha fazla verim sağlamaktadır” dedi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:Poppins">Avrupa'nın Fındık Üretimi Teşvikleri</span></span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:Poppins">Sarıbal, Avrupa Birliği’nin İtalya, İspanya, Yunanistan, Fransa ve Portekiz gibi ülkelerde fındık üretimini artırmak için destekler verdiğini belirtti. Almanya’nın da Arjantin, Azerbaycan, Gürcistan gibi ülkelerde fındık üretimini teşvik ettiğini ve Türkiye’nin piyasadaki üstünlüğünü kırmaya çalıştığını söyledi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:Poppins">Fındık Üreticilerine Yeterli Destek Verilmiyor</span></span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:Poppins">2006 yılında Fiskobirlik’in etkisizleştirilmesi amacıyla Toprak Mahsulleri Ofisi’ne (TMO) fındık alım görevi verildiğini ve üç yıl sonra “Yeni Fındık Stratejisi” uygulamaya konulduğunu hatırlatan Sarıbal, “Fındık üreticilerine alan bazlı gelir desteği uygulaması başlatılmıştır. Ancak, 2014 yılından bu yana 170 TL olan bu destek, enflasyon ve maliyet artışlarına rağmen 2023 yılında da aynı kalmıştır” dedi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:Poppins">İhracatta Yabancı Sermayenin Hakimiyeti</span></span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:Poppins">Türkiye’nin son üç yıllık ihracatının ortalama 310 bin ton iç fındık karşılığı yaklaşık 2 milyar dolar olduğunu belirten Sarıbal, “Fındık ihracatında ilk üç firmanın ikisi yabancı sermayelidir. 2023 yılının ihracat şampiyonu 378 milyon $ ile İtalyan Ferrero olup, ikinci sırada Balsu Gıda, üçüncü ise Singapur sermayeli Olam Gıda gelmektedir” dedi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:Poppins">Ferrero'nun Fındık Üreticileri Üzerindeki Etkisi</span></span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:Poppins">Sarıbal, Ferrero’nun 2014 yılında Oltan Gıda’yı satın alarak “Ferrero Fındık” adını verdiğini ve Türkiye’deki fındık üreticilerini kontrol altına almaya çalıştığını belirtti. Ferrero’nun 10 bin üreticiyle sözleşme yaptığını ve Karadeniz’de fındık üreten küçük çiftçileri tasfiye ederek büyük işletmeler oluşturmayı hedeflediğini söyledi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:Poppins">Fındık Fiyatlarının Baskılanması ve Öneriler</span></span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:Poppins">Sarıbal, fındık rekoltesinin yüksek gösterilerek fiyatların baskılandığını belirterek, “Dünya üretiminin %65’ini gerçekleştirdiğimiz fındık fiyatının belirlenmesi şirketlerin insafına bırakılmamalıdır” dedi. Sarıbal, önerilerini şu şekilde sıraladı:</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:Poppins">1. Fındık üreticilerinin örgütlenmeleri teşvik edilmeli ve Fiskobirlik üreticilerin doğrudan yönetimine katılacağı şekilde yeniden yapılandırılmalıdır.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:Poppins">2. Mevsimlik fındık işçilerine insana yakışır barınma ve çalışma koşulları sağlanmalıdır.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:Poppins">3. Fındık fiyatı üreticiler ve şirketler arasında pazarlıkla belirlenmelidir.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:Poppins">4. Alan bazlı destek günümüz koşullarına göre revize edilmelidir.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:Poppins">5. Fındığın taban alım fiyatı en az 160 TL olarak açıklanmalıdır.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:Poppins">Sarıbal, fındık üretiminin Türkiye ekonomisi için büyük önem taşıdığını vurgulayarak, üreticilerin sorunlarının çözülmesi için gerekli adımların atılması gerektiğini belirtti.</span></span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 01 Aug 2024 11:05:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2024/08/chp-milletvekili-saribaldan-findik-uretimi-ve-ihracatinda-carpici-aciklamalar-1722519706.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Çay ve kahve posaları komposta dönüşecek</title>
                <category>Röportajlar</category>
                <link>https://www.tarimpusulasi.com/haber/cay-ve-kahve-posalari-komposta-donusecek-40351</link>
                <guid>https://www.tarimpusulasi.com/haber/cay-ve-kahve-posalari-komposta-donusecek-40351</guid>
                <description><![CDATA[Nilüfer Belediyesi, Bursa Uludağ Üniversitesi ile imzaladığı protokolle birlikte, üniversite kampüsündeki kafelerden topladığı çay ve kahve posalarını, komposta dönüştürecek.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="font-family:Poppins">Pazar alanlarından ve kent bostanlarından toplanan organik atıkların yanı sıra budama atıklarını da komposta dönüştüren Nilüfer Belediyesi, çerçeveyi daha da genişletiyor. Nilüfer Belediyesi, Bursa Uludağ Üniversitesi iş birliğiyle üniversite kampüsü içinde yer alan kafelerden, çay ve kahve posalarını toplayarak, komposta dönüştürecek. Toplanan çay ve kahve posaları, Ürünlü’deki Nilüfer Kent Bostanları’nda yer alan kompost ünitesinde, gerekli işlemlerden geçtikten sonra kompost elde edilecek. Çevrenin korunması ve atık yönetimi için önemli olan bu iş birliği protokolüne, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Zerrin Güleş ile Bursa Uludağ Üniversitesi Rektör Yardımcısı Cafer Çiftçi imza koydu. </span></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="font-family:Poppins">FUSILLI projesi kapsamında Nilüfer’de atık yönetimini sürdürülebilir kılmak, sağlıklı, sürdürülebilir, güvenli, uygun maliyetli gıda sistemleri geliştirmek amacıyla önemli çalışmalar yürüttüklerini belirten Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Zerrin Güleş, bu çalışmalardan birinin de kompost üretimi olduğunu söyledi. </span></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="font-family:Poppins">Kompostun, toprak yapısı için önemine değinen Güleş, toprak kirliliğini ve kimyasal gübre kullanımını azaltmak amacıyla kompost üretim kapasitesini artırmayı hedeflediklerini ifade etti. Güleş, “Gıda sistemlerinin iklim değişikliği, kirlilikler, çevresel bozulmalar, biyoçeşitlilik kayıpları, nüfus artışı, kaynak kıtlığı gibi çeşitli faktörlerden etkilenerek her geçen gün sürdürülebilirliklerinin azaldığının bilincindeyiz. Organik katı atıklar, kompost üretimi için değerli bir kaynak. Kompost için en verimli girdilerin başında da çay ve kahve posaları geliyor. Kaynaklarımızı artırmak amacıyla Bursa Uludağ Üniversitesi ile iş birliği yapacağız. Bizim için değerli bir materyal olan çay ve kahve posaları artık üniversite bünyesinde ziyan edilmeden, verimli bir şekilde kullanılacak. Bursa Uludağ Üniversitesi ile yeni iş birliklerine de imza atacağız” diye konuştu. &nbsp;</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:Poppins">Nilüfer Belediyesi, elde ettiği kompostları hem yeşil alanlarda kullanacak hem de talep eden çiftçilere ve vatandaşların kullanımına sunacak.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:Poppins"><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/CAY-VE-KAHVE-AT%C4%B0KLAR%C4%B0-KOMPOSTA-DONESECEK-1.jpg" style="height:427px; width:640px" /><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/CAY-VE-KAHVE-AT%C4%B0KLAR%C4%B0-KOMPOSTA-DONESECEK-2.jpg" style="height:427px; width:640px" /><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/CAY-VE-KAHVE-AT%C4%B0KLAR%C4%B0-KOMPOSTA-DONESECEK-3.jpg" style="height:427px; width:640px" /><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/CAY-VE-KAHVE-AT%C4%B0KLAR%C4%B0-KOMPOSTA-DONESECEK-4.jpg" style="height:427px; width:640px" /><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/CAY-VE-KAHVE-AT%C4%B0KLAR%C4%B0-KOMPOSTA-DONESECEK-5.jpg" style="height:427px; width:640px" /><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/CAY-VE-KAHVE-AT%C4%B0KLAR%C4%B0-KOMPOSTA-DONESECEK-6.jpg" style="height:427px; width:640px" /></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 24 May 2024 16:41:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2024/05/cay-ve-kahve-posalari-komposta-donusecek-1716628495.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Gıda Fiyatlarında Zirve! Üretici ile Market Arasındaki Fark %284&#039;e Ulaştı</title>
                <category>Röportajlar</category>
                <link>https://www.tarimpusulasi.com/haber/gida-fiyatlarinda-zirve-uretici-ile-market-arasindaki-fark-284e-ulasti-40245</link>
                <guid>https://www.tarimpusulasi.com/haber/gida-fiyatlarinda-zirve-uretici-ile-market-arasindaki-fark-284e-ulasti-40245</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Poppins">Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Nisan ayı üretici ile market arasındaki fiyat değişimlerini, aylık ve yıllık girdi fiyatlarındaki değişimlerini yaptığı görüntülü basın açıklamasıyla değerlendirdi.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Poppins">“Nisan ayında üretici ve market arasındaki fiyat farkı en fazla yüzde 284,3 ile kuru incirde görüldü” diyen Bayraktar, açıklamasını şöyle sürdürdü;</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Poppins">“Kuru incirdeki fiyat farkını yüzde 229,9 ile limon, yüzde 227,4 ile karnabahar, yüzde 176,6 ile kuru üzüm, yüzde 169,5 ile patates takip etti.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Poppins">Kuru incir 3,8 kat, limon ve karnabahar 3,3 kat, kuru üzüm 2,8 kat, patates 2,7 kat fazlaya satıldı. Üreticide 115 lira olan kuru incir markette 441 lira 99 kuruşa, 7 lira 50 kuruş olan limon markette 24 lira 74 kuruşa, 10 lira 88 kuruş olan karnabahar 35 lira 61 kuruşa, 60 lira olan kuru üzüm 165 lira 99 kuruşa ve 10 lira olan patates 26 lira 95 kuruşa satıldı.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Poppins">Nisan ayında fiyatı en fazla artan ürün markette kuru soğan, üreticide limon olurken, fiyatı en fazla düşen ürün hem markette hem de üreticide patlıcan oldu.”</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-family:Poppins">Market fiyatları</span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Poppins">“Nisan ayında markette 39 ürünün 22’sinde fiyat artışı, 17’sinde ise fiyat azalışı görüldü. Nisan ayında markette fiyatı en fazla artan ürün yüzde 73,8 ile kuru soğan oldu. Kuru soğandaki fiyat artışını yüzde 52 ile patates, yüzde 47,9 ile limon, yüzde 23,2 ile tavuk eti ve yüzde 22,9 ile karnabahar takip etti.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Poppins">Markette fiyatı en fazla azalan ürün ise yüzde 51 ile patlıcan oldu. Patlıcandaki fiyat düşüşünü yüzde 50,7 ile sivri biber, yüzde 31,4 ile salatalık, yüzde 19,5 ile yumurta ve yüzde 14,5 ile kabak izledi.”</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-family:Poppins">Üretici fiyatları</span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Poppins">“Nisan ayında üreticide 31 ürünün 8’inde fiyat artışı olurken 14’ünde fiyat düşüşü görüldü. 9 üründe ise fiyat değişimi olmadı.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Poppins">Üreticide en çok fiyat düşüşü yüzde 60,4 ile patlıcanda görüldü. Patlıcandaki fiyat düşüşünü yüzde 58,6 ile sivri biber, yüzde 35,6 ile salatalık, yüzde 34,1 ile karnabahar, yüzde 25,8 ile yumurta ve yüzde 12,5 ile kabak izledi.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Poppins">Üreticide en çok fiyat artışı yüzde 114,3 ile limonda görüldü. Limondaki fiyat artışını yüzde 68,1 ile yeşil soğan, yüzde 20,1 ile maydanoz, yüzde 13,8 ile dana eti ve yüzde 7,2 ile kuzu eti izledi.”</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-family:Poppins">Üretici fiyat değişiminin nedenleri</span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Poppins">“Limonda sezonunun sonuna gelindiği için fiyatlar yükseldi. Arzdaki azalışa bağlı olarak yeşil soğan ve maydanozda fiyatlar arttı. Mevsim sonu itibarıyla havuca olan talebin azalmasıyla fiyat düştü. Yumurta sektöründeki dönemsel arz fazlası ile ihracatta yaşanan sıkıntılar birleşince yumurta fiyatları geriledi.”</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-family:Poppins">Sera ürünlerinde fiyatlar düştü</span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Poppins">“Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre; şubat ayı son 53 yılın en sıcak ikinci Şubat ayı, Mart ayı ise son 53 yılın en sıcak dokuzuncu Mart ayı oldu. Nisan ayında da sıcaklıkların mevsim normallerinin üzerinde olduğu 30 dereceleri aştığı görüldü.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Poppins">Mevsim normalleri üzerinde gerçekleşen aşırı sıcaklıklar serada yetiştirilen sebzelerde erken olgunlaşmayı sağladı, verimi artırdı. Olgunlaşmanın hızlanması ile birlikte hasat edilen ürün miktarındaki artış, diğer taraftan ihracata giden ürün talebinde azalma ile patlıcan, sivribiber, salatalık ve kabakta fiyatlar düştü.”</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-family:Poppins">Nisan ayı&nbsp;aylık ve yıllık girdi fiyatlarında yaşanan değişimler</span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Poppins">“Ziraat Odalarımız aracılığıyla girdi piyasalarından aldığımız fiyat verilerine göre; Nisan ayında, Mart ayına göre 20.20.0 gübresi yüzde 1,8, amonyum sülfat gübresi yüzde 1,7 ve DAP gübresi yüzde 1,6 oranında artış gösterdi. Buna karşın ÜRE gübresi yüzde 2,6, amonyum nitrat gübresi ise yüzde 2,2 oranında düştü.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Poppins">Geçen yılın Nisan ayına göre son bir yılda amonyum sülfat gübresi yüzde 40,2, ÜRE gübresi yüzde 38,7, DAP gübresi yüzde 31,2, amonyum nitrat gübresi yüzde 29,5 ve 20.20.0 gübresi yüzde 26,5 oranında arttı.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Poppins">Nisan ayında Mart ayına göre süt yemi yüzde 3, besi yemi yüzde 2,7, son bir yılda süt yemi yüzde 49, besi yemi yüzde 47 oranında arttı.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Poppins">Elektrik fiyatları yıllık olarak yüzde 19,8 oranında artarken tarım ilacı fiyatları yüzde 56,6 oranında arttı.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:Poppins">Nisan ayında mazot fiyatı aylık olarak yüzde 2 oranında düşmesine rağmen girdi fiyatlarında yıllık bazda en fazla artış yüzde 108,8 oranıyla mazotta görüldü.”</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 01 May 2024 09:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2024/05/gida-fiyatlarinda-zirve-uretici-ile-market-arasindaki-fark-284e-ulasti-1714650212.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Güneydoğu’nun 3 aylık hububat ihracatı 836,5 milyon dolar</title>
                <category>Röportajlar</category>
                <link>https://www.tarimpusulasi.com/haber/guneydogunun-3-aylik-hububat-ihracati-8365-milyon-dolar-40180</link>
                <guid>https://www.tarimpusulasi.com/haber/guneydogunun-3-aylik-hububat-ihracati-8365-milyon-dolar-40180</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Güneydoğu Anadolu bölgesinde ilk çeyrekte ihracat lideri olan hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörü, Ocak-Mart arası dönemde ihracatını yüzde 10 artırarak 836,5 milyon dolara taşıdı. Bölgenin temel gıda ürünleri arasında makarna ihracatı ilk sırada gelirken, onu sırasıyla buğday unu, ayçiçek tohumu yağı ve tatlı bisküvi-gofretler takip etti. İhracat artışı tatlı bisküvi ve gofretlerde yüzde 35’e, kakaolu mamullerde yüzde 45’e yaklaşırken; kakaosuz şeker ve şeker mamulleri ihracatındaki artış oranı yaklaşık yüzde 120 oldu. Afrika’ya mal satışlarının yüzde 9,4 gerilediği bu dönemde, en fazla ihracat yapılan Orta Doğu’da yüzde 15,4 yükseliş sağlandı.&nbsp;</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>“Hammadde maliyetinin gerilediği şekerleme ihracatımız yüzde 120 arttı”</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bayram şekerine olan yüksek talebin de etkisiyle ilk çeyrekte şeker ve şeker mamulleri ihracatının katlandığına dikkat çeken&nbsp;Güneydoğu Anadolu Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Celal Kadooğlu&nbsp;şunları söyledi:</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">“2023 yılında küresel şeker fiyatlarındaki yükselişin etkisiyle şekerleme imalat maliyetlerinde önemli artışlar yaşanmıştı. Bu yıl Hindistan ve Tayland gibi ülkelerdeki verimliliğin etkisiyle küresel şeker fiyatlarında geçen yıla göre bir gerileme yaşanması, şekerleme üreticisi firmalarımızın maliyetlerine olumlu yansıdı. Bununla birlikte şekerleme ihracatımızda miktar bazında yaklaşık yüzde 125 seviyesindeki artış, değer bazında yüzde 120’lik bir yükselişi de beraberinde getirdi. Şeker ve şeker mamulleri ihracatımızda Irak, ABD, Suriye ve Almanya gibi farklı coğrafyalar ve farklı alım gücüne sahip müşteri grupları öne çıkıyor. Bölgemizin ihracatında dökme şeker gibi uygun fiyatlı ürünlerin yanı sıra, yüksek standartları şart koşan alıcılara hitap eden marka ürünler de yer alıyor.”</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>“Cumhurbaşkanımızın Irak ziyareti, ticaretimize katkı sağlayacak”</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Hububat sektörü ihracatında önemli bir yere sahip olan Irak’ın gıda ürünleri ithalatına getirdiği kısıtlamaların sektörel ihracata etkilerini değerlendiren&nbsp;Kadooğlu&nbsp;şunları söyledi:</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">“Bölgemiz için önemli bir gelir kaynağı olan Irak’a, Güneydoğu Anadolu’daki firmalarımız ayda ortalama 100 milyon dolar tutarında temel gıda ürünü satıyor. Bu veriler, sektörün Irak’a toplam ihracatının yarıdan fazlasının bölgemizden yapıldığı anlamına geliyor. &nbsp;Türkiye’nin ilk çeyrekteki toplam 3,1 milyar dolarlık hububat ihracatı içinde Irak’ın payı 583 milyon dolar olarak gerçekleşti. Fakat iki ülke arasındaki bağlar göz önüne alındığında burada daha fazla potansiyelin olduğu açık. İlave vergi gibi son zamanlarda artan kısıtlayıcı uygulamalar bu potansiyelin hayata geçmesine mâni oluyor. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın Nisan ayında Irak’a gerçekleştirmesi planlanan ziyaretinin, iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin gelişimine büyük katkı sağlayacağına inanıyoruz.”</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 14 Apr 2024 09:18:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2024/04/guneydogunun-3-aylik-hububat-ihracati-8365-milyon-dolar-1713169243.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Akhisar Çiftçilerine 12,7 Milyon TL’lik Destek Ödemesi</title>
                <category>Röportajlar</category>
                <link>https://www.tarimpusulasi.com/haber/akhisar-ciftcilerine-127-milyon-tllik-destek-odemesi-40076</link>
                <guid>https://www.tarimpusulasi.com/haber/akhisar-ciftcilerine-127-milyon-tllik-destek-odemesi-40076</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Tarım ve Orman Bakanlığı, bugün itibarıyla Akhisarlı çiftçilere toplam 12.674.760,93 TL tutarında mazot ve gübre desteği ödemesi yapılacağını açıkladı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Akhisar’da 2023 Üretim Yılı Pamuk Parselleri Mazot ve Gübre destekleme ödemesi, 493 Üreticiye Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından sağlanan tarımsal destek ödemeleri kapsamında 36.461,989 dekar’ da, toplam 12.674.760,93 TL ödeme yapılacak.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 22 Mar 2024 18:44:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2024/03/akhisar-ciftcilerine-127-milyon-tllik-destek-odemesi-1711179923.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Baharat sektörü 2024 yılına güçlü başladı</title>
                <category>Röportajlar</category>
                <link>https://www.tarimpusulasi.com/haber/baharat-sektoru-2024-yilina-guclu-basladi-39927</link>
                <guid>https://www.tarimpusulasi.com/haber/baharat-sektoru-2024-yilina-guclu-basladi-39927</guid>
                <description><![CDATA[Kekik ve defnenin üretim ve ihracatında dünya lideri olan Türk baharat ihracatçıları 2024 yılına yüzde 51 artışla başladı. Baharat sektörü Ocak-Şubat döneminde ihracatını 56 milyon dolardan 86 milyon dolara çıkardı. Bu ihracatın 54 milyon dolarlık kısmını ise Egeli ihracatçılar gerçekleştirdi. Baharat ihracatı miktar bazında da ilk iki ayda yüzde 31 artışla 24 bin tona ulaştı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">Ege İhracatçı Birlikleri çatısı altındaki baharat ihracatçıları Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği ve Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar İhracatçıları Birliği bünyesinde bulunuyor. </span></span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><strong><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">Baharat ihracatını artırmak için iki Turquality Projesi </span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif"><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/mehmet-ali-gurle-1.jpg" style="border-style:solid; border-width:5px; float:left; height:213px; width:320px" />Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ali Fuat Gürle, “Türk gıda ürünlerinin ABD pazarında bilinirliğini ve ihracatını artırmak için Ege İhracatçı Birlikleri tarafından 6 yıldır TURQUALITY Projemizi yürütüyoruz. Bu projenin en önemli ayaklarından birisi Türk baharatlarının tanıtımıydı. Şimdi ise Birliğimiz ve Akdeniz Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği ortaklığında yürütülmesi planlanan “<strong>Turkish Herbal Tea</strong>” adlı Turquality Projemiz Ticaret Bakanlığı tarafından onaylandı. Proje ile 2023-2026 yılları arasında 4 yıllık bir süreçte tanıtım faaliyetleri yürütmeyi, bu faaliyetlerle kekik, adaçayı, defne, biberiye, meyan kökü gibi ürünlerin desteklenen kalemlerle tanıtımlarını yaparak ihracatta büyüme sağlamayı hedeflemekteyiz. ABD ve Almanya öncelikli hedef pazarlar olmak üzere hedef pazarlarda sağlık temalı Türk tıbbi ve aromatik bitkilerinin bitki çayı özelinde tanıtımını yapmayı planlıyoruz.” dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><strong><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">Türkiye’nin baharat ihracatının merkez üssü Ege Bölgesi</span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif"><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/muhammet-ozturk-1.jpg" style="border-style:solid; border-width:5px; float:left; height:213px; width:320px" />Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Muhammet Öztürk, “Türk baharat sektörü, 2023 yılında yüzde 10 artışla 186 milyon dolarlık baharat ihracatına imza attı. Türkiye’nin baharat ihracatının merkez üssü Ege Bölgesi ise baharat ihracatının yüzde 64’ünü gerçekleştirerek 118 milyon dolarlık dövizi Türkiye’ye kazandırdı. Türkiye'de üretilen baharatları, 2023 yılında 153 ülkeye ihraç ettik. 2023 yılında ihracatımızda ilk sırada olan ülkeler; ABD’ye 23 milyon dolarlık, Almanya’ya 21 milyon dolarlık, Çin’e 10 milyon dolarlık, Fransa ve Tayland’a 6 milyon dolarlık, Birleşik Krallık, Hindistan ve Hollanda’ya 4 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdik. Uzakdoğu’nun en büyük gıda fuarı olan Foodex Japan Fuarı’na Türkiye Milli Katılım Organizasyonun bu yıl 26.’sını yaparak Türk baharatlarını da tanıtıyoruz. Japonya’nın son 5 yılda gıda ithalatı yüzde 17’lik artışla 62 milyar dolardan 73,6 milyar dolara çıktı. Aynı dönemde Türkiye’nin Japonya’ya yaptığı gıda ihracatı ise; yüzde 72’lik artışla 164 milyon dolardan 282 milyon dolara yükseldi. Japonya pazarında güçlüyüz, verimli bir fuar geçiriyoruz. Günümüzde yıllık 200 milyon dolar ihracat rakamına ulaşan baharat ihracatımızı uzun vadede 1 milyar dolar seviyesine taşımayı hedefliyoruz.” diye konuştu.&nbsp; </span></span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><strong><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">Ürünlerdeki kalite sorunu üreticide çözülmeli</span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif"><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/Nurettin-Tarakcioglu-1.jpg" style="border-style:solid; border-width:5px; float:right; height:256px; width:320px" />Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Nurettin Tarakçıoğlu, “2023 yılında 51 milyon dolarla kekik, 45 milyon dolarla defne, 17 milyon dolarla kimyon, 14 milyon dolarla toz biber, 7 milyon dolarla sumak ve adaçayı en fazla ihraç ettiğimiz ürünler arasında yer alıyor. Avrupa Birliği başta olmak üzere tüm dünyaya ihracatın devamlılığı için ürünlerdeki kalite sorununun çözümü hayati önem taşıyor. Ürünlerdeki kalite sorunu üreticide çözülmeli. Uzun süredir İl Tarım ve Orman Müdürlükleri ile birlikte toplantılar ve eğitimler düzenleyerek yabancı ot kalıntısı nedeniyle ortaya çıkan ürünlerdeki kalite sorununun ortadan kaldırılması için yapılması gerekenleri anlatıyoruz.” diye konuştu. &nbsp;</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><strong><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">Analiz fiyatları makul ve ihracatı destekler boyutta olmalı</span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">Tarakçıoğlu, “Ürünlerdeki kalite sorununun ortadan kaldırılması için Tarım Bakanlığı, ihracatçı ve üretici işbirliği yapmalı. Üretimden paketlemeye kadar tedarik zincirinin komple çözüme kavuşturulması lazım. Analiz masrafları ihracatçıya maliyet oluşturuyor. Piyasa fiyatlarıyla analiz yapılmalı. İhracatın önünü açmak için analiz fiyatları makul ve ihracatı destekler boyutta olmalı. ABD pazarında ihracatımız istikrarlı bir şekilde devam ediyor. Uzakdoğu ve Avrupa’da defne ihracatında yoğun artış var. Kekik ve adaçayında kalite sorunu var. Düşük kur ihracatçılar için problem yaratıyor. Döviz kurları ihracatı destekler boyutta olmalı. İşçilik ve enerji maliyetleri arttı. Navlun fiyatları hareketlendi ve tekrardan yükselişe geçti. Enflasyonun hareketli olduğu bir ortamda maliyet yapmakta güçlük çekiyoruz.” dedi. &nbsp;</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 11 Mar 2024 09:25:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2024/03/baharat-sektoru-2024-yilina-guclu-basladi-1710156537.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kahramanmaraş’ta Şap Aşısı Sonrası Hayvan Ölümleri: Sarıbal Soruşturma Talep Ediyor</title>
                <category>Röportajlar</category>
                <link>https://www.tarimpusulasi.com/haber/kahramanmarasta-sap-asisi-sonrasi-hayvan-olumleri-saribal-sorusturma-talep-ediyor-39872</link>
                <guid>https://www.tarimpusulasi.com/haber/kahramanmarasta-sap-asisi-sonrasi-hayvan-olumleri-saribal-sorusturma-talep-ediyor-39872</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Kahramanmaraş, Afşin ilçesindeki bir besi çiftliğinde yaşanan ve şap aşısı sonrası gerçekleştiği iddia edilen hayvan ölümleri, CHP Bursa Milletvekili ve Parti Meclisi Üyesi Orhan Sarıbal tarafından gündeme taşındı. Sarıbal, Tarım Bakanı Yumaklı’ya konuyla ilgili sorular yöneltti.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">6 Şubat 2024 tarihinde İlçe Tarım Müdürlüğü ekiplerinin rutin şap aşısını uyguladığı çiftlikte, aşıdan bir gün sonra hayvanların ölmeye başladığı belirtildi. Kesim için bekleyen ve aşı yapılmayan hayvanlarda herhangi bir ölüm gözlemlenmezken, toplamda 56 hayvanın kaybedildiği ifade edildi. Besicilerin İlçe Tarım’a yaptıkları başvurunun ardından alınan numunelerin analizi, ölüm nedenini “belirsiz” olarak ortaya koydu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Sarıbal, Bakan Yumaklı’ya şu soruları yöneltti:</span></span></p>

<ol>
	<li><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">İlgili çiftlikte yaşananlar Bakanlığınızın ilgili birimlerine bildirilmiş midir?</span></span></li>
	<li><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">29 Ocak-31 Mart 2024 tarihleri arasında yürütülen “Baskın Aşılama Programı” kapsamında başka hayvan ölümleri yaşanmış mıdır? Eğer yaşanmışsa, hangi il ve ilçelerde kaç hayvan etkilenmiştir?</span></span></li>
	<li><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">İlçe Tarım’ın uyguladığı aşı stoğu incelenmiş midir? İncelendi ise sonuçlar nelerdir?</span></span></li>
	<li><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Adana’dan gelen ekiplerin ölen hayvanlardan aldığı numuneler “ölüm nedeni belirsiz” sonucunu vermişse de, aşı uygulanmayan hayvanların sağ kalması durumu şüphe uyandırmaktadır. Bu durum, özel bir inceleme, teftiş veya denetim gerektirir mi?</span></span></li>
	<li><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Çiftlikte yaşanan hayvan kaybı ile ilgili olarak besicilerin mağduriyeti için Bakanlığınızın herhangi bir önlemi var mıdır?</span></span></li>
	<li><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Aşıları yapan kişiler ve kurum hakkında bir inceleme başlatılmış mıdır?</span></span></li>
	<li><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Aşı kaynaklı hayvan ölümlerinin istatistiksel bir kaydı var mıdır? Yıllık ve aşı periyotlarına göre hayvan kaybı oranları nedir?</span></span></li>
	<li><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Aşı kaynaklı hayvan kayıplarında izlenmesi gereken standart bir prosedür veya ilgili bir birim mevcut mudur?</span></span></li>
</ol>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 04 Mar 2024 12:42:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2024/03/kahramanmarasta-sap-asisi-sonrasi-hayvan-olumleri-saribal-sorusturma-talep-ediyor-1709552671.JPG"/>
            </item>
                                <item>
                <title>2023 Eskişehir’in Kırsal Kalkınma Yılı Oldu</title>
                <category>Röportajlar</category>
                <link>https://www.tarimpusulasi.com/haber/2023-eskisehirin-kirsal-kalkinma-yili-oldu-39492</link>
                <guid>https://www.tarimpusulasi.com/haber/2023-eskisehirin-kirsal-kalkinma-yili-oldu-39492</guid>
                <description><![CDATA[Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı aracılığıyla 2023 yılında üretime olan desteğini birbirini ardına hayata geçirdiği başarılı projelerle sürdürdü. Tarım ve hayvancılıkta yıl boyunca çeşitliliği artırarak çok önemli desteklere imza atan Büyükşehir Belediyesi, bu alanda Türkiye’ye örnek çalışmalara imza attı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı aracılığıyla 2023 yılında üretime olan desteğini birbirini ardına hayata geçirdiği başarılı projelerle sürdürdü. Tarım ve hayvancılıkta yıl boyunca çeşitliliği artırarak çok önemli desteklere imza atan Büyükşehir Belediyesi, bu alanda Türkiye’ye örnek çalışmalara imza attı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Yapılan destekleri değerlendiren Başkan Büyükerşen, “Tam bağımsızlık için ekonomik bağımsızlık çok önemlidir. Bunun da yolu üretimden geçiyor. Ülkemiz tüketen değil üreten bir ülke olmak zorunda. Eskişehir modeliyle çiftçi ve hayvan üreticimize verdiğimiz desteklerin geri dönüşlerini çok önemsiyor; çalışkan, üretken Eskişehirliler ile birlikte 2024 yılında da daha fazla üretmeye devam edeceğimizin altını çizmek istiyorum.” dedi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bereketli toprakları ile Eskişehir tarım ve hayvancılıkta İç Anadolu’nun en önemli tarım şehirlerinden biri iken, son yıllarda başta ekonomik krizle birlikte artan girdi maliyetleri, göç ve kırsal alandaki nüfus yaş ortalamasının yükselmesi gibi birçok sebeple üretmekte zorlandığı noktada çiftçi ve üreticinin imdadına Eskişehir Büyükşehir Belediyesi yetişti.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Büyükşehir Belediyesi’nin Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı aracılığıyla tarım ve hayvancılıkta üretime destek amaçlı hayata geçirdiği çok sayıda proje ile kırsalda üretim artarken, desteklerle birlikte tarlalar ve ağıllar boş kalmadı, kırsal kalkınmada yeniden umutları yeşerten çok önemli hamleler yapıldı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/2023-Eskisehirin-kirsal-kalkinma-yili-oldu-big-9437-1-2023-12-27-1703685561.jpg" style="height:426px; width:640px" /></span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Yapılan çalışmalar hakkında bilgi veren Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı yetkilileri, “2023 yılında&nbsp;Sivrihisar, Çifteler ve Beylikova İlçe ve mahallelerinde Genç Çiftçiye Ceviz ve Badem Desteği Projesi kapsamında 93 çiftçiye toplam 5000 adet fidan desteği yapılmıştır. Çifteler ilçesinde hayvancılık ile uğraşan ve talepte bulunan ihtiyaç sahibi 25 aileye noter huzurunda yapılan çekiliş ile toplam 250 adet küçükbaş desteğinde bulunulmuştur. İnönü İlçesi Damızlık Manda Yetiştiricileri Birliğinin başvurusu üzerine, manda yetiştiriciliği yapan birlik üyelerinin elde ettiği manda sütü ürünlerinin satışını kolaylaştırmak ve kazanç elde etmelerini desteklemek amacıyla 1000 adet plastik yoğurt kabı, 1000 adet plastik kaymak kabı ve 2000 adet sticker birliğe teslim edilmiştir. İnönü ve Beylikova ilçelerinde küçükbaş hayvan yetiştiricileri için Beylikova'dan 43 üreticiye, İnönü'den ise 82 üreticiye 24’er adet olmak üzere toplam 3000 adet Mineral Blok desteği yapılmıştır. 2023 Mart ayı itibariyle Mihalıççık Belediyesi ile Kurutma Tesisinde Yaş Meyve ve Sebze Kurutulması ve Gıdaların İşlenmesini kapsayan 5 yıllık yeni bir protokol imzalanmış, tesis ilçe belediyesi tarafından kullanılmaya başlanmıştır. 2023 yılı dönemi için yaklaşık 1000 dekarlık arazimizde Reis ve Es26 çeşit ekmeklik buğday ekimi yapılmıştır. Belediyemiz tarım arazilerinde yetiştirilen buğdaydan elde edilen saman balyası yem desteği olarak hayvan yetiştiriciliği yapan üreticilerimize verilmiştir. Bu kapsamda Beylikova ilçesinde 28, Çifteler ilçesinde 17 ve Han ilçesinde 44 üretici olmak üzere toplam 89 üreticiye 50'şer adet saman balyası(toplam 4450 adet) verilmiştir. Ayrıca Karahüyük mahallesindeki tarım arazilerimizden elde edilen 765 adet saman balyası da Alpu ilçesindeki küçükbaş ağılımıza yem olarak gönderilmiştir. Yetiştirilen 152 ton buğday tanesinden ise Halk Un projesi kapsamında 106 ton un elde edilmiştir. Elde edilen un 25 kg’lık çuvallar halinde paketlenmiş olup, 1500 çuval (37.500 kg) Sosyal Hizmetler Dairesine ve 300 çuval (7.500 kg) Destek Hizmetleri Dairesine (Aşevine) ihtiyaç sahiplerine dağıtılması için verilmiştir. Ayrıca ilçelerimizdeki ihtiyaç sahiplerine dağıtılması için Alpu Belediyesi’ne, Han Belediyesi’ne, Seyitgazi Belediyesi’ne, Mahmudiye Belediyesi’ne, Mihalıççık Belediyesi’ne ve Çifteler Koordine Merkezine 100’er çuval un verilmiştir. Kalan un ise paketlenerek belediyemiz Üretici Marketlerinde satışa sunulacaktır.” dediler.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/2023-Eskisehirin-kirsal-kalkinma-yili-oldu-big_9437-1-2023-12-27-1703685591.jpg" style="height:426px; width:640px" /></span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Hasat desteği projesine değinen yetkililer, “2023 yılı Küçük Çiftçiye Hasat Desteği Projesi kapsamında Biçerdöverciler Federasyonu koordinesi ile birlikte hasat işlemleri tamamlanmış, bu destek ile 1240 çiftçinin 25'er dekarlık arazisi toplam 31.000 dekar arazi belediyemiz tarafından hasat edilmiştir. Kahramanmaraş merkezli yaşanan deprem sebebiyle, Kahramanmaraş bölgesinde afetten etkilenen hayvancılıkla uğraşan 43 üreticiye Şubat ayında toplam 26.250 kg küçükbaş ve büyükbaş hayvan yemi desteğinde bulunulmuştur. Malatya bölgesinde afetten etkilenen hayvancılıkla uğraşan üreticilere Han ve Mihalıççık Belediyelerinden temin edilen 18 ton küçükbaş ve büyükbaş hayvan yeminin dağıtımı Daire Başkanlığımız tarafından planlanarak yapılmıştır. Sivrihisar, Beylikova ve Günyüzü ilçelerinde, merkez ve mahallelerinde yapılması planlanan Sıvı Gübre Desteği Projesi kapsamında Sivrihisar ilçesinde 284, Beylikova ilçesinde 60 ve Günyüzü ilçesinde 164 olmak üzere toplam 508 çiftçiye destekte bulunulmuştur. Çifteler, Mahmudiye, İnönü, Mihalgazi ve Sarıcakaya ilçelerinde Mayıs ayı içerisinde toplam 554 çiftçiye sıvı gübre desteğinde bulunulmuştur. Odunpazarı, Tepebaşı, Sakintepe ve Yıldırım Çiftliği bölgelerinde sıvı gübre ve plastik kasa desteği yapılması için hazırlanan proje kapsamında, Odunpazarı ilçesinde 54 kişiye sıvı gübre, Tepebaşı İlçesinde ise 46 kişiye sıvı gübre ve 38 kişiye plastik kasa desteği gerçekleştirilmiştir. Çifteler, Mahmudiye ve İnönü ilçelerinde 47 ayçiçeği ve şeker pancarı üreticisine 40'ar litre NPK'lı ve 40'ar litre mikrobiyal sıvı gübre desteği yapılmıştır. 2023 yılı içerisinde üreticiye toplam 29.750 litre NPK’lı sıvı gübre ve 50.500 litre sıvı mikrobiyal gübre dağıtılmıştır.” ifadelerini kullandılar.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/2023-Eskisehirin-kirsal-kalkinma-yili-oldu-big_9437-1-2023-12-27-1703685588.jpg" style="height:426px; width:640px" /></span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Hayvan yetiştiricilerine verilen destekleri sıralayan yetkililer, “Eskişehir İli Damızlık Manda Yetiştiriciler Birliği ile yapılan görüşmeler sonucunda, birlik üyesi olan ve İnönü'de yetiştiricilik yapan 40 kişiye 20' şer adet olmak üzere toplam 800 adet yonca balyası desteği yapılmıştır. Laçin'de yetiştirilen yoncadan 2023 yılı içerisinde yapılan hasatlar sonucu toplam 1860 yonca balyası Sarıcakaya ilçesindeki 36 üretici ile Seyitgazi ve Alpu ilçelerinde bulunan küçükbaş hayvan ağıllarına yem desteği olarak verilmiştir. Sarıcakaya ve Mihalgazi ilçelerinde örtü altı ve açık üretim sebze yetiştiriciliği yapan çiftçilere Mayıslar’da bulunan Plastik Kasa Tesisinde üretilen plastik kasalardan destekte bulunulmuştur. Bu kapsamda Mihalgazi’de 153 çiftçiye 150’ şer adet olmak üzere 22.950 adet; Sarıcakaya’da ise 226 çiftçiye 150’ şer adet olmak üzere 33.900 adet, toplamda yaklaşık 57.000 adet plastik kasa desteği verilmiştir. Sarıcakaya ve Mihalgazi ilçelerinde, zeytinciliği geliştirmek amacıyla yürütülen proje kapsamında 21 zeytin yetiştiriciliği yapan üreticiden toplam 10.300 kg zeytin toplanarak soğuk sıkım yapılmıştır. Yaklaşık 1000 litre zeytinyağı elde edilmiştir. Elde edilen natürel yağın analizleri yaptırılmıştır. Elde edilen bu yağlar 100 ml’lik 4500 adet şişeye ve 250 ml’lik 1980 adet şişeye doldurularak Üretici Marketlerde satışa sunulacaktır. Ayrıca zeytinciliğin Orta Sakarya vadisinde zeytinciliğin geliştirilmesi ve bölgede üretilen zeytinyağının değerinin farkındalığının artırılması amacıyla Zeytinyağı ve Sağlık Paneli düzenlenmiştir.” dediler.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/2023-Eskisehirin-kirsal-kalkinma-yili-oldu-big-9437-1-2023-12-27-1703685560.jpg" style="height:426px; width:640px" /></span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>“ÇOK ÇALIŞIP ÜRETMEK ZORUNDAYIZ”</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ülkenin geleceğinde tarım ve hayvancılığın çok büyük önemi olduğuna vurgu yapan Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen, “Artan ağır maliyetler nedeniyle üretemez duruma düşen çiftçimize umut ve moral olmak adına, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi olarak başlattığımız kırsal kalkınma projelerimiz devam ediyor. Fide ve fidan desteği, yem ve hububat desteği, canlı hayvan desteği, ekipman, tohum ve hasat desteği, plastik kasa desteği gibi birçok noktada küçük çiftçimizin yanlarında oluyoruz. Bunun yanı sıra, çiftçimize ek gelir sağlayabilecek alternatif modeller üzerinde çalışıyoruz. Kuru tarımı tekrar canlandırmak üzere Seyitgazi ilçemizde ekimini yaparak hasatta güzel bir verim aldığımız ata mirası karakılçık buğdayını çoğaltmak üzere tohum olarak çiftçilerimize verdik. Yeniden kuru tarım ile boş kalan tarlaların canlanmasını hedefliyoruz. Şunu özellikle vurgulamam gerekiyor ki; gıda sıkıntısı gelecek yıllarda daha da artacak ve bu büyük soruna karşı yalnızca üretim yapan ülkeler hazırlıklı olacaklar. Eskişehir modeliyle üretime verdiğimiz desteğin karşılığını görmek gönlümüzü ferahlatsa da bu alanda daha çok çalışmaya devam edeceğimizi ifade etmek istiyorum. Eskişehir, üretken, çalışkan insanların şehridir. Hep birlikte daha çok çalışarak önce şehrimizi sonra ülkemizi bu çıkmaz sokaktan alıp çıkarmalıyız. Büyük Önder Atatürk’ün ‘Köylü milletin efendisidir!’ sözünden yola çıkarak, yeniden köylüyü milletin efendisi yapmak istiyoruz. Çünkü kurtuluşumuz, doğru tarım politikalarıyla gerçekleşecek tarımsal kalkınmadan geçiyor. 2023 yılında olduğu gibi 2024 yılında da projeler üretmeye, kalkınmaya destek olmaya, tarım ve hayvancılıkta yeni yollar açmaya devam edeceğiz. Ekonomik bağımsızlığın tek anahtarı üretimdir. Şehrimiz için, ülkemiz için çok çalışıp üretmek yegane hedefimiz olmalıdır.&nbsp;Çalışkan, üretken Eskişehirliler ile birlikte 2024 yılında da daha fazla üretmeye devam edeceğimizin altını çizmek istiyorum.” dedi.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 01 Jan 2024 09:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2024/01/2023-eskisehirin-kirsal-kalkinma-yili-oldu-1704194390.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Marmarabirlik’ten 231 milyon TL ödeme</title>
                <category>Röportajlar</category>
                <link>https://www.tarimpusulasi.com/haber/marmarabirlikten-231-milyon-tl-odeme-39450</link>
                <guid>https://www.tarimpusulasi.com/haber/marmarabirlikten-231-milyon-tl-odeme-39450</guid>
                <description><![CDATA[2023/2024 iş yılı ürün alım kampanyası devam eden Marmarabirlik’te ortaklara 22 Aralık tarihinde 4.dilim olarak 231 milyon TL ödeme yapılacak.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Marmarabirlik 22 Aralık 2023 Cuma günü (yarın) ortaklara, 2 Aralık- 15 Aralık tarihleri arasında teslim ettiği ürün bedellerinin % 50’sinin karşılığı olarak 231 milyon TL ödeme yapacak. Ortaklar 4.dilim ödemelerini Ziraat Bankası ATM’lerinden alabilecekler. Bu ödeme ile birlikte ortaklara toplam 1 Milyar 221 milyon TL ödeme gerçekleştirilmiş olacak. Marmarabirlik alımların başladığı 24 Ekim 2023 tarihinden bugüne kadar 2 Milyar 777 milyon TL tutarında alım gerçekleştirdi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Tavan fiyatın 45 TL, taban fiyatın da 125 TL olduğu 2023/2024 ürün alım kampanyasının sonuna doğru yaklaştıklarını belirten Yönetim Kurulu Başkanı Hidamet Asa yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Sonuna yaklaştığımız&nbsp; ürün alım kampanya süresince üreticilerimiz sorunsuz bir şekilde ürünlerini kooperatiflerine teslim etmişlerdir. Tüm kooperatif bölgelerinde 18-20 dane zeytin alımları, ortalama % 41 oranındadır. 1 Kg zeytin üretim maliyeti 30 TL’dir. Marmarabirlik’in almış olduğu ürün miktarı ve ödenecek tutarı mukayese ettiğimizde yağlık dahil ortalama alım fiyatımız 91,50 TL’dir. Zeytin üreticisi emeğinin ve alın terinin karşılığını almıştır. Daha önce de ifade ettiğimiz gibi gelecekte en çok kazandıran tarım ürünü zeytin olacaktır.”</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">Ürün alımlarında olduğu gibi ürün satışlarının da Marmarabirlik açısından büyük önem arz ettiğini ifade eden Başkan Asa, “Şimdiden aldığımız ürünün satış kısmını değerlendirmeye başladık. 125 TL’ye alınan ürünün % 25 firesi ile birlikte, alım maliyeti, nakliye, üretim, ambalaj, finansman ve pazarlama giderlerini de hesaba kattığımızda, 1 kg zeytinin Marmarabirlik’e maliyeti 223,00 TL’yi bulmaktadır. Bu üründen kazanç elde etmelisiniz ki aldığınız ürünü yerine koyabilesiniz. Marmarabirlik Yönetim Kurulu, Genel Müdürlük makamı, çalışanlarımız ve iş ortaklarımızla birlikte böyle zor yılı da sorunsuz bir şekilde atlatacağımıza inanıyorum” diye konuştu.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 21 Dec 2023 11:10:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2023/12/marmarabirlikten-231-milyon-tl-odeme-1703162936.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>GEKA’DAN Büyükşehir ve Tarımsal Güç Birliği’ne Eğitim Desteği</title>
                <category>Röportajlar</category>
                <link>https://www.tarimpusulasi.com/haber/gekadan-buyuksehir-ve-tarimsal-guc-birligine-egitim-destegi-39434</link>
                <guid>https://www.tarimpusulasi.com/haber/gekadan-buyuksehir-ve-tarimsal-guc-birligine-egitim-destegi-39434</guid>
                <description><![CDATA[Muğla Büyükşehir Belediyesi ve Muğla Tarımsal Güçbirliği’nin “Kooperatifçilik” ve “Kooperatiflerde belge düzeni ve muhasebe eğitimi” konularındaki başvuruları GEKA tarafından kabul edildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Muğla Büyükşehir Belediyesi ve Muğla Tarımsal Güçbirliği İşletme Kooperatifi GEKA’ya “Kooperatifçilik” ve “Kooperatiflerde belge düzeni ve muhasebe eğitimi” konularında başvuruda bulundu. Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin “Kooperatiflerde belge düzeni ve muhasebe eğitimi” konusundaki başvurusu kabul edildi. Başvuru sonrasında Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı teknik personeline 3 gün eğitim verilecek. Eğitimin içeriği Kooperatiflerde Muhasebe, Raporlama ve Denetim, Kooperatiflerde Bütçeleme, Finansal Tabloların Analizi ve Faaliyet Raporu, Finansal Okur yazarlılık olacak.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Muğla Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde kurulan Muğla Tarım Güçbirliği İşletme Kooperatifi’de “Kooperatifçilik” konusunda GEKA’ya başvuruda bulundu ve kabul edildi. GEKA’nın desteklediği eğitim ise; Kooperatiflerin Kuruluş ve Ana Sözleşme İşlemleri, Ortakların Hak ve Yükümlülükleri, Kooperatiflerin Üst Örgütlenmesi, Kooperatiflerde Muhasebe, Raporlama ve Denetim ve Kooperatiflerde Bütçeleme, Finansal Tabloların Analizi ve Faaliyet Raporu başlıklarında olacak. Alınan eğitimler sonucunda Muğla Tarım Güçbirliği İşletme Kooperatifi ortaklarının potansiyeli ve gelişiminin artması hedefleniyor.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 19 Dec 2023 12:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2023/12/gekadan-buyuksehir-ve-tarimsal-guc-birligine-egitim-destegi-1703058386.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Başkan Altay: “Temel Hedefimiz Atıl Arazileri Ülke Ekonomisine Kazandırmak”</title>
                <category>Röportajlar</category>
                <link>https://www.tarimpusulasi.com/haber/baskan-altay-temel-hedefimiz-atil-arazileri-ulke-ekonomisine-kazandirmak-39346</link>
                <guid>https://www.tarimpusulasi.com/haber/baskan-altay-temel-hedefimiz-atil-arazileri-ulke-ekonomisine-kazandirmak-39346</guid>
                <description><![CDATA[Konya Büyükşehir Belediyesi ve Karatay Belediyesi tarafından ortak yürütülen proje kapsamında Saraçoğlu Mahallesi'ndeki 14 milyon metrekarelik arazinin yaklaşık 6 milyon metrekarelik kısmında kış öncesi buğday ekimi yapıldı. Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, ekimini yaptıkları buğdayın yerli ve milli ‘Bayraktar’ çeşidini kullandıklarını belirterek, “Kuru şartlara dayanıklı ve verimi yüksek olan buğdaydan elde edeceğimiz unu ekmek üretiminde değerlendireceğiz. Ayrıca, yine ülkemizin yerli ve milli tohum ihtiyacına destek olmak amacıyla 2 milyon 300 bin metrekarelik alanda da tohumluk buğday ekimi gerçekleştiriyoruz. Burada temel hedefimiz atıl arazileri ülke ekonomisine kazandırmak” dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Konya Büyükşehir Belediyesi ve Karatay Belediyesi’nin birlikte yürüttüğü projede kapsamında Saraçoğlu Mahallesi’ndeki 14 milyon metrekarelik arazide tarımsal üretim yapılıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Konya’nın Türkiye’nin en önemli tarım merkezlerinden olduğunu anımsatarak, şehir genelinde hayata geçirdikleri projelerle tarımsal üretimden maksimum verim almak için yoğun gayret gösterdiklerini dile getirdi.&nbsp;</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bu doğrultuda Konya için en önemli tarım projelerinden birisinin Saraçoğlu Mahallesi’nde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından tahsis edilen 14 milyon kilometrekarelik arazide yürüttükleri proje olduğunu kaydeden Başkan Altay şöyle devam etti: “Tarımsal üretim kampüsümüzde geçtiğimiz sezon buğday, nohut ve tohumluk patatesin ilk ekim ve hasadını yapmıştık. 2023-2024 sezonunu da kış öncesi buğday ekimi ile açtık. Arazinin 5 milyon 840 bin metrekarelik bölümünde ekimini yaptığımız buğdayın yerli ve milli ‘Bayraktar’ çeşidini kullandık. Kuru şartlara dayanıklı ve verimi yüksek olan buğdaydan elde edeceğimiz unu ekmek üretiminde değerlendireceğiz. Ayrıca, yine ülkemizin yerli ve milli tohum ihtiyacına destek olmak amacıyla 2 milyon 300 bin metrekarelik alanda da tohumluk buğday ekimi gerçekleştiriyoruz.”&nbsp;</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">İklim değişikliği ve kuraklığa bağlı olarak AR-GE çalışmaları da yürütülen üretim kampüsünde yerli sertifikalı tohum kullanıldığını aktaran Başkan Altay, “Yine, 3 milyon 400 metrekarelik alanda da geçen sezon yüksek verim aldığımız yerli sertifikalı patates tohumu üretimi yapacağız. Toplamda 5 milyon 700 metrekarelik alanda yerli ve milli tohum üretimi gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Karatay Belediyemizle birlikte yürüttüğümüz tüm bu tarımsal üretim çalışmalarımızda sözleşmeli üretim yaptırdığımız TORKU ile birlikte ekmeklik buğday, yerli ve milli tohumluk buğday ve patates tohumu üretimi gerçekleştirilecek. Tarıma ve hayvancılığa büyük katkı sağlayacak proje şehrimizin ve ülkemizin yarınları için büyük önem taşıyor” diye konuştu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/baskan-altay-temel-hedefimiz-atil-arazileri-ulke-ekonomisine-kazandirmak-1.jpg" style="height:360px; width:640px" /><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/baskan-altay-temel-hedefimiz-atil-arazileri-ulke-ekonomisine-kazandirmak-3.jpg" style="height:360px; width:640px" /><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/baskan-altay-temel-hedefimiz-atil-arazileri-ulke-ekonomisine-kazandirmak-4.jpg" style="height:426px; width:640px" /><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/baskan-altay-temel-hedefimiz-atil-arazileri-ulke-ekonomisine-kazandirmak-5.jpg" style="height:426px; width:640px" /><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/baskan-altay-temel-hedefimiz-atil-arazileri-ulke-ekonomisine-kazandirmak-6.jpg" style="height:426px; width:640px" /><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/baskan-altay-temel-hedefimiz-atil-arazileri-ulke-ekonomisine-kazandirmak-7.jpg" style="height:360px; width:640px" /></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 23 Nov 2023 12:46:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2023/12/baskan-altay-temel-hedefimiz-atil-arazileri-ulke-ekonomisine-kazandirmak-1701683292.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Büyükşehir’den bir destek de Acıpayamlı çiftçilere</title>
                <category>Röportajlar</category>
                <link>https://www.tarimpusulasi.com/haber/buyuksehirden-bir-destek-de-acipayamli-ciftcilere-39109</link>
                <guid>https://www.tarimpusulasi.com/haber/buyuksehirden-bir-destek-de-acipayamli-ciftcilere-39109</guid>
                <description><![CDATA[Denizli’de tarım ve hayvancılık destekleriyle örnek olan Büyükşehir Belediyesi, Acıpayamlı çiftçilerin ihtiyacı olan 2 adet tohum eleme makinesi hibe etti. Üreticilerin maliyetlerini düşürerek daha kaliteli ve verimli ürün elde etmelerini sağlayacak destekler vermeye devam edeceklerini belirten Başkan Zolan, “Desteklerimizle Acıpayam kazanacak, Denizli kazanacak” dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Kırsalda yaşayan vatandaşları destekleyerek tarımda yüksek ürün veriminin elde edilebilmesi amacıyla sürdürdüğü projelerine devam eden Denizli Büyükşehir Belediyesi, Acıpayamlı çiftçilerin maliyetlerini düşürmek ve iş gücünden tasarruf ederek daha karlı yetiştiricilik yapmalarını sağlamak amacıyla 2 adet tohum eleme makinesi hibe etti. Acıpayam ilçesinde 147.000 dekar alan üzerinde üretim yapan 1617 çiftçinin faydalanacağı tohum eleme makinesinin Acıpayam Ziraat Odası’na teslimi yapıldı. Programa, Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan, Acıpayam Belediye Başkanı Hulusi Şevkan, AK Parti Acıpayam İlçe Başkanı İsmail Akyol, çok sayıda çiftçi ve davetliler katıldı. Burada bir süre tohum eleme makinesini inceleyerek çiftçilerle sohbet eden Başkan Zolan, tarım makinelerinin hayırlı olmasını, bol bereketli ürünlerde kullanılmasını diledi.<br />
<strong>Maliyet düşecek, verim ve kalite artacak</strong><br />
Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan, Acıpayam’ın her geçen gün güzelleştiğini belirterek, “Acıpayam hem şehircilik hem de üretim anlamında birçok güzelliğe kavuşmuş durumda. İnşallah daha da güzele gitmesi için gayret sarf ediyoruz” dedi. Acıpayamlı çiftçilerin ihtiyacı olan 2 adet tohum eleme makinesini Ziraat Odası'na teslim ettiklerini anlatan Başkan Zolan, “Üreticilerimizin maliyetlerini düşürerek daha kaliteli ve verimli ürün elde etmelerini sağlayacak destekler vermeye devam ediyoruz. Desteklerimizle Acıpayam kazanacak, Denizli kazanacak. İnşallah çiftçimiz çalışsın, üretsin ve az maliyetle daha çok ürün elde etsin. Ürünleri hem kaliteli olsun hem de kazançları bol olsun. Acıpayam’ımıza, çiftçilerimize hayırlı ve uğurlu olsun” diye konuştu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/Denizli-Buyuksehirden-ureticilere-tohum-eleme-makinesi-1.jpg" style="height:426px; width:640px" /><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/Denizli-Buyuksehirden-ureticilere-tohum-eleme-makinesi-2.jpg" style="height:426px; width:640px" /><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/Denizli-Buyuksehirden-ureticilere-tohum-eleme-makinesi-3.jpg" style="height:426px; width:640px" /><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/Denizli-Buyuksehirden-ureticilere-tohum-eleme-makinesi-4.jpg" style="height:426px; width:640px" /><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/Denizli-Buyuksehirden-ureticilere-tohum-eleme-makinesi-5.jpg" style="height:426px; width:640px" /></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 18 Oct 2023 10:05:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2023/10/buyuksehirden-bir-destek-de-acipayamli-ciftcilere-1697637995.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Denizli Çoban Yıldızını Seçecek</title>
                <category>Röportajlar</category>
                <link>https://www.tarimpusulasi.com/haber/denizli-coban-yildizini-sececek-39073</link>
                <guid>https://www.tarimpusulasi.com/haber/denizli-coban-yildizini-sececek-39073</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Denizli’de küçükbaş hayvan yetiştiricilerinin katılacağı “Çoban Yıldızı Bilgi Yarışması” na 19 ilçenin katılımıyla start verildi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Denizli İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Brifing salonunda gerçekleştirilen toplantıya İl Müdürü Şakir Çınar, İl Müdür Yardımcısı Mehmet Atmacaoğlu, Hayvan Sağlığı ve Yetiştiriciliği Şube Müdürü Hakan Bolat ve İl/ İlçe Müdürlüğü personeli katılım sağladı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">İl Tarım ve Orman Müdürü Şakir ÇINAR yaptığı konuşmada küçükbaş yetiştiriciliğinin önemine vurgu yaparak çobanlar arasında düzenlenecek yarışmanın bir şenlik havasında yapılacağını ve yetiştiriciler arasında bilgi paylaşımı sağlanarak mesleki birikimlerinin artırılması ve sosyalleşmesi amaçlanacağını ifade etti. </span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Toplantıda yapılacak iş ve işlemler görüşülerek iş takvimi belirlendi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/denizli-coban-yildizi-yarismasi-2.jpg" style="height:423px; width:640px" /><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/denizli-coban-yildizi-yarismasi-3.jpg" style="height:423px; width:640px" /><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/denizli-coban-yildizi-yarismasi-4.jpg" style="height:423px; width:640px" /></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 13 Oct 2023 09:31:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2023/10/denizli-coban-yildizini-sececek-1697197650.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Mazot zamları çiftçinin ocağını söndürdü</title>
                <category>Röportajlar</category>
                <link>https://www.tarimpusulasi.com/haber/mazot-zamlari-ciftcinin-ocagini-sondurdu-38897</link>
                <guid>https://www.tarimpusulasi.com/haber/mazot-zamlari-ciftcinin-ocagini-sondurdu-38897</guid>
                <description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili, Ayhan Barut, zamların geri alınmasını, mazottan ÖTV ve KDV'nin kaldırılmasını istedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<iframe width="1280" height="700" src="https://www.youtube.com/embed/lrnrmokcrjI" title="Mazot zamları çiftçinin ocağını söndürdü" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen></iframe><p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, mazotta zamların geri alınmasını, ÖTV ve KDV'nin iptal edilmesini istedi. İki yıl önce 1 litre mazotun 7 lira olduğunu anımsatan Barut, "Şimdi bir litre mazot 41 liraya dayandı. İki senede tam 6 katlık fiyat artışı var. O zaman 700 liraya dolan traktörün deposunu doldurmak için şimdi mazota 4100 lira ödeniyor. Çekin elinizi çiftçinin cebinden. Zamları geri alın, mazotta ÖTV ve KDV'yi kaldırın" dedi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><strong><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">"MALİYETLER KATLANARAK ARTIYOR"</span></strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">Mazota yapılan son zamların ardından üreticilerin isyanını paylaşan Ayhan Barut, "Ülke tarımı bitiyor, elleri nasırlı çiftçi cayır cayır yanıyor. Mazottan gübreye, tohumdan zirai ilaca tarımsal üretim maliyetleri sürekli katlanarak artıyor, çiftçinin ürünü ise para etmiyor. Hatta geçen seneye göre fiyatlar daha da geriliyor. AKP iktidarı halkı açlığa, yoksulluğa, sefalete ve işsizliğe mahkum etti, çiftçiyi ve üretimi bitirdi. Saray iktidarı tam olarak zam ve kriz rejimine dönüştü. Vatandaşlarımızın pazar fileleri boş, tencereleri kaynamıyor, çiftçinin ocağı söndü" diye konuştu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><strong><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">"ÇİFTÇİNİN CEBİNDEN ELİNİZİ ÇEKİN ARTIK"</span></strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Zam yağmurunun bitmek bilmeden yağdığını anlatan Ayhan Barut, iktidara çağrı yaparak şunları kaydetti:<br />
"Tarımsal üretimde çiftçinin en büyük girdisi olan mazota yapılan son zamlar yüreğimizi dağladı yine. İki sene önce yani 2021 yılında 7 lira olan mazot fiyatı son zamla artık 41 liraya ulaştı. Mazot fiyatı tam iki yılda 6 kat arttı. Tarihte ilk kez mazot fiyatı 40 lirayı geçerek rekor kırdı. Türkiye'de çiftçimiz yıllık 3.5 milyar litre mazot kullanıyor. Mazotun litresindeki bir liralık fiyat artışı tarımsal üretim maliyetini tam 3.5 milyar lira arttırıyor. Bir liralık artışla çiftçiden 3.5 milyar lira çalınıyor. Çekin elinizi çiftçinin cebinden. Yazıklar olsun, zamlar geri alınsın. Çiftçinin kullandığı mazottan ÖTV ve KDV alınmasın. Çiftçiye yeterli şekilde ve uygun biçimde mazot desteği hakkıyla verilsin!"</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 13 Sep 2023 12:21:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2023/09/mazot-zamlari-ciftcinin-ocagini-sondurdu-1694599191.JPG"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İstanbullular, Kadıköy’de Atalık Tohumla Buluştu</title>
                <category>Röportajlar</category>
                <link>https://www.tarimpusulasi.com/haber/istanbullular-kadikoyde-atalik-tohumla-bulustu-38178</link>
                <guid>https://www.tarimpusulasi.com/haber/istanbullular-kadikoyde-atalik-tohumla-bulustu-38178</guid>
                <description><![CDATA[Kadıköy Belediyesi, atalık tohum üretimini korumak, desteklemek ve çoğaltmak amacıyla İstanbul Tohum Takas Şenliği düzenledi. Ziyaretçilere atalık tohumların hediye edildiği şenlikte, 30’dan fazla üretici ve kooperatif de stant açtı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<iframe width="853" height="480" src="https://www.youtube.com/embed/ThOBFIagnkg" title="İstanbullular, Kadıköy’de Atalık Tohumla Buluştu" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen></iframe><p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Dünyada olduğu gibi ülkemizde de sağlıklı gıdaya erişimin önündeki en büyük tehditlerden biri hibrit ya da tek tip tohumlar. Laboratuarlarda hazırlanan tek seferlik tohumlardan üretilen meyve ve sebzeler, hem insan sağlığını riske atıyor hem de bu gıdaların geleceğini tehdit ediyor. Kadıköy Belediyesi de çiftçilerin yüz yıllardır ambarlarında saklayıp ertesi yıl yeniden toprakla buluşturduğu atalık tohumların korunması, çoğaltılması ve yaygınlaştırılması için her yıl tohum takas şenlikleri düzenliyor. Sağlıklı, temiz gıda üretimini teşvik etmek için Kadıköy Bostanları projesini hayata geçiren Kadıköy Belediyesi, tohum takas şenlikleriyle de doğal tarımı desteklemeye devam ediyor. Kadıköy Belediyesi’nin Yeryüzü Derneği ile birlikte bu yıl 6.’sını düzenlediği İstanbul Tohum Takas Şenliği, bugün Koşuyolu’nda bulunan Alan Kadıköy’de gerçekleştirildi. Ziyaretçilere maydanoz, tere, kavun, karpuz, barbunya, bezelye, fasulye, biber ve roka tohumlarının hediye edildiği şenlikte 30’dan fazla üretici ve kuruluş da açtıkları stantlarda doğal ve ekolojik şartlarda yetişen yerli ürünleri tanıttı. Kadıköy Belediye Başkanı Av. Şerdil Dara Odabaşı da şenliğe katılarak stantları gezdi; üreticilerle ve katılımcılarla sohbet etti. </span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">6. İstanbul Tohum Takas Şenliği her yıl olduğu gibi bu yıl da hem çocuklar hem de yetişkinlere özel birçok etkinliğe ev sahipliği yaparak İstanbullulardan yoğun ilgi gördü. Yetişkinler için “Yerel Tohumun Önemi” başlıklı söyleşi ile “Tohum ve Gıda Politikaları” başlıklı panelin gerçekleştirildiği şenlikte çocukların için de eğlenirken öğrendikleri birçok etkinlik düzenlendi.&nbsp; Tohum Takas Şenlikleriyle ilgili açıklamalarda bulunan Yeryüzü Derneği gönüllüsü Ayşe Özdal, “Tohum Takas Şenliğimizin bu yıl Kadıköy Belediyesi ile birlikte 6.’sını düzenliyoruz. Büyük bir heyecanla, büyük bir hevesle beklediğimiz bir etkinlik bu. Bugün burada da 30’dan fazla standımız var. İleri dönüşümü, sürdürülebilirliği, doğal tarımı destekleyen kişi ve kurumlar, geldiler burada stand açtılar. İnsanlar atalık tohumlarını getirerek birbirleriyle takas ediyorlar” diye konuştu. Şenliğe katılımın çok yoğun olduğunu da ifade eden Özdal, “Bizler burada atalık tohumu yaşatmaya çalışıyoruz. Amacımız yerel, doğal tohumlar olabildiğince çok fazla kişiye yayılsın, çoğalsın. Ayrıca sadece tohumların üretimi değil bunun arkasındaki zihniyetin, ekolojik düşüncenin de yayılmasını istiyoruz” dedi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">6. İstanbul Tohum Takas Şenliği’nde depremzede üreticiler yararına stant açan Demet Özdamar da “Bu şenliğe ilk defa katılıyorum. Burada olmak çok keyifli. Depremzedeler yararına stant açtım. Şu anda burada çeri domates, salatalık, kırmızı mısır, süs ayçiçeği tohumlarım var. Bunlar, geçmişten beri kendi bahçemizde ata tohumlarından yetiştirdiğimiz ürünlerimiz. Bir hafta sonra Antakya’ya gideceğiz. Beraberimizde fide götüreceğiz. Buralarda elde ettiğimiz geliri Antakya’daki ailelere bağışlayacağız” dedi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/kadik%C3%B6y-tohum-takas-senligi-1.jpg" style="height:426px; width:640px" /><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/kadik%C3%B6y-tohum-takas-senligi-2.jpg" style="height:426px; width:640px" /><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/kadik%C3%B6y-tohum-takas-senligi-3.jpg" style="height:426px; width:640px" /><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/kadik%C3%B6y-tohum-takas-senligi-4.jpg" style="height:426px; width:640px" /><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/kadik%C3%B6y-tohum-takas-senligi-5.jpg" style="height:426px; width:640px" /><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/kadik%C3%B6y-tohum-takas-senligi-6.jpg" style="height:426px; width:640px" /><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/kadik%C3%B6y-tohum-takas-senligi-7.jpg" style="height:426px; width:640px" /><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/kadik%C3%B6y-tohum-takas-senligi-8.jpg" style="height:426px; width:640px" /><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/kadik%C3%B6y-tohum-takas-senligi-9.jpg" style="height:426px; width:640px" /></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 30 Apr 2023 18:02:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2023/05/istanbullular-kadikoyde-atalik-tohumla-bulustu-1683369084.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sütün Maliyeti 8.74 Lira, Fiyatı 8.5 Lira</title>
                <category>Röportajlar</category>
                <link>https://www.tarimpusulasi.com/haber/sutun-maliyeti-874-lira-fiyati-85-lira-37617</link>
                <guid>https://www.tarimpusulasi.com/haber/sutun-maliyeti-874-lira-fiyati-85-lira-37617</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<iframe width="853" height="480" src="https://www.youtube.com/embed/PyOR0A_VxPk" title="Sütün maliyeti 8.74 lira, fiyatı 8.5 lira" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen></iframe><p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, 1 ton saman fiyatının 4 bin lirayı, bir çuval yemin ise 400 lirayı geçtiğini belirterek maliyetler altında ezilen besicilerin dramına Meclis'te dikkat çekti. Ulusal Süt Konseyi'nin 1 litre çiğ sütün maliyetini 8 lira 74 kuruş olarak açıkladığını ancak yürürlükteki süt fiyatının maliyetin altında 8.5 lira olduğunu vurgulayan Barut, "Hayvancılık sektöründe üreticilerimiz kuru saman bile alamazken, fahiş artan maliyetlerin karşısında ezilirken bakanlık ve iktidar artık seyirci kalmasın" dedi.<br />
<strong>"ÇİFTÇİ KAZANMIYOR, VATANDAŞ ALAMIYOR"</strong><br />
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu'nda hayvancılık sektöründe yaşanan sorunlara işaret ederek iktidarı ve bakanlığı harekete geçmeye çağıran Ayhan Barut, "Herkes biliyor ki besicilerimiz büyük sorunlar yaşıyor. Bir ton samanın fiyatı 4 bin lirayı geçti, bir çuval yem 400 liraya dayandı. Çiftçi için et de süt de para etmiyor, halkımız ise tüketemiyor. Tarım ve Orman Bakanlığı ile AKP iktidarı hayvancılık sektöründe yaşanan vahim durumu sadece seyrediyor, göstermelik adımlarla durumu geçiştirmeye çalışıyor" diye konuştu.<br />
<strong>"SÜT FİYATI MALİYETİN ALTINDA"</strong><br />
Süt fiyatlarının maliyetin altında olduğunu, kuru samanın bile ateş pahasına satıldığını bildiren Ayhan Barut, çözüm talebini yineleyerek şunları kaydetti:<br />
"İneklerimiz kesime gidiyor. Bakanlık et ve süt fiyatlarıyla ilgili ya susuyor ya da makyaj adımları atıyor. Serbest piyasada çiğ süt fiyatı 12 lirayı aştı. Ulusal Süt Konseyi Aralık ayında çiğ süt maliyetini 8.74 lira olarak açıkladı. Ama ne acıdır ki aynı konsey, çiğ süt referans fiyatını hala 8.50 lira olarak belirledi. Maliyetin fiyattan yukarıda olması kabul edilemez. Aklımızla dalga geçmeyi bırakarak kan ağlayan üreticinin sesini duyacak mısınız? Hayvancılık sektöründe üreticilerimiz kuru saman bile alamazken, fahiş artan maliyetlerin karşısında ezilirken bakanlık ve iktidar artık seyirci kalmasın."</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 05 Jan 2023 08:51:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2023/01/sutun-maliyeti-874-lira-fiyati-85-lira-1672923264.JPG"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sebze ve meyve fiyatlarında son 7 yılın rekoru</title>
                <category>Röportajlar</category>
                <link>https://www.tarimpusulasi.com/haber/sebze-ve-meyve-fiyatlarinda-son-7-yilin-rekoru-37260</link>
                <guid>https://www.tarimpusulasi.com/haber/sebze-ve-meyve-fiyatlarinda-son-7-yilin-rekoru-37260</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya hallerinde işlem gören domates, sebze ve meyvelerin işlem miktar ve fiyatlarıyla ilgili endeks değerleri, 2022 Ekim ayında bir önceki aya göre ve geçen yılın aynı ayına göre aşağıdaki tablodaki gibi değişti:</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>ANTALYA HALLERİ ENDEKS ve DEĞİŞİMLERİ TABLOSU&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; (2015=100)</p>

<table border="1" cellpadding="0" cellspacing="0">
	<tbody>
		<tr>
			<td rowspan="2">
			<p>2022, Ekim</p>
			</td>
			<td colspan="3" style="vertical-align:top">
			<p>Miktar(%)</p>
			</td>
			<td colspan="3" style="vertical-align:top">
			<p>Fiyat (%)</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="vertical-align:top">
			<p>&nbsp;</p>

			<p>Endeksler</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:top">
			<p>Önceki</p>

			<p>Ay (Aylık)</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:top">
			<p>Geçen Yılın</p>

			<p>Aynı Ayı (Yıllık)</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:top">
			<p>&nbsp;</p>

			<p>Endeksler</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:top">
			<p>Önceki</p>

			<p>Ay (Aylık)</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:top">
			<p>Geçen Yılın</p>

			<p>Aynı Ayı (Yıllık)</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="vertical-align:top">
			<p>Domates</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:top">
			<p>25</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:top">
			<p>12.20</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:top">
			<p>0.65</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:top">
			<p>717</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:top">
			<p>33.01</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:top">
			<p>89.63</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="vertical-align:top">
			<p>Sebze</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:top">
			<p>39</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:top">
			<p>28.24</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:top">
			<p>-13.60</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:top">
			<p>748</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:top">
			<p>22.54</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:top">
			<p>118.35</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="vertical-align:top">
			<p>Meyve</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:top">
			<p>61</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:top">
			<p>-3.07</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:top">
			<p>-22.80</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:top">
			<p>783</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:top">
			<p>17.25</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:top">
			<p>100.28</p>
			</td>
		</tr>
	</tbody>
</table>

<p>Ekim ayında miktar endeksleri, domateste 25, sebzede 39 ve meyvede 61 olarak gerçekleşti. Fiyat endeksleri ise domateste 717, sebzede 748 ve meyvede 783 oldu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Ekim ayı endeksleri, miktarda bir önceki aya göre(aylık) domateste yüzde 12.20, sebzede yüzde 28.24 artarken, meyvede ise yüzde -3.07 azaldı.</p>

<p>Miktar endeksleri, geçen yılın aynı ayına göre (yıllık) domateste yüzde 0.65 artarken, sebzede yüzde -13.60, meyvede ise yüzde -22.80 azaldı.</p>

<p>Ekim ayında endekslerdeki yıllık değişimler, miktarda domates için son 7 yılın ortalamalarında, sebze ve meyvede ise 2020 yılı hariç son 7 yılın en düşük seviyesinde gerçekleşti.</p>

<p>Yıllık fiyat endekslerindeki değişimler ise sebze ve meyve için 7 yılın rekoru, domates için ise 2020 yılı hariç son 7 yılın rekoru olarak yansıdı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;<img alt="1.png" src="https://resize.yandex.net/mailservice?url=https%3A%2F%2Fwww.jetplatform.com%2Fmail%2Fadmin%2Ftemp%2Fnewsletters%2F17971836%2F1.png&amp;proxy=yes&amp;key=a777921540b246b961adad41691ee748" style="height:518px; width:800px" title="1.png" /></p>

<p>Ekim ayında domates fiyat endeksindeki yıllık değişim yüzde 89.63 oldu. Miktardaki yüzde 0.65’lik artışa rağmen fiyat artışı ortalama üzerinde gerçekleşti.</p>

<p>Sebze fiyat endeksindeki yıllık değişim rekor düzeyle yüzde 118.35 oldu. Sebzenin yıllık miktar endeksinin yüzde -13.60 azalması bu rekor fiyat artışında önemli rol oynadı.</p>

<p>Meyve fiyat endeksindeki yıllık değişim yüzde 100.28 ile rekor düzeyde gerçekleşti. Meyvedeki yıllık işlem miktar azalışının yüzde -22.80 olması, meyve fiyatındaki artışta önemli rol oynadı.</p>

<p>Ekim ayında miktar ve fiyat endekslerindeki aylık değişimler, domates için son 4 yılın miktarda ve fiyatta ortalamanın üzerinde seyretti.<br />
<br />
<img alt="2.png" src="https://resize.yandex.net/mailservice?url=https%3A%2F%2Fwww.jetplatform.com%2Fmail%2Fadmin%2Ftemp%2Fnewsletters%2F17971836%2F2.png&amp;proxy=yes&amp;key=2933de55e14072cd5dc64fc7c4462e84" style="height:337px; width:800px" title="2.png" /></p>

<p>Bir önceki aya göre (aylık) domates işlem miktar endeksi, Ekim ayında yüzde 12.20 ile 2020 yılı hariç en düşük aylık artışı gösterirken, işlem fiyatı yıllık yüzde 33.01 ile 2020 yılı hariç en yüksek artışı gösterdi.</p>

<p>&nbsp;<img alt="3.png" src="https://resize.yandex.net/mailservice?url=https%3A%2F%2Fwww.jetplatform.com%2Fmail%2Fadmin%2Ftemp%2Fnewsletters%2F17971836%2F3.png&amp;proxy=yes&amp;key=8ced3369c261c6aabe76212859c86bcd" style="height:334px; width:800px" title="3.png" /></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bir önceki aya göre (aylık) sebze işlem miktar endeksi, Ekim ayında yüzde 28.24 artarken, işlem fiyat endeksi aylık yüzde 22.54 arttı. Son 4 yılın Ekim ayları dikkate alındığında sebze miktar ve fiyat endekslerindeki aylık değişimler ortalama civarında gerçekleşti.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bir önceki aya göre (aylık) meyve işlem miktar endeksi, Ekim ayında yüzde -3.07 azalırken, işlem fiyat endeksi yüzde 17.25 arttı. Son dört yılın Ekim ayları dikkate alındığında aylık değişimler, meyve miktar endeksinde rekor düşüş ve fiyat endeksinde ise rekor artış olarak gerçekleşti.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;<img alt="4.png" src="https://resize.yandex.net/mailservice?url=https%3A%2F%2Fwww.jetplatform.com%2Fmail%2Fadmin%2Ftemp%2Fnewsletters%2F17971836%2F4.png&amp;proxy=yes&amp;key=1f5974a56e27d5dbc57c9b1116ee64e1" style="height:331px; width:800px" title="4.png" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/mail.jpg" style="height:400px; width:600px" /></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 02 Nov 2022 10:17:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tarimpusulasi.com/images/haberler"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Samsun’da çilek üretimi artıyor</title>
                <category>Röportajlar</category>
                <link>https://www.tarimpusulasi.com/haber/samsunda-cilek-uretimi-artiyor-36690</link>
                <guid>https://www.tarimpusulasi.com/haber/samsunda-cilek-uretimi-artiyor-36690</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px">Samsun Büyükşehir Belediyesi’nin çiftçi destekleri, il genelindeki çilek üretimini artırdı. Son 2 yılda 223 çilek üreticisine 1 milyon 210 bin adet fide dağıtılırken, belediyenin destekleri sayesinde geçen yıl 255 dekar alandan toplam 551 ton verim alındı. Bu yılki rekoltenin ise bin tonu geçmesi bekleniyor. Başkan Mustafa Demir, “Çiftçilerin ekonomik anlamda kalkınmaları için her projenin içinde olacağız” dedi.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px">Tarım şehri Samsun’da ürün çeşitliliğini artırarak ve üretimi yaygınlaştıran Büyükşehir Belediyesi, çalışmalarını başarıyla sürdürüyor. Çilek Yetiştiriciliğinin Yaygınlaştırılması Projesi’nde Doğu Karadeniz Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı (DOKAP) iş birliği yapan Samsun Büyükşehir Belediyesi, başta kadın üreticiler olmak üzere sulama ve işgücü imkanı olup sermaye yetersizliği yaşayan küçük aile işletmelerinin alternatif gelir kaynağı oluşturacak ürün üretimini artırarak, yaşam standartlarını yükseltmeyi hedefliyor. Bu kapsamda belediye, Çiftçi Kayıt Sistemi’ne (ÇKS) üye 17 ilçedeki üreticilere destek vermeye devam ediyor.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px">223 ÜRETİCİYE DESTEK VERİLDİ</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px">Sebzeden meyveye, hayvancılıktan diğer tarımsal üretim faaliyetlerine kadar her alanda çiftçilere kolaylık sağlayan Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, çilek üreticilerinin de yüzünü güldürüyor. Bilinçli tarım yöntemlerini benimseyerek üretimini artırmak isteyen çilek yetiştiricilerini destekleyen Samsun Büyükşehir Belediyesi, 2021 ve 2022 yılları için 13 ilçedeki 223 üreticiye 1 milyon 210 bin adet fide dağıttı. Bunun yanında da toplam 4 bin 296 kg örtü naylonu verildi.</span></span></p>

<p style="text-align:justify">&nbsp;</p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px">BİN TON REKOLTE BEKLENİYOR</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px">İl genelindeki 255 dekar alanda toprakla buluşan fideler, 2021 yılında 551 ton verim verdi. İlk yıl dekar başına ortalama 1 ton çilek çıkarken, bu yıl ise 4 tonu aşacağı tahmin ediliyor. Üreticiler, toplamda ise 255 dekar alandan bin tondan fazla çilek toplamayı bekliyor.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px">BAŞKAN DEMİR’ E TEŞEKKÜR</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px">Desteklerle çilek yetiştiriciliğinin yaygınlaştığı ilçelerden Canik’in Çamalan Mahallesi’nde fideler meyvelerini veriyor. Mahallede uzun yıllardır geçimini tarımsal üretimden sağlayan Ferdane Türk, belediyeden aldığı desteklerle üretim alanını geçen seneye göre 2 kat artırdı. Çilek üreticisi Türk, “Üreticilere dağıtılan çilek fidelerinden ben de aldım. Sonuçta çok güzel verim aldım. Bu durumdan oldukça memnunum. Desteklerin devam etmesini bekliyorum. Tarımın gelişmesi ve çeşitlenmesine katkılarından dolayı da Büyükşehir Belediye Başkanımız Mustafa Demir’ e çok teşekkür ederim” dedi.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px">“HER PROJENİN İÇİNDE OLACAĞIZ”</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px">Çiftçilere destek vererek Samsun’da çilek yetiştiriciliğini artırmak istediklerini dile getiren Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir ise, “Şehrimiz, bilindiği gibi tarım potansiyeli yüksek illerin başında geliyor. İki tarım ovasına sahibiz. Bunun yanında diğer ilçelerimizde de üretim faaliyetleri, çiftçilerimize verdiğimiz desteklerimizle birlikte yaygınlaşıyor. Bundan mutluluk duyuyoruz. Tarımsal üretime dönük DOKAP başkanlığımızla birlikte çok sayıda projeyi hayata geçirdik, geçirmeye de devam ediyoruz.&nbsp; Çiftçilerin ekonomik anlamda kalkınmaları için her projenin içinde olacağız” İfadelerini kullandı.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px"><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/samsun%C3%A7ilek1.jpg" style="height:400px; width:600px" /></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px"><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/samsun%C3%A7ilek3.jpg" style="height:400px; width:600px" /></span></span></p>

<p style="text-align:justify">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 24 Aug 2022 14:29:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2022/08/samsunda-cilek-uretimi-artiyor-1661340869.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Çiftçiye Destek Olmak Amacıyla Yürütülen Çalışmalar Meyvelerini Veriyor</title>
                <category>Röportajlar</category>
                <link>https://www.tarimpusulasi.com/haber/ciftciye-destek-olmak-amaciyla-yurutulen-calismalar-meyvelerini-veriyor-36672</link>
                <guid>https://www.tarimpusulasi.com/haber/ciftciye-destek-olmak-amaciyla-yurutulen-calismalar-meyvelerini-veriyor-36672</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px">Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç’ın tarım ve hayvancılık alanında yaptığı yatırımlar meyvelerini veriyor. Büyükşehir Belediyesi’nin Baklagil Üretimini Artırma Projesi kapsamında toplam 20 bin dekar arazide ekimi gerçekleştirilen, bin çiftçi ailenin faydalandığı, 4 milyon 534 bin 900 TL değerindeki azkan cinsi 260 ton nohutun hasadına 22 Ağustos Pazartesi günü başlanıyor.Kayseri Büyükşehir Belediyesi, Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç’ın önderliğinde tarımsal üretime yönelmek ve üretim yapan çiftçiye destek olmak amacıyla çalışmalarını tüm hızıyla yürütüyor. Bu kapsamda Büyükşehir Belediyesi’nin daha önce dağıtımını yaptığı ‘Baklagil Üretimini Artırma Projesi’ ile toplam 20 bin dekar arazide ekimi gerçekleştirilen, bin çiftçi ailenin faydalandığı, 4 milyon 534 bin 900 TL değerindeki azkan cinsi 260 ton nohutun hasadına Felahiye ilçesinde başlanacak.Konu hakkında açıklamalarda bulunan Başkan Büyükkılıç, “Tarımsal üretime ve hizmete çok önem veriyoruz. Çiftçilerimize nohut verip, tekrar nohut tohumu alarak tarım seferberliğini sürdüreceğiz, bu projeyi yaygınlaştıracağız. Büyükşehir Belediyesi olarak Baklagil Üretimini Artırma Projesi kapsamında 2022 yılında Akkışla’ya 20 ton, Felahiye’ye 30 ton, Özvatan’a 40 ton, Sarız’a 20 ton toplamda 5 ilçemizde 260 ton nohut tohumu dağıttık. Şimdi de meyvelerini alıyoruz. Şükürler olsun” dedi.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px">1000 ÇİFTÇİ AİLESİ YARARLANDI</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px">Başkan Büyükkılıç, üretime ve üreticiye verdikleri desteği daima sürdüreceklerini kaydederek, şöyle konuştu:“2022 yılında Akkışla’da 20 ton, Felahiye’de 30 ton, Özvatan’da 40 ton, Sarıoğlan’da 150 ton, Sarız’da 20 ton olmak üzere 5 ilçede toplamda 260 ton nohut tohumu dağıtımı yapılmıştır. Projeden 1000 çiftçi ailesi yararlandı. 20 bin dekar arazide nohut ekimi gerçekleştirildi. Çiftçilerimize nohut verip tekrar nohut tohumu alarak ekimi yaygınlaştıracağız.”Başkan Büyükkılıç, nohut hasadının pazartesi günü düzenlenecek törenle Felahiye ilçesinde gerçekleşeceğini de sözlerine ekledi.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px"><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/buyukkilic-ciftciye-.jpeg" style="height:400px; width:600px" /></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 21 Aug 2022 15:24:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2022/08/ciftciye-destek-olmak-amaciyla-yurutulen-calismalar-meyvelerini-veriyor-1661084877.jpeg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Traktörün kontağını çeviremiyoruz</title>
                <category>Röportajlar</category>
                <link>https://www.tarimpusulasi.com/haber/traktorun-kontagini-ceviremiyoruz-36250</link>
                <guid>https://www.tarimpusulasi.com/haber/traktorun-kontagini-ceviremiyoruz-36250</guid>
                <description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, Adana'da üretici köylülerle buluşmalarını aralıksız sürdürüyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<iframe width="853" height="480" src="https://www.youtube.com/embed/3e4BVaw_HYA" title="YouTube video player" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture" allowfullscreen></iframe><p><span style="font-size:16px">Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, Adana'da üretici köylülerle buluşmalarını aralıksız sürdürüyor. Çukurova'da üretici köylülerle buluşan Ayhan Barut, sorunları dinleyip çözüm önerilerini paylaştı. CHP'li Barut'a dert yanan üretici köylüler, "Mazot fiyatları, girdi maliyetleri fahiş artınca belimiz büküldü. Traktörün kontağını çeviremiyoruz. Bu sene son kez ektik, seneye yok" dedi.<br />
<strong>"ÜRETİCİ MAĞDUR EDİLİYOR"</strong><br />
Karataş Ovası'ndaki Konaklı Köyü'nde CHP Karataş İlçe Başkanı Seçkin Sakar ve Yönetim Kurulu üyeleriyle birlikte köylülerle buluşan Ayhan Barut, çiftçinin, yetiştirici ve besicinin kara günler yaşadığını söyledi. Yaşanan sorunlara yerinde tanıklık edip çiftçilerle buluşan Barut, "Üreticilerimizi ne hale getirdikleri ortada. Çiftçi ektiğinden, hayvancılık yapan köylümüz ürettiği et ve sütten kazanamıyor. Maliyetler fırlarken ürün para etmiyor. Herkes borç ve icra batağına saplanmış halde. Halkın iktidarında üreten ve hakça bölüşen bir Türkiye'ye kavuşacağız" diye konuştu.<br />
<strong>"BU YIL SON KEZ EKTİK"</strong><br />
CHP'li Ayhan Barut'a dert yanan ve yaşadıkları sorunlara çözüm bulunmasını isteyen üretici köylüler ise şunları kaydetti:<br />
"Banka borçlarından dolayı traktör ve tarlalarımız icradan gitti. Ne yiyip ne içeceğiz? Hiç iyi değiliz. Her şey pahalı. Mazot 25 lira olur mu? Yerfıstığı ve karpuz ekiyoruz. Kazanamıyoruz. Son yılımız. Böyle giderse seneye ekemeyiz. Traktörün marşına, kontağına dokunamıyoruz. Mazot çok pahalı. Gübre de arttı. Borçlarımız çok. Traktörümüze sahip bile çıkamayız. Borçlu kalırsak, icra gelecek. İcra gelmeden traktörümüzü satıp borçlarımızı ödemeye çalışacağız. Onun için son kez ektik."a</span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 04 Jun 2022 08:47:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2022/06/traktorun-kontagini-ceviremiyoruz-1654339538.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sözleşmeli değil kadrolu atama istiyoruz</title>
                <category>Röportajlar</category>
                <link>https://www.tarimpusulasi.com/haber/sozlesmeli-degil-kadrolu-atama-istiyoruz-36241</link>
                <guid>https://www.tarimpusulasi.com/haber/sozlesmeli-degil-kadrolu-atama-istiyoruz-36241</guid>
                <description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, Tarım ve Orman Bakanlığı'nın açıkladığı sözleşmeli 1800 personel atama kararını sert sözlerle eleştirdi. Meclis'te bakanlığın kararı düzeltmesini istedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<iframe width="683" height="384" src="https://www.youtube.com/embed/CvogmAganKE" title="YouTube video player" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture" allowfullscreen></iframe><p><span style="font-size:16px">Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, Tarım ve Orman Bakanlığı'nın açıkladığı sözleşmeli 1800 personel atama kararını sert sözlerle eleştirdi. Meclis'te bakanlığın kararı düzeltmesini isteyen Barut, "Tarımda on binlerce atama bekleyen ziraat, gıda, su ürünleri, balıkçılık teknolojisi mühendisi, veteriner hekim, tekniker ve teknisyen varken bakanlığın açıkladığı kadro sayısı oldukça yetersizdir. Kararın revize edilmesini, kadrolu olarak yeterli sayıda istihdam sağlanmasını istiyoruz" dedi.<br />
<strong>"TARIMA ÖNEM, ÜRETİM VE ÜRETENE DESTEK VERİLMELİ"</strong><br />
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu'nda söz alan Ayhan Barut, "Tarım ülkemizin geleceğidir. Güvenli gıdaya erişim temel insan hakkıdır. Tarımsal üretimin sürdürülebilirliği, üretim güvenliği, çiftçinin yüzünün gülmesi ve ekonomik kalkınmanın sağlanması için tarıma gereken önem verilmelidir. Çok stratejik bir sektör olan tarımda eğer planlı, kapsamlı ve ulusal politikalar belirlenmezse, geleceğimiz ne yazık ki tehlike altındadır" diye konuştu.<br />
<strong>"YETERLİ SAYIDA KADROLU ATAMA İSTİYORUZ"</strong><br />
"Üreten bir Türkiye" için tarımda yapılması gerekenleri aktaran Ayhan Barut, şunları kaydetti:<br />
"Tarımın tüm bileşenleriyle istenilen noktaya taşınması için ziraatten gıdaya, balıkçılıktan hayvancılığa her alana titizlikle eğilmek gerekiyor. Özellikle bakanlık bünyesinde yeterli sayıda kadrolu ziraat, gıda, su ürünleri, balıkçılık teknolojisi mühendisi, veteriner hekim, tekniker ve teknisyen istihdamı şarttır. Ancak ne hikmetse tarımda on binlerce atama bekleyen ziraat, gıda, su ürünleri, balıkçılık teknolojisi mühendisi, veteriner hekim, tekniker ve teknisyen varken bakanlığın açıkladığı kadro sayısı oldukça yetersizdir. Tarım ve Orman Bakanlığı'nın şekilsel atamalarına itirazımız var. Bu kararı revize edin, yeterli sayıda atama yapın, sözleşmeli değil kadrolu istihdam sağlayın."</span><br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 02 Jun 2022 10:05:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2022/06/sozlesmeli-degil-kadrolu-atama-istiyoruz-1654186132.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İrfaniyeli Çiftçilere Tarım Eğitimi</title>
                <category>Röportajlar</category>
                <link>https://www.tarimpusulasi.com/haber/irfaniyeli-ciftcilere-tarim-egitimi-36232</link>
                <guid>https://www.tarimpusulasi.com/haber/irfaniyeli-ciftcilere-tarim-egitimi-36232</guid>
                <description><![CDATA[Nilüfer Belediyesi’nin İrfaniye Mahallesi’nde organize ettiği eğitim çalışmasında Doç. Dr. Barış Bülent Aşık, üreticilere gübreleme, bitki besleme, toprak ve bitki analizleri konusunda önemli bilgiler verdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px">Nilüfer Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğü’nün, üretici ve üretici adaylarına yönelik budamadan gübreleme ve bahçe bakımına kadar birçok alanda düzenlediği eğitimler, yoğun bir şekilde devam ediyor. Genellikle Akçalar Mahallesi’nde bu amaçla kurulan Çiftçi Evi’nde yapılan eğitim çalışması bu kez, İrfaniye Mahallesi’nde gerçekleştirildi. Bursa Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bilimi ve Bitki Besleme Bölümü’nden Doç. Dr. Barış Bülent Aşık, katılımcılara gübreleme ve bitki besleme, toprak ve bitki analizleri konusunda önemli bilgiler verdi. </span></span></p>

<p><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px">“Sağlıklı ürün yetiştirmek için sağlıklı toprak gerekir” diyen Doç. Dr. Aşık, üreticilere toprak analizi yaptırmaları konusunda tavsiyede bulundu. Hayvan gübresi kullanmanın topraktaki diğer besin elementleri için büyük faydası olduğunu söyleyen Aşık, hangi gübrenin ne kadar, ne zaman ve nasıl verileceğinin önemli olduğunu söyledi. Doç. Dr. Aşık, “Toprağın özelliklerini bilmeden fazla gübreleme yapmak, ekonomik açıdan size zarar verir. Gereğinden fazla ve bilinçsiz şekilde gübreleme yapmak, bitki gelişimini olumsuz şekilde etkiler. Toprakta tüm öteki bitki besin elementleri optimum düzeyde bulunsalar bile bunlardan birinin noksanlığı ya da yokluğu halinde, topraktan kaldırılan ürün miktarını bu minimumdaki besin maddesi belirler. Bu yüzden toprak analizi yaptırmanızda büyük fayda var. Çok gübreleme yapmak, çok ürün alacağınız anlamına gelmez. Toprakların korunması, tarım ve gıdanın sürdürülebilir kılınması için devlet, çiftçi, sanayici, tüketici, sivil toplum kuruluşları kısacası herkes sorumluluğunu bilmeli ve gelecek için toprağa sahip çıkmalı” diye konuştu. </span></span></p>

<p><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px">Samimi bir ortamda gerçekleştirilen eğitim buluşmasında İrfaniyeli üreticiler de, merak ettikleri sorulara yanıt buldular ve yaşadıkları sorunların çözüm önerilerini de Doç. Dr. Aşık’tan detaylı bir şekilde aldılar.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px">Nilüfer Belediyesi’nin, tarımsal üretim alanındaki eğitim çalışmaları bundan sonra da hem Çiftçi Evi’nde, hem de farklı kırsal mahallelerde devam edecek. </span></span></p>

<p><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px"><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/irfaniyeli-ciftcilere-tarim-egitimi-1.jpg" style="height:426px; width:640px" /><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/irfaniyeli-ciftcilere-tarim-egitimi-3.jpg" style="height:426px; width:640px" /><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/irfaniyeli-ciftcilere-tarim-egitimi-4.jpg" style="height:426px; width:640px" /><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/irfaniyeli-ciftcilere-tarim-egitimi-5.jpg" style="height:426px; width:640px" /></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 01 Jun 2022 10:03:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2022/06/irfaniyeli-ciftcilere-tarim-egitimi-1654178088.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Büyükşehir 125 Bin Dekara Nohut Tohumu Desteğini Tamamladı</title>
                <category>Röportajlar</category>
                <link>https://www.tarimpusulasi.com/haber/buyuksehir-125-bin-dekara-nohut-tohumu-destegini-tamamladi-36052</link>
                <guid>https://www.tarimpusulasi.com/haber/buyuksehir-125-bin-dekara-nohut-tohumu-destegini-tamamladi-36052</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px">Ankara Büyükşehir Belediyesi, Başkent tarımında verim ve kaliteyi artırmak, yerli üreticiye ekonomik yönden katkı sağlamak amacıyla kırsal kalkınma desteklerini artırarak sürdürüyor.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px">TOHUMLAR 125 BİN DEKARLIK TARIM ARAZİSİYLE BULUŞACAK</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px">&nbsp;&nbsp;&nbsp; Ankara Büyükşehir Belediyesi, Başkent tarımında verim ve kaliteyi artırmak, yerli üreticiye ekonomik yönden katkı sağlamak amacıyla kırsal kalkınma desteklerini artırarak sürdürüyor. Kırsal Hizmetler Daire Başkanlığı,&nbsp;25 ilçede 125 bin dekarlık alana ekim yapılmak üzere yaklaşık 9 bin 100 çiftçiye 2 milyon 500 bin kilogram “nohut&nbsp;tohumu” dağıtımını tamamladı. Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş sosyal medya hesapları üzerinden yaptığı paylaşımda, “Çiftçilerimizin yüzündeki mutluluk, tarlalarındaki bereket her şeye bedel” dedi.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px">&nbsp;&nbsp;&nbsp; Ankara Büyükşehir Belediyesi, Başkent’te tarım arazilerinin yeniden üretime kazandırılması ve üretimin artırılması amacıyla yerli üreticilere destek olmayı sürdürüyor.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px">&nbsp;&nbsp;&nbsp; Kırsal Hizmetler Daire Başkanlığı, yerli üreticilere yönelik başlattığı nohut tohumu dağıtımını tamamladı. Son olarak Kızılcahamam ve Çamlıdere ilçelerinde çiftçilik yapan üreticiler nohut tohumlarını teslim alırken, Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş da sosyal medya hesapları üzerinden yaptığı paylaşımda çiftçilere şu sözlerle seslendi:</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px">“25 ilçemizde yaklaşık 9 bin 100 yerli üreticimize 2 milyon 500 bin kilogram nohut tohumu dağıtımımızı tamamladık. Çiftçilerimizin yüzündeki mutluluk, tarlalarındaki bereket her şeye bedel.”</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px">İLÇE İLÇE KALKINMA: 125 BİN DEKARLIK ARAZİYE NOHUT EKİLECEK</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; ABB, yaklaşık 9 bin 100 çiftçiye yüzde 90’ı hibe yüzde 10’u ise çiftçi katkı paylı nohut tohumu desteği ile Başkent’in hem verimli topraklarını canlandırmayı hem de üretimi teşvik etmeyi amaçlıyor.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bu destekle 2 milyon 500 bin kilogram nohut tohumunu kent genelinde&nbsp;125 bin dekarlık tarım arazisiyle buluşturacak olan Büyükşehir Belediyesi, çiftçilerin ekonomisi kadar kent ekonomisini de kalkındırmayı hedefliyor.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px">“TRAKTÖRLER ÇALIŞMAYA BAŞLADI”</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Kırsal Hizmetler Daire Başkanlığı ekipleri tarafından dağıtılan nohut tohumlarını teslim alan Haymanalı çiftçiler, Büyükşehir Belediyesine şu sözlerle teşekkür ettiler:</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px">-Melik Koç:&nbsp;“Büyükşehir Belediyemizin yaptığı bu yardımı büyük bir takdirle karşılıyorum. Şu anda nohut tohumlarımızı teslim aldık. Geçen sene kuraklık oldu, eğer çiftçilerimiz bu desteği almasaydı vatandaşlarımız çok zor durumda kalacaktı.”</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px">-Özcan Kara:&nbsp;“Haymana Dereköy Mahallesi’nde bu yapılan yardımlardan dolayı artık kendim ekiyorum, biçiyorum. Bayağı çiftçi oldum. Traktörüm evimin kapısının önünde yatıyordu ama şimdi çalışmaya başladı, gece gündüz tarlalarımı ekiyorum.”</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px">Niyazi Özak:&nbsp;“Başkanımıza çok teşekkür ederiz, büyük bir katkı sağladı. Bizlere mazot verdi ve büyük bir yükten kurtardı. Yapılan zamlardan dolayı bu yardımı bu sene ben de almak zorunda kaldım.”</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px">-Deniz Kurter:&nbsp;“Haymana’da kadın çiftçi olarak kendim ekip biçiyorum. Normalde daha pahalıya gelecekti ama hibe ile daha ucuza mal etmiş olacağız.”</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px">-Ahmet Buyur:“Büyükşehir Belediyemiz bize her konuda destek veriyor. Ben ve ağabeyim bu destekten yararlandık, çok teşekkür ederim.”</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px">-Satılmış Kapıcı:“Çiftçilerimize buğday, nohut, yakacak ve erzak verildi. Bizi her konuda destekliyorlar. Emeği geçen herkese çok teşekkür ederiz.”</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px"><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/ankara1.jpg" style="height:400px; width:600px" /></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px"><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/ankara2.jpg" style="height:400px; width:600px" /></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px"><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/ankara3.jpg" style="height:400px; width:600px" /></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 27 Apr 2022 10:25:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2022/04/buyuksehir-125-bin-dekara-tohum-destegini-tamamladi-1651045139.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Hasat Öncesi Pestisit Denetim Programı Kapsamında Eğitim Düzenlendi</title>
                <category>Röportajlar</category>
                <link>https://www.tarimpusulasi.com/haber/hasat-oncesi-pestisit-denetim-programi-kapsaminda-egitim-duzenlendi-35859</link>
                <guid>https://www.tarimpusulasi.com/haber/hasat-oncesi-pestisit-denetim-programi-kapsaminda-egitim-duzenlendi-35859</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bitki koruma ürünlerinin etiket bilgilerine göre kullanımının denetlenmesi ile insan sağlığına yönelik oluşabilecek risklerin önlenmesi, doğal dengenin korunması ve bitkisel üretimin sürdürülebilirliğinin sağlanması amacıyla yapılan Hasat Öncesi Pestisit Denetimi, numune alma ve analizine ilişkin usul ve esasları kapsayan konularda Denizli İl Tarım ve Orman Müdürlüğü toplantı salonunda İl ve İlçe Müdürlüğü teknik personellerine yönelik eğitim toplantısı yapıldı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Toplantıya İl Müdür Yardımcısı Saffet ÜGE, Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürü Resül ÇOBAN ile İl/İlçe Müdürlüklerimiz Hasat Öncesi Pestisit Denetim Kontrol Görevlileri katılım sağladı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">İl müdürlüğü tarafından 2022 yılı hasat öncesi kalıntı izleme çalışmaları kapsamında 11 (Kiraz-Şeftali-Nar-Elma-Erik-Ayva-Üzüm-Asma yaprağı-Kekik-Domates-Armut) üründe 453 Adet numune alınması programlandı. Resmi Kontroller, Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürlüğü koordinatörlüğünde, yıllık denetim programı dahilinde, risk esasına göre, arazi ve ürünü temsil edebilecek şekilde,&nbsp; gerçekleştirilmesi hususunda tüm detaylar toplantıda değerlendirildi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ayrıca 2021 yılı program değerlendirilmesi yapılarak, ilçeler düzeyinde çiftçi eğitimlerinde, bitki koruma ürünü bayi denetimlerinde üzerinde ağırlıklı olarak hangi konuların üzerinde durulması gerektiği belirtildi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/hasat-oncesi-pestisiti-denetim-egitimi-1.jpg" style="height:423px; width:640px" /><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/hasat-oncesi-pestisiti-denetim-egitimi-2.jpg" style="height:423px; width:640px" /><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/hasat-oncesi-pestisiti-denetim-egitimi-3.jpg" style="height:423px; width:640px" /><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/hasat-oncesi-pestisiti-denetim-egitimi-4.jpg" style="height:423px; width:640px" /></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 31 Mar 2022 08:50:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2022/03/hasat-oncesi-pestisit-denetim-programi-kapsaminda-egitim-duzenlendi-1648737132.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sağlam: Bitki Koruma Mücadelesinde İHA’ları Kullanımı İzne Bağlı</title>
                <category>Röportajlar</category>
                <link>https://www.tarimpusulasi.com/haber/saglam-bitki-koruma-mucadelesinde-ihalari-kullanimi-izne-bagli-35497</link>
                <guid>https://www.tarimpusulasi.com/haber/saglam-bitki-koruma-mucadelesinde-ihalari-kullanimi-izne-bagli-35497</guid>
                <description><![CDATA[İnsansız Hava Aracı (İHA) sistemleri, son yıllarda zirai mücadele amacıyla Bitki Koruma Uygulamalarında (İl Tarım ve Orman Müdürlüklerinden izin alınması kaydıyla) kullanılmaktadır.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">İnsansız Hava Aracı (İHA) sistemleri, son yıllarda zirai mücadele amacıyla Bitki Koruma Uygulamalarında (İl Tarım ve Orman Müdürlüklerinden izin alınması kaydıyla) kullanılmaktadır. </span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Konu hakkında bir açıklama yapan Samsun İl Tarım ve Orman Müdürü İbrahim SAĞLAM: “Zirai Mücadele amacıyla bitki koruma uygulamalarında kullanılacak İnsansız Hava Aracı Sistemlerinin, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen ilgili mevzuat kapsamında, yetkili otoritelerden tescil, kayıt ve izin konularında gerekli sağlanmış olması ve ruhsat sahibi firmanın ve kullanıcısının da bunları belgelendirmiş olması gerekir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">İnsansız Hava Aracı (İHA) sistemlerinin, Bitki Koruma Ürünü (BKÜ) uygulamalarında kullanılması&nbsp;İnsansız Hava Aracı Sistemlerinin Zirai Mücadele Kapsamında Bitki Koruma Ürünü Uygulamalarında Kullanılmasına İlişkin Yönerge&nbsp;hükümlerine göre yürütülmektedir. Buna göre, İlimizde İHA sistemleri ile yapılacak BKÜ uygulamalarında;</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">* Bitki koruma ürünü uygulamalarında kullanılacak İHA’lar, Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda Kontrol Genel Müdürlüğü tarafından&nbsp;ruhsatlandırılmış ve ruhsat süresi devam eden sistemler&nbsp;kullanılacaktır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">* İHA sistemleri ile ilgili İl Müdürlüklerinden&nbsp;izin alınması gerekmektedir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">* İHA sistemleri ile yapılan BKÜ uygulamaları Müdürlüklerimizce,&nbsp;uygulama esnasında veya uygulama sonrasında kontrol edilecektir,</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">* İHA sistemleri ile Zirai Mücadele amacıyla bitki koruma ürünü uygulamalarında, mera, meskûn mahal ve sulak alanlar ile sınırları arasında&nbsp;en az 3 km’lik emniyet mesafesi bırakılacaktır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">*Uygulama yapacak kişiler, İHA sistemlerine ilişkin mevzuat kapsamında&nbsp;Sivil Havacılık&nbsp;Genel Müdürlüğü&nbsp;tarafından elektronik ortamda oluşturulan kayıt sistemine kaydolması ve bunu&nbsp;belgelendirmesi gerekecektir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">İHA’lar,&nbsp;Genel Müdürlük tarafından&nbsp;kullanımına izin verilen&nbsp;bitkisel ürün, zararlı&nbsp;organizmalar,&nbsp;dışında başka bir alanda kullanılmayacaktır. Aksi durumun tespiti halinde,&nbsp;5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu, bu kanuna bağlı olarak çıkarılan Zirai Mücadele Alet ve Makineleri Hakkında Yönetmelik ve sivil havacılık alanındaki mevzuatta belirtilen hükümlere göre&nbsp;yaptırım&nbsp;uygulanacaktır.” dedi.​</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 11 Jan 2022 09:50:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2022/01/saglam-bitki-koruma-mucadelesinde-ihalari-kullanimi-izne-bagli-1641922521.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İzmir’den Muğla’da yangından etkilenen üreticilere 350 ton kuzu büyütme yemi</title>
                <category>Röportajlar</category>
                <link>https://www.tarimpusulasi.com/haber/izmirden-muglada-yangindan-etkilenen-ureticilere-350-ton-kuzu-buyutme-yemi-34571</link>
                <guid>https://www.tarimpusulasi.com/haber/izmirden-muglada-yangindan-etkilenen-ureticilere-350-ton-kuzu-buyutme-yemi-34571</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px">İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in dirençli kentler yaratmanın bir adımı olarak başlattığı orman seferberliği dayanışmayla büyüyor. Büyükşehir Belediyesi, Muğla’da yangının etkilediği hayvancılıkla uğraşan üreticilere 350 ton kuzu büyütme yemi dağıttı. Başkan Tunç Soyer, bölgedeki bal üreticilerine destek olmak için de 15 bin kavanoz bal aldıklarını belirterek “Böylelikle bal üreticilerine toplamda 500 bin lira destek sağlamış oluyoruz” dedi.<br />
<br />
İzmir Büyükşehir Belediyesi yangın felaketiyle sarsılan Muğla’ya destek vermeye devam ediyor. Büyükşehir Belediyesi, Muğla’da yangından etkilenen ve hayvancılıkla uğraşan üreticilere 350 ton kuzu büyütme yemi dağıttı. Dün CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu ve CHP’li büyükşehir belediye başkanlarıyla beraber yangının etkilediği yurttaşları ziyaret eden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, geçimini tarım ve hayvancılıkla sağlayan ailelerin yanında olmaya devam edeceklerini belirtti. Soyer, “Bu felaketleri ancak dayanışmayla atlatabiliriz. Muğla’da yangınların etkili olduğu alanlarda hayvancılıkla uğraşan üreticilerimiz zarar gördü ve sıkıntılı bir zamandan geçiyorlar. Dün 350 ton kuzu büyütme yemi taşıyan 15 tırımız Muğla’ya ulaşmıştı. Bugün de onları üreticilerimize ulaştırdık. Hayvansal üretimin ve hayvan varlığımızın sürdürülebilirliğine katkı sağlamaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px"><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/izmi.jpg" style="height:338px; width:600px" /></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px"><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/izmir(1).jpg" style="height:338px; width:600px" /><br />
<br />
<strong>Büyükşehir bal da alıyor</strong><br />
Çam balı üretiminin merkezi olan bölgede yangından etkilenen bal üreticilerine de destek olacaklarını belirten Soyer, “Marmaris Ekolojik Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’nden 15 bin kavanoz bal alıyoruz, böylelikle üreticilere toplamda 500 bin lira destek sağlamış oluyoruz. Aldığımız balları gıda paketlerine koyup ihtiyaç sahiplerine dağıtacağız” dedi.<br />
<br />
<strong>Samanlar ulaştırılmıştı</strong><br />
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in “Başka Bir Tarım Mümkün” vizyonu doğrultusunda kuraklık ve yoksullukla mücadele kapsamında ekimini yaptığı karakılçık buğdayı ve saz çavdarı gibi yerel tohumlardan elde ettiği samanlar da yangının hemen ertesinde Muğla’da otlakları zarar gören hayvan üreticilerine ulaştırılmıştı.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 28 Aug 2021 16:26:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2021/08/izmirden-muglada-yangindan-etkilenen-ureticilere-350-ton-kuzu-buyutme-yemi-1630157689.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ormanlarımızın yeniden yeşermesi için arıların geri dönmesi şart!</title>
                <category>Röportajlar</category>
                <link>https://www.tarimpusulasi.com/haber/ormanlarimizin-yeniden-yesermesi-icin-arilarin-geri-donmesi-sart-34424</link>
                <guid>https://www.tarimpusulasi.com/haber/ormanlarimizin-yeniden-yesermesi-icin-arilarin-geri-donmesi-sart-34424</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px">Son iki yıldır üretimde kötüye giden arıcılık sektörü Marmaris bölgesinde 80 bin hektar alanda bulunan çam ağacının yanmasıyla daha kötü günler görmeye hazırlanıyor. 40 yıllık Bal Üreticisi Ahmet Bağran Aksoy, çam balı üretimi, Marmaris yangınında zarar gören binlerce kovan ve arı sebebiyle duracak hale gelecek. Ekosistemin devamlılığı için önemli rol oynayan arıların yok olması, yeniden yeşermenin önündeki en büyük engel olacak diyerek arıcılığın yeniden canlandırılması için tavsiyelerde bulundu.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px">Kuraklık, toplu arı ölümleri ve hastalıklar sebebiyle istenilen üretim hedefine ulaşılamadığını söyleyen 40 yıllık Bal Üreticisi Ahmet Bağran Aksoy, bal ve arı ürünleri sektörü açısından Marmaris’ten başlayıp Güney ve Batı bölgelerimizi saran yangın hakkında konuştu.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px">Üretimde yaşanan düşüşün sebeplerine değinen Ahmet Bağran Aksoy, “2020 ve 2021 yıllarında görülen kuraklık, toplu arı ölümleri ve hastalıkların sebep olduğu düşük rekolteden sonra bir de bunların üzerine Marmaris yangını eklendi. Yitip giden canlara yüreğimiz yanıyor. Ekosistemin devamlılığı için önemli bir rol oynayan arıların ormanlarımızdan silinip gitmesi, yeniden yeşermenin önündeki en büyük engel olacak” dedi.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px">DÜNYANIN EN İYİ ÇAM BALI YOK OLMAK ÜZERE</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px">Kuraklık nedeniyle düşük rakımlarda bal üretimimiz oldukça azaldığını söyleyen Ahmet Bağran Aksoy, ‘’Bu sene umudumuz ege bölgesinde ürettiğimiz çam balıydı. Onu da yangında yanan kovanlarla kaybettik. Hal böyle olunca o bölgede arıcılık yapan meslektaşlarımızı da düşünmemiz, ne lazımsa yapmamız gerekiyor‘’ diye konuştu.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px">EKOSİSTEMİMİZ ÇÖKÜYOR</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px">40 yıllık bal uzmanı Ahmet Bağran Aksoy, &nbsp;Marmaris yangınında kaybettiğimiz ormanlar ve canlılar hakkında, ‘’Ekosistemimiz çöküyor. O bölgeleri kullanıma açmayarak ormanın kendini yenilemesine müsaade etmemiz gerekiyor. Bu 20-30 yıl gibi bir zaman alacak ama ancak bu şekilde arılarımızı ve diğer canlılarımızı geri kazanabiliriz’’ ifadelerini kullandı.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px">“DEVLET İLE BİRLİKTE ENDÜSTRİYEL MARKALAR DA ELİNİ TAŞIN ALTINA KOYMALI”</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px">Aksoy, “Arıcıların zararları biran önce tespit edilmeli. İlk olarak devlet, ormanlarda geçim kaynakları kül olan vatandaşları için hibe çıkarmalı. Endüstriyel markaların elini taşın altına koyması gerekiyor. Biz Etabal ailesi olarak elimizden geleni yapıyoruz ama yetmez. Bu enkazdan hep birlikte çıkmamız gerekiyor. Yangından az hasar almış ağaçlar hemen tedavi edilmeli ve kayıpların yerine yenisi dikilmeli. Çam dikimi konusunda çok ufak fide dikilirse ormanın tekrar kendine gelmesi ve arıların geri dönme süreci çok uzayacaktır. En az 2-3 metre boylarında çamlar dikilmeli” ifadelerini kullandı.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px"><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/Ahmet_Ba__ran_Aksoy.jpg" style="height:438px; width:600px" /></span></span></p>

<p style="text-align:justify">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 04 Aug 2021 11:01:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2021/08/ormanlarimizin-yeniden-yesermesi-icin-arilarin-geri-donmesi-sart-1628064301.jpeg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sofralık Zeytin İhracatı 105, Zeytinyağı İhracatı 72 Milyon Dolara Ulaştı</title>
                <category>Röportajlar</category>
                <link>https://www.tarimpusulasi.com/haber/sofralik-zeytin-ihracati-105-zeytinyagi-ihracati-72-milyon-dolara-ulasti-34132</link>
                <guid>https://www.tarimpusulasi.com/haber/sofralik-zeytin-ihracati-105-zeytinyagi-ihracati-72-milyon-dolara-ulasti-34132</guid>
                <description><![CDATA[Türk zeytincilik sektörü 2020-21 sezonunun üçte ikisini geride bıraktı. Türkiye sofralık zeytin ihracatından 105 milyon dolar, zeytinyağı ihracatından ise; 72 milyon dolar döviz geliri elde etti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:16px">Türk zeytincilik sektörü 2020-21 sezonunun üçte ikisini geride bıraktı. Türkiye sofralık zeytin ihracatından 105 milyon dolar, zeytinyağı ihracatından ise; 72 milyon dolar döviz geliri elde etti.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:16px">Sofralık zeytin ihracatı miktar bazında ise; 60 bin ton olarak kayıtlara geçti. 2020-21 sezonunun 8 aylık döneminde 46 bin ton siyah zeytin, 14 bin ton yeşil zeytin ihraç ettiğimizi dile getiren Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı Davut Er, siyah zeytin ihracatının döviz karşılığının 81 milyon dolar, yeşil zeytinden elde edilen döviz tutarının ise 24 milyon dolar olarak gerçekleştiğini kaydetti.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:16px">Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği’nin 2019 ve 2020 yıllarına ait olağan mali genel kurulunda konuşan Er, “Almanya hem siyah zeytin, hem de yeşil zeytinde en çok ihracat yaptığımız ülkeler arasında zirvede yer aldı. Almanya’yı, Irak, Romanya, ABD ve Bulgaristan takip ettiler. Sofralık zeytin ihracatımız, 2019/20 sezonunun ilk 8 ayında 59 bin ton karşılığı 103 milyon dolar olarak gerçekleşmişti. Geçen sezona göre miktar ve tutar bazında yüzde 2’lik bir artış elde ettik” şeklinde konuştu.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:16px">Türkiye’nin, 2019/20 sezonu sonunda 84 bin 417 ton sofralık zeytin ihracatı karşılığında 146 milyon dolarlık döviz getirisine imza attığına vurgu yapan Başkan Er şöyle devam etti: “Bu değer, döviz geliri anlamında Türkiye’nin bugüne kadar ulaştığı en yüksek ihracat rakamı olarak kayıtlara geçti. 2020-21 sezonunun sonunda yeni bir rekora ulaşacağımızı sizlerle paylaşmaktan mutluluk duyuyorum.”</span></p>

<p><span style="font-size:16px"><strong>&nbsp;</strong></span><span style="font-size:16px"><strong>Zeytinyağı ihracatı 25 bin ton oldu</strong></span></p>

<p><span style="font-size:16px">2020/21 sezonunda zeytinyağı ihracatının 1 Kasım 2020 tarihinde başladığını, 7 aylık dönemin geride kaldığını dillendiren EZZİB Başkanı Davut Er, Türkiye’nin zeytinyağı ihracatının miktar bazında; yüzde 20 düşüşle 31 bin tondan 25 bin tona gerilediğini, değerde ise yüzde 4 düşüşle 75 milyon dolardan 72 milyon dolara indiğini ifade etti. Er, “Zeytinyağı ihracat&nbsp;<strong>birim fiyatımızın yüzde 20 artışla</strong>&nbsp;kg başına 2,38 $’dan 2,85 $’a çıktı. Bu dönemde en çok zeytinyağı ihracatı gerçekleştirdiğimiz ülke ise 24 milyon dolar ile ABD oldu. Bu dönemde ambalajlı zeytinyağı ihracat tutarımız 41 milyon dolar olarak gerçekleşirken, toplam zeytinyağı ihracatımızın&nbsp;<strong>yüzde 60’ını</strong>&nbsp;ambalajlı olarak göndermiş olduk” diye konuştu.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:16px">Türkiye’den dökme ve varilli zeytinyağı ihracatına getirilen yasaklamayla ilgili de konuşan EZZİB Başkanı Davut Er, süreci Ticaret Bakanlığı’nın talimatlarına göre yürüttüklerini, dökme ve varilli ihracatla ilgili kontratı olan firmaların mağdur olmalarını önlediklerini sözlerine ekledi.&nbsp;</span></p>

<p><span style="font-size:16px">Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği 2021 yılı çalışma programı kabul edilirken, 2021 yılı bütçesi 2 milyon 250 bin TL olarak belirlendi.</span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 23 Jun 2021 09:36:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2021/06/sofralik-zeytin-ihracati-105-zeytinyagi-ihracati-72-milyon-dolara-ulasti-1624478579.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Vali Ümit’ten Örnek İşletme Ziyareti</title>
                <category>Röportajlar</category>
                <link>https://www.tarimpusulasi.com/haber/vali-umitten-ornek-isletme-ziyareti-34116</link>
                <guid>https://www.tarimpusulasi.com/haber/vali-umitten-ornek-isletme-ziyareti-34116</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Bolu Valisi Ahmet ÜMİT ve beraberindekiler merkez ilçe Okçular köyünde faaliyet gösteren ÖZŞAHİN tarım işletmesini ziyaret etti. </strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ziyarete Bolu İl Tarım ve Orman Müdürü İzzet MURAT, İl Müdür Yardımcısı Hasan TAŞ, Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Türker ATEŞ, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Sırrı KÖSTERELİ, Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Oğuzhan KURT, İl Milli Eğitim Müdürü Cemil SARICI, İl Jandarma Komutan Yardımcısı Albay Mustafa GÜDER, Çevre köy muhtarları, teknik personel ve davetliler katıldı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Minik Ellerden Davetlilere Çilek İkramı</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Minik eller karşıladıkları davetlilere çilek ikram ederken, Vali&nbsp;Ahmet ÜMİT’te miniklere oyuncak hediye etti. Karşılama sonrasında seraların incelenmesi ve işletme sahibi Serdar ÖZŞAHİN’in bilgilendirmeleri ile devam etti. </span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Bolu Çileğini Markalaştırmak Arzumuz</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Çalışmaları hakkında bilgiler aktaran Serdar ÖZŞAHİN; </span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">“İlaçsız ve topraksız olarak yaptığımız üretimimize arılarımızın da desteği ile devam ediyoruz. Amacımız ilimize örnek olmanın yanında dağ çileği ıslahı vb. çalışmalarla ilimizin iklim ve tabii şartlarında yetişen ürünlerimizin tadı ve dokusundaki farkı yurdumuza tanıtmak. Bolu dağ çileğini kültüre alarak Ticaret odamızın da desteği ile coğrafi işaret alarak markalaştırmak. İşletmemizde ağırlıklı olarak albion cinsi çilek olmak üzere badem (salatalık), sivri biber gibi sebze üretimimizde devam etmektedir. </span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Topraksız Tarım ile Minimum Su, Hastalık ve Zararlı</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Topraksız tarım ile toprağı uygun olmayan yerlerde tarımsal üretim, erkencilik, verim ve kalite artışı, bitkilerin kontrollü beslenmesi, su ekonomisi ve kontrolü, enerji ve iş gücünün azaltılması, hastalık, zararlı ve yabancı ot kontrolü, vb. avantajlar sağlayarak üretim yarışında önemli bir avantaj sağlamaktayız. </span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Ata Bahçemizle Tohumlarımızı Yarınlara Taşıyoruz</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bununla beraber işletmemizde ata tohumu bahçemizde yerli tohumlarımızı yaşatma ve çoğaltma çalışmaları yapıyoruz. Bu sayede unutulmaya yüz tutmuş yerli tohumlarımızı çoğaltarak yarınlarımıza taşımayı hedefliyoruz” dedi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Toprak geleceğimizdir</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Bolu Valisi&nbsp;Ahmet ÜMİT;</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">“Öncelikle böylesine güzel doğal bir ortamda özveriyle sürdürdüğünüz modern ve kaliteli üretim çalışmalarınızdan dolayı sizleri tebrik ediyorum. Toprak geleceğimizdir. Ekilmeyen amacına uygun kullanılmayan toprak boşa harcanan para gibidir.&nbsp; Devletimizde ata tohumlarımıza, özümüze dönme noktasında çalışmalarını sürdürmektedir. </span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/bolu-valisinden-tarim-isletmesine-ziyaret-3.jpg" style="height:427px; width:640px" /><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/bolu-valisinden-tarim-isletmesine-ziyaret-4.jpg" style="height:427px; width:640px" /><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/bolu-valisinden-tarim-isletmesine-ziyaret-10.jpg" style="height:427px; width:640px" /><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/bolu-valisinden-tarim-isletmesine-ziyaret-19.jpg" style="height:427px; width:640px" /><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/bolu-valisinden-tarim-isletmesine-ziyaret-20.jpg" style="height:427px; width:640px" /><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/bolu-valisinden-tarim-isletmesine-ziyaret-21.jpg" style="height:427px; width:640px" /></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 20 Jun 2021 16:02:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2021/06/vali-umitten-ornek-isletme-ziyareti-1624263754.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Yerli ve Milli Ayçiçeği Ar-Ge Ekimi Yapıldı</title>
                <category>Röportajlar</category>
                <link>https://www.tarimpusulasi.com/haber/yerli-ve-milli-aycicegi-ar-ge-ekimi-yapildi-33718</link>
                <guid>https://www.tarimpusulasi.com/haber/yerli-ve-milli-aycicegi-ar-ge-ekimi-yapildi-33718</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px">Silivri Belediyesi yerli ve milli tohumlarla tarımsal üretimi desteklemeye devam ediyor. Silivri Belediyesi ve Trakya Tohumcular Derneği iş birliği ile, Türk tohum firmaları tarafından üretilen 8 çeşit ayçiçeği tohumunun deneme ekimi Silivri Belediyesi Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü arazisinde gerçekleştirildi. Ar-Ge çalışmaları kapsamında yapılan deneme ekimi, Trakya bölgesinde yerli ayçiçeği üretimi için önemli bir yer tutuyor. Silivri Belediye Başkanı Volkan Yılmaz’ın “Tarım Kenti Silivri” vizyonu kapsamında yapılan çalışmayla; Türkiye’nin enerji ve petrolden sonraki en büyük ithalat kalemi olan ayçiçeğinin yerli kaynaklarla üretilmesi ve ülkenin cari açığına yaptığı olumsuz etkinin azaltılması hedefleniyor.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px"><strong>“AYÇİÇEK ÜRETİMİNİN KURTULUŞU FİLİZLENİYOR”</strong></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px">Deneme ekimi öncesinde açıklamalarda bulunan Başkan Yılmaz, “Tarımsal Hizmetler Müdürlüğümüz; Türkiye’ye örnek olabilecek Ar-Ge çalışmalarının yapıldığı önemli bir merkez. Bugün burada, belki de ülkemizin yerli ayçiçek üretimindeki kurtuluşunun filizlerini atıyoruz. Türkiye’nin cari açığı içerisinde büyük bir yer kaplayan ayçiçek yağı ihracatını azaltmak için; yerli ve milli tohumlarımızla ayçiçeği deneme ekimi gerçekleştiriyoruz. Bu çalışmayla; yabancı şirketlerin başka ülkelere 5 dolara, Türkiye’ye ise 10 doların üstünde bir maliyetle sattığı tohum kartellerine bağımlı kalmayıp, yerli ve milli tohumlarımızla ürün yetiştirmeyi hedefliyoruz. Ülkemiz için tarımsal üretim faaliyetlerinin öneminin farkındayız&nbsp;ve önümüzdeki yüzyılda bu önemin ne denli artacağını öngörerek çalışmalarımızı sürdürüyoruz.” dedi.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px"><strong>“BU TOPRAKLAR BİZE MİRAS DEĞİL, EMANET”</strong></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px">Konuşmasında tarım arazilerinin önemine değinen Başkan Yılmaz, “Bizler Silivri’yi hem İstanbul’un batı kapısı hem de Trakya’nın bir parçası olarak görüyoruz. İlçemiz tarımsal üretimde Türkiye’nin en önemli ambarlarından biri ve biz bunun bilincindeyiz. İstanbul’un yanı başındaki ilçelerde bulunan orman, hazine ve tarım arazilerinde bir talan yaşanıyor. Tarımsal imarı olan ve tarımsal üretim dışında hiçbir şeyin yapılamayacağı yerlere; hobi bahçesi, yazlık ev, bağ evi adı altında kaçak yapılar inşa ediliyor. Silivri Belediyesi olarak; kim olursa olsun tarım, hazine ve orman arazisine yapılan binalara izin vermiyoruz. Biz tarım demeye ve tarım topraklarını korumaya devam edeceğiz.&nbsp; Bu şehrin tarım paydaşlarından; bu konuda&nbsp; benim yanımda olmalarını, bana güç ve kuvvet vermelerini talep ediyorum.” diye konuştu.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px"><strong>“10 BİN AİLEYE AYÇİÇEK YAĞI DAĞITMAYI HEDEFLİYORUZ”</strong></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px">Yaptıkları projelerden kısaca bahseden Başkan Yılmaz, şöyle devam etti: “Tarım arazilerimizin kıymetini bilerek; daha önce hiç ekim yapılmamış olan atıl durumdaki 2500 dönüm belediye arazisini üretime kazandırdık. 350 dönümlük araziye yerli arpa tohumu ektik ve tohumluk arpa noktasında çiftçilerimize hibe desteği sunduk. Hasatta elde ettiğimiz yaklaşık 120 ton ürünü; 200’er kiloluk tohumluk arpa dilimleri ile 600 çiftçimize hibe olarak dağıttık. Geçen yıl 60 dönüm araziye ayçiçek ektik. Antalya Yağ’ın da destekleriyle ürettiğimiz 5 kiloluk 2000 teneke ayçiçek yağını, Bizden Size Sosyal Market aracılığıyla ihtiyaç sahiplerine ücretsiz olarak dağıttık. Bu yıl ise 450 dönüm araziye ekim gerçekleştirdik ve 10 bin aileye 50 ton ayçiçek yağı dağıtmayı hedefliyoruz. Atıl durumdaki peteklerimizi canlandırarak yaptığımız arıcılık faaliyeti ile 450-500 kg bal ürettik. 2500 dönümlük belediye arazimizin hasadıyla elde edeceğimiz yaklaşık 2,5 milyon lirayı, Silivri’de tarımla iştigal eden dar gelirli çiftçilerimize ve hayvancılarımıza dağıtacağız. Biz bu gücü ve kuvveti tarım paydaşlarımızdan alıyoruz. Biz bu işin siyasetini yapmadan, bir masa etrafında oturup, el ele tutuşup bu problemlerin hepsini çözüyoruz. Israrla tarımsal üretimi desteklemeye ve tarım arazilerini korumaya devam edeceğiz. Bu toprakların bize miras değil emanet olduğundan hareketle; yerli ve milli her politikaya sahip çıkarak, tarımsal üretimi artırarak, çocuklarımıza duyduğumuz sorumluluğun bilincinde olarak bu çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Bu projede emeği geçen, gönlünü bu topraklardan ayırmayan, tarıma, tarımsal üretime destek veren herkese teşekkür ediyorum. Silivri için üretmeye, Türkiye için geliştirmeye devam edeceğiz.”</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px"><strong>İBRAHİM TORUK: “GÜZEL BİR BAŞLANGIÇ”</strong></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px">Tohum ekimi öncesinde konuşan Trakya Tohumcular Derneği Başkanı İbrahim Toruk, “Silivri; yerli tohumlarla ayçiçeği deneme ekimi projemiz için Trakya Bölgesi’nde belirlediğimiz üç merkezden biri konumunda yer alıyor. Yerli ve milli tarım konusundaki hassasiyetini bildiğimiz Başkan Volkan Yılmaz’a projemizi anlattığımızda sağ olsun bizden desteklerini hiç esirgemedi. Türkiye için örnek bir merkez olan Tarımsal Hizmetler Müdürlüğünde ekimini gerçekleştirdiğimiz 8 çeşit ayçiçeği tohumu ile yerli tohum sanayisine destek vereceğimize inanıyoruz. Bu hem çiftçiler hem de tohum üreticileri açısından güzel bir başlangıç olacak. Türk tohumculuğuna ve Trakya bölgesine hayırlı olmasını diliyor, katkılarından dolayı Silivri Belediye Başkanı Volkan Yılmaz’a teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px"><strong>AHMET TOKGÖZ: “YERLİ VE MİLLİ ÜRETİM DENEMELERİNİ ÇOK ÖNEMSİYORUZ”</strong></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px">İbrahim Toruk’un ardından kürsüye gelen Trakya İl Tarım Müdürü Vekili Ahmet Tokgöz, “Biz Tekirdağ olarak, 25 bin çiftçimiz ile Türkiye’de yetiştirilen yağlık ayçiçeğinin yüzde 18’ini üretiyoruz ve bu alanda birinciyiz. Stratejik bir ürün olan ayçiçeğini yetiştirmede, yerli ve milli tohum denemeleri bizleri fazlasıyla mutlu ediyor. Devletimizin ayçiçeği üretimi için verdiği 160 milyon TL’lik desteğin yarısı, üreticilerin tohumluk girdisinin temini için harcanıyor. Bu rakam düşünülecek olursa; çiftçiler tarafından kendi milli çeşitlerimizin kullanılması büyük önem arz ediyor. Bu anlamda ben bu çalışmalarda emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum.” dedi.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px"><strong>MAHMUT ŞAHİN: “VERİMLİ TOPRAKLARIN KIYMETİNİ GÖSTERMEYE ÇALIŞIYORUZ”</strong></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px">Ahmet Tokgöz’ün ardından konuşan Trakya Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mahmut Şahin, “Belediye Başkanımız Volkan Yılmaz’ın önderliğinde, Trakya ve Marmara Bölgesi’ne örnek olan Tarımsal Hizmetler Müdürlüğünün arazisinde, yerli ve milli ayçiçeğinin ekimi için bulunmaktayız. Ayçiçeği, Türkiye’nin cari açığında enerji ve petrolden sonra 3’üncü ve 4’üncü kalem olmaya devam ediyor. Türkiye son 15 yılda savunma sanayii, ilaç sektörü ve bunun gibi birçok alanda dünya ülkeleri ile yarışacak hale geldi. Şimdi de ayçiçeği üretiminin artırılması için çalışmalar başlatıldı. Biz de Trakya Bölgesi olarak; güç birliği içinde çalışmalarımızı sürdürüp, bölgedeki verimli toprakların ne kadar kıymetli olduğunu göstermeye çalışıyoruz. Yerli tohumlarla yapılacak ayçiçeği üretiminde, uzun vadede başarılı olacağımıza inanıyorum. Tarım alanında yaptığı çalışmalar nedeniyle Başkan Yılmaz’ı tebrik ediyor ve teşekkürlerimi sunuyorum. Silivri ile Trakya arasında bu tarz çalışmaların devamını temenni ediyorum.” diye konuştu.&nbsp;</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px"><strong>ADNAN TÜLEK: “TOHUMLARIMIZIN KALİTESİ PİYASA İLE REKABET EDEBİLECEK SEVİYEDE”</strong></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px">Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürü Dr. Adnan Tülek, “Buradaki çalışmayla yerli tohumlardan ayçiçeği üretimi teoriden pratiğe aktarılıyor. Tohumlarımız yağ oranı ve verimlilik açısından piyasadaki ürünlerle rekabet edebilecek kaliteye sahip. Tohum çeşitlerimizin geliştirilmesi noktasında katkı sunan tüm çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Başkan Yılmaz’a ev sahipliklerinden ve desteklerinden dolayı şükranlarımı sunuyorum. Çalışmanın hayırlı uğurlu olmasını diliyorum.” dedi.<br />
Konuşmaların ardından ekim yapılacak araziye geçildi. 8 çeşit ayçiçeği tohumları toprakla buluşturuldu.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px">Programa; Silivri Belediye Başkanı Volkan Yılmaz, Tekirdağ İl Tarım ve Orman Müdürü Vekili Ahmet Tokgöz, Trakya Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mahmut Şahin, Silivri İlçe Tarım ve Orman Müdürü Nuri Ertuğrul, Tekirdağ Tarım İl Müdürlüğü Bitkisel Üretim Şube Müdürü Abdurrahman Erdoğan, Trakya Tarımsal Araştırmalar Enstitüsü Müdürü Dr. Adnan Tülek, Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsü Ayçiçek Bölüm Şefi M. İbrahim Yılmaz, Trakya Tohumcular Derneği Başkanı İbrahim Toruk, Trakya Tohum A.Ş. İcra Başkanı Birol Tarar, Sarı Tohumculuk Sanayi Ticaret Genel Müdürü Emre Sarı, belediye meclis üyeleri, Silivri Ziraat Odası Başkanı Sabri Özer, Silivri&nbsp;Yağlı Tohumlar Kooperatif Başkanı&nbsp;Turgay Sakarya, Silivri Tarım Kredi Kooperatifi Müdürü İskender Kuloğlu, Silivri Önder Çiftçi Derneği Başkanı Metin Oral, Gümüşyaka Mahalle Muhtarı Mazlum Güçlü, üreticiler ve basın mensupları katıldı.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px"><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/S%C4%B0L%C4%B0VR%C4%B0%2021.jpg" style="height:400px; width:600px" /></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 04 May 2021 13:05:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2021/05/yerli-ve-milli-aycicegi-ar-ge-ekimi-yapildi-1620122943.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Gürer: “Niğde’de tarlalar ve bahçeler susuzluktan kuruyor”</title>
                <category>Röportajlar</category>
                <link>https://www.tarimpusulasi.com/haber/gurer-nigdede-tarlalar-ve-bahceler-susuzluktan-kuruyor-33711</link>
                <guid>https://www.tarimpusulasi.com/haber/gurer-nigdede-tarlalar-ve-bahceler-susuzluktan-kuruyor-33711</guid>
                <description><![CDATA[CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Meclis Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, Niğde’nin köy ve kasabalarında yaşanan içme ve sulama suyu sorununu gündemi getirdi. Köylerde tarların, bağ ve bahçelerin susuzluktan kuruduğunu anlatan Gürer, tarım alanlarının daraldığını bu nedenle gençlerinde köylerini terk etmek zorunda kaldığını belirtti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<iframe width="581" height="384" src="https://www.youtube.com/embed/hnuKJhI8c6k" title="YouTube video player" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture" allowfullscreen></iframe><p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TBMM Genel Kurulu’nda söz alarak, Niğde’nin bazı köy ve kasabalarında yaşanan içme suyu ve sulama suyu sorunu ile bazı yerleşim alanlarının gölet taleplerini gündemi getirdi.&nbsp;</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>İÇME SUYUNU ELEKTRİKLE ÇIKARIYORLAR&nbsp;</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Merkeze bağlı Kömürcü, Çavdarlı, Çayırlı ve Ovacık gibi köylerin içme suyunun elektrikle çıkarılması yüksek faturalara neden olduğunu dikkat çeken CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, köylerin bir an önce güneş enerjisine geçişinin sağlanması gerektiğini ifade etti.&nbsp;</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>ULUKIŞLA VE BOR’UN KÖYLERİNDEKİ GÖLET SORUNLARI DEVAM EDİYOR&nbsp;</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ulukışla ilçesinde Darboğaz, Emirler, Porsuk,&nbsp;İmhahor&nbsp;ve Başmakçı köylerinin gölet sorunları devam ettiğini vurgulayan Gürer, Bor ilçesine bağlı&nbsp;Karanlıkdere&nbsp;ve Halaç köylerine gölet sözü verilmiş olmasına rağmen bu sözün halen yerine getirilmediğini kaydetti.&nbsp;</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>ELMALI VE HİMMETLİ GÖLET SÖZÜ HAVADA KALDI&nbsp;</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, &nbsp;merkeze bağlı&nbsp;Elmalı ve Himmetli köyleri için de gölet sözleri boşta kaldığını belirtti.&nbsp;</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>BEYAĞIL KÖYÜ, ULUKIŞLA’NIN ATIK SULARIYLA TEHDİT ALTINDA&nbsp;</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Beyağıl&nbsp;köyündeki tarım alanlarının,&nbsp;Ulukışla ilçesinden gelenatık sularının tehdidi altında kaldığına da vurgu yapan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, köylülerin yaşadığı bu önemli sorunun giderilmesi için mutlaka bir düzenleme yapılması gerektiğini belirtti.&nbsp;</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>HACIBEYLİ BARAJINDAKİ KOT FARKI&nbsp;</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">CHP Milletvekili Gürer,&nbsp;Hacıbeyli köyünde baraj yapılmadan sulanan arazilerin&nbsp;baraj&nbsp;yapıldıktan sonra&nbsp;oluşan&nbsp;kot farkı nedeniyle sulanamaz duruma geldiğine de dikkat çekti.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>TARLALAR KURUYOR, GENÇLER GÖÇ EDİYOR&nbsp;</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Gürer, &nbsp;“Çiftçilik ve hayvancılıkla geçinen köylerde tarlalar, bağ bahçeler susuzluktan kurumakta ve özellikle gençler tarım alanları daraldıkça köylerden göç etmektedir” ifadelerini kullandı.&nbsp;</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 02 May 2021 11:43:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2021/05/gurer-nigdede-tarlalar-ve-bahceler-susuzluktan-kuruyor-1620054818.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Şahinbey Belediyesinden çiftçilere büyük destek</title>
                <category>Röportajlar</category>
                <link>https://www.tarimpusulasi.com/haber/sahinbey-belediyesinden-ciftcilere-buyuk-destek-33572</link>
                <guid>https://www.tarimpusulasi.com/haber/sahinbey-belediyesinden-ciftcilere-buyuk-destek-33572</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px">Çiftçinin ve ülke ekonomisinin kalkınması adına çiftçilere birçok alanda destek sağlayan Belediyemiz şimdide çiftçilere 12.301.932 fide dağıtımı gerçekleştirecek. Dağıtıma 3.000.000 fide ile Kapcağız Mahallesi’nde başladı.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px">Çiftçilere daha önce 9.387.000 kg arpa-buğday, 10.070.000 kg gübre, 24.285.000 hayvan yemi, 278.000 mercimek, yonca İtalyan çimi, 750.000 adet zeytin ve 150.000 adet fıstık fidanı desteğinde bulunan Şahinbey Belediyesi, şimdide 12.301.932 domates, biber, salatalık, patlıcan ve kavun fidesi dağıtımına başladı. Düzenlenen dağıtım Törenine Şahinbey İlçe Kaymakamı Tahir Şahin Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Dr. Mehmet Berk, Belediye Başkanımız Mehmet Tahmazoğlu, AK Parti Şahinbey İlçe Başkanı Av. Hasan Teke, Tarım İl Müdürü Mehmet Karayılan, Tarım Kredi Kooperatifleri Gaziantep Bölge Müdürü Mustafa Aslan, Şahinbey İlçe Tarım Müdürü Mustafa Güzel, Şahinbey Ziraat Odası Başkanı Ali Çolak, protokol üyeleri ve çiftçiler katıldı.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px">Tüketen Değil Üreten Bir Toplum İnşa Ediyoruz</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px">Şahinbey İlçe Kaymakamı Tahir Şahin, pandemi dönemine gıda ürünlerinin ön plana çıktığını belirterek “Kapcağız, Şahinbey Belediyemizin öncülük yaptığı birçok projesine şahitlik yapıyor. Mübarek Ramazan ayının gölgesinde istişareye dayalı verimli ve faydalı çok önemli bir proje daha hayata geçiyor. Şahinbey’de ekili alan 80.000 dekardan 300.000 dekara çıktı. Böylelikle topraklar verimli hale geliyor. Pandemi dönemine de dünyanın gıda arzı ve lojistik dengeleme de çok ciddi sorunların yaşandığı zamanda Şahinbey üreterek ön plana çıkıyor. Tüketen değil üreten bir toplum inşa ediyoruz. Bu noktada tüm paydaşlar çok kaliteli ve verimli bir iş çıkartıyor. Sürecin başından bu yana liderlik yapan Şahinbey Belediye Başkanımız Mehmet Tahmazoğlu’nu tebrik ediyorum” dedi.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px">Çiftçimizin Her Zaman Yanındayız</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px">Yapılan desteklerle ekili alan miktarının arttığını belirten Belediye Başkanımız Mehmet Tahmazoğlu, “Çiftçilerimize ilk defa fide dağıtımı gerçekleştiriyoruz. Çiftçimize destek gerçekten çok önemli. Çiftçi gece-gündüz, yaz-kış demeden hem kendi nafakasını çıkarmak hem de milletin karnını doyurmak için çalışıyor. Biz desteğe başlamadan önce Şahinbey’de 80.000 dekar ekili olan alan şu an 300.000 dekara çıktı. Yani yüzde 300’ün üzerinde bir artış var. Çiftçiye destek olunduğu zaman çiftçi üzerine düşeni yapıyor. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayip Erdoğan’ın sayesinde belediyelerin çiftçilere destek olması noktasında önünü açınca Büyükşehir Belediyemiz ve Şahinbey Belediyesi olarak biz çiftçilere desteğe başladık. Ekili alanların artması ve çiftçinin kazanması gerçekten çok önemli. Yerli ve milli imkânlar üretilen fidelerle inşallah çok daha fazla ürün elde edeceğiz. Çiftçimize desteğimiz devam edecek sadece bunlarla sınırlı kalmayacağız. Şu ana kadar 9.387 ton buğday-arpa tohumu, 10.070 ton gübre, 24.285 ton hayvan yemi, 278 ton mercimek, yonca İtalyan çimi, 750.000 adet zeytin ve 150.000 adet fıstık fidanı dağıttık. Hayvan yetiştiricilerimize süt sağım makinalarını aldık dağıtımlarını yapacağız. Daha önce canlı hayvan dağıtımı yapmıştık. Ancak yeni ihtiyaç sahibi ailelerin tespiti için çalışmalarımız devam ediyor ve yaklaşık 100 ailemize daha canlı hayvan desteğinde bulunacağız. 11 tane su kuyusu açtık yenileri için çalışmalar yapıyoruz. Çiftçilerimizin 1.375 km’lik arazi yollarını açtık. Meralarımızı gübreledik. Bu fide dağıtımını Tarım Kredi Kooperatifleri ile birlikte organize ettik. Ürünlerin pazarlanması önemli. Şu anda Koyun Keçi Birliği ile birlikte satış ofisi açtık. Satış ofislerini çoğaltacağız. Yine Tarım Kredi Kooperatifleri ile birlikte satış noktaları oluşturarak çiftçimizin ürününe de sahip çıkacağız. Ürün satışında ne üretici ne tüketici kazanıyor. Aslında aracılar kazanıyor. Çiftçimize destek noktasında her zaman varız” dedi.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px">Bu Desteklerle Çok Güzel İşler Oluyor</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px">Tarım İl Müdürü Mehmet Karayılan, Şahinbey Belediyesi’nin verdiği desteklerle ekilmeyen alanın kalmadığını belirterek “Gübre, tohum ve fide ile ilgili Şahinbey Belediye Başkanımızın desteği ile çok güzel işler oluyor. Ekilmeyen, dikilmeyen alan kalmadı. Şahinbey bu konuda şu anda Türkiye’nin göz bebeği ve gururu. Gittiğimiz tüm toplantılarda çiftçilerimiz başkanımızın verdiği destekleri söyleyerek teşekkür ediyorlar. Şahinbey Belediye Başkanımız Mehmet Tahmazoğlu’na vermiş olduğu desteklerden dolayı teşekkür ediyorum” dedi.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px">Çiftçiye Birçok İlin Bütçesinden Fazla Destek Sağlanıyor</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px">Tarım Kredi Kooperatifleri Gaziantep Bölge Müdürü Mustafa Aslan, çiftçi kazandıkça ülke kazanıyor diyerek “Bir buçuk yıldır Gaziantep’teyim ancak her gün Şahinbey Belediyesi’nin bir programı ile neşeleniyoruz. Üreticinin problemleri azaldıkça ve çiftçi kazandıkça ülke ekonomizmiz de kazanıyor. Geçen yıl 50.000.000 değerinde bu bölgede ürün alımı yaptık. Bu yılda inşallah 90.000.000 TL değerinde ürün alımı hedefliyoruz. Bunlar üreticimizin fiyat problemini çözmüyor ama fiyat dengesi sağlıyor. Sağ olsun Belediye Başkanımız birçok ilin bütçesinden fazla tarıma destek veriyor. Çiftçi kazandıkça ülke kazanıyor bunlarda bizim için çok önemli doneler” dedi.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px">İlk Defa Fide Dağıtımı Gerçekleştiriyoruz</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px">Şahinbey İlçe Tarım Müdürü Mustafa Güzel, çiftçilerin kalkınması için önemli destekler verildiğini belirterek “Şahinbey Belediyesinden aldığımız desteklerle çiftçimizi kalkındırmak için elimizden gelen desteği veriyoruz. Bu desteklerle çiftçimizin yüzü gülüyor. Çiftçilerimiz ve hayvan yetiştiricilerimiz geleceğe umutla bakıyorlar. Şahinbey Belediyemiz bu yıl ilk defa fide dağıtımı gerçekleştiriyor. Bölgemizde her yıl standart çeşitlerden alınan çekirdeklerle çiftçimiz büyük emekler vererek ekimini ve seyreltmesini yapıyordu. Çok ciddi efor sarf etmesine rağmen bakteri hastalıklar yüzünden gelir elde edemiyordu. Bu yıl çok güzel hibrit fideler geldi. Şahinbey Belediye Başkanımıza vermiş olduğu bu büyük desteklerden dolayı çok teşekkür ediyorum” dedi.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px">Bu Fideler Çok Verimli</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px">Şahinbey Ziraat Odası Başkanı Ali Çolak, Şahinbey Belediyesi’nin çiftçinin her zaman yanında olduğunu belirterek, &nbsp;“Beş yıl önce böyle desteklerin bize sağlanacağını söyleselerdi inanmazdık. Seçimler nedeniyle bu desteklerin verileceğini ve seçim sonrasında bu desteklerin kesileceği düşünülüyordu. Ancak Büyükşehir Belediye Başkanımız ve Şahinbey Belediye Başkanımız bu desteğin devam edeceğini çiftçilerin yanında olacaklarını ve ülke ekonomisine katkıda bulunacaklarını söylediler kendilerine teşekkür ediyorum. Şahinbey Belediye Başkanımız Mehmet Tahmazoğlu bizlere arpa, buğday tohumu, canlı hayvan desteği verdi. Şimdide sebze üretiminde çiftçiler fide desteği veriliyor. Bu fideler çok değerli ve çok verimli bunların kıymetini bilmemiz gerekiyor” dedi.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px">Belediyemizin desteklerinden faydalanan çiftçiler, verilen desteklerden dolayı Belediye Başkanımız Mehmet Tahmazoğlu’na teşekkür ettiler.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px"><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/fide-11.jpg" style="height:400px; width:600px" /></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 13 Apr 2021 09:38:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2021/04/sahinbey-belediyesinden-ciftcilere-buyuk-destek-1618296194.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>FISHCap çevrimiçi semineriyle Türkiye’nin balıkçılık ve su ürünleri yetiştiriciliği sektörüne derinlemesine bir bakış</title>
                <category>Röportajlar</category>
                <link>https://www.tarimpusulasi.com/haber/fishcap-cevrimici-semineriyle-turkiyenin-balikcilik-ve-su-urunleri-yetistiriciligi-sektorune-derinlemesine-bir-bakis-33459</link>
                <guid>https://www.tarimpusulasi.com/haber/fishcap-cevrimici-semineriyle-turkiyenin-balikcilik-ve-su-urunleri-yetistiriciligi-sektorune-derinlemesine-bir-bakis-33459</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px">Balıkçılık ve su ürünleri yetiştiriciliği sektörünün durumu konulu çevrimiçi seminer serisinin beşincisi olan ve bu kez Türkiye’yi odak noktasına alan seminer 26 Mart 2021'de gerçekleştirildi. Etkinlik, finansmanı Türkiye Cumhuriyeti Hükümetince sağlanan FAO-Türkiye Gıda ve Tarım Ortaklık Programı’nın (FTPP II) bir parçası olan “Orta Asya, Azerbaycan ve Türkiye'de Sürdürülebilir Balıkçılık ve Su Ürünleri Yetiştiriciliği Yönetimi için Kapasite Geliştirme (FISHCap)” projesi kapsamında düzenlendi.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px">Etkinlik, öncekilere benzer şekilde, özel sektörün katılımını teşvik etmeyi, farklı paydaşların iyi uygulamaları, zorlukları ve fırsatları ele almaları için verimli bir platform oluşturmayı ve sürdürülebilir su ürünleri yetiştiriciliği ve balıkçılık sektörlerini inşa etme ve destekleme vizyonu hakkında sektörün fikirlerini almayı amaçlıyor.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px">İngilizce, Rusça ve Türkçe olarak gerçekleştirilen seminer, sektörün farklı kısımlarından katılımcılara FISHCap projesiyle ilgili bölgesel bakış açılarını öğrenme fırsatı sağladı.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px">Etkinlikte paylaşılan bilgiler, FAO’nun bu konudaki bilgileri derlediği çalışma serisinin bir parçası olarak Türkiye’nin Ulusal Su Ürünleri Yetiştiriciliği Sektörü Değerlendirmesinin incelenmesine esas oluşturacak.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px">Etkinliğin açılış konuşmalarını FAO Orta Asya Alt Bölge Koordinatörü ve Türkiye Temsilcisi Viorel Gutu ile Türkiye Cumhuriyeti Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürü Mustafa Altuğ Atalay yaptı. Türkiye'nin dünya çapında önde gelen levrek ve alabalık üreticilerinden biri olduğunu kaydeden Gutu, etkinlikte sunulan kapsamlı değerlendirmenin hedeflenen ülkenin sınırlarının ötesinde fayda sağlamasından övgüyle söz etti.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px">Atalay konuşmasında, seminerin yatırımcılar için yeni fırsatlar yaratmaya yardımcı olacağını, ticaretin gelişmesini teşvik edeceğini ve yararlanıcı ülkeler arasındaki ikili ilişkilerin gelişmesini destekleyeceğini kaydederek Türkiye'nin balıkçılık yönetimi alanında uluslararası mevzuata uyumlu olduğunu vurguladı.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px">FAO Balıkçılık ve Su Ürünleri Yetiştiriciliği Kıdemli Uzmanı Haydar Fersoy'un moderatörlüğünü yaptığı üç oturumdan oluşan ve çok çeşitli konuları kapsayan seminer, Türkiye'deki balıkçılık ve su ürünleri yetiştiriciliği sektörünün durumunu inceledi. İlk oturumda katılımcılar, sektördeki kadın ve gençlerin durumu, yönetişim çerçeveleri ve stratejik öncelikler gibi konuları masaya yatırdılar. Sektörün performansına odaklanan ikinci oturum, yasal mevzuat ve pazar yapısını da kapsayacak şekilde daha fazla teknik bilgi alışverişi için imkan sağladı. Son oturumda katılımcılar, sektördeki paydaşların daha verimli bir işbirliği içinde sektörü nasıl daha sürdürülebilir ve üretken bir yapıya geçirebileceğinin yollarını tartıştılar.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px">Çevrimiçi seminer ayrıca, yönetim ve yasal mevzuat, devlet yardım programları, teknolojik dönüşümün hızlı temposu ve sektörel ortaklıklara olanak tanıyan ortak bir stratejik vizyon başta olmak üzere Türk balıkçılık ve su ürünleri sektörünün ana faktörlerini de belirledi. Somon yetiştiriciliği, başarıya ulaşmak için doğru yolda olan bir alt sektör örneği olarak sunuldu.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px"><strong>FAO-Türkiye Ortaklık Programları Hakkında</strong></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px">FAO-Türkiye Ortaklık Programları, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Tacikistan, Türkiye, Türkmenistan, ve diğer ilgili ülkelerde gıda güvenliğinin sağlanması, kırsal yoksulluğun azaltılması, sürdürülebilir orman yönetimi, çölleşmeyle mücadele ve ekosistemlerin korunmasına destek olmayı amaçlar.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px">2007’de kurulan FAO-Türkiye Gıda ve Tarım Ortaklık Programı’nın (FTPP) ilk fazı, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini temsilen Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından sağlanan 10 milyon ABD Doları tutarındaki güven fonundan finanse edildi. Programın ilk fazı olan&nbsp;2009-2015&nbsp;yılları arasında 16 ülkede 28 proje uygulandı. 2014 yılında, Türkiye Cumhuriyeti'nin 20 milyon ABD Doları tutarındaki ek finansmanı ile FTPP'nin ikinci fazı ve aynı zamanda FAO-Türkiye Ormancılık Ortaklık Programı (FTFP) başlatıldı. Böylece Türkiye’nin bu Programlar çerçevesindeki toplam katkısı 30 milyon ABD Doları’na ulaştı.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 30 Mar 2021 18:02:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2021/03/fishcap-cevrimici-semineriyle-turkiyenin-balikcilik-ve-su-urunleri-yetistiriciligi-sektorune-derinlemesine-bir-bakis-1617116713.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>KOP’tan Kırsal Kalkınma Modeli Eğitimi</title>
                <category>Röportajlar</category>
                <link>https://www.tarimpusulasi.com/haber/koptan-kirsal-kalkinma-modeli-egitimi-33346</link>
                <guid>https://www.tarimpusulasi.com/haber/koptan-kirsal-kalkinma-modeli-egitimi-33346</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye’nin 81 ilinden ve İtalya’dan gelen gençler Konya’da buluştu. ‘Gençlik ve Kırsal Kalkınma Modeli Eğitimi’ için bir araya gelen gençler bir sonraki toplantısını İtalya’da yapılacak.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify"><span style="font-size:10pt"><span style="font-family:&quot;CG Times&quot;,serif"><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,sans-serif">Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına bağlı Konya Ovası Projesi (KOP) Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı ile KOP Gençlik Derneği, Türkiye Tohum Yetiştiricileri Alt Birliği ve Ulusal Ajans desteğiyle düzenlenen ‘Gençlik ve Kırsal Kalkınma Modeli Eğitimi’nin ilki Konya’da gerçekleştirildi. Genç nüfusun kırsalda karşılaştığı sorunlar ve gençlerin kırsaldaki üretim süreçlerinde aktif olarak yer alması gibi konu başlıklarını masaya yatırıldığı eğitim toplantısında İtalya ve Türkiye arasındaki iyi tarım uygulamaları paylaşıldı. </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:10pt"><span style="font-family:&quot;CG Times&quot;,serif"><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,sans-serif">Ulusal Ajans desteği ile hayata geçirilen ve salgın kurallarına uygun gerçekleştirilen Gençlik ve Kırsal Kalkınma Modeli Projesi toplantısına KOP İdaresi Başkanı Mahmut Sami Şahin, Türkiye Tohum Yetiştiricileri Alt Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Hacı Ömer Güler ve yönetim kurulu üyeleri katıldı. </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:10pt"><span style="font-family:&quot;CG Times&quot;,serif"><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,sans-serif">KOP İdaresi Başkanı Mahmut Sami Şahin, çözümün bir parçası olmak adına gerçekleştirilen sivil toplum faaliyetlerini çok önemsediğini belirterek, güçlü Türkiye’nin geleceği olan gençlerle bir arada olmaktan büyük bir mutluluk duyduğunu söyledi. Covid-19 gibi zorlu bir salgın hastalık sürecinde Türkiye’nin zorlu ama başarılı bir sınav verdiğini ifade eden KOP Başkanı Şahin, “Salgın sürecinde, ülkemizin gıda güvenliğini, gıda arz zincirini güçlü bir şekilde sağlamak ve kendi kendine yeten hatta bölge coğrafyasını da destekleyecek yapıya ulaşması için gerekli her türlü çalışmalar yapılmaktadır. Bu anlamda en büyük rol de elbette ki siz gençlere düşüyor. Kırsaldaki yaşamın parçası olmak adına bir araya gelmeniz ve bu zorlu mücadele gerektiren yaşamın nasıl olursa daha tercih edilebilir olacağı noktasında ortaya koyduğunuz yaklaşım ve bakış açısını çok önemsiyorum” dedi. </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:10pt"><span style="font-family:&quot;CG Times&quot;,serif"><strong><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,sans-serif">“Özgüvenli ve Üreten Gençliğe İhtiyacımız Var”</span></span></strong></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:10pt"><span style="font-family:&quot;CG Times&quot;,serif"><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,sans-serif">“KOP İdaresi olarak; model üretmek, bizzat sahadan aldığımız beklenti, ihtiyaç ve önceliklerle, yenilikçi ve sürdürülebilir projelerin hayata geçirilmesini sağlamaya yönelik önemli bir misyonumuz var” diyen KOP Başkanı Şahin; “Bugün burada konuştuklarınız ve geçmişten bugüne tartıştığınız, ortaya koyduğunuz sonuçları İdare olarak dikkate alan ve planlamalarını yaparken gençliğin istihdamını da arttırmayı hedefleyen bir bakış açısına sahibiz. Bir ülkenin geleceğini görmek istiyorsanız o ülkenin gençlerinin ne ile uğraştığına bakmanız gerekir. Tamda buradan hareketle sizler ülkesi için tarım alanında gayret eden, çalışmalar yapan gençlersiniz. Gelişmiş ülkelerin gelişmesindeki temel nedenleri incelediğimizde gençliğin sadece tüketen değil aynı zamanda özgüveni yüksek araştıran ve üreten bireyler olduğu gerçeğini görüyoruz. Bizim de her alanda ihtisaslaşmış bireylerin artmasına maddi ve manevi katkıda bulunmamız gerekiyor. Meslek edinmenin yanında hangi alanlarda uzmanlaşması gerektiğini bilen ve o yönde kendini geliştiren gençlerimizin yetişmesini sağlamamız gerekiyor” diye konuştu. </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:10pt"><span style="font-family:&quot;CG Times&quot;,serif"><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,sans-serif">Eğitim toplantısının ikinci ayağının İtalya’da yapılacağını hatırlatan Başkan Şahin, program sonrasında belirlenecek 14 kişinin İtalya’daki Kırsal Yaşam ve Tarım Uygulamalarını yerinde görme fırsatı yakalayacağını belirterek sözlerini şöyle sürdürdü; “Sizlerden ricam, vazgeçmeyin. Bizim vazgeçmeyen, gecesini gündüzüne katan, bilgisiyle emeğini yoğurarak ülkesi için hep daha iyisini yapmaya çalışan gençlere ihtiyacımız var. İtalya’dan döndüğünüzde her birinizin uygulamaya konulabilecek en az bir projesinin olmasını arzuluyorum. Biliniz ki, bu ülkenin size sizin de bu vatana ihtiyacınız var”</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:10pt"><span style="font-family:&quot;CG Times&quot;,serif"><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,sans-serif"><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/kop-tan-kirsal-kalkinma-modeli-egitimi-1.jpg" style="height:427px; width:640px" /><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/kop-tan-kirsal-kalkinma-modeli-egitimi-2.jpg" style="height:427px; width:640px" /><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/kop-tan-kirsal-kalkinma-modeli-egitimi-4.jpg" style="height:427px; width:640px" /><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/kop-tan-kirsal-kalkinma-modeli-egitimi-3.jpg" style="height:427px; width:640px" /></span></span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 12 Mar 2021 11:01:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2021/03/koptan-kirsal-kalkinma-modeli-egitimi-1615546405.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>“Yasağı derhal kaldırın”</title>
                <category>Röportajlar</category>
                <link>https://www.tarimpusulasi.com/haber/yasagi-derhal-kaldirin-33103</link>
                <guid>https://www.tarimpusulasi.com/haber/yasagi-derhal-kaldirin-33103</guid>
                <description><![CDATA[CHP Bursa Milletvekili ve PM üyesi Orhan Sarıbal, hamsi avı yasağının bilimsel temeli olmadığını belirterek, av yasağının derhal kaldırılması gerektiğini söyledi. Sarıbal, “Karadeniz’e komşu ülkelerde yasak yokken sadece Türkiye karasularında av yasağı getirmenin bilimsel hiçbir gerekçesi yok.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">CHP Bursa Milletvekili ve PM üyesi Orhan Sarıbal, hamsi avı yasağının bilimsel temeli olmadığını belirterek, av yasağının derhal kaldırılması gerektiğini söyledi. Sarıbal, “Karadeniz’e komşu ülkelerde yasak yokken sadece Türkiye karasularında av yasağı getirmenin bilimsel hiçbir gerekçesi yok. Bu kararla 83 milyonun ucuz balık yemesi engellenirken, Karadeniz’deki balıkçılar ve esnafı ise mağdur ediliyor” dedi. Sarıbal, balık avı yasağının soğuk depo sahibi 4-5 firmanın para kazanması için getirildiğine ilişkin şüphelerini de dile getirdi.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">İstanbul Milletvekili Mehmet Bekaroğlu ile birlikte Rize’yi ziyaret eden CHP Genel Başkan Tarım Politikalarından Sorumlu Başdanışmanı Sarıbal, CHP Rize İl Başkanlığında basın toplantısı yaptı. </span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">Balıkçı esnafını ziyaret ettiklerini ve 8 Ocak 2021 tarihinde alınan ve 7 Şubat tarihine kadar geçerli olacak olan hamsi balığı avının, Karadeniz balıkçıları ve esnafını mağdur ettiğini söyledi. Tarım ve Orman Bakanlığının hamsi balığının boyunun ve etinin büyümesi gerekçesiyle böyle bir karar aldığını anımsatan Sarıbal, “Bunun çok zamansız, acele, bilimsel gerçeklerden uzak, işin özüne inmeden, yukarıdan sadece birkaç kişinin talimatı ya da isteğiyle alınmış, net yanlış bir karar olduğunu bugün burada yaptığımız çalışmalar sonrası gördük” dedi. Gürcistan, Romanya, Bulgaristan, Ukrayna, Rusya gibi Karadeniz’e sınırı olan ülkelerde uygulanmayan yasağın Türkiye için uygulanmasının, ileri sürülen gerekçeleri boşa çıkardığını söyleyen Sarıbal, şunları söyledi:</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt">Gürcistan’da serbest bizde yasak</span></strong></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">“Türkiye karasularında balığın boyuna ve et miktarına göre avlanması yasak, ama eğer aynı balıkçılar aynı teknelerle Gürcistan’a giderlerse, Gürcistan bölgesinde avlanma yaparlarsa, avlanma serbest. Bu balık bütün ülkelerin sınırlarını geziyor. Siz 1 yılda, 2 yılda, 3 yılda 9 cm’ye gelen bir balığı 1 ay yasaklama ile boyunu uzatmayı, et aldırmayı düşünüyorsanız, buna sadece biz değil, kargalar bile güler. Dolayısıyla bilimden uzak, tamamen yanlış bir karar. Alınan karardan kimsenin haberi yok. Balıkçıların, kooperatiflerin, birliklerin, işin tarafı kimsenin haberi yok. Akşam karar alıyorsunuz sabah uyguluyorsunuz. Yaklaşık 400- 450 tekne. Ortalama 10 bin çalışan insan. Siz bir ay boyunca açlığa yoksulluğa mahkum ediyorsunuz. Bu insanların kredi borcu var. Çalıştırdıkları personele ücret ödüyorlar. Bu insanlar lojistik amaçla kiraladıkları para ödeyecekler. Peki, siz hükümet olarak çalışanlara bir ücret, 1 ay boyunca, yapamadıkları iş için, herhangi bir gelir, herhangi bir destek ödemesi var mı? Yok.”</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt">Stokçular kimler?</span></strong></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">Getirilen av yasağının balık avının en uygun dönemi olan soğuk aylarda alındığını hatırlatan Sarıbal, yasağın bazı stokçulara para kazandırmak amacıyla alınıp alınmadığını sordu. Sarıbal, şunları söyledi:</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">“Bakan ‘biz balığın geleceğini kurtarmak için, Karadeniz’in geleceğini kurtarmak için, hamsinin geleceğini kurtarmak için bunu yasaklıyoruz çünkü 2 ay stokumuz var’ dedi. Peki, bu 2 aylık stok kimde? Buradan Bakana soruyorum; Sayın Bakan 2 ay Türkiye’ye yetecek hamsiyi kimler stokladı? Bunlar kim? Kaç kişiler? </span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">Covid dönemi yaşıyoruz. Geçen yıl bu zamanlar Covid nedeniyle, gıda zincirinde bozulma ihtimaline karşılık hükümet, soğan ve patateste ihracat kısıtı kararı aldı. Ardından limon kısıtı kararı aldı. Ne dedi? ‘Halkımın gıda arzını sağlamak zorundayım’ dedi. Yani ‘pazarlarda patates eksik olmamalı, soğan eksik olmamalı, diğer temel gıdalar eksik olmamalı’ dedi. Bunun için ihracatı yasakladı. </span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">Bugün geçen yıl yaptığının tam tersini yaparak, en önemli zamanda ucuz, sağlıklı, doğal balık olan hamsinin üretilmesine, tutulmasına kısıt getiriyor. Peki, bu kimin işine yarıyor? Kısıtlamandan önce bir sepet, yaklaşık 15 kilogramlık balığı, 4-5 büyük şirkete 50 liradan satan balıkçı şu anda stoklamamış, herhangi bir şekilde depoya koyamamış, çaresiz bir şekilde günlük balığa gitmeyi bekliyor. Stokçular 50 liraya aldıkları 1 sepet balığı yani 15 kilosunu 200-250 liraya, tam 4 katına, 5 katına satıyorlar. Sayın Bakan bunlarla ne işiniz var sizin? Gürcistan’da ve diğer ülkelerde balık yakalanırken Rize’nin, Trabzon’un, Hopa’nın, Artvin’in balıkçısının günahı nedir? Bu cezalandırmanın adı nedir?</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">83 milyon insanın en önemli gıda maddesi olan hamsi balığının yasaklanmasını bu 4 tane şirketin elindeki stokları bitirmek için mi yaptınız?”</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt">83 milyon insan cezalandırılıyor</span></strong></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">Getirilen yasak ile geçimini sağlayamayacak Karadenizli balıkçı esnafı ile birlikte ucuz balık yeme şansı kalmayan 83 milyon insanın cezalandırıldığını aktaran Sarıbal, “Karadeniz’de getirdiğiniz yasak nedeniyle hamsiyle beraber ya da hamsi dışında, yasak içinde olmayan, tutulması gereken diğer balık çeşitlerinin de tutulmasını, avlanmasını yasaklamış oluyorsunuz. Bu yasak; yöntemiyle, zamanlamasıyla, amacıyla, tümüyle yanlıştır. Derhal, hiç zaman kaybetmeden, 7 Şubat’ı beklemeden, Karadeniz’in Türkiye karasularının içindeki avlanma yasağını derhal kaldırın. Bu halka, bu Covid-19 döneminde zulüm etmeyin” dedi. </span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/orhan-saribal-rize-1.jpg" style="height:426px; width:640px" /></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt">Bekaroğlu: Cumhurbaşkanı biliyor mu?</span></strong></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">İstanbul Milletvekili Mehmet Bekaroğlu da getirilen av yasağının bilimsel hiçbir temeli olmadığını vurguladı. “Sayın Cumhurbaşkanı bu yasağın gerekçesini biliyor mu?” diye soran Bekaroğlu, “Getirilen yasakta kesinlikle bilimsel bir veri yoktur. Bu balık 1 ayda 7-8 cm olacak, böyle bir şey mümkün değil? Eşyanın tabiatına aykırı” dedi. </span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 04 Feb 2021 17:56:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2021/02/yasagi-derhal-kaldirin-1612511960.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Yalova&#039;da Bin 390 Su Ürünleri Denetimi Gerçekleştirildi</title>
                <category>Röportajlar</category>
                <link>https://www.tarimpusulasi.com/haber/yalovada-bin-390-su-urunleri-denetimi-gerceklestirildi-33010</link>
                <guid>https://www.tarimpusulasi.com/haber/yalovada-bin-390-su-urunleri-denetimi-gerceklestirildi-33010</guid>
                <description><![CDATA[Yalova İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Su Ürünleri Denetim Ekipleri tarafından 2020 yılında 1.390 adet su ürünleri denetimi yapıldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Yalova İl Tarım ve Orman Müdürlüğü su ürünleri denetim ekipleri tarafından 2020 yılı 1 Ocak – 31 Aralık tarihleri arasında perakende balık satış yerlerine 773, Balıkçı Gemilerine 357, Barınak ve Karaya Çıkış Noktalarına 170, Su Ürünleri İşleme-Değerlendirme Tesislerine 25, Su Ürünleri Nakil Vasıtalarına 12, Su ürünleri Yetiştiricilik Tesislerine 25, Kum ve Taş Ocaklarına 28 olmak üzere toplam 1.390 adet denetim gerçekleştirildi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Yapılan denetimlerde 35.500 kg midye, 75 kg deniz salyangozu ve 20 çuval deniz patlıcanına el konuldu. Ayrıca yasadışı avcılık yapan 9 adet balıkçı gemisine el konularak mülkiyeti kamuya geçirildi ve kurallara uymayan 31 su ürünleri işletmesine toplam 136.000 TL. idari para cezası kesildi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Balıkçılık ve Su Ürünleri Şube Müdürlüğü Su Ürünleri Denetim Ekipleri 2020 yılında 123 günü denizde geçirerek yaptığı denetimlerle Marmara bölgesinde yasak avcılığa geçit vermedi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">İl Müdürlüğü tarafından yapılan su ürünleri denetimlerinin yanında 1.487 adet Amatör Balıkçı Belgesi, 948 adet Gerçek Kişi Ruhsat Tezkeresi, 171 adet Gemi Ruhsat Tezkeresi, 44 adet Özel Avcılık İzin belgesi, 39 adet Akaryakıt İndirim Belgesi ve 15 adet de Özel Ürün Menşei Belgesi düzenlendi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">Ayrıca 2020 yılında 99 balıkçıya 103.500 TL. Su Ürünleri Desteklemesi yapıldı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif"><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/Yalova-su-urunleri-denetimi-1.jpg" style="height:347px; width:640px" /><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/Yalova-su-urunleri-denetimi-2.jpg" style="height:304px; width:640px" /><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/Yalova-su-urunleri-denetimi-3.jpg" style="height:411px; width:640px" /><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/Yalova-su-urunleri-denetimi-4.jpg" style="height:336px; width:640px" /></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 25 Jan 2021 12:07:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2021/01/yalovada-bin-390-su-urunleri-denetimi-gerceklestirildi-1611594382.JPG"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sarıbal, tarım krizinde çözüm yollarını anlattı: &quot;Çiftçinin alın terini birkaç şirkete yedirmeyeceğiz&quot;</title>
                <category>Röportajlar</category>
                <link>https://www.tarimpusulasi.com/haber/saribal-tarim-krizinde-cozum-yollarini-anlatti-ciftcinin-alin-terini-birkac-sirkete-yedirmeyecegiz-32493</link>
                <guid>https://www.tarimpusulasi.com/haber/saribal-tarim-krizinde-cozum-yollarini-anlatti-ciftcinin-alin-terini-birkac-sirkete-yedirmeyecegiz-32493</guid>
                <description><![CDATA[Şu ana kadar hep tarımda yaşanan sorunlar dile getirildi. Ancak tarımda yapılması gerekenler ve çözüm önerileri konuşulmadı. CHP Ekonomi Masası’nın tarımdan sorumlu üyesi Orhan Sarıbal ile ülkenin tarım sorununun nasıl çözüleceğini konuştuk.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:16px">Esnaf, işçi, sanayici… Tüm ekonomik aktörler derin bir krizde. Ancak bu ekonomik aktörler arasında biri var ki, ülkenin geleceğini geri dönülmez bir uçuruma sürükleyecek kadar büyük bir kriz yaşıyor; Çiftçiler. Her kentte, her üründe ayrı ayrı sorunlar yaşanıyor. Zarar eden çiftçi köyleri boşaltıyor. Kentler işsiz, köyler ise ekim yapılmayan topraklarla dolmuş durumda. Sorunun konjonktürel olmadığı ortada.</span></p>

<p><span style="font-size:16px">CHP Bursa Milletvekili ve Ekonomi Masası üyesi Orhan Sarıbal’la CHP’nin çözüm önerilerini konuştuk. Sarıbal sorularımıza ayakları yere basan, detaylı cevaplar verdi.</span></p>

<p><span style="font-size:16px"><strong>► Takip edebildiğimiz kadarıyla tarım desteklerinde iki nokta öne çıkıyor, ilki desteğin kanuni tutarın dahi altında kalması, ikincisi ise desteğin doğru yere gitmemesi. Ne yapmalı sorusuna sizin verdiğiniz cevap nedir?</strong></span></p>

<p><span style="font-size:16px">Bu konuda birkaç değişik yöntem uygulayacağız. Yasada yüzde 1’lik bir destek var. (2006 tarihli Tarım Kanunu’na göre tarım destek ödemesi gayrisafi milli hasılanın yüzde 1’ine denk olmalıdır) Ancak hükümet kanunen zorunlu desteği dahi vermiyor. 2021 yılı için yüzde 1 olması gereken destek yüzde 0,39.</span></p>

<p><span style="font-size:16px">Biz bu kanuni desteği yüzde 1’den yüzde 2’ye çıkaracağız. Bu şart. Tutar olarak söyleyelim, 2021 yılında Gayrisafi Milli Hasılayı 5,6 trilyon TL olarak değerlendirdiğimizde 112 milyar TL gibi bir parayı tarımsal desteğe ayıracağız.</span></p>

<p><span style="font-size:16px"><strong>► 2021’de hükümetin verdiği tutar ne peki?</strong></span></p>

<p><span style="font-size:16px">22 milyar TL… 2020’nin aynısını 2021’de verecekler, 1 kuruş artırmadılar, kendi içinde değişikliğe uğrattılar. Biz bu tutarı 4-5 katına çıkarmak zorundayız. Çünkü halkın gıda egemenliğini amaçlıyorsak bu kaynağı ayırmak zorundayız. Bugün 83 milyon olan, 5 milyon sığınmacıyla ve turistlerle birlikte 90 milyon insanı doyuruyor muyuz, doyuruyoruz. 2050 yılında bu 100 milyon olacak mı? Olacak… Biz bu insanların karnını kendi topraklarımızda ürettiğimiz ürünlerle mi doyuracağız, yoksa şu anda mevcut iktidarın yaptığı gibi ithal gıdalarla mı doyuracağız? Biz diyoruz ki bizim toprağımız var, 40 milyon dönüm toprağımız boşta bekliyor, bunları ekime açacağız. Dahası hazine arazileri var. Bütün çiftçileri kayıt sisteminin içine alacağız ve bir plan yapacağız, özellikle 20-21 üründe buğday, arpa, mısır, şeker, ayçiçeği, soya, pamuk gibi temel ürünlerde üretime dayalı bir destekleme politikası uygulayacağız.</span></p>

<p><span style="font-size:16px"><strong>► Bir de destek ödemelerinin miktarı kadar niteliği de tartışılıyor. Destek tapu sahibine veriliyor ancak çoğu üretici toprağının sahibi değil. Burada sorun medeni kanuna kadar uzanıyor. Desteği kime vereceksiniz, tapu sahibine mi yoksa üreticiye mi?</strong></span></p>

<p><span style="font-size:16px">Burada bizim için üreticinin beyanı esas olacak. Sadece miras yerlerinde aileden biri diğerlerinin ona razı olması üzerine ilgili kuruma müracaat etmesi yeterli olacak. Böylece desteği arsa sahibi değil, üreticinin kendisi alacak. Zaten sorunumuz bu, hem destek ödemesi az, hem de destekler üreticiye gitmiyor. Bu sorunu çözeceğiz.</span></p>

<p><span style="font-size:16px">Ama bunu nasıl yapacağız? Önemli olan bu. Biz bir kere bölgeler arası farklılıkları mutlaka hesaba katmak zorundayız. Örneğin bu ülkenin 4 milyon ton pamuk üretmesi lazım, bu kadar pamuğu her sene aynı topraktan alamayacağımıza göre bölgeler arasında farklılıklar olacak. Bu yüzden belki Urfa Bölgesi’ndeki teşvikle Ege’de Söke Bölgesi’ndeki teşvik aynı olmayacak. Şöyle ki, Çukurova’da sulu tarımda buğdayın dekarından 800 kilo 900 kilo alırken, İç Anadolu’da kuru tarımda yaptığımız teşvik aynı olursa zaten o sistemi sürdüremiyorsunuz ve sonuca da ulaşamıyorsunuz. Bizim amacımız nedir? Örneğin 4 milyon ton pamuk mu? Bunu planlayacağız, çiftçi pamuğu ekerken ne kazanacağını bilecek. Ne alacağını bilecek, önceden açıklayacağız. Bu buğdayda da böyle olacak. Ne kadar buğday üretiyoruz? 20 milyon ton. Peki ihracatla beraber ne kadar ihtiyacımız var? 30 milyon ton. Ama stoğu da dahil etseniz, Türkiye’nin her yıl 35 milyon ton buğday üretmesi gerekiyor.</span></p>

<p><span style="font-size:16px"><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/saribal-tarim-krizinde-cozum-yollarini-anlatti-ciftcinin-alin-terini-birkac-sirkete-yedirmeyecegiz-1.jpg" style="height:402px; width:500px" /></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><strong>► Şöyle bir bakış açısı var; “Buğdayı ithal ediyoruz ancak ithal edilen buğdayı ihraç ediyoruz. İçerideki üretim zaten iç pazara yetiyor”. Buna ne diyeceksiniz?</strong></span></p>

<p><span style="font-size:16px">Şöyle söyleyeyim, eğer bu ülkede bütün tarım alanlarını değerlendirdiniz, ekimlerinizi yaptınız, hiç boş yeriniz yok ama buna rağmen makarna yapıp, un yapıp ihraç ettiğiniz buğdayda bir eksiklik varsa elbette ithalat yapalım. Ancak öyle mi şu anda? 2002’de 93 milyon dönüm buğday arazisi bugün 68,5 milyon dönüme düşmüş. Bu ne demektir? 24 milyon dönüm buğday ekim arazisi azalmış.</span></p>

<p><span style="font-size:16px">Peki ne ekiliyor bu 24 milyon dönümde? Buğday ekmiyor da belki başka bir şey ekiyor.</span></p>

<p><span style="font-size:16px">Hayır, yerine büyük ölçüde bir şey ekilmiyor. Buğday üretilen yerde başka bir şey ekilmesi için bölgenin sulu tarıma uygun olması gerekir. Suyun bulunduğu yerlerde buğdaydan mısıra döndü çiftçiler. Zaten bir tehlike de monokültüre doğru gidiyoruz. Çeşitlilik azalıyor. Mesela bu yıl buğdaydan mısıra dönülen bölgelerde yağışların azalması nedeniyle verim yarı yarıya düştü, çiftçi çok ciddi miktarda zarar etti. Dolayısıyla biz, iklimi ve yağış rejimini de göz önüne alarak, planlamayı buna göre yapacağız. Ürün planlamasını yaparken, yağmur yağma ihtimaline göre değil, yağmur yağmama ihtimaline göre planlama yapacağız. Çiftçi yağmur yağmasa da oradan bir gelir elde edecek. Bu gelir çiftçiyi ayakta tutabilecek seviyede olacak. Bunu iktidara geldiğimizde biz regüle edeceğiz, yani hükümet düzenleyecek. Bu bütün dünyada böyle.</span></p>

<p><span style="font-size:16px">Bunun dışında özellikle kuru tarım yapılan bölgelerde çiftçinin en büyük maliyeti mazot. Mazotta ÖTV ve KDV’yi çiftçi için kaldıracağız. Gübre desteği bir başka sorun. Bakın abartılı olmasın ama bugün toprağa dökülen gübrenin en az yüzde 40’ı boşuna kullanılıyor. Verimsiz kullanılıyor?</span></p>

<p><span style="font-size:16px"><strong>► Neden verimsiz kullanılıyor?</strong></span></p>

<p><span style="font-size:16px">Çünkü toprak analizleri yapılmıyor, bitki analizi yapılmıyor. Alışkanlıklar üzerinden bir değerlendirme yapılıyor. Kaldı ki bugün Türkiye topraklarının en büyük problemi organik madde. Gübre organik olmayınca bunun bitki tarafından parçalanıp emilmesi de aynı şekilde verimli olmuyor.</span></p>

<p><span style="font-size:16px">Çiftçi diyor ki, ilaç ithal, gübre ithal, tohum ithal. Bunlar Türkiye’de üretilemez mi?</span></p>

<p><span style="font-size:16px">Bu çok önemli bir konu. Mutlaka tarımsa araştırma ve geliştirmeye kaynak ayırmamız lazım. Şu anda girdilerin maliyetini ne çiftçi ne iktidar kimse öngöremiyor. Çünkü direkt dışarıya bağımlısınız. İlaçta, gübrede, mazotta dışarıya bağımlısınız. Tohum artık Türkiye’de üretiliyor deniyor. Hayır efendim! Tohumda da yurtiçinde üretim yapıyoruz, ama ürettiğimiz de yabancı şirketlerin tohumu olduğu için aslında o da ithal. Her sene hibrit tohum alıyorsunuz ve bu tohumun sahibi bu ülke değil, TİGEM değil mesela. Bu tohumun sahibi dünyada 4 büyük şirket aşağı yukarı.</span></p>

<p><span style="font-size:16px"><strong>► Tarımda küresel şirketlerden sık sık bahsediyorsunuz. Bir büyük oyundan bahsediyorsunuz. Biraz açar mısınız?</strong></span></p>

<p><span style="font-size:16px">Şöyle ki, biz stoklanabilir ürünlerde dünyanın müşterisi konumuna getirilmek isteniyoruz. Temel ürünlerde, yani stoklanabilir ürünlerde üretimimiz azalıyor. Nedir o ürünler? Arpa, buğday, pamuk, soya, ayçiçeği, şeker vs. Bunları küresel gıda devleri ellerinde tutmak istiyorlar. Türkiye’ye de diyorlar ki sen yaş meyve sebze ek, stok yapma, ürettiğini hemen sat. Ben ise stoklanabilir bu temel gıda ürünlerini kendi egemenliğimde tutayım. Ellerinde tuttukları ürünler temel ürünler. Mesela soya olmazsa siz beyaz et üretimi yapamazsınız. Yaparsınız elbette ama maliyeti yüksek, verimliliği düşük olur. Bize diyorlar ki, teknolojik atılımları boşver, sen emek yoğun yaş meyve sebze üret ve sat. Temel ürünleri de ben stoklayacağım.</span></p>

<p><span style="font-size:16px"><strong>► Tarımda TMO, Fiskobirlik, Tariş gibi kamu kuruluşlarının etkisizleştirildiğine ilişkin bir eleştiri de var. Katılır mısınız? Katılırsanız çözümünüz nedir?</strong></span></p>

<p><span style="font-size:16px">Tarımda çiftçi-devlet bağlantısı kopmuş durumda. Tekrar bu bağı sağlamak zorundayız. Tarım, piyasanın, şirketlerin ve tüccarların inisiyatifine bırakılmamalı. Bunu piyasaya bırakamyız, dolayısıyla tekrar kamucu bir yaklaşımı benimzemek zorundayız. Burada kamu kuruluşları çiftçinin ürettiğinden para kazanacak, zarar etmeyecek bir düzeneğin altyapısını oluşturacak. Bakın bu sene tarlada patates kaldı, soğan kaldı.</span></p>

<p><span style="font-size:16px"><strong>► Tarımda ithalatı hep konuşuyoruz da ihracatı konuşmuyoruz, ne yapmalı sizce ihracat konusunda? Öncelikleriniz arasında mı?</strong></span></p>

<p><span style="font-size:16px">Öncelikle çiftçinin ürettiğinden para kazanabilecek, ürettiğini mutlaka satabileceği bir düzeneği oluşturacağız. Yani destekleme politikası çiftçiyi güvence altına almalı.</span></p>

<p><span style="font-size:16px">Şimdi çok önemli olan ihracata odaklanabiliriz. Üretim fazlamız olan ve katmadeğeri yüksek olan ürünlerimiz var. Örneğin, kırmızı mercimekte bir ihracatımız ithalatımızdan daha çok. Ancak bu fazlalık 800 bin tondan 300 bin tona gerilemiş. Arada 500 bin ton fark var. Biz neden kendi ürettiğimizi ihraç etmeyelim. Dolayısıyla ihracat üzerinden de bir destekleme programını hayata geçirmek zorundayız. Ancak buna Hazine Bakanlığı bakacak. Tarım Bakanlığı çiftçinin üretimiyle ilgilenecek çünkü. Yani gayrisafi milli hasılanın yüzde 2’si tarım desteği olarak verilecek ancak bu desteğin içinde ihracatçıya destek yok. İhracat desteğine Hazine Bakanlığı bakacak.</span></p>

<p><span style="font-size:16px"><strong>► Döviz kurlarındaki bu dalgalanma sürdüğü sürece çiftçinin maliyetini hesaplaması da zorlaşıyor. Buna ilişkin bir çözümünüz var mı?</strong></span></p>

<p><span style="font-size:16px">Bizim bakış açımızda büyük bir planlama var. Döviz kurlarını kontrol edemezsek, bu sorunla sürekli karşılaşabiliriz. Dolayısıyla bizim söylediğimiz tarım politikası, ülkenin bütüncül ekonomi politikasının bir parçası. Tarımı geri kalan ekonomik sektörlerden bağımsız düşünemeyiz. Bu ekonomi politikası için de istikrar mutlaka kurda ve faizde olmalı, döviz kurlarındaki dalgalanma sorunu çözülmeli. Ancak velev ki konjonktürel dalgalanmalar yaşandı. Bu durumda destek ödemeleri çiftçinin hayati giderlerini karşılayacak fark ödemeleri biçiminde olmalı. Öyle durumlar oluyor ki çiftçinin cirosundan yüksek maliyeti çıkıyor. Bu durumda fark ödemeleri vererek çiftçinin zarar etmesini engelleyeceğiz. Yani çiftçi kazanacak mıyım, kazanamayacak mıyım diye düşünmemeli. Ne kadar kazanacağım diye düşünmeli. Kazandığı parayla, çocuğunu okuluna gönderecek, düğününü yapacak, otomobilini traktörünü alacak, insanca bir iş, insancı bir gelir yaratacağız. Çiftçiye vereceğimiz fiyatlar, AKP’nin yaptığı gibi dünya borsalarına göre değil, çiftçiyi insanca bir yaşam standardına kavuşturacak fiyatlar olacak.</span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 19 Nov 2020 12:25:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2020/11/saribal-tarim-krizinde-cozum-yollarini-anlatti-ciftcinin-alin-terini-birkac-sirkete-yedirmeyecegiz-1605778098.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Aydın Büyükşehir Belediyesi Ata Tohumlarını bu yıl da toprakla buluşturdu</title>
                <category>Röportajlar</category>
                <link>https://www.tarimpusulasi.com/haber/aydin-buyuksehir-belediyesi-ata-tohumlarini-bu-yil-da-toprakla-bulusturdu-32445</link>
                <guid>https://www.tarimpusulasi.com/haber/aydin-buyuksehir-belediyesi-ata-tohumlarini-bu-yil-da-toprakla-bulusturdu-32445</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px">Geçen yıl Aydın Büyükşehir Belediyesi tarafından dikimi yapılarak elde edilen ürünlerin Halk Ege Et'te satıldığı Ata Tohumları, bu yıl da toprakla buluşturuldu.</span></span></p>

<p style="text-align:justify">&nbsp;</p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px">Geçen yıl Aydın Büyükşehir Belediyesi tarafından dikimi yapılarak elde edilen ürünlerin Halk Ege Et'te satıldığı Ata Tohumları, bu yıl da toprakla buluşturuldu. Aydınlılar ve İzmirliler tarafından çok beğenilen sebzelerin bu yıl erken hasatla şubat ayında raflarda yerini alması planlanıyor. Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, sürdürülebilir tarım politikalarına ağırlık verdiklerinin altını çizerken, verim ve lezzet olarak ithal tohumlardan hiçbir eksiği olmadığı gibi daha sağlıklı olan Aydın'ın yerel tarım ürünlerini yaşatmaya devam edeceklerini ifade etti.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px">2014 yılından bu yana Aydın'ın yerel zenginliği olan Ata Tohumlarına sahip çıkan Büyükşehir Belediyesi, Aydın genelinde fide dağıtarak bu tohumları yaşatırken çiftçiye de örnek olmak için bu tohumlardan ürün elde ederek Halk Ege Et'te satışa sunuyor. Bu yıl da geçen yıl tüketiciler tarafından çok beğenilen Aydın karası patlıcan, Yenipazar tatlı biberi ve Koçarlı pembe domatesi toprakla buluşturuldu. Sera dikimi Sultanhisar'ın Güvendik Mahallesi'ndeki AYSERA'da yapılırken, yaz sezonu için de dikimler çeşit sayısı artırılarak İncirliova Hacıailobası'ndaki Aydın Çiftçi Merkezi'nde yapılacak.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px">Ata Tohumlarını kendi topraklarında yetiştirmek isteyen Aydınlı çiftçilere de sebzelerin yetiştirilmesi üzerine eğitimler verdiklerini hatırlatan Başkan Çerçioğlu, pandemi döneminde yereldeki tarımsal üretimin önemine işaret etti. Başkan Çerçioğlu,&nbsp;"Pandemi süreci tarımsal üretimde kendi kendine yeten bir ülke olmanın önemini bir kez daha ortaya koydu. Bunun yanında yerel tarımsal değerleri koruyup bunları gelecek nesillere de aktarmak bizlerin sorumluluğu. Geçen yıl tüketicilerimiz bu özlenen lezzetleri çok beğendi. Aydınlıların ve İzmirlilerin beğenerek tükettikleri sebzelerin üretim miktarını daha da artıracağız ve şubat ayı içerisinde bunları Halk Ege Et marketlerimizde vatandaşlarımızla buluşturmayı planlıyoruz"&nbsp;dedi. Başkan Çerçioğlu, geçen yıllarda olduğu gibi bu yıl da bahar aylarıyla birlikte Ata Tohumlarından elde edilen fidelerin ücretsiz olarak dağıtılacağını hatırlattı.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 13 Nov 2020 15:08:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2020/11/aydin-buyuksehir-belediyesi-ata-tohumlarini-bu-yil-da-toprakla-bulusturdu-1605269495.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bakan Pakdemirli Yalova&#039;daki Kivi Hasadını Başlattı</title>
                <category>Röportajlar</category>
                <link>https://www.tarimpusulasi.com/haber/bakan-pakdemirli-yalovadaki-kivi-hasadini-baslatti-32256</link>
                <guid>https://www.tarimpusulasi.com/haber/bakan-pakdemirli-yalovadaki-kivi-hasadini-baslatti-32256</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px"><span style="color:#535353"><span style="background-color:#ffffff">Tarım ve Orman Bakanımız Dr. Bekir Pakdemirli Altınova'da kivi hasadını başlattı.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px"><span style="color:#535353"><span style="background-color:#ffffff">Bakanımız Dr. Bekir Pakdemirli sabah saatlerinde geldiği Yalova'da önce Hersek Lagünü Sulak Alanı Geliştirme Projesi'nin açılışına katıldı.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px"><span style="color:#535353"><span style="background-color:#ffffff">Vali&nbsp;Muammer Erol, AK Parti Yalova Milletvekilleri Ahmet Büyükgümüş ve Meliha Akyol, Yalova Belediye Başkan Vekili Mustafa Tutuk,&nbsp;Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürü Dr. Nevzat Birişik, Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürü Dr. Mustafa Altuğ Atalay, Gıda Kontrol Genel Müdürü Harun Seçkin, Bitkisel Üretim Genel Müdürü Dr. Mehmet Hasdemir, Tarım Reformu Genel Müdürü Hasan Özlü, Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürü İsmail Üzmez, Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdür Yardımcısı Doç. Dr. İsmail Hakkı Kalyoncu, Bahçe Bitkileri Araştırmaları Daire Başkanı Gökhan Kızılcı&nbsp;ile çok sayıda vatandaşın katıldığı Hersek Lagünü Sulak Alanı Geliştirme Proğramının ardından İl Müdürlüğü tarafından düzenlenen Kivi Hasat Programına katılan Bakan Dr. Bekir Pakdemirli Altınova’da Kivi hasadını başlattı.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px"><span style="color:#535353"><span style="background-color:#ffffff">Bakan Dr. Bekir Pakdemirli, Yalova'da kivi hasadı programında yaptığı konuşmada, Türkiye'nin bereketli bir coğrafyaya sahip olduğunu, 4 mevsimde üretim ve hasadın aynı anda gerçekleştiğini söyledi.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px"><span style="color:#535353"><span style="background-color:#ffffff">İç Anadolu'da buğday ekim zamanı gelmişken Yalova'da kivi hasadının yapıldığını vurgulayan Pakdemirli "Kividen süs bitkilerine, meyve üretiminden sebzeye kadar birçok üründe marka olmuş ve bunu da kendi bileğinin hakkıyla yapmış bir şehir. Aslında yüz ölçümünün yüzde 15'i yani 119 bin dekarı işlenen tarım alanı ama Yalovalı üreticilerimiz, elindeki bu tarım alanını en iyi ve en doğru şekilde kullanarak son 18 yılda bitkisel üretim değerini, 7 kat artışla 309 milyon liraya yükseltti. Yıllık 160 milyon adede varan süs bitkileri üretimi ile Yalova Türkiye'de üçüncü sırada. Süs bitkileri, Yalova'ya yıllık 450 milyon lira katma değer sağlıyor. Hayvansal üretim değeri ise son 18 yılda 2 kat artışla 145 milyon liraya ulaştı. Bu rakamlar Yalova çiftçisinin gayretini, emeğini bize gösteriyor" dedi.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px"><span style="color:#535353"><span style="background-color:#ffffff">Bakanımız , son 18 yılda Yalova'ya toplam 400 milyon lira destek ödediklerini anlatarak Yalova'ya yapılan yatırımlarla ilgili bilgiler verdi.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px"><span style="color:#535353"><span style="background-color:#ffffff">Türkiye'nin dünyanın en zengin biyoçeşitliliğine sahip ülkelerinden biri olduğunu dile getiren Bakanımız kivinin de içinde olduğu yüzlerce ürünün bu coğrafyada yetiştiğini aktarken ""Dünyada kivi üretimi yaklaşık 4 milyon ton. Ülkemiz ise yaklaşık 31 bin dekar alanda yapılan kivi üretimi ile dünyanın sayılı üreticilerinden biri haline geldi. Buraya özellikle dikkati çekmek istiyorum, son 18 yılda, kivi üretimimiz 30 kat gibi rekor bir artışla, 2 bin 500 tondan 74 bin tona ulaştı. Yalova da yıllık 25 bin ton kivi üretimi ile Türkiye'de birinci sıradadır. Bu başarı elbette Yalovalı çiftçilerimizin kurduğu modern bahçelerden dünya standartlarının üzerinde elde edilen üretimlerle hasıl olmuştur. Yalova'da 6 bin 300 dekar alanda yapılan kivi üretimi, doğrudan ve dolaylı olarak 2 bin aileye gelir kapısı olmuştur. Ayrıca Yalovalı çiftçilerimiz, 2019 yılında 3 milyon dolarlık kivi ihracatı yaparak Yalova ve ülkemiz ekonomisine katkıda bulunmuştur." dedi.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px"><span style="color:#535353"><span style="background-color:#ffffff">GENÇLERE VE KADINLARA KİVİ YETİŞTİRİCİLİĞİ TAVSİYESİ</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px"><span style="color:#535353"><span style="background-color:#ffffff">Bakanlık olarak kivi üretiminin gelişmesi ve kivideki katma değerin artması için önemli destekler sağladıklarını belirten Pakdemirli, şunları kaydetti:</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px"><span style="color:#535353"><span style="background-color:#ffffff">"Kivi üreticilerine dekara toplam 19 lira mazot-gübre desteği veriyoruz. Ayrıca, dekara 10 lira katı organik-organomineral gübre desteği, 20 ila 40 lira arasında organik tarım ve iyi tarım desteği sağlıyoruz. Kivi üretiminde yeni bahçe kurulumunu da destekliyoruz. Bu amaçla standart fidan kullanımı ile kurulan bahçelerde dekara 100 lira, sertifikalı fidan kullanımında ise 280 lira destek veriyoruz. Küçük aile işletme desteği kapsamında, dekara 100 Lira sağlamaktayız. Bunların yanında, üretilen kivilerin, işleme, pazarlama ve depolama yatırımlarına da ciddi hibe imkânları sunuyoruz. Bugüne kadar, 13 soğuk hava deposu ile 16 işleme, ambalajlama ve paketleme olmak üzere toplam 29 projeye 8,2 milyon TL hibe desteği verdik. Ayrıca, Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatiflerimiz tarafından kivi üreticilerimize ve sektöre, düşük faizli yatırım ve işletme kredisi ile finansman sağlanıyor. Bunun yanı sıra, çiftçilerimizi doğal afetlerden korumak amacıyla TARSİM kapsamında, poliçenin % 50'sini devlet olarak destekliyoruz. Üreticinin genç ve kadın olması durumunda, poliçe destek oranını da arttırıyoruz."</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px"><span style="color:#535353"><span style="background-color:#ffffff">Bakanlık olarak kivi yetiştiriciliğinde Ar-Ge çalışmalarının da devam ettiğini belirten Pakdemirli, bu kapsamda, Türkiye'nin ilk yerli kivi çeşidi olan "İlkaltın" ve "Kemalbey" kivi çeşitlerinin tescil edildiğini söyledi.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px"><span style="color:#535353"><span style="background-color:#ffffff">Kivi üretimini geliştirmek amacıyla Çınarcık ilçesinde 500 dekarlık kivi bahçesi kurulumunun hibe programının 1. Etabının bugün başlayacağını açıklayan Pakdemirli, 65 dekar alanda kurulacak kivi bahçeleri için 400 bin lira hibe desteği sağlayacaklarını dile getirdi.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px"><span style="color:#535353"><span style="background-color:#ffffff">Meyveciliği Geliştirme Projesi kapsamında yaptıkları çalışmaları anlatan Pakdemirli, "Daha önce kurduğumuz 315 dekar Trabzon Hurması bahçelerine, sonbahar döneminde 120 dekar daha ilave ederek 6.000 adet fidan hibe desteği sağlayacağız. Böylece son 4 yılda, Trabzon Hurması bahçelerini, 435 dekar daha artırmış olacağız. 5.000 adet fidan hibe desteğiyle 200 dekar alanda Ceviz bahçesi kuracağız. Bu proje kapsamındaki ceviz bahçesi alanını, 514 dekara ulaştıracağız. Sağlık meyvesi olarak bilinen ve ekonomik değeri yüksek olan Aronya meyvesinin yetiştiriciliğini geliştiriyoruz. İnşallah 5.100 fidan dağıtımı ile yeni Aronya bahçesi kuracağız. 115 bin adet çilek fidesi dağıtarak yeni çilek tarlası tesis ediyoruz" diye konuştu.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px"><span style="color:#535353"><span style="background-color:#ffffff">Bakan Pakdemirli, Yalova'da ormancılık alanında bu yıl içinde yapacakları yaklaşık 5 milyon lira yatırım ile yöre halkına yaklaşık 18 milyon lira ek gelir sağlayacaklarını söyledi.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px"><span style="color:#535353"><span style="background-color:#ffffff">"TÜM ÜRETİCİLERİMİZİ DİTAP'A ÜYE OLMAYA DAVET EDİYORUM"</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px"><span style="color:#535353"><span style="background-color:#ffffff">Bakan Dr. Bekir Pakdemirli konuşmasında Nisan ayının sonunda devreye aldıkları Dijital Tarım Pazarı (DİTAP) projesine de değindi.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px"><span style="color:#535353"><span style="background-color:#ffffff">DİTAP'ın sözleşmeli üretim, fiyat istikrarı, aracıların kaldırılması, maliyetlerin düşürülmesi gibi çok sayıda unsuru içeren önemli bir proje olduğunu vurgulayan Bakanımız "Ürününüze değer fiyattan pazar bulmanız ve alın teri ile emeklerinizin karşılığını almanız için burada tüm üreticilerimizi DİTAP'a üye olmaya davet ediyorum" dedi.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px"><span style="color:#535353"><span style="background-color:#ffffff">GIDA İSRAFI</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px"><span style="color:#535353"><span style="background-color:#ffffff">Bakan Bekir Pakdemirli, gıda israfıyla ilgili değerlendirmelerde de bulundu.Bugün dünyada üretilen gıdanın her yıl üçte birine karşılık gelen 1,3 milyar tonunun kaybedildiğini ya da israf edildiğini anlatan Pakdemirli, "Tarladan perakendeye gelinceye kadar üretilen gıdanın ise yüzde 14'ü kayboluyor. Ülkemizde de israf maalesef ciddi boyutlarda. Günlük olarak 4,9 milyon ekmeğin israf edildiğini görüyoruz. Üretilen sebze ve meyvelerin yüzde 50'sinde kayıp yaşanıyor. Hizmet sektöründe, işletme başına yılda 4,2 ton gıda, 2 bin litre içecek israfı gerçekleşiyor. Yani ülkemizde, her yıl 18,8 milyon ton gıda çöpe gidiyor. Bu da yaklaşık 625 bin çöp kamyonunun taşıdığı çöp miktarına denk geliyor." diye konuştu.<br />
<br />
Toplumun yüzde 5 bile bilinçlenmesi durumunda ülkede 900 bin ailenin 1 yıllık geçiminin karşılanacağını dile getiren Pakdemirli, Bakanlık olarak geçen mayıs ayında gıda kaybını önlemek ve israfını azaltmak amacıyla önemli bir kampanya başlattıklarını hatırlattı.<br />
Bakanımız Pakdemirli, geçen çarşamba "Söz ver rekor gelsin" sloganıyla yeni bir çalışmayı başlattıklarını belirterek sosyal farkındalıkta 2 milyon kişi ile dünya rekoru kırmayı hedeflediklerini bildirdi.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px"><span style="color:#535353"><span style="background-color:#ffffff">ÇİĞ SÜT ÜRETİCİLERİNE DESTEKLEME ÖDEMELERİ MÜJDESİ</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Georgia,serif"><span style="font-size:16px"><span style="color:#535353"><span style="background-color:#ffffff">Üreticilere müjde de veren Bakan Pakdemirli, "Çiğ süt destekleme ödemeleri kapsamında 262 bin 641 yetiştiricimizin, 2 milyon 635 bin ton çiğ sütü için 353 milyon 849 bin lira destekleme ödemesi, malak desteği ödemesi kapsamında, 3 bin 610 yetiştiricimizin, 10 bin 289 baş malağı için 2 milyon 670 bin lira destek ödemesi ve Kırsal Kalkınma Destekleri kapsamında 413 projeye 58 milyon 235 bin lira olmak üzere toplam 414 milyon 754 bin lira destekleme ödemesini bugün saat 18.00'den sonra çiftçilerimizin hesaplarına yatırmaya başlayacağız. Bütün üreticilerimize hayırlı uğurlu olsun." diye konuştu.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 23 Oct 2020 19:22:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2020/10/bakan-pakdemirli-yalovadaki-kivi-hasadini-baslatti-kdemirli-yalovada-kivi-hasadini-baslatti-1603470485.JPG"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Doğru Tarım Politikasıyla Bir Buçuk Türkiye’yi Besleyecek Potansiyel Hala Mevcut</title>
                <category>Röportajlar</category>
                <link>https://www.tarimpusulasi.com/haber/dogru-tarim-politikasiyla-bir-bucuk-turkiyeyi-besleyecek-potansiyel-hala-mevcut-32070</link>
                <guid>https://www.tarimpusulasi.com/haber/dogru-tarim-politikasiyla-bir-bucuk-turkiyeyi-besleyecek-potansiyel-hala-mevcut-32070</guid>
                <description><![CDATA[Tarım ve tarım politikaları Türkiye’de bugün en fazla konuşulan gündem maddelerinden biri. Pazardan büyük marketlere akşam haberlerinden dost sofralarına kadar her yerde gıdaya dair söylenen bir söze denk gelebiliyorsunuz. Fakat bu alanda kafa yoranların sayısı az. Biz de konuyu uzmanına sormaya karar verdik.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Tarım ve tarım politikaları Türkiye’de bugün en fazla konuşulan gündem maddelerinden biri. Pazardan büyük marketlere akşam haberlerinden dost sofralarına kadar her yerde gıdaya dair söylenen bir söze denk gelebiliyorsunuz. Fakat bu alanda kafa yoranların sayısı az. Biz de konuyu uzmanına sormaya karar verdik. Yayınevimizden çıkan “Kooperatifler” ve “Osmanlı’da Tarım Politikaları” kitaplarının yazarı sendikalı çiftçi Abdullah Aysu ile Türkiye’nin tarımına ilişkin konuştuk.</p>

<p><strong>1- Türkiye’de bugün neden tarım ve gıda bu kadar gündemde?</strong></p>

<p>Gıda yaşamsaldır. İnsanların yaşayabilmesi için beslenmesi gerek. Beslenmesi gıdaya ne kadar erişebildiğine – ucuzluğuna- ve gıdanın ne oranda sağlıklı olduğuna bağlı. Sağlıklı ve ucuz gıdaya erişebilmek de ülkedeki uygulanan tarım politikalarıyla doğrudan ilgili.</p>

<p><strong>2-Sizce Türkiye’nin bugün geçerli bir tarım politikası var mı?</strong></p>

<p>Var. Ancak Türkiye’nin politikası üretici olan çiftçiden, halktan yana değil. Uygulanan tarım politikası çokuluslu tarım, gıda ve ecza şirketlerinin hizmetine sunulmuş durumda.</p>

<p><strong>3-Türkiye’de gıda üretimi pahalı bir iş mi?</strong></p>

<p>Tarımda uygulanan üretim modelinin gerektirdiği üretim girdileri (mazot, tohum, ilaç, gübre, su, elektrik ve diğerleri) büyük şirketlerin kontrolünde. Onlar fiyatları sürekli arttırıyor. Türkiye’de devletin tarıma desteğinin de az olduğunu düşünürsek,&nbsp; şirketler üretim girdilerinin fiyatını diledikleri gibi yükseltebiliyor. Buna karşılık mahsulü satın alan şirketler fiyatı düşük belirliyor. Sonuç olarak bu durum ürün üretim maliyetlerinin yükselmesine neden oluyor. Üstelik şirketlerin insafına kalan tarım ürünlerinin ve gıdanın ne kadar sağlıklı olduğu da tartışma konusu.</p>

<p><strong>4-Türkiye’de tarım konusunda hep ithalatın ucuz, üretimin pahalı olduğu öne sürülüyor. Bu doğru mu?</strong></p>

<p>Tarımsal ürün ithalatı ucuz değil. Pahalı. Gelişmiş ülkeler, az gelişmiş ülkelere oranla çiftçilerine daha fazla destek verdikleri için maliyetleri aşağı çekebiliyor. Dolayısıyla fiyatı düşük belirliyor. Devletin tarıma yaptığı yüksek destek sayesinde çiftçisi de ihracatçı şirketleri de kazanabiliyor. Az gelişmiş ülkeler kendi çiftçisini yeterince desteklemiyor. Böyle olunca da çok destekleyen ülkenin belirlediği gıda fiyatları karşısında rekabet edemiyor. Bu, gelişmiş ülkelerin tarım sektöründe oynadıkları oyun. Az gelişmiş ülkeler bu tuzağa düşüyor. İhracatçıyken ithalatçı oluyor. Yani üretimden vazgeçiyor.</p>

<p><strong>5-Türkiye gıda üretiminde treni kaçırdı mı? Doğru bir tarım politikası hala uygulanabilir mi?</strong></p>

<p>Hayır. Treni kaçırmış değildir. Tarımda uygulanacak doğru politikalarla bir buçuk Türkiye’yi besleyecek potansiyel hala daha mevcut. En başta üretim modelini konvansiyonelden doğala, yani kimyasalsıza geçirecek kararlar almalı. Fiyat politikasını, maliyet + yüzde 25 kazanç + insanca yaşam payını ekleyerek belirlemeli. Üretimden pazarlamaya zincirin halkalarına üretici ve tüketiciyi egemen kılarak, aracısız bir sistemi örgütleyecek yapılanmaları önünü açacak yasal düzenlemeler yapmalı ve uygulamalı. Çiftçilerin Sendikaları için iç hukuk düzenlemesi gerçekleştirmeli. BM’nin Köylü ve Köyde Yaşayan İnsanların Hakları Bildirgesini kabul etmeli ve iç hukuk haline getirmeli. Gıda egemenliği ilkesi mutlaka anayasaya eklenmeli.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 09 Oct 2020 16:47:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2020/10/dogru-tarim-politikasiyla-bir-bucuk-turkiyeyi-besleyecek-potansiyel-hala-mevcut-1602278414.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Salgının faturası tarlaya kesildi</title>
                <category>Röportajlar</category>
                <link>https://www.tarimpusulasi.com/haber/salginin-faturasi-tarlaya-kesildi-30756</link>
                <guid>https://www.tarimpusulasi.com/haber/salginin-faturasi-tarlaya-kesildi-30756</guid>
                <description><![CDATA[Evlerden sonra ülke kapılarını da kapattıran salgın, gıda fiyatlarını Afrika’da yüzde 30, Rusya’da 3.8, Türkiye’de ise 3.8 oranında artırdı. Pandeminin faturası ise açlıkla mücadele etmek zorunda kalacak 80 milyon yeni insan olacak.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Corona virüsü salgını ile birlikte İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana tarihin en ağır krizini yaşayan dünya, eskiye dönüşün imkansız olduğu bir süreçten geçiyor. Pek çok sektör, ‘yeni normalleşme' için çalışmalarına hız verirken, özellikle gıda sektörünün sağlık ile birlikte salgın sürecinde ve sonrasında, yeni dünyanın taşıyıcı kolonu olarak öne çıkması bekleniyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">İlk vakaların açıklanması ile bir anda öne çıkan boş market raflarının yeniden hatırlattığı tarımsal üretim ise, büyük dalgalanmalarla büyük dönüşümlerin eşiğinde. Tüm dünyada 515 milyon aile çiftçisinin katkı sunduğu tarımsal üretimin değeri 3. 725 milyar dolar.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Tarımsal üretimin yüzde 56'sı küçük üreticilerden oluşurken, gıda üretiminin yüzde 85'ini bu üreticiler sağlıyor. Dünyanın 5 büyük tarım üreticisinden biri olmayı hedefleyen Türkiye ise son 15 yılda tarım alanlarının yüzde 12'sini, çiftçisinin ise son 10 yılda yüzde 38'sini kaybetmiş bir şekilde bu krize yakalandı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Gelinen noktada özellikle ekim ve bazı ürünler için hasat ayı olan mayıs, tarlada sıkıntılı başladı. Buna ülkelerin ihracat ve ithalat kısıtlamaları da eklenince tüm dünyada fiyat dalgalanmaları hız kazandı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Üretim maliyetlerindeki artışla birlikte küçük ve orta ölçekli işletmelerin bu krizin en büyük mağduru olduğuna dikkat çeken Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü Türkiye Temsilci Yardımcısı Ayşegül Selışık ile mayıs itibarıyla öngörülen tedarik sıkıntısının ardından,&nbsp; yaşanacak gelişmeleri konuştuk…</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><img alt="" src="/images/haberici/aysegulselisik.jpg" style="height:332px; width:600px" /></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Ayşegül Selışık</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><strong>2.DÜNYA SAVAŞI'NDAN&nbsp;</strong><strong>SONRAKİ EN BÜYÜK KRİZ</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><strong>Tarihte yaşanmış diğer salgınların sonuçları da göz önüne alındığında, Türkiye'de ve dünyada tarımsal faaliyetlerin büyük bir kısmını oluşturan küçük ve orta ölçekli aile işletmeleri üzerinde Covid-19'un nasıl bir etkisi oldu?</strong></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Öncelikle belirtmek gerekiyor ki Covid-19 yakın tarihte karşılaşılan herhangi bir krize benzemiyor. BM kayıtlarına göre 2. Dünya Savaşı'ndan sonra yaşanan en yaygın ve büyük kriz. Bu küresel çapta bir sağlık ve gıda sorunu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Tarımsal ve gıda üretimi ile tedarik zincirlerine etkisi de kaçınılmaz olarak yıkıcı oluyor. Küçük ve orta ölçekli üreticiler bu krizin en büyük mağdurları arasında. Artan döviz kurları ile pandemiği kontrol amaçlı getirilen sınır kontrolleri beraberinde üretim maliyetlerini de yükseltiyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Finansal açıdan bu kesim büyük bir belirsizlik hissi içinde. Ek olarak, sınırlarda getirilen önlemler ve artan hane halkı talebine istinaden, ambalaj malzemeleri ve diğer girdi tedariklerinde sıkıntılar gözleniyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><strong>Salgın sonrası üretimin ölçek yapılanmasında bir değişim bekliyor musunuz?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Üretimin ölçek yapılanmasında bir değişiklik öngörümüz yok. Aksine küçük ve orta büyüklükteki işletmeler, hem tarım hem gıda üretiminin oldukça kritik parçaları. Bu kesimlerin desteklenmesi ve ekonomik ve sosyal hayatın sürdürülmesindeki hayati rolünü bir kez daha gördüğümüz gıda arz zincirlerinin aksamadan işlemesini teminen, bir dizi önerimiz var hükümetlere.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Küçük ve orta büyüklükteki gıda üreticilerinin vergi yükünün hafifletilmesi, pazara ulaşımlarının kolaylaştırılması, hükümetlerin direkt alımlar yoluyla bu kesimleri desteklemesi, Gıda Bankaları aracılığıyla olası ürün fazlalıklarının ihtiyaç sahiplerine iletilmesi ve böylelikle gıda israfının önlenmesi/azaltılması, e-ticaret gibi kanallar aracılığıyla pazara ulaşımının güvenli hale getirilmesi gibi öneriler sıralıyoruz.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><strong>Ülkelerin salgının hemen ardından ilk etapta devreye aldığı ihracat ve ithalat yasağı gibi tedbirlerin uzun süreli olmasının ne tür sonuçları olabilir?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Bu sınırlamaların uzun süreli olmaması gerektiği konusunda dünya çapında yoğun bir görüşme ve kamuoyunu uyarma trafiğimiz var. Şu an için bu anlamda büyük bir sorun görünmüyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Ancak, eğer dünyanın büyük tarım ürünü ihracatçısı ülkeleri, küresel gıda ticaretini sekteye uğratacak sınırlamalar uygularsa gıda dağıtım zincirinde kırılmalar meydana gelebilir. Bu engellemeler, yerel ve ulusal bazda gıda fiyatlarında yüksek hızlı artışlara neden olabilir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Ülkeler virüse karşı ilk adımda kendi ulusal çıkarlarını korumak için bazı sınırlamalara gitti. Bu anlaşılabilir; ancak bunun tam bir yasağa dönüştürülmemesi ve gıda ticaretinin eski hacmine ulaşması son derece önemli.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><strong>GIDA FİYATLARI&nbsp;</strong><strong>DOMİNO ETKİSİ YARATIR</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><strong>Türkiye'de ve dünyada gıda fiyatlarında kısa ve orta vadede nasıl bir değişim bekliyorsunuz?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Kısa vadede korunaksız ve dışa bağımlı ülkelerde güçlü artışlar yaşanmaya başladı bile. Ancak burada dikkat edilmesi gereken nokta, aralarında Türkiye'nin de olduğu büyük üreticiler liginde şu an için büyük bir kırılganlık veya riskin olmaması. Risk daha çok gelişmemiş ülkeler ile gıdada dışa bağımlı ülkeler için mevcut.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Fakat şunun altını tekrar önemle çizmek gerekiyor. Küresel tarım ve gıda üretimi birbirine sıkı bağlarla bağlı. Sistemdeki kırılma ve sert şoklar herkesi etkiler. Aşağıdan yukarıya doğru domino etkisi yapar.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Şu ana kadar en şiddetli fiyat artışı Afrika'da yaşandı. Artışlar yüzde 30'lar seviyelerini gördü. Fiyat artışları mayıs başı itibarıyla ABD'de yüzde 4.1, Kanada'da yüzde 3.3 Çin'de yüzde 3.8 , Fransa'da yüzde 3.4, Rusya'da yüzde 3.8, İngiltere'de yüzde 3.2. Türkiye'de ise bu rakam yüzde 3.8 düzeyinde.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Gerekli tedbirler alınmazsa burada bir miktar daha tırmanış beklenebilir. Artışın Türkiye'de görece az olması, Türkiye'nin tarım ve gıda alanındaki avantajını ortaya koyuyor. Tarım ve gıda alanında büyük oyunculardan biri olan Türkiye, ithal ettiği tarımsal ürünlerin önemli bir kısmını yurtiçinde işleyip ihraç ediyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Dolayısıyla ithalat yapılan ülkelerdeki kısıtlamalar veya fiyat değişiklikleri, ürün bazında rekolteye bağlı olarak bölgesel ya da küresel dalgalanmalardan Türkiye'nin de etkilenmesine neden olabilir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><strong>SALGIN 80 MİLYON&nbsp;</strong><strong>İNSANI AÇLIĞA İTECEK</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><strong>Gıda ve tarım sektöründe normalleşme hangi aşamalarla gerçekleşebilir, olası dönüşümlere ilişkin öngörüleriniz nelerdir?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">IMF Nisan ayındaki raporunda küresel ekonominin 2020 yılında yüzde 3 küçüleceğini öngörüyor. Bu 2008-2009 krizinde yaşanandan daha büyük bir küçülme. Bu durum düşük gelir seviyesindeki veya salgın nedeniyle işini kaybeden bir çok insanın satın alma gücünü, dolayısıyla sağlıklı bir bünye için besleyici gıda ürünlerine erişimini zorlaştıracak.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Küresel durgunluk tüm ülkelerin Gayrisafi Yurtiçi Hasıla (GSYH)larında yüzde 2 ila 10 arasında küçülmeye sebep olacak. Küçülme nedeniyle çoğu düşük gelir seviyesine sahip olan net gıda ithalatçısı ülkelerde yetersiz beslenen insan sayısının en iyi ihtimalle 14, en kötü durumda ise 80 milyon kadar artması bekleniyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Covid-19 öncesinde dünyada 820 milyon insan açlıkla mücadele ediyordu. Covid-19, üretim ve tüketim alışkanlıklarında ciddi dönüşümlere neden oluyor. İnsanlar artık daha uzun raf ömrü olan gıdalara yöneliyor. Özellikle restaurant, otel gibi hizmet sektörü işletmelerinin kapatılması sonucunda taze meyve-sebze ve diğer bozulabilir ürünlere olan talep azaldı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Bu da fiyatların düşmesine ve satışların yavaşlamasına yol açtı. Salgınla birlikte evde yemek tüketimi daha da arttı. Evde yemek, hem gıda arzı ve talebinde hem de gıda türlerinde radikal değişimlere neden olacak.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><strong>AKSAMALAR BAŞLADI</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><strong>Gıda arzında ve üretiminde kısa ve orta vadede ne tür sıkıntılar bekliyorsunuz?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Yakın dönemde özellikle yaş sebze ve meyve üretiminde hasat dönemine giriliyor. Alınan hareket kısıtlayıcı tedbirlerin söz konusu hasat faaliyetlerini olumsuz etkilememesi kritik öneme sahip. Olabilecek aksaklıklar, bir yandan gıda israfına neden olacakken bir yandan da fiyatları yukarı doğru baskılayacaktır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Özellikle mayıs itibariyle gıda tedarik zincirlerinde aksama öngörülüyor. Hasat mevsiminde iş gücündeki azalma tarım ve gıda üretimini de olumsuz etkileyecek. Özellikle taze gıda tedarik zincirleri için ulaşım yollarındaki tıkanmalar bizi daha fazla gıda kaybı ve israfıyla karşı karşıya bırakabilir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><strong>ZİNCİRDE ÇİFTÇİ ZORDA</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><strong>Türkiye özelinde üretim ve tedarik zincirinde problemli görülen ve acil önlem alınması gereken alanlar hangileri?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Ulaşım kısıtlamaları ve karantina önlemleri, çiftçilerin ürünlerini pazara ulaştırması noktasında sıkıntılar yaşanmasına neden oluyor. Bir diğer sorun da mevsimlik tarım işçilerinin tarlalara ulaşımının ve sağlıklı çalışma koşullarının oluşturulması. Hasat mevsiminin yaklaşması ile birlikte bu konu kritik bir soruna dönüşme riski taşımaktadır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">FAO olarak, ülkemizin de&nbsp; dahil olduğu, Doğu Avrupa ve Orta Asya Ülkelerinde yürütülen ve gıda arz zincirinde yer alan çiftçiden, sanayiciye ve perakendeciye kadar ilgili aktörlerin algılarını ölçen iki haftalık Hızlı Değerlendirme Anketi'mizde, önümüzdeki dönemde en çok etkilenecek sektörlerin başında balık, sebzeler, hayvancılık ve et, süt ve süt ürünleri, tahıl ve patates olabileceği öne çıkmıştır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Arz zincirinde en çok etkilenen kesimlerin ise açık pazarlarda satış yapan çiftçiler/üreticiler, lokanta vb. toplu yemek hizmetleri, tarımsal girdi sağlayıcıları ve ulaştırma ve nakliye hizmetleri alanındakiler olacağı düşünülmektedir. Çiftçiler ve tarımsal girdi tedarikçileri salgının etkisi nedeniyle fiyat değişimlerini en yoğun yaşayan kesimler.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Bu değişim, hayvancılık ile et ve süt gibi üretimin talebe uyarlanmasının zaman istediği sektörlerde daha yoğun ve fiyat düşüşü şeklinde hissediliyor.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 28 May 2020 13:43:16 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/1e9b4b7b5a5bac94077544222b4a3894.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Meramı’mızı Anlatalım…</title>
                <category>Röportajlar</category>
                <link>https://www.tarimpusulasi.com/haber/meramimizi-anlatalim-24756</link>
                <guid>https://www.tarimpusulasi.com/haber/meramimizi-anlatalim-24756</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family:georgia,serif"><span style="font-size:16px">Konuşacak, yazacak çok konumuz var bugün. Susamdan sadece tahin ve yağ çıkmaz, muhabbet de çıkar. Bakalım siz okuyucularıma neler suna bileceğim, görelim. En başında Meramlı Çiftçilerimize teşekkür ederek başlamak istiyorum. Biz hâlâ Konya pazarlarında az da olsa doğal ürün bula biliyor, eski lezzetleri hatırlaya biliyorsak bu Meramlı Çiftçiler sayesindedir. Kıraç topraklar, evlek boyutunda minik bağ ve bahçeler onların deyim yerindeyse taştan ekmeğini çıkardıkları yaşam alanlarıdır. Çok parçalı, küçük ölçekli tarım alanlarında hep bir arayış içindeler.</span></span></p>

<p><span style="font-family:georgia,serif"><span style="font-size:16px">Bugün Boyalı Mahallesinde şahit olduklarımız beni öyle sevindirdi ki; şimdiye kadar takip ettiğim sayısız tarla günleri, tanıtım faaliyetleri ve yeni ürün denemeleri hiç bu kadar umut vermemişti. Susam üretimini yaygınlaştırmak amacıyla düzenlenen tarla gününde, yeni çeşitlerin yanında mekanizasyon alanındaki gelişmelerin de tanıtımı vardı. Birkaç seneye varmaz, dağ taş susam olur bu topraklarda dedim içimden. Bu umut dolu düşüncemizin sebepleri var elbette, yazımın sonunda hak vereceksiniz bana.</span></span></p>

<p><span style="font-family:georgia,serif"><span style="font-size:16px">Meram'da yeniliklere açık, üretmeye hevesli çiftçi var; onların hep önüne düşen ve her türlü faaliyetlerini destekleyen ziraat odası başkanı ve ekibi var. Çiftçisine her yıl farklı proje ve hedeflerle yeni ufuklar açmaya çalışan ilçe tarım teşkilatı var. İşte bu üçlü bir araya gelip kafa kafaya vermişler ve tam isabetle Meram'a yakışan ürünü seçmişler. Susam; üretimini terk ettiğimiz, avuç dolusu paralar ödeyip ithal ettiğimiz hayati öneme haiz bir ürünümüzdü. Kıraç alanlarımızda yetişebilen, aslında İç Anadolu çiftçisini kurtara bilecek çok kıymetli bir bitkidir susam. İl Müdürü&nbsp;Seyfettin Baydar kürsüden mesajını verirken, çok güzel bir slogan olacağını düşündüğüm '<strong>Meramın Altın Tanesi Susam</strong>' adını koydukları bir projeden söz ederek kaynak ayrıldığını müjdeledi. İnşallah o altın taneleri bir araya gelip sarı liralara dönüşür. O ışığı deneme tarlasında gözlerimle gördüm, çok güzel ürün var sahada.</span></span></p>

<p><span style="font-family:georgia,serif"><span style="font-size:16px">Tarla gününde güzel mesajlar veren Meram Ziraat Odası Başkanı Ali Ataiyibiner, susamın %95 oranında ithal edilen bir mahsul olduğunu söylediğinde içim cız etmişti. Yıllar öncesiydi, hem ülkemizde hem de dünyada otorite kabul edilen bir kanser uzmanımızdan çok acil önlem alınması gereken bir uyarı vardı. Aklımdan hiç çıkmayan, tükettiğim her susamlı üründe hatırladığım bir uyarı! Karaciğer kaynaklı kanserlerin arkasında, uzun süre depolarda beklemiş, afla toksin üremiş, ucuz ve kalitesiz ithal susamlar var demişti Prof. Dr. Erkan Topuz. Acaba aynı sıkıntılar devam ediyor muydu? Düşünüyorum da, biz millet olarak hepimiz unlu mamullere, özellikle de susamlı simit, poğaça ve çöreklere bayılırız. Tahin hiç vaz geçemeyeceğimiz çok kıymetli bir lezzet. Şimdi bu mamullerin ana ham maddesi susamı kendi topraklarımızda yetiştirmez isek neler olacağını bir düşünelim. Ne idiğü belirsiz kimden ve nereden alındığı bilinmeyen, kalitesi ve fiyatından emin olmadığımız bir şekilde, hele de denetim ve kontrolsüz el altından ülkemize sokulabilir bu ürünler. Gıda güvenliği ve kontrolü bakanlığımızın en önemli sorumluluk sahası, gecesini gündüzüne katarak halkımızın sağlığını korumaya çalışan teşkilatlarımız var. Tüm sıkı tedbirleri almalarına rağmen sağlığımızı hiçe sayan istismarcılar maalesef var!</span></span></p>

<p><span style="font-family:georgia,serif"><span style="font-size:16px">İşte bu ve daha birçok olumsuzluk ve tehlikelerin önüne geçmenin en etkili yöntemi üretmek ve kendi topraklarımızdan gelen gıdaları tüketmektir.</span></span></p>

<p><span style="font-family:georgia,serif"><span style="font-size:16px">Bütün parçaları bir araya getirdiğimizde, ülkemiz ve milletimiz için üreten işte bu insanlara minnet ve şükran duygularım tavan yapar. Birçok anı hatırladım susam tarlasında. Benim köyüm Apa eskiden beri susam yetiştirilen, daha çok kendi tüketimi için ekim yapılan bir köydür. Dağlık arazilerimizde kırmızı toprakları çok seven bir bitki olarak bilinir. Üretilen susamlar eskiden May (Kayasu) ve Akören'de, şimdi ise Bozkır Dere'de tahin çıkarttırmaya gidilir, bir kısmı da kışın bulgur kaynatılarak üzerine dövülmüş susam serpilerek tüketilmek üzere kilerde saklanırdı. Az da olsa halen devam eden bir üretim modelimizdir. Tahinimizi her yıl köyümde yetiştiren yakınlarımdan almaya devam ediyorum. Evin en küçüğü dâhil herkes marketlerden gelen tahinin tadını hemen ayırt edebiliyor. Hiçbir tat Anadolu toprağının verdiğini karşılayamaz. Günümüzde susam ve mamulleri ciddi bir ekonomik değere dönüştü, artık tam olarak Meram'ın altın tanesi diyebiliriz. Eskiden zahmetli birçok işlemden geçerek sofraya ulaşırdı, şimdi mekanizasyon alanında da güzel gelişmeler var. Susamı makineyle işleme ve çırpma yöntemini geliştirmişler. Bunu susuz tarım yapmaya çalışan tüm çiftçilere duyurmalı, eğitim yayım çalışmaları yapılmalı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:georgia,serif"><span style="font-size:16px">Boyalı Konya'nın güneyinde, bi tarafı taş ocaklarıyla kaşı gözü oyulmuş yayvan bir tepenin ardında, kurak arazilerde tarım yapan şirin bir köy. 25 Eylül 2018 tarihinde, bu köyün önder çiftçilerinden olan Hüseyin Adar'ın tarlasında, gün dönümünde (21 Haziran) pinomatik mibzerle sıralı ekimi yapılan yeni susam çeşitleri ile hemen yanında o tarihten iki hafta önce elle saçılan yerli susam yan yana görücüye çıkmıştı. İlki elle saçılan yerli susamın üzerine bir defa yağmur yağmış, gün dönümünde tekniğine uygun sıralı ekim yapılan susam ise hiç yağmur almamış olmasına rağmen hem boy olarak, hem de verim olarak yüzde yüz fark atmış. Bunu gözlerimizle görüp kamera ve fotoğraflarla kayıtlara aldık. Burada çeşit seçimi ve ekim zamanı, ayrıca hassas ekim makinelerinden yararlanma belirleyici olmuş. Bilim ve teknoloji böyle bir şey işte; Çin'de de olsa ilmi aramak lazımmış demek ki…</span></span></p>

<p><span style="font-family:georgia,serif"><span style="font-size:16px">Memleketimiz ve çiftçimiz için hayırlı olacağına yürekten inandığım bu güzel işin altına imzasını atan önderler; çiftçimiz Hüseyin Adar, Ziraat Odası Başkanı Ali Ataiyibiner ve ekibini, Meram İlçe Tarım Müdürü&nbsp;Niyazi Emrah Çerez ve ekibini, tüm proje paydaşları ve emeği geçenleri kutluyor, saygıyla selamlıyorum. Annelere de bir çift sözümü hatırlatıp bağlamak istiyorum; çocuklarınızı seviyorsanız cips kola, ıvır zıvır değil, ceviz, tahin pekmez ve kuru üzüm yedirin. Akıllı, sağlıklı dinç nesiller bunlarla yetişir. &nbsp;</span></span></p>

<p><span style="font-family:georgia,serif"><span style="font-size:16px">Program dönüşü, belki yüz yıllık belki daha fazla yolcuya, kurda kuşa bir yudum suyu nasip olan bilmediğimiz hayırseverlerin 'Türk İcadı Cıngıraklı Kuyu veya Serenli Kuyu' diye bilinen kuyusundan su çekme heyecanını yol arkadaşlarımla birlikte yaşadık. Eskiden beri su hayratı en kutsal hizmetlerin başında gelir, inancımız ve kültürümüzde yeri çok başkadır. Çöl benzeri uçsuz bucaksız Anadolu bozkırlarında, insanın amel defterini gerçekten de hep açık tutacak en güzel hayrattır su. Su gibi aziz olasınız değerli dostlarım, selam ve saygıyla…</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 29 Sep 2018 09:54:22 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/7e63e8ed6b5d6993cd2d8c0a0c2bd5b5.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kaybolmaya Yüz Tutmuş Üç Asırlık Lezzet “Karadut”</title>
                <category>Röportajlar</category>
                <link>https://www.tarimpusulasi.com/haber/kaybolmaya-yuz-tutmus-uc-asirlik-lezzet-karadut-23975</link>
                <guid>https://www.tarimpusulasi.com/haber/kaybolmaya-yuz-tutmus-uc-asirlik-lezzet-karadut-23975</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Unutulmaya ve kaybolmaya yüz tutmuş Talas'ın yöresel ve milli Karadut'u, Talaslı İsmet Atasoy'dan dededen kalma konağın bahçesinde dinledik.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">"Ali Dağı derler dağların hası</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">&nbsp;Kucağına çekmiş koca Talas'ı…</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">&nbsp;Talas deyince insanın aklına ne geliyor;</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Karadutum, çatal karam, çingenem</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Daha nem olacaktın bir tanem…</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Diye devam eden Bedri Rahmi' nin yaşayıp yazmış olduğu kırık bir aşk hikâyesi geliyor. Karadut, Talas ile bütünleşmiş Talas' ın geleneksel bir meyvesidir. Karadut ağacı aşağı yukarı Talas da her evde bulunuyordu. Fakat son zamanlarda yavaş yavaş kaybolmaya yüz tuttu. Vakti zamanında buralarda eczane yok iken annelerimiz Karadut şurubunu bize ilaç olarak kullanırlardı. Dedemden kalma bahçemizdeki 300 yıllık Karadut ağacını elimizden geldiğince korumaya çalışıyoruz. Hakiki Karadut' un yetiştirilmesi oldukça zor.&nbsp; Eski, yaşlı insanlardan gördüğüm kadarıyla ancak ağacın gövdesinde çıkan yeni dalların altına tas şeklinde bir şey koyup onun içerisine toprak konuyor ve bütün kış orada kalan toprak dallarından çimleniyor. Yeni çıkan dal kabukla beraber kesildikten sonra toprağa aktarılıyor. Ancak bu şekil de yetişmesi mümkün oluyor. Son iki yıldır Erciyes Üniversitesi yetiştirilmesi ile ilgili çalışmalar yapmaktadır."</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Gerek otantik tadına doyum olmayan lezzeti gerekse bitip tükenmeyen faydaları ile karadut her mevsim tüketilerek vazgeçilmeyen besin grupları arasında yer alıyor. Karadut suyu içerdiği yüksek vitamin ve mineraller sayesinde insan sağlığı açısından çok büyük olumlu etkiler göstererek birçok sorunun çok kolay bir şekilde ortadan kalkmasını sağlamaktadır. Öncelikle güçlü antioksidanlar sayesinde bağışıklık sistemini güçlendirdiği bilinen karadut suyu tam bir vitamin deposudur, vitamin ihtiyacını en iyi şekilde karşılamak isteyenler için en güzel alternatiftir. Karadut suyu içerisinde bol miktarda C, E ve K vitaminlerini içermektedir. Bunların yanı sıra, yüksek mineralleri de içerisinde barındırmaktadır. Yine karadut suyu; bakır, demir, magnezyum, mangan, selenyum, çinko yanında beta karoten açısından zengin bir besin grubu olarak karşımıza çıkmaktadır. Karadut suyu, kimi zaman bir tıbbi ilaç gibi kimi zaman ise bir tıbbi ilaçtan çok daha büyük etkiler göstererek insanlarda faydalar sağlamaktadır. Karadut suyu yaşlanmaya karşı etkili, Yaşlanma ve belirtilerini yavaşlatıyor. Vücuda enerji veriyor ve cildi canlandırıyor. Karadut suyu kanı temizlediği için anemi hastalarının da içmesi için öneriliyor. Üretilen dut suları içerisinde hiçbir katkı maddesi bulunmuyor. Ayrıca karadut suyu Flavonoid ve Antosiyanin içerdiğinden antioksidan oranı çok güçlü etkiye sahiptir. Bağışıklık sistemini güçlendirmesi antioksidanlar açısından serbest radikalleri etkisiz durumda bırakıyor. Kabızlık sorununa çok iyi gelen Karadut suyu sindirim sistemini de harekete geçiriyor. Yaşlanmayı geciktiren Flavonoidler kalbi aynı zamanda koruyor. Karadut suyu hepatit tedavisinde ve gastrit rahatsızlığında tedaviye katkı sağlıyor.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 07 Aug 2018 20:47:13 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/9bb9628fd5f6dab10f35c80973935513.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Yörüğü Yörük yapan; kuş konmaz kervan geçmez cebel dağlarda inadına yaşam kavgasıdır</title>
                <category>Röportajlar</category>
                <link>https://www.tarimpusulasi.com/haber/yorugu-yoruk-yapan-kus-konmaz-kervan-gecmez-cebel-daglarda-inadina-yasam-kavgasidir-23964</link>
                <guid>https://www.tarimpusulasi.com/haber/yorugu-yoruk-yapan-kus-konmaz-kervan-gecmez-cebel-daglarda-inadina-yasam-kavgasidir-23964</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Yörüğü Yörük yapan sadece yer davası değil, yar davası değil, av davası da değil. Yörüğü Yörük yapan; kuş konmaz kervan geçmez cebel dağların başında, imkânsız gibi görünen yaşam koşullarına direne direne varlığını sürdürmektir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Rakım yaklaşık 2000 metre, birkaç bodur ağaç dışında gölgesine sığınacak ormanlık alan yok. En yakın su kaynağı beş kilometre ötede, etraf yalçın kayalıklarla çevrili yüksek Taşeli Platosunun zirvelerinde hayata tutunmaya çalışan Sarıkeçililer tespih tanesi gibi sıralanmışlar… Keçileri de tıpkı kendileri gibi mücadeleden asla yılmıyor, taştan ekmeğini asıl keçiler çıkarıyor bence. Bizim yerli küçükbaş hayvanların o taşlı arazide karnını doyurmak şöyle dursun, dik bayırlarda ayakta bile dura bileceğini sanmıyorum.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Ne zaman Toroslara yol görünse bir heyecan dalgası sarar beni, bu defa keçi kırkımına davet aldık ve 1 Ağustos 2018 sabahı yola koyulduk. Torosların kurdu, Yörüklerin kadim dostu Zeki Oğuz önümüze düşmüştü gene. Yanından hiç ayırmadığı kızı Şafak ve Münir Hocamla ekibi tamamladık. Bana hep el verdiğini söyleyen ustam Zeki Oğuz'un açtığı çığırda yürümek büyük bir onur, ondan öğrendiklerim hep yolumu aydınlattı bu güne kadar.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Rotamızda Taşkent Feslikan Yaylasında, Ali Cambaz'ın Obasında kırkım&nbsp; için toplanan Yörük Dostlar vardı. Taşkent'in ünlü parkında sabah çayımızı simitle buluşturduktan sonra, Taşeli Platosunun zirvesi sayılan güney istikametinde Belpınarı sapağından dağ yoluna dönmüştük. Önümüzde bağırsak gibi uzanarak bir yamaca tırmanan yolun ufukta bitiş noktası sanki bizi gökyüzüne ulaştıracak bir kapıya çıkıyor gibiydi. Önümüze çıkan ilk çadır Guş Ali'nin damadı Mesut'un çadırıymış, herkes Ali Cambaz'ın obasına gitmişti. Birkaç kilometre gittiğimizde, üzerine branda gerilmiş gölgeliğin altında kırkım için toplanan kalabalığı gördük.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Burada kırkım için okuyucuma bilgi vermenin zamanı geldi. Keçi kılının fazla ekonomik değeri yok ancak Yörükler için hayati öneme sahip olduğunu söyleyebilirim. Zira çulunu, çuvalını ve kara çadırını keçi kılından dokuyorlar, ayrıca yünden dokunan keçe ve benzeri günlük kullandıkları birçok malzemeleri var. Fakat son yıllarda orijinal kıl çadır dokuyan kimse kalmamış, makine dokuması çul satın alıp çadır dikiyorlarmış. Teknoloji onları da yavaş yavaş teslim alıyor artık, el sanatı kültürel değerleri birer birer alıp götürmese zararı yok diyeceğim ama teknolojiye bulaşmadan kolaysa gel sen yaşa deseler ne cevap vereceğiz? &nbsp;</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Keçilerin kırkımı Yörükleri sık sık bir araya getiren, yardımlaştıkları bir nevi imece mi desem, tören ya da şölen mi desem hepsine uyan bir gelenek. Genç ihtiyar, kadın erkek ve çoluk çocuk bir arada; her biri keçilerin doğal berberi, kuaförü gibi şekil vere vere keçileri tıraş ediyorlar. Kırkım yapılmazsa keçiler hem verimden düşer, hem de bit pire gibi haşereler çoğalıp hayvanın gelişmesine büyümesine engel olur. Kırkımı yapılan hayvanlar besin, oksijen ihtiyacını daha verimli kullanırken uyumlu ve huzurlu olurlar.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Kırkımın yapıldığı hanede toplananlara günün sonunda mükellef bir sofra kurulur, sürünün en güzel erkeçlerinden biri kesilip kavurma ve yahni şeklinde pişirilip misafirlere ziyafet çekilir. Bu gelenek tüm çadırlarda sürdürülen ve yüzlerce yıl değişmeden günümüze ulaşan bir kültür.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Yemek işinde mahir bir iki kişi bu işe görevlendirilir. Nedim Candan ve Eşi Emine o gün sofra için görevliydi, Cambaz ailesinin hanımı Rukiye (Urkiye) de yardım ediyor, istenen malzemeleri temin ediyordu. Ocağın közünde üç tane kara çaydanlıkta demlenen çaylar yemeğin ardından konuklara sunulan, tadı damağımızda kalan günün en güzel anıydı…</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Gün boyu gözlemlediğim, sorular sorup sohbetini, derdini paylaştığım bu özel insanların hayatından size neler aktarabilirim bir bakalım. Gördüğüm ve hissettiğim kadarıyla eğer imkân olsa bulutların sislerin arasında, insanların olmadığı başka bir gezegende yaşamak isterler gibi yılgın, yorgun ve bezgin bir durumdalar. Bazı meraların içinden geçtik ot bürümüş, otlayacak koyun keçi sürüleri kalmamış, hayvancılık terkedilmiş. Böyle yerlerde keçisini otlatamıyor, şikâyet edilip barınmalarına izin verilmiyor, geçecek yol bel kalmamış. Her olumsuzluğun arkasında insan faktörü var. Çıkıp gitmişler taşların kayaların arasında, dağların doruklarında tutunmaya çalışıyorlar. Doğru dürüs otun kekiğin bitmediği, yolu suyu ona göre, koşullar çok ağır…</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Şaşırtıcı olanı ise hiç acizlenen, şikâyet eden yok. Haksızlığa uğradıklarını biliyorlar ama asla kin ve nefret nedir bilmiyorlar. İşte onları benim gözümde yücelten en değerli özellik budur; hep söylediğim gibi Orta Asya'da dolanan ruhun bugün Toroslarda tezahür edişidir bu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Yaylaların özgür çocuklarında da bahsedip bitireyim. Ali Cambaz'ın dört çocuğu var, ikisi genç diğer ikisi daha ilkokul seviyesini yeni geçmişler. Cambaz Obasının büyük kızı Özlem iki yaşında ateşli bir hastalık yüzünden havale geçirmiş, konuşmuyor ve duyma özelliğini yitirmiş. O dünya güzeli kızımız bu haliyle de ailenin en fazla yükünü çeken bir kahramanı gibi dimdik ayakta. Nazlı 14 yaşında, o da çadırın yükünü çeken, bulaşık yıkarken bolca fotoğrafını çektiğim bir başka dünya güzeli. Okumayı çok seven ve isteyen biri, Zeki Oğuz'a Yörük çocukları dede diye hitap ediyor ve çok seviyorlar. Zeki Dede Nazlı'ya hikaye kitapları ve bir de sırt çantası hediye etmişti, gözünde yanan&nbsp; ışığı görüyordum, biz küçükler için çikolata türü hediyeler alırken ustamdan bir eksiğimi daha kapatmayı öğrenmiştim. Yaylaların özgür çocuklarının eğitim özlemiyle birlikte kitaplara olan ilgisi başkaydı. Ailenin küçüğü Mehmet ise sosyal medyaya çok meraklı, kara çadırın geleceğini onda gördüm diyebilirim. Kaç keçi kırktın bugün diye sordum, 60 dedi, belki daha fazla da olabilir diyordu. Akranı sayılan misafirlerden Ali ile yarışır gibi çalışıyorlardı. Facebook sayfama ilk arkadaşlık isteği Mehmet'ten gelmişti, bakalım bu yazı ve fotoğraflarıma yorum yapacak mı ben de merak ediyorum.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Mesut'un kızı Tusem o gün çadırın en küçük misafiri olarak herkesin ilgi odağıydı. Akşama kadar hiç kucağından indirmediği bebeği ile Annesini bir an bile aramadan elden ele, kucaktan kucağa dolaştı. Ürkek bakışlarla bize yavaş yavaş alıştıktan sonra Münir Hoca'nın kucağında uyuya kaldı. Ne anlama gelir Tusem diye sordum, babası kendi adının tersten okunuşunu çocuğuna isim koymuş.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Taşkent üzerinden gidip dönüşte diğer çadırları da ziyaret ederek Hadim üzerinden dönmeye karar vermiştik. Dostlarımızla vedalaştık, misafirperverlikleri için teşekkür ettik. Kültürümüze sahip çıkıp insanlarımıza bizi anlattığınız için, sorunlarımızı dile getirdiğiniz için asıl biz size teşekkür ederiz deyip uğurladılar bizi. Yol üzerinde Kosovalı'ya rastladık, yeğenlerini ziyarete gelmiş. Birbirinden güzel dört kardeşin fotoğraflarını çektik, verecek hediyelerimiz kalmayınca şapkalarımızı giydirdik, sevine sevine çadıra koşup gittiler. İnsanın bakmaya kıyamadığı öyle bir doğal güzellikleri var ki; onların yüzünde milletimin tüm güzelliklerini görür gibiydim…</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">En son Karaca'nın çadırına saptık, evin hanımıyla ayaküstü hal hatır sorduk. "Yeni yoğurt çaldım, keşke yarın gelseydiniz" diye hayıflanıyordu… Gün batımında Hadime ulaştık, Zeki Oğuz abinin dostları ve eski mesai arkadaşımız Selim Durgut'la çayın demine sohbet kattık.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Yorgun ama mutluyduk. Eve döndüğümde saat 22 olmuştu, ne zaman uykuya daldığımı inanın hatırlamıyorum…</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 07 Aug 2018 13:19:32 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/c37d48fac13d067a73f43bbc5238a180.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Süt Hayvancılığındaki Giderlerin Yüzde 70’i Yemden Oluşuyor</title>
                <category>Röportajlar</category>
                <link>https://www.tarimpusulasi.com/haber/sut-hayvanciligindaki-giderlerin-yuzde-70i-yemden-olusuyor-23884</link>
                <guid>https://www.tarimpusulasi.com/haber/sut-hayvanciligindaki-giderlerin-yuzde-70i-yemden-olusuyor-23884</guid>
                <description><![CDATA[İş Konuşuyoruz'un bu bölümünde Muratbey Peynircilik Yönetim Kurulu Başkanı Necmi Erol'u ağırladık. İş dünyasından yem ve süt fiyatlarına, ekonomiden peynir sektörüne ve çalışma hayatına kadar bir çok konuya değindik. Erol işyerinde patronluk yapmadığını söylüyor ve ekliyor: Mesela şirket merkezinde dükkanda girişte oturuyorum. Öyle sekreterden falan geçilmiyor. İş yerinde bir aksama olduğunda ustalardan önce müdahale eden kişi benim.. Erol aynı zamanda piyasadaki gıda fiyatlarının şu anki durumunu 'abuk subuk' olarak niteliyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<iframe frameborder="0" width="480" height="270" src="//www.dailymotion.com/embed/video/x6r5obf" allowfullscreen allow="autoplay"></iframe><p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><strong>Necmi Erol’u bir de sizden dinleyebilir miyiz?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">1954 İstanbul doğumluyum. Aslen Orduluyum. Birkaç yıl mühendislik yaptım fakat daha sonra hayat şartları beni peynirciliğe itti. Eminönü’nde ticaret yapmaya karar verdik. İlk olarak işe mandıracılık daha sonra perakendecilik yaparak başladık. Genlerimizde böyle bir şey vardı. Biz de bu duruma devam ettik. 1987 yılında ilk Kastamonu’da küçük bir yer kiralayarak üretim yapmaya başladık. Daha sonra Kastamonu’da 2003 yılına kadar üretim yapmaya devam ettik. Kastamonu 12 ay hayvancılığın çok yapıldığı bir yer değil. On yıl kaldıktan sonra bugün de kullandığımız Uşak’taki yerimize geçtik. Zaman içinde orası da büyüdü. Bu zaman zarfında hem kaliteyi hem de yaptığımızı anlatmayı ilke edindik. Bu disiplinle dünyadan da takdir görüyoruz.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><strong>‘Eminönü’nde ticaret yapamaya başladık’ dediniz. Eminönü piyasasının bugünü ile 1980 yılı arasında ne gibi farklılıklar var?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Ticaretin eski merkezi Eminönü’ydü. Ama zamanla İstanbul’un her yeri ticaretin merkezi oldu. Geçmişteki gibi değil ticaret… Ticaret şekil değiştirdi. Ancak şekil değiştirmesine rağmen ticaretin merkezi hâla Eminönü…</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><strong>Mühendislikten peynirciliğe nasıl bir süreç yaşadınız? Bize biraz o süreçten bahseder misiniz?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Esnaf çocuklarının bir özelliği vardır. Onların hafta sonu veya yaz tatili olmaz. En azından bizde öyle değildi. Cumartesi öğlen okul biter babanın yanına gider çalışırsın… O zamanlar 365 gün çalışmak normaldi. Benim için mühendislikten peynirciliğe makas değiştirmek zor olmadı. Peynircilikten daha çok para kazanacağımı düşündüm. O yüzden seçtim. Ama bu sektörde beni ileriye taşıyan mühendislik bilgim oldu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><strong>Mühendisliğin size ne gibi faydaları oldu?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Olaylara bakışınız teknolojiye yabancı bir kişinin bakışıyla tamamen farklı. Kafanızda bir şeyleri yapmadan önce hesabını yapabiliyorsunuz. Bütün bu işlerin devam ettiği sürede bir de madencilik sektörü ile uğraştık. Madencilikte bana çok şey kattı. İş makinaları sürekli bozulduğu için biz de sürekli işin içindeydik. Ayrıca kenarda oturup duran bir insan değilim. O makinelerle uğraşacağım, dokunacağım, ne nerede bakacağım. Bu bilgiler de bugün ki fabrikamızın oluşumunda bize çok büyük katkılar sağladı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><img alt="" src="/images/haberici/necmi-erol.jpg" style="height:342px; width:600px" /></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><strong>Odada oturan mı yoksa işin içinde olan bir patronsunuz?&nbsp;</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Ben ikisiyim de… Mesela şirket merkezinde dükkanda girişte oturuyorum. Öyle sekreterden falan geçilmiyor. İş yerinde bir aksama olduğunda ustalardan önce müdahale eden kişi benim. O yüzden arabanın bagajında takım çantasını eksik etmem. Mühendisliği de bırakmadım. Ben bu süre zarfında mühendisliğin de bir karakter olduğunu öğrendim.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><strong>Yem ve süt fiyatlarının artması peynir sektörünü nasıl etkiliyor?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Çok olumsuz etkiliyor. Hayvancılıkta özellikle de süt hayvancılığındaki giderlerin yüzde 70’i yemden oluşuyor. Yüzde 30’unu ise veterineri, temizliği, su gibi materyaller oluşturuyor. Bir de vatandaşların şehirlere göç etmesiyle birlikte köylerimiz atıl vaziyete geldi. Önlenebilir bir takım krizler de önlenemediği için bazı insanlar yem yetiştiriciliğinden kaçtı. Bugüne baktığımızda ağırlıklı olarak insanlar çiftlik hayvancılığına doğru kayıyor. Ve bu durum yüksek maliyet demek. Avrupa ile Türkiye arasında herhangi bir fiyat farkı kalmadı.&nbsp;Zincirin her halkasını verimli tutabilirsek her anlamda verim alırız. Çünkü protein direk zekayı etkiler. Zincirin bir halkasında eğer kopukluk varsa abuk subuk fiyatlar duyarız. İşte et fiyatlarını duyuyoruz.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><strong>Avrupa da mı yoksa Türkiye’de mi peynir çeşitliliği çok ?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Onların tükettiği peynir formatı ile bizim tükettiğimiz peynir formatı biraz farklı. Onlar genelde peynir çeşitlerini pişirerek tüketiyor. Biz ise çiğ tüketiyoruz. Onların çeşitlilikleri ise şekil ve ambalajdan kaynaklanıyor. Çoğu peynirleri aynı sadece şekli farklılaşıyor. Temeline bakarsanız çeşitlilik 20 taneyi geçmez.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><strong>İyi peyniri nasıl anlarız?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">İyi peynirde nem miktarı düşüktür. Bugün pazarlara baktığımızda (hep daha ucuz baskısı) fiyat düşürülüyor. Bu da daha az süt demek. 10 kilo sütten yapmak yerine 6 kilodan yapılıyor. Hayvancılık ne kadar geriye gittiyse bir o kadar da fiyatlar arttı. 10 liraya, 12 liraya peynir alınıyorsa o peynir değildir. Bu da ucuzdan uzaklaşacaksınız demek.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><strong>32 yıldır bu sektördesiniz. Unutamadığınız bir kriz anınız var mı?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Bundan 6-7 yıl kadar evvel. Normal şebekeden elektrik alıyoruz. Şebekenin dışında da bir jenaretörümüz var. Benim fabrikada bulunmadığım bir dönemde orada sadece estetik kaygılarla jenaretörün bulunduğu odanın penceresine panjur kaplamışlar. Sapa sağlam jenarötör 5 dk çalıştıktan sonra hararet yapıyor. Ben tabi bu arada telefonla yönlendirmeye, akıl vermeye çalışıyorum. Pencere ve panjur taktıklarını bana söylemediler. O gün tonlarca sütü bozmuştuk. Belki bir kaç yüz bin lira zararı bize olmuştur.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><strong>Avrupa’ya ilk ihracatı gerçekleştirdiğinizi söylüyorsunuz. Bu durumu nasıl yorumluyorsunuz?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">2002 yılından bu yana Türkiye’de ancak yüzde yüz koyun sütü olan ürünlerin imalatına izin veriyorlardı. Biz kendimizi biraz klasik dışı konumlandırdığımız için bir kere şansımızı deneyelim dedik. Avrupa Birliği’nin bizden peynir alması için belli koşullar var. Bizim bu koşulları yerine getirmemiz 1 yıl sürdü. Bu sene de mart sonu itibari ile ilk ihracatı gerçekleştirdik. 16 yıl sonra bir ilk. Pazardan da güzel olumlu tepkiler alıyoruz. 20’ye yakın peynir gönderdik. Ama en çok burgu peyniri beğendiler.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><strong>Burgu peynirinin makinasını nasıl tasarladınız?&nbsp;</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Makinanın yapılması 2 yıl sürdü. Tek bir makina var. Ve en son teknoloji kullanıldı. Ama fikir benden çıktı. Kullanılan makina sanayi 4.0 makinası. Her yerde bir rekabet durumu var. Eğer ayakta kalmak istiyorsanız, sürekli bir değişiklik yapmak durumundasınız. Bu denemelerde birçok peynir yaptık. Burada da çok büyük zararlar ettik. 10 yıl kadar önce 10 milyon dolar kadar zarar ettik . O kadar para battı gitti. İlla her yaptığınızda başarılı olacaksınız diye bir şey yok. Biz hiç vazgeçmedik hep çalıştık yaptık.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><strong>İşveren olarak bir personeliniz hata yaptıktan sonraki tepkiniz ne oluyor?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Şimdi hayatta bazen hata ile suçu karıştırıyoruz. Bir şeyi bilmezsiniz veya eksik bilirsiniz. Bu hatadır. Bir şeyi çok iyi bilip bir takım ihmaller sonucu bunu yapıyorsanız bu suçtur. Kişinin iyi niyetinden eminsek sorun yok. Tüm personelime yol yöntemi gösteriyorum.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><strong>Ekonomi 7.4 şeklinde büyüdü. Siz bunu hissettiniz mi?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Büyüme deyince benim aklıma bodyciler geliyor. Şekle baktığınızda herkül gibi kas yapısı vardır. O insanlar çok güçlü müdür hayır ama çok görseldir. Ekonomide üretime dayanmayan üretim ağırlıklı olmayan katma değer yaratmayan ekonomi benim için ciddiye alınacak bir şey değil. Türkiye’nin bir Apple’ı olsaydı da 3 milyar dolar borcu olsaydı. Bizim oralara biraz yönelmemiz lazım.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 02 Aug 2018 13:50:43 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/cf2ef4cf8d364c7d054fbdf1d69a9450.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Güneşin en güzel yüzü Beyşehir Gölü milli parkı, ziyaretçilerini bekliyor…</title>
                <category>Röportajlar</category>
                <link>https://www.tarimpusulasi.com/haber/gunesin-en-guzel-yuzu-beysehir-golu-milli-parki-ziyaretcilerini-bekliyor-23828</link>
                <guid>https://www.tarimpusulasi.com/haber/gunesin-en-guzel-yuzu-beysehir-golu-milli-parki-ziyaretcilerini-bekliyor-23828</guid>
                <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Genel Müdürlüğü’nün koruması altında olan ve ülkemizin 2. büyük milli parkı olan Beyşehir Gölü Milli Parkı ziyaretçilerini bekliyor. Güneşin en güzel yüzü olan milli parkı geçen yıl yaklaşık yarım milyon kişi ziyaret etti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<iframe width="560" height="315" src="https://www.youtube.com/embed/0braQAUKBck" frameborder="0" allow="autoplay; encrypted-media" allowfullscreen></iframe><p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Genel Müdürlüğü’nün koruması altında olan ve ülkemizin 2. büyük milli parkı olan Beyşehir Gölü Milli Parkı ziyaretçilerini bekliyor. Güneşin en güzel yüzü olan milli parkı geçen yıl yaklaşık yarım milyon kişi ziyaret etti.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Yeşil ve mavinin buluştuğu adeta bir açık hava müzesi olan Beyşehir Gölü Milli Parkı 868.550 dekarlık alanı ile ülkemizin en büyük ikinci milli parkıdır. Milli parkın ana kaynağı olan Beyşehir Gölü, deniz seviyesinden ortalama 1.121 m yüksekte olup, Batı Toroslar sisteminde KB-GD doğrultulu Beyşehir ilçesinin kuzeyinde, Şarkîkaraağaç ilçesinin güneyinde Sultan dağları ile Anamas dağları arasındaki tektonik bir çöküntü alanı içinde yer alır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Milli Park sınırları içinde 85 familya, 305 cins, 545 tür, 140 alt tür ve 54 varyete yer almaktadır. Milli Park alanı içinde bulunan 560 taksonun 88’i endemiktir. Lübnan sediri, adi ardıç, katran ardıcı, göknar, karaçam, kermes meşesi, dişbudak, ceviz, karadut, erkek eğreltiotu, dağ lalesi, haşhaş, boyacı kökü, adaçayı, kardelen, sıklamen ve sarıkokulu milli parkta ve yakın çevresinde yayılış gösteren bazı önemli bitki türleridir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Üstün peyzaj özelliği, barındırdığı yaban hayatı, doğal güzellikleri ve tarihi değerleri ile göllerimiz içerisinde özel bir yeri olan Beyşehir Gölü, 653.000 dekarlık yüzölçümü ile ülkemizin en büyük tatlı su gölü olmakla birlikte 3. büyük göldür.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Muhteşem bir gün batımının yaşandığı milli parkta, göl ile ormanın bütünleşmesi ise doyumsuz bir seyir sunmaktadır. Beyşehir'de gün batımı genellikle şöyle tarif edilmektedir; “<strong>Gün batarken güneş soyunup mavi gölde yıkanır</strong>.” Eğer günbatımını Beyşehir'den izliyorsanız karşıda Anamas ormanlarında yangın çıkmış, gölü tutuşturmuşta göl yanıyor sanırsınız. Göl'ün suları kızılın yüzlerce ışıltısıyla rengârenk kesilmiştir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Beyşehir Gölü’nün çevresi yaklaşık 170 km olup, alanın zirvesi (2890 m yüksekliğindeki Dippoyraz Tepesi) her mevsim karlı Anamas Dağları, ziyaretçilere bu coğrafyanın en güzel doğa manzaralarını sunmaktadır. Milli Park turizm için önemli bir alan olup, olta balıkçılığı, yayla turizmi, tarihi yerleri ziyaret, su sporları, mağara gezisi ve kuş gözlemciliğinin yapılabileceği ender bir alandır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Trekking (doğa yürüyüşü), hiking (kırda gezinti), biking (dağ bisikletiyle gezi) ve piknik alanları, jeep safari güzergâhları, plaj, çadır ve karavanla kamp yapabilme olanakları bulunmaktadır. Milli Park için en uygun rekreasyon ve gezi turları, Mayıs-Ekim ayları arasında yapılabilmektedir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Beyşehir Gölü’nün üzerinde çoğunlukla Bizans manastırlarının yer aldığı yaklaşık 33 ada bulunmaktadır. Bu özellik, adaları “<strong>İnanç Turizmi</strong>” açısından çekici kılmaktadır. Özellikle manastır kalıntılarının bulunduğu Mada Adası, Kızkalesi Adası, Manastır Adası, Hacı Akif Adası, Kızıl Ada, Akburun Adası, Kirse Adası ve Kuş Kondu Adası; yerli ve yabancı turistlerin tekne turlarıyla gezip-görmek istedikleri en ilgi çekici güzergâhlardır.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 28 Jul 2018 14:30:46 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/5dd3fb1d2eebacbc4addbaee3cb9b598.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Batı Karadeniz’in gizli kalmış cenneti, ekoturizmin yeni merkezi yenice ormanları…</title>
                <category>Röportajlar</category>
                <link>https://www.tarimpusulasi.com/haber/bati-karadenizin-gizli-kalmis-cenneti-ekoturizmin-yeni-merkezi-yenice-ormanlari-23827</link>
                <guid>https://www.tarimpusulasi.com/haber/bati-karadenizin-gizli-kalmis-cenneti-ekoturizmin-yeni-merkezi-yenice-ormanlari-23827</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye’nin en büyük blok ormanları olan Yenice ormanları sabahları kuşandığı kalın sis perdesiyle, güneye bakan yamaçlarında sandal ve çam ağaçlarıyla, kuzey tarafında ise sarı-beyaz ıhlamur ağaçlarıyla gerçekten çok etkileyici.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<iframe width="560" height="315" src="https://www.youtube.com/embed/ZchdsVsRa3E" frameborder="0" allow="autoplay; encrypted-media" allowfullscreen></iframe><p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Türkiye’nin en büyük blok ormanları olan Yenice ormanları sabahları kuşandığı kalın sis perdesiyle, güneye bakan yamaçlarında sandal ve çam ağaçlarıyla, kuzey tarafında ise sarı-beyaz ıhlamur ağaçlarıyla gerçekten çok etkileyici.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Taze sürgünlerin boy vermeye başladığı bir mayıs günlerinde bir başka güzel Yenice Ormanları. Bu bakir alandaki dalların arasından süzülen gün ışığı ise benzersiz gölge oyunları yaratıyor. Kısa ömürlü küçük dereler, köpüren sularıyla dans ediyor ağaçların arasında. Orman yangınlarını önlemek maksadıyla yapılan göletler, gökyüzünü kıskandırırcasına mavi mavi göz kırpıyor bizlere.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Kasvetli kış mevsimini geride bırakan kiraz, badem ve armut ağaçlarının renk renk açan çiçekleri, güzellikte birbirleriyle yarışıyorlar. Her ağacın, her kayanın anlatacak bir hikâyesi var burada. Heyecanla yüzünüzü yalayan deli rüzgârlar eşliğinde, yeşil sessizliği keşfetmeye koyulabilirsiniz.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Tarım ve Orman Bakanlığı’nın korumasında bulunan kendine has bir mikro klimaya sahip olan Yenice Ormanları’nın en önemli bölümü, kuşkusuz anıt ağaçların bulunduğu Arboretum Alanı. Suyun ve nemin yarattığı zengin bitki çeşitliliğinin ürünü olan anıt ağaçlar, bu tabiat harikasının en değerli hazineleri arasında. Türlerinin diğer örneklerine göre olağanüstü çap ve boya ulaşan bu nadir ağaçlar, ‘<strong>Tabiat Anıtı</strong>’ olarak tescil edilmiş ve koruma altına alınmış. Çevreleri iki ila yedi metre, boyları ise 18 ila 30 metre arasında değişen Istıranca meşesi, Türk fındığı, porsuk, Kafkas ıhlamuru, dağ karaağacı ve akçaağaçlarıyla Yenice Ormanları, bir açık hava müzesi konumunda.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Geride bırakılan her ayak izi ayrıntıları keşfetmenize biraz daha yardımcı olurken, Kavaklı, Şimşirdere, Çitdere, Kızılkaya, Karakaya ve Göktepe bölgelerinde yürüyüş ve bisiklet parkurlarının ortaya çıkmasını sağladı. Orman yolları ve patikalar boyunca GPS koordinatları alındı. Bütün bu çalışmalar sonucu doğal kaynaklar ve ekolojik değerler gözetilerek alternatif güzergâhlarla birlikte 396 kilometreye ulaşan, tam 21 yürüyüş rotası belirlendi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Kısa, günübirlik ve uzun rotalarıyla her seviyeden yürüyüşçüye hitap eden Yenice parkurları, doğa tutkunlarına farklı seçenekler sunuyor. Özellikle Şeker Mesire Yeri ile Arboretum sahası arasındaki altı günlük en uzun parkur, konuklarını bu etkileyici doğa parçasının hemen hemen tüm güzelliklerinin sergilendiği müthiş bir maceraya davet ediyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Tropik bölgeler dışında dünyanın ender coğrafyalarında rastlanan anıtsal ağaçları, yemyeşil vadileri, yükseklikleri iki bin metrelere ulaşan dağları, derin kanyonları, her daim çağıltılı dereleri, sürpriz şelaleleri, yaban hayatı ve değişik bitki çeşitliliğiyle Yenice Ormanları, farklı outdoor aktiviteleri için gerçek bir ekoturizm merkezi aynı zamanda. Günübirlik veya kamplı yürüyüş güzergâhları ile bisiklet rotaları dışında; kanyoning, kaya tırmanışı, kuş gözlemi, foto safari, botanik yürüyüşleri, rafting ve yamaç paraşütü gibi etkinlikler de yapılabiliyor bu bakir alanda. Ormanın derinliklerindeki tesisler ve yol boyunca rastlayacağınız pınarlar, doğaseverlerin macera dolu aktivitelerini kolaylaştıran unsurlar aynı zamanda.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Kırmızı-beyaz çizgilerle işaretlenmiş patikalarda özgürce yürümek, doğanın sizin için hazırladığı sürprizlere tanıklık etmek, eski çağlardan beri maden yıkamada kullanılan antik Küre havuzunda tarihin gizemli soluğunu hissetmek, çağıltılı derelerde ve şelalelerde yüzmek, ağaç denizini andıran parıltılı göletlerde piknik yapmak istiyorsanız yürüyüş botlarını ayağınıza geçirin ve Yenice’yi keşfe çıkın. Uçsuz bucaksız bir ağaç müzesine benzeyen ormanda yaşadığınızı yeniden duyumsayabilmek, yaprakların yeşilden sarıya, kahveden kızıla dönüşen renk cümbüşünü izleyebilmek için bundan güzel fırsat olur mu?</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 28 Jul 2018 14:13:17 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2cdff87d476b01666dcb0f897bfb21fb.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ataş: Siz De Yapabilirsiniz</title>
                <category>Röportajlar</category>
                <link>https://www.tarimpusulasi.com/haber/atas-siz-de-yapabilirsiniz-23557</link>
                <guid>https://www.tarimpusulasi.com/haber/atas-siz-de-yapabilirsiniz-23557</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Ayfer ATAŞ, Kahramanmaraş’ın Nurhak ilçesine bağlı Ağcaşar Mahallesinde 120 baş kapasiteli çiftliğinde süt inekçiliği yapıyor. Yıllarca hayvancılıkla uğraşan başarılı girişimci, başka bir sektöre yatırım yapmayı düşünürken Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu’nun hayvancılığa verdiği ciddi desteklerden haberdar oluyor ve severek yaptığı işi yani hayvancılığı daha iyi koşullarda yapmaya karar veriyor. Yaklaşık 3 Milyon Liralık yatırım yapıyor ve TKDK’ dan %65 hibe desteği alarak birçok kadın girişimciye “ben yaptım siz de yapabilirsiniz” mesajını veriyor. Ayfer ATAŞ’ ı çiftliğinde ziyaret ettik ve bu güzel hikâyeyi onun ağzından dinledik.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Bu yatırımı yapmaya nasıl karar verdiniz?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">&nbsp;Hayatımız hayvancılıkla geçti. Aslında bir başka yatırım düşüncemiz vardı. Kahvaltı salonu açmak istiyordum. Bu konuda destek veren bir yer var mı diye araştırırken devletin hayvancılığa ciddi destekler verdiğini öğrendik. Yıllardan beri içerisinde olduğumuz hayvancılığı daha iyi koşullarda yapabilme imkânını görünce çiftlik kurmaya karar vermiş olduk.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">&nbsp;TKDK hibelerini nereden duydunuz, TKDK ile olan süreç nasıl işledi?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Komşu köyde TKDK desteklerinden yararlanmış bir tanıdığımız vardı. Kendisi arıcılık konusunda destek almıştı. Bize TKDK’nın hayvancılık yatırımlarına ciddi destek verdiğini anlattı ve destek almamız için tavsiyelerde bulundu. Biz de açıkçası bu tavsiyeler üzerine daha detaylı araştırma yaptık, kurumu da ziyaret ettik. Gerçekten TKDK’nın önemli bir destek verdiğini de bizzat görünce çiftlik kurmaya, daha modern daha iyi koşullarda hayvancılık yapmaya karar verdik ve proje hazırlıklarına başlamış olduk. Proje hazırlık sürecinde kurum çalışanlarının yakın ilgisini ve büyük desteklerini gördük. TKDK, ikinci evimiz, ailemiz gibi oldu bu süreçte. Vazgeçmeyi düşündüğümüz anlarda bile onların teşvikleriyle yılmayıp daha fazla gayret göstererek böyle bir çiftliğe sahip olduk diyebilirim.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Tesisinizin özellikleri ve çalışmaları hakkında bilgi verebilir misiniz, ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">120 baş süt ineği kapasiteli bir çiftliğimiz var. Şu anda 116 sağmal hayvanımız var. Hayvanların bakımını yapıyor ve günlük sağım gerçekleştiriyoruz. Bulunduğumuz bölgeye elektrik hizmeti verilmemekte. Çiftliğin elektrik ihtiyacını tamamen güneş panelleriyle karşılıyoruz. 72 tane güneş paneli var ve 22 kw kapasiteye sahip. Burada doğanın imkânlarını kullanarak yerleşimden uzakta doğal üretim yapmaktayız.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Ürünlerinizi nereye satıyorsunuz?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Yerleşimden uzakta ve bulunduğumuz bölgede tek olmamızın yanı sıra çok yakında meranın da var olması hayvanlarımızın buralarda yayılması imkânını tanıdı bize. Gezen, doğal beslenen hayvanlarımızın daha iyi daha güzel süt verdiğini düşünüyorum. Zaten sütümüzü tüketenlerin de bunu anladığı gösterdikleri talepten de anlaşılıyor. Bölge halkına ve mandıralara satış yapmaktayız.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Bu yatırımı hayata geçirdiğiniz için neler hissediyorsunuz, yörenin ekonomisine ne gibi katkıları oldu?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Öncelikle çok mutluyum. Severek yapıyorum bu işi. Zaten hayvancılık sevmeden yapılabilecek bir iş değil. Buzağılar resmen çocuklarımız oluyor. Onların her birine özenle isim koyuyorum. Bir buzağıyı kaybettiğimizde oturup ağladığımı bilirim. Doğumu yaklaşan bir hayvanımız olsa büyük bir heyecan duyarak doğumu bekliyorum. Dolayısıyla bu iş severek yapılacak bir iştir. Bölgede daha önce böyle bir çiftlik bulunmamaktaydı. İlk ve tek olduğunu söyleyebilirim. Bölgede hem bir iş imkânı doğmuş oldu hem de iyi kalitede süt üreten bir çiftlik faaliyet göstermiş oldu.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Tesisinize yönelik kısa, orta ya da uzun vadeli hedefleriniz nelerdir?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Şu anda çiftliğimizin bulunduğu araziye çok yakın bir yer bulunmakta ve ben orayı kiralayarak et hayvancılığı yapmak üzere bir ahır kurmayı planlıyorum. Böylelikle süt üretiminde değerlendiremediğimiz hayvanlarımızı satmak yerine et üretimine dair kuracağımız çiftlikte değerlendirmiş olacağız. Ayrıca yine ürettiğimiz sütü işleyeceğimiz bir mandırayı da bu bölgeye kazandırmayı planlıyor ve istiyorum. Tabii bunların hepsini zaman gösterecek.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 10 Jul 2018 20:32:13 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/6c1c319329ce23d87fc3bf85d351729e.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bursa &#039;Tarımla Engellerimizi Aşıyoruz Projesi&#039; İle Rol Model Olacak</title>
                <category>Röportajlar</category>
                <link>https://www.tarimpusulasi.com/haber/bursa-tarimla-engellerimizi-asiyoruz-projesi-ile-rol-model-olacak-23504</link>
                <guid>https://www.tarimpusulasi.com/haber/bursa-tarimla-engellerimizi-asiyoruz-projesi-ile-rol-model-olacak-23504</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">​'Tarımla Engellerimizi Aşıyoruz Projesi' Kapsamında Bursa Gıda Tarım ve Hayvancılık&nbsp;İl Müdürü Hacı Dursun YILDIZ ile Röportaj Gerçekleştirdik.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><strong>'Tarımla Engellerimizi Aşıyoruz Projesi'&nbsp;</strong><strong>&nbsp;</strong><strong>hayata geçti ve çok başarılı bir şekilde ilerliyor,&nbsp;</strong><strong>bu projenin amacı nedir?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Engellilerimiz ülkemizde ve dünyada eğitim, sağlık, örgütlenme, sosyal güvenlik ve karar alma mekanizmasında diğer vatandaşlarımıza oranla dezavantajlı durumda olup, hassas gruplar içerisinde yer almaktadır. Bu proje ile Bursa ilinde engelli vatandaşlarımıza tarım alanında uygulamalı mesleki eğitimi verilerek rehabilitasyonları amaçlanmıştır. Böylece bir başkasının fiziksel ve ekonomik desteğine bağımlılıklarının azalmasına ve hayattaki farkındalıklarının arttırılmasına katkıda bulunulacaktır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><strong>Projenin yürütülmesinde iş birliği yapılan kurumlar kimlerdir?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Bursa İl Gıda Tarım Ve Hayvancılık Müdürlüğünün koordinatörlüğünde yürütülen projede Bursa Büyükşehir Belediyesi/Tarım A.Ş. Bursa Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü, Tarım Kredi Kooperatifleri Balıkesir Bölge Müdürlüğü, Hamidiye Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Bursa Engelliler Federasyonu ile işbirliği sağlanmıştır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><strong>Proje Neden Önemli?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Eğitim sürecinin ardından kursiyer olan engelli vatandaşlarımızın tarım ile rehabilite edilmelerinin sağlanması, hastaların onaylanma ve takdir görme ihtiyaçlarının karşılanarak yaşam kaliteleri ve refahlarının arttırılması öngörülmektedir. Böylece kendilerini faydalı görme oranlarının artması planlanmaktadır. Ayrıca proje kapsamında yapılacak olan tarımsal üretim sırasında diğer insanlar ile kuracakları iletişim de sosyalleşme ihtiyaçlarını karşılamak yönünde önemli bir adım olacaktır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Bu proje ile ilimiz rol model olacak ve diğer illerde de projenin uygulanabilirliği söz konusu olarak, ülke çapına yayılacaktır. Toprakla buluşarak kendini mutlu hisseden engelli vatandaşlarımız toplumda diğer vatandaşlardan ayrı tutulmadıklarını düşünecekler ve kendilerini değerli hissederek olumlu bir yansıma söz konusu olacaktır. Devletimize güvenleri tazelenecektir. İlerleyen yıllarda bu tarz projelerin içinde yer almak isteyeceklerdir. Ayrıca kamu kurum ve kuruluşların bu tarz projelerinde veya istihdamında engelli vatandaşlarımızın kendileriyle ilgili açılan bir pozisyonda çalışma istekleri oluşacaktır. Kurumu yapılacak olan sera ise her zaman engelli vatandaşlarımıza açık olacağından, ilerleyen dönemlerde farklı gruplardaki daha fazla sayıda engelli vatandaşa ulaşım sağlanacaktır. Böylece projenin sürdürülebilirliği sağlanmış olacaktır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><strong>Proje ile ilgili teknik bilgi verebilir misiniz?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Hamidiye Mesleki Ve Teknik Anadolu Lisesi tarafından 100 m2 lik tarımsal alan, proje de kullanılmak için engelli vatandaşlarımıza tahsis edilmiştir. Bu alanlarda sebze üretimi yapılarak engelli vatandaşlarımızın rehabilitasyonu planlanmaktadır. Ayrıca projemizde 320 m2 alanda bir sera kurulumu yapılmıştır. Engelliler haftası dolayısıyla 'Tarımla Engellerimizi Aşıyoruz Projesi' sera açılış töreni açılışı paydaşların katılımı ile gerçekleşti.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">&nbsp;Bu kapsamda 400 adet domates fidesi, 250 adet hıyar ve 300 adet biber fidesi dikimi İl Müdürlüğümüz teknik personeli gözetiminde bizzat engelli vatandaşlarımız tarafından yapılmıştır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Eğitimler 8 ay boyunca, haftanın 1 günü (Çarşamba), 09:00-12:00 saatleri arasında Hamidiye Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde uygulanmaktadır. Proje kapsamında 20 adet engelli vatandaşımızın bilgilendirilmesi ve rehabilitasyonu çalışması planlanmıştır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">İl müdürü Hacı Dursun YILDIZ,daha sonra &nbsp;proje gönüllüleriyle seraları gezdi.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 07 Jul 2018 13:32:20 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/bb7465c9e49b691c5201d89fee636615.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ak Parti&#039;de Şeker Fabrikalarının Özelleştirilmesine Karşı Çok Haklı İtirazlar Var</title>
                <category>Röportajlar</category>
                <link>https://www.tarimpusulasi.com/haber/ak-partide-seker-fabrikalarinin-ozellestirilmesine-karsi-cok-hakli-itirazlar-var-22392</link>
                <guid>https://www.tarimpusulasi.com/haber/ak-partide-seker-fabrikalarinin-ozellestirilmesine-karsi-cok-hakli-itirazlar-var-22392</guid>
                <description><![CDATA[Özelleştirme İdaresi Başkanlığı (ÖİB), Türkiye Şeker Fabrikaları'na ait 14 fabrikanın özelleştirmesi için ihale sürecini başlattı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Özelleştirilecek şeker fabrikaları arasında Çorum, Bor, Kırşehir, Yozgat, Erzincan, Erzurum, Ilgın, Kastamonu, Turhal, Afyon, Alpullu, Burdur, Elbistan ve Muş tesisleri bulunuyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Kamuya ait şeker fabrikalarının özelleştirilmesi en son 2011'de gündeme gelmiş ancak ihaleler dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından iptal edilmişti.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Yeniden gündeme gelen özelleştirmeler için hükümet bu kez şeker pancarı üretiminin durmayacağını, çiftçinin mağdur olmayacağını, fabrikaların işlemeye devam edeceğini ve çalışanların işsiz kalmayacağını taahhüt ediyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Burada işçilerin çalışmaya devam etmesi teminatı ve taahhütname alınacak. Pancar üreticisi mağdur edilmeyecek, çünkü fabrikalar kapanmayacak" dedi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba da özelleştirilen şeker fabrikalarının 1 yıllık kotayı dolduramaması halinde geri alınacağını söyledi:</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">"Fabrikanın bahçeleri özelleştirilmeyecek. İçerisindeki makineler yenileştirilecek, kapasite artırılacak ve verdiğimiz kotayı kullanmadığı takdirde onu tekrardan alacağız. Eğer niyet verip de şeker üretmemek olsa böyle bir söylemimiz olmaz."</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">16 yıl Hak İşçi Sendikalar Konfederasyonu (HAK-İŞ) Başkanlığı yapan AKP Çorum Milletvekili Salim Uslu ise şeker fabrikalarının özelleştirilmesini doğru bulmuyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Uslu, konuyla ilgili BBC Türkçe'nin sorularını yanıtladı:</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><strong>BBC</strong><strong>&nbsp;Türkçe</strong><strong>: Şeker fabrikalarının özelleştirilmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><strong>Salim&nbsp;</strong><strong>Uslu:&nbsp;</strong>Sadece şeker fabrikalarının değil, gıda sektörünün özelleştirilmesini doğru bulmuyorum. Buralar illa özelleştirilecekse, işletmeleri özelleştirilebilir ve devletin malı olmaya devam eder. Alacak kişiler de paralarını işletme sermayesine koyarlar.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Ya da kooperatifler kurarsınız, üreticiler ve çalışanlar buranın ortak sahibi olurlar. Şu ana kadar şeker fabrikalarının özelleştirilmesini gerekli kılan uluslararası gerekçeler olabilir, ben bunları da ayrıca tartışma konusu yaparım da…</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Şeker fabrikalarının özelleştirilmesinde zarar eden fabrikalar yerine kar eden fabrikaların özelleştirilmesini asla doğru bulmuyorum. Ve bu fabrikalar zarar etmiyordu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Eğer zarar ediyorsa veya üç ay çalışıp sonra boş duran kampanya işçileri varsa, bu bölgelere tarımsal ve kimyasal yeni fabrikalar, atölyeler kurmak mümkündür, örneğin Çorum'da arazimiz geniş.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Mesela şeker fabrikasının hemen yanında ispirto fabrikası niye kurulmaz? O açıdan ben bunları ilgililere ilettim.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><strong>BBC</strong><strong>&nbsp;Türkçe</strong><strong>: Ne yanıt aldınız?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><strong>Salim&nbsp;</strong><strong>Uslu:</strong>Hayır, bunlar parti içi çalışmalardır. Bu konuda açıklama yapamam. Kime ilettiğimi de söylemiyorum size zaten, ama yetkililere ilettim ben.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Özelleştirdiğimiz Et Balık Kurumu'ndan örnek vereyim. Et Balık Kurumu'nda satılanların bir kısmını neden geri aldık? Ağrı'dakini aldık mesela.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Aynı şey şeker için de geçerlidir. Ben kanserojen etkiden, nişasta bazlı şekerden (NBŞ) anlamam, doktor değilim.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Ama o konularda da arkadaşlarımızın çok haklı itirazları var. Onların dikkate alınması gerekir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><strong>BBC</strong><strong>&nbsp;Türkçe</strong><strong>: Diğer yandan özelleştirilecek fabrikalarda beş sene deneme süresi olduğu söyleniyor?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><strong>Salim&nbsp;</strong><strong>Uslu:</strong>Bir kere satıldı mı deneme süresi falan olmaz. Deneme yanılma metoduyla olmaz bu işler.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Mevcut durumda şeker fabrikalarının işlevi ya da üreticileri bakımından herhangi bir sorun gözükmüyor gibi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Ama buraları satıp elden çıkardığınız zaman bir daha yeniden yapma ya da geri alma şansınız yok.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Aslında şeker fabrikaları çok ciddi bir üretim kapasitesine sahip değil Türkiye'de.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Özel sektördeki şeker fabrikalarına bakıyorsunuz, sayıları daha az ama oran itibariyle çok daha fazla üretim yapıyorlar, o ayrı bir konu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Ama bu fabrikalarda işlev ya da üreticilerden değil, işletmecilikten kaynaklanan hatalar var.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Tekrar ediyorum, bu fabrikaların yanı başına neden kimyasal ya da tarımsal yeni fabrikalar kurmuyoruz?</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Bunu tartışmaya açmak lazım.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><strong>BBC</strong><strong>&nbsp;Türkçe</strong><strong>: Dolayısıyla siz fabrikaların zarar etmediğini savunuyorsunuz?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><strong>Salim&nbsp;</strong><strong>Uslu:</strong>Fabrikaların içinde zarar edenler var ama onlar satış kapsamında değil. Satılan yerler, genelde kar edenler. Ben bürokratların hükümeti yanılttıklarını düşünüyorum.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Örneğin istihdam artacak diyorlar. Bana bir tane özelleştirilen işletme gösteremezler ki, işletmede işçi sayısı ve istihdam artmış olsun. Yok öyle bir şey. Sonra işveren niye alsın, madem fabrika zarar ediyorsa, maliyetleri yüksekse.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Ayrıca şeker pancarını tutup da şeker kamışıyla karşılaştırmak yanlış. Türkiye'de şeker kamışı üretilmiyor, şeker pancarı üretiliyor. Ve bu kadar üretici var ortada.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Yani kota koydunuz, 5 yıl üretimde kaldı falan… 5 yıl sonra ne olacak? Garantisi yok.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Sözleşmeli üreticilik yaparsınız, oraya ilave fabrikalar kurarsınız, işletmecilikten kaynaklanan hataları giderirsiniz veya illa özelleştirecekseniz çalışanlara, üreticilere kooperatiflere verirsiniz, kooperatiflerde yanlışlar varsa onu gidermiş olursunuz, veya mülkiyet devlette kalır işletmeyi özelleştirirsiniz, ve ya daha olmadı devletin burada altın hissesi bulunur.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><strong>BBC</strong><strong>&nbsp;Türkçe</strong><strong>: Milletvekili olduğunuz Çorum'da da şeker fabrikası özelleştiriliyor. Çorum halkı size bu konuyla ilgili talepleri için ulaşıyor mu?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><strong>Salim&nbsp;</strong><strong>Uslu:</strong>Bu konudaki tavrım belli, herkes biliyor, Çorum'da da biliniyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">İlgililere tavrımı ve kaygılarımı ilettim, benimle birlikte bazı milletvekilleri de endişelerini iletti. İnşallah dediklerimizde haksız çıkarız.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Mesele orada hala işçinin çalışması, sendikanın var olması değil. Benim söylediklerim daha geneldir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Onun dışında bazı siyasi partilerin bu işi siyasallaştırma çabası, siyasi bir hamle konusu yapması, kendi politikaları için dolgu malzemesi olarak kullanması yanlış.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Nitekim bu konuda Çorum şeker işçileri de son derece duyarlı ve dikkatliler. Şeker İş sendikası oldukça duyarlı. Bazı partiler şartları zorluyorlar.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Kendi iktidar dönemlerinde de birçok özelleştirme yaptılar, biliyoruz. Mesela Murat Karayalçın'ın iktidar olduğu dönemde özelleştirilen yerler ortada.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><img alt="" src="/images/haberici/turkiye-seker-uretimi.png" style="height:316px; width:269px" /></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 19 Mar 2018 22:42:52 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/59f09c836d476b95957a9b4b2ec64f8d.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Aile Geleneği İle TKDK Desteği Birleşti Balda Dünya Üçüncülüğü Geldi</title>
                <category>Röportajlar</category>
                <link>https://www.tarimpusulasi.com/haber/aile-gelenegi-ile-tkdk-destegi-birlesti-balda-dunya-ucunculugu-geldi-21932</link>
                <guid>https://www.tarimpusulasi.com/haber/aile-gelenegi-ile-tkdk-destegi-birlesti-balda-dunya-ucunculugu-geldi-21932</guid>
                <description><![CDATA[Halit Çelebi’nin arıcılık hikâyesi Sarıkamış harekâtına kadar uzanıyor. 4 kuşaktır arıcılık yapan aile, TKDK ile tanıştıktan sonra standartları yükseltmiş ve markalaşarak dijital mecralarda boy göstermeye başlamış. Çelebi, kaliteden ödün vermeyerek, yüksek standartlarda yaptığı üretimle de dünya üçüncülüğüne kadar gelmiş.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Osmanlı’da şehzadeler diyarı olan Amasya, Türk tarihinde her zaman ayrı bir yere sahip olmuştur. Orada yetişen şehzadeler cihana hükmederek tarihin altın sayfalarında yerlerini aldılar. Karadeniz Bölgesi’nin bu güzel şehrinde şimdilerde TKDK’nın da desteğiyle girişimcilik rüzgarları esiyor. Yapraklar Yeşerirken bölümümüzün bu ayki konuğu, Halit Çelebi. Amasya doğumlu ve 47 yaşındaki girişimci Çelebi, TKDK desteği ile bal üretimindeki aile geleneklerinin nasıl dünya 3.’lüğüne ulaştığının hikâyesini paylaştı. Halit Çelebi, liseye kadar Amasya merkezde eğitim almış daha sonra köyüne geri dönmüş. Ailesinin 100 yıldan fazla süredir arıcılıkla uğraştığını anlatan Çelebi, “4 nesildir arıcılıkla uğraşıyoruz. Dedemin Babası Sarıkamış Harekâtında şehit düşünce, eşi, 4 çocuğu ile ortada kalmış. Hayat şartlarının getirdiği zorluklara karşı yılmamış ve arıcılık yapmaya karar vermiş. Tek göz odada bu şekilde geçinerek 4 çocuğunu büyütmüş. Arıcılık ondan dedeme, dedemden amcama, amcamdan da bana kadar geldi. 20 yaşından bu yana arıcılık benim için bir tutku oldu. Biz de doğal arıcılığı geliştirerek gelecek kuşaklara aktarmak istiyoruz. Bu süreçte TKDK bizim yol arkadaşımız oldu. Bir aylık süreçte makine ekipmanlarımızı tamamladık. Şimdi ayaklarımız yere daha sağlam basıyor. TKDK’nın bilgi ve birikim desteği ile markalaşma sürecimizi tamamladık, internet üzerinden satışlarımızı başlattık. Dünya 3.’lüğü ise bizim için bir gurur kaynağı oldu. Ancak hedefimiz daha da büyük, bu yolda yanı- mızdaki en büyük güç yine TKDK olacak.” şeklinde konuşuyor. “ARI ÜRÜNLERİ VE BAL ŞİFADIR” Çelebi, arıcılığın Kur’an-ı Kerim’de geçtiğini ayrıca ünlü bilim adamı Albert Einstein’ın, “Arılar yeryüzünden kaybolursa insanoğlunun 4 yıl ömrü kalır.” dediğini vurguluyor. Arılar ve arıcılığın insan hayatındaki öneminin altını çizen Çelebi, şöyle devam ediyor: “Arıcılık, Antik Mısır’dan bu yana insan hayatında varlığını sürdürüyor. Bilim adamları, balı, arının en düşük kaliteli ürünü olarak gösteriyor</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Arı sütü, propolis, polen gibi arının diğer ürünleri de tıpta kullanılan ve şifa kaynağı ürünler. Propolis kanserle mücadelede, polen ise hücre yenilenmesinde kullanılmaktadır. Apiterapi olarak adlandırılan arı ürünleri ile tedavi, dünyada hızla yaygınlaşıyor. Ülkemizde de yeni yeni ortaya çıkıyor.” Çelebi, Türkiye’de 20’nin üzerinde bal çeşidi olduğunu belirterek, “Her balın kendine has özelliği vardır ama benim tüketicilere tavsiyem doğal üretim balları tercih etmeleridir." diyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><strong>“250 KOVANDA YILDA 2,5 TON BAL ÜRETİR HALE GELDİK” </strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Çelebi, TKDK kurulduğu günden bu yana Kurumu takip ettiklerini ve etkinliklerine katıldığını anlatıyor. Tarımda devlet desteklerinin büyük önem taşıdığını kaydederek, o süreçleri şöyle anlatıyor: “TKDK’nın kuruluş dönemini yakından takip ettik. 6 yıl önce arı- cılık alanında projemizi hazırladık ve Kurumun kapısını çaldık. Amasya’dan arıcılık alanında gelen tek projeydi ve onaylandı. Bu kapsamda yaklaşık 90 bin liralık yatırım yaptık ve %50 hibe imkânından yararlandık. TKDK ciddiyet istiyor ama her işte olduğu gibi emek olmadan da yemek olmuyor. Biz Kurumun birçok faydasını gördük, TKDK’dan önce 1 olan ürün çeşidimiz şimdi 7’ye çıktı. Kurumun maddi ve manevi destekleri ile bugün 250 kovanda yılda 2,5 ton bal üretir hale geldik. Bizim bu başarımız diğer üreticilere de örnek oldu. Özellikle Amasya’daki arıcılar TKDK’ya yöneldi ve projeler geliştirdiler.”</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><img alt="" src="/images/haberici/DUsblejX4AAywll.jpg" style="height:422px; width:600px" /></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><strong>“BALIMIZ DÜNYA 3.’SÜ OLDU” </strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Halit Çelebi, TKDK’nın desteğinin kendisini cesaretlendirdiğini, bu sayede standartları yükselttiklerini ve yarışmaları takip ettiklerini anlatarak, şöyle devam ediyor: “TKDK bize her açıdan özgüven kazandırdı. Dünya Arıcılar Birliği Federasyonu tarafından düzenlenen Apimondia Uluslararası Arıcılık Kongresi’ni takip ediyordum, Kongrenin Türkiye’de yapılacağı 4 yıl önceden belli olmuştu. Türkiye’de yapılan Kongreye 4 bini yabancı olmak üzere 13 bin kişi, 600 civarında bilim adamı katıldı. Yarışmada bal kategorisinde 120 ülkeden 600 yarışmacı vardı, biz en zor olan ‘sızma bal’ kategorisinde katıldık ve 45. Apimondia Uluslararası Arıcılık Kongresi’nde “polifloralı (birden fazla bitkili) çiçek balı” kategorisinde dünya üçüncülüğü kazandık. Hem Türkiye’nin hem de Amasya’nın adının duyulması bizi gururlandırdı. Adımızı o listede görünce büyük bir mutluluk duyduk. Balı 2 ay önceden incelenmek üzere teslim etmeye giderken bizimle dalga geçenler, şevkimizi kıranlar olmuştu. Ancak biz balımıza inandık ve ülkemize bu ödülü kazandırdık. Balımızın dünya üçüncüsü olmasının en büyük nedeni, hijyenik ortamda üretim yapmamız ve Amasya florasının çok zengin olmasıdır. Ödülün ardından üniversitelerdeki hocalarımız ve şehrimizin ileri gelenleri de bizleri arayarak tebrik etti.”</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><strong>“HEDEFLERİMİZ DAHA BÜYÜK” </strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Çelebi, günümüz dünyasında tüketiciye güven vermenin yolunun markalaşmadan geçtiğini, bundan ötürü kendilerinin de markalaşma sürecine girdiklerini belirterek, hedeflerini şöyle anlatıyor: “Günümüz ticaretinde markalaşmak çok önemli. Biz de Amasya Kalesi’nin ismi olan ve şehrimizi temsil eden ‘Harşena’ markasını aldık. Kazanılan başarıların ardından şimdi markamızı da faaliyete geçiriyoruz. Hedeflerimiz büyük. Yakın zamanda 700 metrekare kapalı alanda bir bal işleme tesisi açacağız. Burada paketleme işlemlerimizi de yapacağız. Bunun haricinde mobil arıcılık yapmayı planlıyoruz. Şehrimiz arıcılığa uygun, mobil arıcılıkla şehrimizde yaklaşık 8 ay bal üretmeyi hedefliyoruz. Bunların tamamlanması ile birlikte toplam 450 kovana ulaşabileceğiz. Potansiyelimiz buna müsait. Ürün kalitesini daha da artırarak ‘harsena.com’ adresi üzerinden dünyaya açılacağız. Ayrıca, Facebook sayfamız üzerinden de müşterilerimiz bize ulaşabilecek.”</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><img alt="" src="/images/haberici/DUsbmnLW4AAdlV6.jpg" style="border-style:solid; border-width:5px; float:left; height:317px; width:300px" /></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><strong>“APİTERAPİ MERKEZLERİ AÇACAĞIZ” </strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Hedeflerinin bunlarla sınırlı olmadığını Apiterapi Merkezleri açmayı planladığını dile getiren Halit Çelebi, uzun vadeli hedeflerini anlatarak, şunları kaydetti: “Apiterapi, bal arısının ürettiği, zehir, bal, polen, süt, propolis gibi ürünlerin insan sağlığı için kullanılma yönetimi. Kas ve iskelet sistemi rahatsızlıklarından kadın hastalıkları ve zihinsel gelişime kadar arı ürünleri insan sağlığı için bilinenden çok daha etkili. Bu alanda dünyada birçok merkez var. 3 yıl önce bizim sağlık sistemimize de girdi. Ve şu an için 40’tan fazla doktor ‘Apiterapi Yapabilir Belgesi’ aldı- lar. Bu zamanla daha da artacak. Ancak personel sayısının artmasına rağmen bu alanda henüz bir merkez yok. Biz Amasya’da bir Apiterapi Merkezi kurmayı düşünüyoruz.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><strong>“TKDK OLMASAYDI BURALARA GELEMEZDİK” </strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Halit Çelebi, girişimci adaylarının özgüvenlerini kaybetmemeleri gerektiğini söylüyor. Girişimciliğin bir ruh olduğunu ve bu ruhun uzman görüşleriyle desteklenmesi gerektiğine dikkati çekerek, girişimci adaylarına şu önerilerde bulunuyor: “Girişimcilik hem bugünümüz hem de yarınımız için çok önemli. Ancak girişimcilik kadar önemli olan, girişimin tecrübe ve uzman görüşü ile birleşmesi. Yani bir bilene danışmak. Şunu açık bir şekilde söyleyebilirim ki TKDK olmasaydı biz bu hedeflere zor ulaşırdık. Hatta imkânsızdı diyebilirim. Bu bahsettiğim hedefleri de TKDK olmadan hayata geçirme şansımız yine yok. Kurumun maddi ve manevi destekleri bizler için çok önemli. Baştan her şey zor gibi geliyor, tereddüt ediyor insan. Ama ilk adımı attıktan sonra bunun zor olmadığını görüyorsunuz. Gelir elde etmeye başladıktan sonra daha da motive oluyorsunuz ve daha fazlasını yapma isteği uyanıyor.”</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 01 Feb 2018 15:00:03 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/c0ff8ee3ab6ae2d5d032cab959e98ecb.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>‘Millete domuz yediriyorlar’</title>
                <category>Röportajlar</category>
                <link>https://www.tarimpusulasi.com/haber/millete-domuz-yediriyorlar-21788</link>
                <guid>https://www.tarimpusulasi.com/haber/millete-domuz-yediriyorlar-21788</guid>
                <description><![CDATA[Araştırmacı Yazar Soner Yalçın, son kitabı “Saklı Seçilmişler”i anlattı. Kitabında 'hangi yiyeceklerde domuz katkısı olduğunu' ayrıntılarıyla açıklayan Yalçın, “Yoğurtlara kıvam artırması ve su tutması için jelatin ekleniyor. Jelatinin çoğunlukla domuz derisinden elde edildiğini kaç kişi biliyor? Hangi yiyeceklere domuz katkı maddesi konduğunu ayrıntılı yazdım, insanımız bilsin” dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Yıllardır Yamyam Tavuk Yiyoruz!” haberini hatırladınız mı? Geçen sene imza attığım bu haberi uzun süre takip etmiştim. Tavuk diye aslında civciv yediğimizi, bu hayvancıkların kendi artıklarıyla beslendiğini filan yazmıştım. Tüm ısrarlarıma rağmen konuyla ilgili ne Sağlık Bakanlığı'ndan, ne de Tarım Bakanlığı'ndan bir yetkiliye ulaşıp, görüş alamamıştım! Mesele şimdi anlaşıldı!<br />
Devam ediyoruz…</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><strong>– Sağlığımızı yakından ilgilendiren konuları anlatırken birden karşımıza meselenin politik sebeplerini çıkarıyorsunuz. Özellikle de büyük şirketler tarafından fonlanan derneklerin-vakıfların yaptıklarına şaşırıp kalıyorsunuz…</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">“Gıda teröristlerini” pazara sokan perde arkasındaki baronların amaçlarını yazıyorsanız bunun ideolojisini anlatmak zorundasınız. Şu tesadüf olabilir mi:</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Buğdayın genetiğiyle kim oynadı:&nbsp;<strong>Rockefeller!</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Mısırın genetiğiyle kim oynadı:&nbsp;<strong>Rockefeller!</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Pirincin genetiğiyle kim oynadı:&nbsp;<strong>Rockefeller!</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Tavuğun genetiğiyle kim oynadı:&nbsp;<strong>Rockefeller!</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Liste uzun… GDO'nun öncüsü kim:&nbsp;<strong>Rockefeller!</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Hepsini ayrıntılarıyla yazdım. Rockefeller Vakfı'nın dünyanın dört yanında hangi iktidarla, sivil toplum kuruluşları ve üniversitelerle neler yaptığını ortaya çıkardım. Rockefeler'ın destekçisi kim; yolundan giden kim; Bill Gates! Gıda/beslenme konusuna kimse böyle bakmamış ne yazık ki! Uluslararası 22 bilim insanı GDO'yu 2009 Şubat'ında protesto etti. “Siz Nazi doktorlarının yaptığı çalışmaları yaparak, II. Dünya Savaşı sonrası Nazileri yargılayan Nürnberg Mahkemesi kararlarını ihlal ediyorsunuz” dediler. Seslerini kim duydu? “Nazi laboratuvarları” hâlâ faaliyette! Sağlıksız ceninleri ayırıp, sağlıklı ceninler yetiştirmenin yollarını arayan toplumsal akımın adı “öjeni” idi. Bu sosyal-darwinist akımın tarihini çalıştım. Gördüm ki, başı yine Rockefeller çekiyor! Yeni de değil. İlk kısırlaştırmaların Naziler döneminde Rockefeller desteğiyle yapılması tesadüf mü?</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><strong>Bu “seçilim” sadece insana da yapılmıyor…</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Anladım kitaptaki civcivlerden bahsediyorsunuz. Evet o da soykırım; böyle bir katliam olamaz. Bu sebeple, dünyada kayıt altına alınmış olan bin 273 tavuk ırkından bugüne çok azı kaldı. Rockefeller'in “tek tip tavuk” projesi kazandı. Onun pilicini-tavuğunu yiyoruz. Niye çok piliç tüketir olduk? 1990'da 2.87 kilo olan yıllık kişi başı tüketimimiz 2016'da 21.94 kiloya yükseldi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">İnsanlar ne yediklerini bilmiyor ama ne yapsın yoksullar ve başka ucuz ne yiyebilirler? Buna sadece Türkiye'de değil milyonlarca insanı mecbur ettiler.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><strong>SAĞLIĞIMIZ PERİŞAN</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><strong>– Şaşkınlıkla aynı soruyu sormak istiyorum. İnsanı uçurumun kenarına sürükleyen bu sağlıksız gıdalar bizlere niye yediriliyor? Niye yasaklanmıyor? Devletimiz, hükümetimiz bizi niye korumuyor? Sahiden nerde bu devlet?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Adı konulmamış bir savaşın içindeyiz. Bu savaş zenginler ile yoksullar arasında. Kapitalizm her yönüyle insan vücudu için yararlı olmadı. Küresel şirketler insanların arzuları ve cehaletiyle beslendi. Yanıltıcı kampanyalar düzenleyerek beslenme alışkanlıklarıyla oynandı. İnsanlar medya aracılığıyla, film endüstrisiyle bilinçli olarak aptallaştırıldı. Ne yazık ki akademi dünyası buna alet edildi. Teknoloji insanoğlunun vücudunu yoldan çıkardı! İnsanoğlu sağlıklı olmak için evrilmedi; vücudunuzu ancak siz koruyabilirsiniz. İnsanoğlunun yakın akrabası neandertel, kültürel beslenme uyumu sağlayamadığı için yok oldu. Şimdi sıra homo sapiens'in yoksulları-ezilmişlerinde. Söyledim; dünyanın efendileri bunu sadece para için yapmıyorlar. Nüfusu kırmak istiyorlar. ANAP'tan AKP'ye siyasal iktidarların bu güç karşısında hiçbir şey yapamadıklarını tek tek yazdım. Bize tez zamanda halkını düşünen bir iktidar lazım. Halimiz, sağlığımız perişan.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><strong>LÖSEMİ RİSKİ YÜZDE 700…</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><strong>– En sarsıcı bilgilerden biri de kırmızı etin başına gelenler…</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">AKP insanlara domuz yediriyor! Helal kesimden geçtik; domuzdan alınan kök hücreyle kırmızı et yapıyorlar artık. İthal karkas etler kanları akmış olduğu için hormon testine cevap vermiyor. Ne yediğimizi bilmiyoruz. Ete yapılan kimyasal işlemleri kaç kişi biliyor? Türkiye'de kullanım izni olmamasına rağmen “bradmix” adlı kimyevi maddenin etlerin hacmini yüzde 25-30 artırmak amacıyla kullanıldığını biliyor musunuz? Bu madde; kırmızı etlere kaybedilen su oranını yüzde 5-8 yeniden kazandırmak ve terbiye esnasında daha canlı, parlak ve aromalı bir görünüş sağlamak amacıyla şırıngayla enjekte ediliyor. Sadece bu değil… Fosfatlar, şekerler, asitlendiriciler, tuz (NaCl, KC1) neler var. Raf ömrünün uzaması yani renk değişimi olmaması için özellikle şarküteri gibi işlenmiş ete, (E250 koduyla) nitrat ve nitritin sodyum konuluyor. Mide kanserinin sebeplerinden biri budur. Bozulmayı önleyici sodyum sülfat (E221) pankreas kanserini yüzde 67, lösemi riskini yüzde 700 oranında artırıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><img alt="" src="/images/haberici/soner-yalcin-2.jpg" style="height:750px; width:500px" /></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><strong><span style="color:#FF0000">“İNSANLAR NE YEDİKLERİNİ BİLMİYOR”<br />
Yalçın, “İnsanımız medya aracılığıyla aptallaştırıldı, ne yediğini bilmiyor. Bize tez zamanda halkını düşünen bir iktidar lazım” dedi.</span></strong></span></span></p>

<h2><strong><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">MEHMETÇİK'E GDO'LU&nbsp;PİRİNÇ YEDİRDİLER</span></span></strong></h2>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><strong>– “Domuz Gribi” gibi “Deli Dana Hastalığı” ve “Kuş Gribi” meselesinin perde arkası da çok çarpıcı!</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Sadece tek örnek vereyim: ABD Savunma Bakanı Donald Rums-feld, bir dönem küresel ilaç devi Gilead Sciences'in başkanlığını yaptı. Ortaktı. Kuş gribi sırasında bakanlığı, Pentagon'a ilaç şirketinden 1 milyar dolarlık “tamiflu” satın aldırdı! O yalan rüzgarında Türkiye de sadece aşı ithalatına 350 milyon dolar harcadı! Dünya ilaç devi Baxter kuş gribi virüsünü laboratuvarda üretip yanlışlıkla dünyaya yaymıştı! Yerseniz. Bill Gates aşılarına girelim mi?</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><img alt="" src="/images/haberici/bill-gates.jpg" style="height:332px; width:600px" /></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><span style="color:#FF0000"><strong>Bill Gates</strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><strong>“TRAKYA'YI KİM ZEHİRLEDİ?”</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><strong>– Bill Gates pirincine de girelim, öğrensin insanlar…</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Rockefeller da bu aşı meselesinin finansörlerindendir; dünyanın en zenginlerinden Warren E. Buffett gibi… Henüz Türkçe'ye çevrilmeyen gazeteci Daniel Taylor'ın kitabı var: “Dünyayı Aşılamak: Gates, Rockefeller Küresel Nüfusu Azaltma Peşinde” Keşke biri çevirse… Gelelim pirince… Bugün kişi başı ortalama 9.3 kilo pirinç tüketiyoruz; 1980 yılında ise sadece 3.2 kilo idi. Ki yediğimizin şimdilik yarısı ithal! Bak arkadaş! 2006 yılında Türkiye'nin bir kilo pirinç ithaline ihtiyacı yoktu. ABD dayattı. Erdoğan dönemin Tarım Bakanı Sami Güçlü'yü gönderdi. Mehdi Eker ithalat önündeki engelleri kaldırıverdi. Sadece pirinç mi? 2016 yılında kamu ve özel sektör deposunda tüketime hazır 498 bin 858 ton şeker varken, AKP sıfır gümrük vergisiyle şeker ithal etti.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Bunlar işin siyasi yönü. Bunları da yazdım. Meselenin sağlık yönünü de yazdım. “Glisemik indeks” kavramını kaç kişi duydu? Pirinç gibi “glisemik indeksi” yüksek ürünler, kan şekerini hızla yükseltip sonra hızla düşürür. Ardından gelsin kilolar, hastalıklar! En kutsalımız Mehmetçik'e bile GDO'lu pirinç yedirdiler. Bu insanlığın hem politik hem de insani olarak yıkımıdır. Meselenin hangi boyutunu araştırsanız şoke olursunuz: Türkiye toplam pirincin yüzde 55'ini, ayçiçeğinin yüzde 75'ini, buğdayın yüzde 10'unu yetiştiren Trakya'yı, bir uçtan diğer uca 280 km. kat eden Ergene Nehri'ni kimler zehirledi? Trakya'yı hangi yabancı tröstler ele geçiriyor, ne yetiştiriyorlar? ANAP ve AKP bu işin suç ortağı, biz ise daimi seyirci… Topraksu Genel Müdürlüğü'nü Özal'a, Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nü Erdoğan'a kapattırdılar. Atatürk'ün kurdurduğu tüm tarım işletmelerini yok ettiler. Yani mesele sadece Atatürk Orman Çiftliği'ne yaptıkları saray ile sınırlı değil; çok vahimleri var.</span></span></p>

<h2><strong><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">‘SAKLI SEÇİLMİŞLER'DEN…</span></span></strong></h2>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><strong>– Kimi… Yoğurdun kıvamını artırmak için kullanılan jelatinde&nbsp;DOMUZ derisi&nbsp;var.</strong><br />
<br />
<strong>– Kimi… Una ve hamura&nbsp;DOMUZ kılı saçından&nbsp;yapılan E920 konuluyor.</strong><br />
<br />
<strong>– Kimi… İthal hayvan yeminde&nbsp;DOMUZ&nbsp;kemiği – DOMUZ&nbsp;kanı&nbsp;var.</strong><br />
<br />
<strong>– Kimi… İthal salam ve sucuklardaki beyaz noktalar&nbsp;DOMUZ&nbsp;yağıdır.</strong><br />
<br />
<strong>– Kimi… Kek ve pastalarda ucuz olduğu&nbsp;</strong><strong>için&nbsp;DOMUZ&nbsp;içyağı&nbsp;kullanılıyor.</strong><br />
<br />
<strong>– Kimi… Et suyu tabletler, hazır köfte harçları, hamburger, hazır çorbalar, kuruyemiş, sakız, cipsler, dondurmalar, renkli yoğurtlar, salata sosu, cips, çiğköfte ve benzeri birçok üründe bulunan&nbsp;</strong><strong>“Çin tuzunda”&nbsp;DOMUZ&nbsp;var.</strong><br />
<br />
<strong>– Kimi… İthal donmuş yağlarda&nbsp;DOMUZ&nbsp;var.</strong><br />
<br />
<strong>–&nbsp;DOMUZun&nbsp;kök hücresinden&nbsp;laboratuvarda kırmızı et yapılıyor.</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><strong><img alt="" src="/images/haberici/soner-yalcin-sakli-secilmisler.jpg" style="height:344px; width:600px" /></strong></span></span></p>

<h2><strong><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">TARİHİNİ BİLMEYEN BİR NESİL İKTİDARDA</span></span></strong></h2>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">–<strong>&nbsp;İçim şişti!…</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">“Çin tuzu” adını duymuşsunuzdur. ABD dahil yaklaşık 50 ülkede kullanımı sınırlandırıldı. Türkiye'de ise kullanımı serbest! Ne söyleyeyim daha… “Annemin köftesi” gibi tanıtılan köftelerin tamamı soya katkılı. Şirin gözükmesi için de “mix kıyma”, “soya proteini” vs. gibi farklı isimleri koyuyorlar ambalaj üzerine! Ara da eti bulasın! Balığa ne yaptıklarını anlatayım mı? Kansere neden olduğu için 1976 yılında ABD'de yasaklanan “PCBs” adlı kimyasal madde bulunduran kültür balıklarına kimse ses çıkarmıyor. Kültür balıkçılığı 1980 yılında dünya balıkçılığının yüzde 9'unu kapsarken, bugün yüzde 50 sınırını aştı! Zehirleniyoruz. Aklıma geldi; Hijazi Ailesi'ni kim biliyor? Oysa bilmek şart! Kod adı “Pilot” olan AKP'li Bakan kim? Oysa bilmek şart! Kimyasal yoğurtlara kıvam artırması ve su tutması için jelatin ekleniyor. Jelatinin çoğunlukla domuz derisinden elde edildiğini kaç kişi biliyor. Hangi yiyeceklere domuz katkı maddesi konduğunu ayrıntılı yazdım, insanlarımız bilsin. Ki oy verdiği iktidarın ne olduğunu görsün. Gıda emniyeti yok ülkemizde maalesef…</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><img alt="" src="/images/haberici/ataturk.jpg" style="height:750px; width:573px" /></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><span style="color:#FF0000"><strong>Yalçın, “Atatürk'ün&nbsp;tarım politikalarına&nbsp;dönülmeli” dedi.</strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">–<strong>&nbsp;Bu kitap gösteriyor ki; Türkiye'nin tarımsal politikaları büyük Atatürk'ün yaptıklarına geri dönmelidir.</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Atatürk'e hayranlığım her geçen gün okudukça, araştırdıkça daha da artıyor. Biz çocuklarımıza Atatürk'ü hiç anlatamamışız. Tarım dahil tüm toplumsal yaşamın geriliğini Atatürk'ün hangi fedakarlıklarla aşmaya çalıştığını öğretmemişiz. Yüzyıllardır karasabanla tarım yapan köylüye, (bütçesinde üç kuruş yokken, Osmanlı'nın borcunu ödemeye çalışırken) pulluk dağıtıyor. Mibzer vs. dağıtıyor. Köylüyü köleleştiren öşür vergisini kaldırdığı yetmedi; traktör, motorlu pulluk, biçer-döver, kamyon ve kamyonet sahiplerine tarımda harcadıkları akaryakıt için “mevadd-ı müşteile rüsumu tazminat” ile vergi iadesi kanunu çıkardı.Tarım kredi kooperatifleriyle köylüyü milletin efendisi yapmaya çalıştı. Ne yazık ki; kırsal kesimde küçük üreticilere büyük yarar sağlayan tarım satış kooperatifleri Özal'dan Erdoğan'a uzanan neoliberal politikalar sonucu tasfiye edildi. Çayı tanımazlarken Rize'yi çay üretiminin merkezi yapan Atatürk'ün heykelini kaldıran bir zihniyet var ülkemizde. Tarihini bilmeyen bir nesil iktidarda maalesef. Çayı koruyamayanlar Türkiye'de neden filtre kahvenin moda yapıldığını nasıl analiz edecekler. Umarım okur kitaptan öğrenirler!</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 17 Jan 2018 10:20:41 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/3bd21dbd457847954ee143af03fa2996.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Fakıbaba: &#039;Yerli üretici hayvanını ESK&#039;ya kestirirse 250 TL destek verilecek&#039;</title>
                <category>Röportajlar</category>
                <link>https://www.tarimpusulasi.com/haber/fakibaba-yerli-uretici-hayvanini-eskya-kestirirse-250-tl-destek-verilecek-21276</link>
                <guid>https://www.tarimpusulasi.com/haber/fakibaba-yerli-uretici-hayvanini-eskya-kestirirse-250-tl-destek-verilecek-21276</guid>
                <description><![CDATA[Ahmet Eşref Fakıbaba, siyasetin en renkli isimlerinden biri. Dört ay önce oturduğu Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı koltuğunda ilk röportajını verdi. Et üreticilerini kızdıran ‘ucuz et’ projesini detaylarıyla anlatırken ithalat için ‘Bir noktada duracağız” diyor. Bakan Fakıbaba’ya sorduk: “Bu etler sağlıklı mı, siz de yiyor musunuz?” İşte cevapları...]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, ucuz et tartışmasından hayvancılık politikalarına kadar bir çok soruyu cevaplandırdı.&nbsp;</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Hürriyet'ten İpek Özbey'e röportaj veren Fakıbaba,&nbsp;"Yerli üretici hayvanını Et ve Süt Kurumu’nda kestirirse ona 250 lira destek verilecek" dedi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Fakıbaba, uygulamanın 1 Ocak 2018'den itibaren başlayacağını açıkladı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><strong>- Yemekte dikkatimi çekti. Tabağınıza çok az aldınız. Hep böyle mi yersiniz?</strong>&nbsp;<br />
Evet, yarım porsiyonla başlarım, doymazsam bir daha alırım. Hayatımda her şey ‘yeterince’dir.&nbsp;</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><strong>- Evet, israfa karşı olduğunuzu biliyoruz. Koltuğa oturduğunuzda da ilk icraatınız açık büfe konusunda otelleri uyarmak oldu…</strong><br />
İsrafa karşıyım derken, yanlış anlaşılmasın cimri değilim. Ama hep canımı sıkmıştır bu otellerdeki israf. Yüzde 60’ın üzerinde yemek mutfağa geri dönüyor. Bunu söylediğin zaman, “Biz aşağıda kullanıyoruz” diyorlar. E onu aşağıda yiyenler de benim kardeşlerim. Tabaktan dönmeyenlerden versen daha iyi olmaz mı</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><strong>-&nbsp;Nasıl böyle oldunuz siz, nasıl bir evde büyüdünüz, yoksulluk çektiniz mi?&nbsp;</strong><br />
Çok fakir değil, zengin hiç değil, orta ile fakir arası bir aile. Rahmetli nenem, babam, annem ve 5 kardeşimle toplam sekiz kişiydik. Bizim zamanımızda 3-4 kilo portakal alınmazdı. 2 kilo portakal gelir, büyükten başlanır, küçüğe doğru paylaştırılırdı. En küçük bendim. Sona kalırdım. Bizim orada soframızda bulgur pilavı, fasulye, yanında turşu vardır. Ayrı ayrı tabaklar yoktu, ortadan kaşıkla yerdik. Doymak için de hızlı yemek zorundaydık. Ben hâlâ çok hızlı yemek yerim. Hekimken çok faaldim, yemeği yolda yerdim, hızlı yemeği buna bağlıyordum. Sonra biri dedi ki, “Kalabalık bir aileniz mi vardı”. “Evet” dedim. Orada anladım, aç kalmamak için hızlı yiyorduk.&nbsp;</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><strong>- ‘Vatandaşın evine et’ meselesi de böyle çıktı galiba…</strong><br />
Et yemek insanların en tabii hakkıdır. Ben dar gelirli olmanın ne demek olduğunu biliyorum. Özellikle dar gelirli vatandaşın, çocukların da et yemesi lazım. Bu bir sosyal devlet anlayışı. Özel sektörün hep yanındayım ama birinci önceliğimiz dar gelirli vatandaştır. Üreten, emek veren insanlar eli öpülesidir. Bayanlar benim için çok önceliklidir. Şunu söyleyen kadın kardeşlerimiz oldu: “Allah Fakıbaba’dan razı olsun, mutfağımız şenlendi.”&nbsp;</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><strong>- Öncelik dar gelirli vatandaş, ama büyük eleştiriler var. “Niçin ucuz eti biz üretmiyoruz” deniyor…</strong><br />
Bir kere ben bunun adına ‘ucuz et’ demiyorum, ‘fiyatı ucuzlatılmış et’ diyorum.&nbsp;</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><strong>- Farkı ne?&nbsp;</strong><br />
Ucuz et deyince değersizleştiriyoruz.&nbsp;</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><strong>- Kafalardaki sorulardan biri de şu: &nbsp;Sağlıklı mı, güvenli mi, nasıl bu kadar ucuz?</strong><br />
Biz nasıl bir Türkiyeli olarak insanız? Avrupa’ya gittiğimizde de bize benzeyen insanlar var. Kimi mavi gözlü, kiminin de boyu uzun ama insan. Hayvan da aynıdır. Değişen bir şey yok. Allah korusun; ucuz dediğiniz şey hastalıklı olur anlarım. Ya da dana eti olmaz, o yüzden ucuzdur. O zaman endişelenmeyi anlarım.&nbsp;</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><strong>- Sağlık açısından bir problem yok diyorsunuz, doğru mu?</strong><br />
Benim şüphem yok. Bakın binlerce insanız. Herkes sizin kadar başarılı olabilir mi ya da dürüst. Ben dürüst bir hekimim ama bütün hekimler dürüsttür diyebilir misiniz. Arada dürüst olmayanlar çıkabilir. Ama mümkün olduğu kadar riski sıfıra indirmek bizim görevimizdir. Arada kaçan olabilir, bu burada da olabilir, yurt dışında da olabilir.&nbsp;</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><strong>- Siz yiyebiliyor musunuz?&nbsp;</strong><br />
Tabii ki. Vatandaşa yedirdiğim eti ben de yiyorum. Eşim gidip marketten alıyor. Bu arada eşim çok güzel yemek yapar, o bu ete onay verdi.&nbsp;</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><strong>- Üretici “Ucuz et derken bir daha hiç et yiyemeyebiliriz. &nbsp;İthalat, sektörü bitirecek!” diye şikayetçi. Buna cevabınız ne?&nbsp;</strong><br />
Eğer böyle devam edersek olabilir tabii.&nbsp;</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><strong>- Yani böyle devam etmeyecek…&nbsp;</strong><br />
Bakın bir problem varsa, onun bir acil, bir orta vadede bir de uzun vadede çözümü vardır.&nbsp;</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><strong>- Bu acele neydi o zaman?&nbsp;</strong><br />
Alt gelir grubunun et yemesini sağlamak gerekiyordu. Amaç, piyasada regülasyonu sağlamaktı. Biz bunu yaptık. Ama orta ve uzun vadede planlarımız var.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><strong>- Madem düşebiliyordu, niçin daha önce düşürülmemiş?&nbsp;</strong><br />
Ben insanların kar etmesine karşı değilim ama her şeyin etik kuralı vardır. Ona uymak gerekir. Demek olabiliyormuş. Belki kasabınız size 50 liradan et veriyor, o sizin tercihiniz. Zaten ben de “Etin hepsini ben karşılayacağım” demiyorum ki. Sadece yüzde 8’ini karşılıyorum. Bu emri de bana Sayın Cumhurbaşkanımız verdi.&nbsp;</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><strong>- Ne dedi?&nbsp;</strong><br />
“Fakıbaba hayırlı olsun, dar gelirli vatandaşım et yesin” dedi. Ben de bunu yapıyorum. Yaptığımız çalışmaların da semeresini aldık. Şu anda ben de, bunu satan insanlar da zarar etmiyor.&nbsp;</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><strong>- Peki ya üretici?&nbsp;</strong><br />
İnek doğum yaptı buzağı oldu. Buzağıyı kasaba götürecek süreç yerli üreticinin işidir. Bu yerli üreticinin fiyatı yem fiyatlarından dolayı yüksektir. Mesela biz kıyma 29, kuşbaşı 35 dediğimiz zaman, Et ve Süt Kurumu’nun yerli üreticiden almış olduğu karkas et fiyatı 23.80 Liraydı. 25 liraya çıkardık, burada regülasyon yaptık. Yarın 26 da olabilir. Bizim amacımız ithalatı devam ettirmek değil. Allah’ın izniyle ithalatı biz önleyeceğiz. Fırsatçılığa karşıyım, ben işimi yaparım. İthalat; Et ve Süt Kurumu ve TMO gibi piyasayı iyi regüle etme araçlarından biridir, kullanmak gerekir. He; amacımı sorarsanız, yerli üreticiyi baş tacı etmektir.&nbsp;</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><strong>- Baş tacı diyorsunuz ama üretici size öfke içinde…&nbsp;</strong><br />
Biliyorum. Ama ben yeni yeni desteklerle onların gönlünü kazanacağım. Mesela yerli üretici hayvanını Et ve Süt Kurumu’nda kestirirse ona 250 lira destek verilecek.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 27 Nov 2017 12:47:56 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/fb49eac34f5492c98d4ba06fbe002db4.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>‘’Amacımız; Herkes İçin Kalite Ve Fiyat İstikrarı’’</title>
                <category>Röportajlar</category>
                <link>https://www.tarimpusulasi.com/haber/amacimiz-herkes-icin-kalite-ve-fiyat-istikrari-19866</link>
                <guid>https://www.tarimpusulasi.com/haber/amacimiz-herkes-icin-kalite-ve-fiyat-istikrari-19866</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><strong>Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Genel Müdürü İsmail Kemaloğlu ile sona yaklaşan hububat hasat sezonunu, ithalat yetkisini, lisanlı depoculuğu ve fındığı konuştuk. </strong></span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Buğdaydan başlayalım, hasat bitti bitiyor, son durum nedir?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Türkiye’de buğday hasadı %95 seviyesine ulaştı. Bu yıl verimin yanında kalitenin de artması memnuniyet verici. Geçen yıla göre %6artışla, ihtiyacımızı karşılayacağını düşündüğümüz 21,8 milyon tonüretim bekliyoruz. Yine geçen yıl %12 sevesinde olan buğday protein değeri %13’eçıktı.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Kalite artışı nasıl sağlandı?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">2011 yılında buğdayın fiziksel özelliklerinin yanında kaliteye yani proteine dayalı alıma geçtik. Buğdaya protein analiz sonucuna göre fiyat veriyoruz. İlave fiyat oranlarımız 2011 yılında %3’tüşimdi %7’ye kadar çıktı. Kaliteli üreten daha çok kazanıyor,bu durum üreticimizi teşvik ediyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><img alt="" src="/images/haberici/BU%C4%9EDAY%20B%C3%96L%C3%9CM%C3%9C%20FOTO.JPG" style="height:400px; width:600px" /></span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">TMO’ya verilen ithalat yetkisi çok tartışılıyor…</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Hasat sezonunda ithalat yapılması söz konusu değil.Biz arz-talep dengesine göre piyasayı düzenleyen bir kurumuz. Amacımız; üreticimizin, tüketicimizin mağdur olmaması ve fiyat istikrarının sağlanması. Geçmiş yıllarda da TMO'ya ithalat yetkisi verildi. 2012 yılında verilen yetkiyi kullanmadık. 2014 yılında rekolte çok düşük olmasına rağmen yetkimizin sadece yarısını kullandık. Tek taraflı düşünmemek gerekiyor. Zaman zaman kaliteye bağlı olarak buğday fiyatları artıyor, un ve ekmek fiyatları tartışma konusu oluyor. Sonuçta üreticiyi de, 80 milyon tüketiciyi de düşünmek ve korumak zorundayız.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Kalite ve ithalat noktasında ülkemizin dünya hububat ticaretindeki konumuda önemli…</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Çok doğru. Dünya un ve bulgur ihracatında birinci, makarna ihracatında ise ikinciyiz. İrmik ve bisküvi ihracatımızda artıyor.&nbsp; 2016 yılında3,5 milyon ton karşılığı,&nbsp; 1 milyar 78 milyon ABD Doları gelir ile un ihracatında cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdık. Makarna, irmik, bulgur ve bisküvi ihracatlarıyla birlikte ülkemiz, 2016 yılında toplam 2,5 milyar ABD Doları tutarında, buğday karşılığı, yaklaşık 7 milyon tonluk buğday mamulleri ihracatı yaptı.Bu başarının artarak devam etmesi gerekiyor.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">TMO’nun alım kampanyası nasıl gidiyor?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Bildiğiniz gibi buğday ve arpa hasadı mayıs ayında başladı. Fiyatlar üretici lehine olduğu için hemen fiyat açıklamadık ama 6 Haziran’da üreticimize depolama ve finansman imkanısunmak için emanet alımlara başladık. 12 Temmuz’da da buğday fiyatları açıklandı. Açıklanan buğday fiyatlarına kalitesine göre ekmeklik buğdayda %5, makarnalık buğdayda %7'ye kadar artış uygulanıyor ve ekmeklik buğdaylar ton başına 990 TL'ye, makarnalık buğdaylar ise 1.070 TL'ye kadar satın alınıyor. Bugün itibarıyla üreticilerimizden 1 milyon 800 bin ton buğday alındı ve karşılığında 1 milyar 300 milyon TL ödeme yapıldı. Arpa fiyatlarının istenilen seviyelerde seyretmesi sebebiyle alım fiyatı açıklanmadı.&nbsp;</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Mısır hasadı devam ediyor ve Çeltik sezonu da yaklaşıyor. Hazır mısınız?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Mısır hasadı Çukurova’da 4 Ağustos’ta başladı.TMO olarak üreticilerimize depolama ve finansman imkanı sunmak amacıyla 7 Ağustos 2017 itibarıyla emanet alımlara başladık. Ürününü emanete bırakan üreticilerimizin ürün bedelinin %30’u kadar avans alma veya TMO’nun anlaşmalı olduğu bankalardan kredi kullanma olanağı var.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Çeltikte ise hasat eylül ayının ilk haftası başlayacak. Çeltik alımı ile ilgili de tüm hazırlıklarımız tamam.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><img alt="" src="/images/haberici/MISIR%20HASADI%20B%C3%96L%C3%9CM%C3%9C%20FOTO.jpg" style="height:398px; width:600px" /></span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Lisanslı depoculuk Türk tarımı için neden önemli?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Lisanslı depoculukla; güvenli, sağlıklı ve sigortalı depo imkânı, arz-talep dengesi ve fiyat istikrarı sağlanıyor. Ürünlerin kalite standartları belirleniyor ve muhafaza kayıpları en aza iniyor. Üreticilerimiz ürünlerini lisanslı depolara bırakırlarsa %2 stopaj, % 2 SGK kesintisi ödemiyorlar. Ayrıca ürünlerini teminat göstererek Tarım Kredi Kooperatifi ya da Ziraat Bankasından % 50 faiz indirimli 9 ay vadeli, diğer bankalardan da sunulan imkanlar çerçevesinde kredi kullanıyorlar.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">TMO’nun bu konudaki çalışmaları hangi aşamada?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">2005 yılında yürürlüğe giren tarım ürünleri lisanslı depoculuk sistemine TMO olarak hep öncülük ettik. İştirakimiz olan TMO-TOBB Lisanslı Depoculuk A.Ş. 2010 yılında sektörde faaliyete başlayan ilk şirkettir. Bugün ülkemizde hububatta 1 milyon 250 bin ton kapasiteli lisanslı depo var. Ama en az 10 milyon tonluk kapasiteye daha ihtiyacımız var. Lisanslı depoculuk sistemine işlevsellik kazandırmak amacıyla bu alım döneminde 27 lisanslı depoculuk firması ile protokol imzaladık.&nbsp; Bu depolara stoklanan 550 bin ton hububatın175 bin tonu TMO tarafından Elektronik Ürün Senedi (ELÜS) olarak alındı. Mısır alımları da bu depolar üzerinden yapılacak. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ve TMO, cumhuriyet tarihinin en büyük depolama hamlesini başlattı.Gelecek yıl üreticimize ve sanayicimize 10 yıl kiralama garantisi vererek ülkemize yaklaşık 3,3 milyon ton kapasitede modern depolar kazandıracağız. TMO, yeni sistem ile süreç içerisinde depoculuk faaliyetlerini özel sektöre devrederek piyasa düzenleme görevini ELÜS alım ve satımı ile yerine getirecek.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><img alt="" src="/images/haberici/L%C4%B0SANSLI%20DEPO%20B%C3%96L%C3%9CM%C3%9C%20FOTO.JPG" style="height:302px; width:600px" /></span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Fındık piyasasına neden müdahale ettiniz? Şu anda hangi noktadayız?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Fındıkta da temel amacımız, istikrarlı bir piyasanın oluşması, üreticimizin pazarlama sorunlarının ortadan kalkması, depolama ve finansman ihtiyaçlarının giderilmesidir. 24 Nisan’dan 31 Temmuz’a kadar üreticimizden 6.400 ton fındık aldık ve karşılığında 63 milyon TL ödedik. Başlayan hasat döneminde de piyasayı yakından takip ediyoruz.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 14 Aug 2017 10:56:09 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/f4fd53bc21ea04bc8c53a55880b2dd97.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>‘Çiftçilik müziğimi etkiledi’</title>
                <category>Röportajlar</category>
                <link>https://www.tarimpusulasi.com/haber/ciftcilik-muzigimi-etkiledi-19306</link>
                <guid>https://www.tarimpusulasi.com/haber/ciftcilik-muzigimi-etkiledi-19306</guid>
                <description><![CDATA[Başarılı kariyeri kadar yetiştirdiği avokado ve kahveleriyle de ünlenen Jason Mraz, müzik kariyerinin çiftçilik hayatında avantaj sağladığını söyledi]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family:georgia,serif"><span style="font-size:16px">2008 yılında çıkardığı albümü ‘We Sing. We Dance. We Steal Things’le dünya çapında üne kavuşan Jason Mraz, San Diego dergisine konuştu. Eşi ve dostlarıyla Oceanside’da çiftlik hayatı yaşayan&nbsp;ABD’li sanatçı, kendi kahvelerini piyasaya sunmaya hazırlanıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:georgia,serif"><span style="font-size:16px"><strong>Neden çiftçilik? Neden yemek?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-family:georgia,serif"><span style="font-size:16px">2000’li yılların başlarında sağlıklı beslenmenin önemini gördüm ve farklı türde beslenen insanlarla tanıştım. Tarım yapılabilen bir bölgede yaşadığımı fark edince de tüm komşularımı topladığım bir davet verdim. Kimin traktörü var, kim ne yetiştiriyor ve ben ne öğrenebilirim görmek istedim.</span></span></p>

<p><span style="font-family:georgia,serif"><span style="font-size:16px"><strong>Bir çiftçi olarak ihtiyacınız olan şey nedir?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-family:georgia,serif"><span style="font-size:16px">Daha fazla genç insanın çiftçilikle ilgilenmesi ve merak saldıkları ürünleri yetiştirebilmesi. Bu kahve de olabilir, şarap da… Bana göre en çok ihtiyacımız olan şey, daha fazla katılımcı. Bu konuda Mevlana’nın da çok güzel bir sözü var: “Kâmil insan toprak tutsa altın olur.”</span></span></p>

<p><span style="font-family:georgia,serif"><span style="font-size:16px"><strong>Yani Kaliforniya’da kahve yetiştiriyorsunuz...</strong></span></span></p>

<p><span style="font-family:georgia,serif"><span style="font-size:16px">Kendi bahçemi ekmeye başladığımda domates ve marul vardı. Her yıl bahçe büyüdü ve şekillendi. Bu durum özellikle müzikle uğraşmadığım zamanlarda hobi haline geldi. Sonra avokadolara merak sardım. Bir dostum avokado yetiştirebilirsem kahve de üretebileceğimi söyledi. Müzik kariyerim sayesinde adımın olması çiftçi olarak avantaj sağlıyor. Çiftçilik tecrübem yazdığım müziği de etkiledi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:georgia,serif"><span style="font-size:16px"><strong>Kaliforniya kahvesi satılacak mı?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-family:georgia,serif"><span style="font-size:16px">Elbette. Kahveseverlere özel kahveler! Bir keresinde bir kupa kahve için<br />
13&nbsp;dolar&nbsp;ödemiştim. Fakat yanında çiftçinin bilgisi, aroma notları ve yetiştirilme hikayesiyle geliyordu. Yani mükemmel kahve ve hikaye yudumluyordum.</span></span></p>

<p><span style="font-family:georgia,serif"><span style="font-size:16px">Eşimle aynı damak tadına sahibiz. Müziğe kahve dükkanlarında başladım.</span></span></p>

<p><span style="font-family:georgia,serif"><span style="font-size:16px">Eşimle de bir kahve dükkanında tanıştık. Onun da önceden böyle bir işletmesi vardı. Turnelerde bir köşede kahve içerim. Bu kültürü seviyorum. Bunu hayatımıza getirme fikrini de sevdim.</span></span></p>

<p><span style="font-family:georgia,serif"><span style="font-size:16px"><strong>‘İnsanları&nbsp;şaşırtmak istiyoruz’</strong></span></span></p>

<p><span style="font-family:georgia,serif"><span style="font-size:16px"><strong>Mraz kahvelerini marketlerde ne zaman göreceğiz?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-family:georgia,serif"><span style="font-size:16px">Belki 2020 ya da sonrası diyebilirim. Yeterli kahve çekirdeği üretebildiğimizde. Bazıları has aromasını yedinci üretim koşumundan sonra veriyor. 11 çeşidimiz ve her birinin ayrı tadı var.</span></span></p>

<p><span style="font-family:georgia,serif"><span style="font-size:16px"><strong>Belki de bir kahve dükkanınız olur?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-family:georgia,serif"><span style="font-size:16px">Bunun için önümüzdeki iki yılı düşünüyorum. 500 yıl kalıcı bir yer olmasını istiyorum. Yalnızca ilham almak değil, aynı zamanda insanları da şaşırtmak istiyoruz. Dışarıda her şey insan eliyle dikildi ama doğallığı ve vahşiliği hissedebiliyorsunuz. Ben de bunu seviyorum.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 07 Jul 2017 10:05:18 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/c781db9cb84013749b06f42c70a3d6f6.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Gül kına gibidir kokusu kalır</title>
                <category>Röportajlar</category>
                <link>https://www.tarimpusulasi.com/haber/gul-kina-gibidir-kokusu-kalir-18961</link>
                <guid>https://www.tarimpusulasi.com/haber/gul-kina-gibidir-kokusu-kalir-18961</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Tarihler boyu aşkın en güzel sembolü gülün memleketindeyim. Hayatımda bu kadar çok ve bu kadar güzel kokan gülleri bir arada hiç görmedim. Gülü toplayan da işleyen de güle benziyor. Isparta'ya, gülcülükle uğraşan Gülşah Hanım’ı dinlemeye gittim. Onlarca kimyasalın birleşiminden meydana gelen kozmetik ürünlerin içeriklerine inat bir doğa harikası olan gülsuyunun tüm yapım aşamalarını izledim. Isparta’nın gülleri meğer dünyanın nerelerine ulaşıyormuş...</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><strong>* Kaç yıldır bu işi yapıyorsunuz?</strong><br />
- Kezban Arslan: Çocukluğumuzdan beri gül topluyoruz. Benim 30 seneden fazla oldu.<br />
- Merve Öcal: Ben de çocukken annemle babamın yanında bahçeye gide gele öğrendim. Son 3-4 yıldır kendi bahçemizin gülünü ablamla birlikte topluyoruz.<br />
<br />
<strong>* Hasat zamanı kaçta kalkıp bahçeye geliyorsunuz?</strong><br />
- Kezban Arslan: Ben her gün 05.00’te kalkıyorum. Çocuklar uyuyor oluyor. Babaanneyi çağırıyoruz. O eve gelince biz bahçeye gidiyoruz. Sabah genelde 5.30’da bahçede oluruz. Bazen 4 saat bazen 5 saat sürer.&nbsp;<br />
- Emine Yılmaztürk: Bahçeye erken gelmek gerekiyor. O yüzden hepimiz erken kalkıyoruz. Eğer yağmur varsa öğleden sonraya da kaldığımız oluyor. Hava durumuna göre saatlerimiz değişebiliyor.<br />
<br />
<span style="color:#0000FF">GÜL SABAHLARI &nbsp;KITIR KITIR OLUR</span><br />
<br />
<strong>* Bu işin en zor ve zevkli yanı neresidir?</strong><br />
- Emine Demircan: Sabah erken toplaması çok güzel olur. Kıtır kıtır koparırsınız. Güneş çıktığı zaman kendini salmaya başlar.&nbsp;<br />
- Merve Öcal: En zor yanı bence arılar ve dikenler. Ellerimiz ve kollarımız çok çiziliyor. Bir de arı çok geliyor. Bazen günde iki sefer elimizi soktukları olur.&nbsp;<br />
<br />
<strong>* Hepinizin cildi parlıyor. Gülsuyundan mı?</strong><br />
- Kezban Arslan: Tabii ki. Ama sadece saf ve doğalını kullanırız.&nbsp;<br />
- Neşe Çelik: Gülsuyu cildimize çok iyi geliyor. Gülün faydasını say say bitmez.<br />
<br />
<strong>* Evli olanlarınızın eşleri yardıma geliyor mu?</strong><br />
- Emine Yılmaztürk: İşi yoksa yardım gelir. Tarlada başka ürünle ilgilenmesi gerekiyorsa oraya gider.<br />
- Kezban Arslan: Benim eşim bazen yardıma geliyor. Zaten bu bahçede çalışan hepimiz akrabayız. Genelde akrabalar birleşir öyle yapar.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><span style="color:#0000FF">GÜL OLMASA NE YAPACAKTIK?</span><br />
<strong>* Gülü seven dikenine katlanır derler doğru mu?</strong><br />
- Kezban Arslan: Bence doğru. Mesela sabah çok erken kalmak zorundayız ama parasını alınca da sıkıntılarımız geçiyor. Her işin kendi zorluğu var. Gül toplamak da öyle. Bir ay çalışıyoruz sadece. Bu aslında bizim için iyi çünkü bu aylarda elimizde iş olmuyor. Gül olmasa ne yapacaktık?<br />
<strong>* Diğer 11 ay ne iş yapıyorsunuz?</strong><br />
- Merve Öcal: Elma ve kiraz toplamaya gidiyoruz.<br />
- Kezban Arslan: Hayvancılık yapan da var tarlayla uğraşan da. Bizim köyde iş hiç bitmez. Biri biter diğeri başlar.&nbsp;<br />
<strong>* Bahçeler ve tarlalar kendinize mi ait?</strong><br />
- Kezban Arslan: Evet. Herkesin tarlası ve gül bahçesi var.&nbsp;<br />
<strong>* Gül hasadından ne kadar kazanıyorsunuz?</strong><br />
- Kezban Arslan: Geçen sene üç kişi çalıştık. Toplamda 11 bin lira kazandık. Üçe böldük.<br />
- Merve Öcal: Biz de ailece 11 bin liraya yakın kazandık.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><img alt="" src="/images/haberici/gul-kina-gibidir-kinasi-kalir-2.jpg" style="height:750px; width:588px" /></span></span></p>

<p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><strong>ÜÇ KİŞİ 1 TON 375 KİLO TOPLADIK</strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">&nbsp;* Kilo ile mi satıyorsunuz?</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">- Kezban Arslan: Evet. Geçen sene kilosunu 8 liraya verdik. Fiyatı her sene kooperatif belirliyor. Biz geçen sene 1 ton 375 kilo gül topladık. 1 saatte 5-6 kilo toplayabiliyoruz. Elimiz alıştığı için çok kolay oluyor.</span></span></p>

<p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><strong>İKİ SENEDİR HASAT ÇOK BEREKETLİ</strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><strong>* Yağmur çok olduğunda panikler misiniz?</strong><br />
- Emine Yılmaztürk: Bahar aylarında hava çok soğuk olunca don vuruyor. Gül olmuyor. İşte o zaman panikleriz. İki sene önce çok don olmuştu.&nbsp;<br />
Çok az gül çıktı. Çoğu insan doğru düzgün para kazanamadı. Ama geçen yıl ve bu yıl çok bereketli.<br />
<br />
<strong>* Gül kokusu uzun süre elinizde kalıyor değil mi?</strong><br />
- Kezban Arslan: Gül topladıkça içindeki yağı eline bulaşır. Biraz yapışkan bir şeydir.&nbsp;<br />
Elden kolay kolay çıkmaz. Yıkasan da elin gül kokmaya devam eder.&nbsp;<br />
Kına gibidir. Çocuklarım eve gelince elimi koklamak isterler.&nbsp;<br />
<br />
<strong>* Evde kendiniz gülden neler yaparsınız?</strong><br />
- Kezban Arslan: Bazen suyunu yaparız. Mutlaka her sene reçelini yaparız.&nbsp;<br />
Bizim yaptığımız gül reçeli marketlerde satılanlara benzemez.&nbsp;<br />
Gülün yapraklarını ayırırsın. Sonra tuz ve şekerle ovarsın.&nbsp;<br />
Bir sene kavanozda bekletirsin ki mayalansın.&nbsp;<br />
Sonra kavanozdan onu çıkarırsın.&nbsp;<br />
Şekerli su kaynatırsın. Koyulaşınca o yaptığın mayadan azıcık atarsın.&nbsp;<br />
O hemen çoğalır ve reçel olur. Kurutunca da oda çok güzel kokar.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><img alt="" src="/images/haberici/gul-kina-gibidir-kinasi-kalir-3.jpg" style="height:750px; width:571px" /></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><span style="color:#FF0000"><strong>GÜLSHA MARKASININ KURUCUSU GÜLŞAH GÜRKAN</strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><strong>FABRİKA SADECE&nbsp;</strong><strong>1 AY ÇALIŞIYOR</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><strong>* Gülşah Hanım kaç yıldır bu işi yapıyorsunuz?</strong><br />
- Aile şirketi olarak 1965 yılından beri bu işi yapıyoruz. Isparta’nın en eski gülcülerindeniz.<br />
<br />
<strong>* Baba mesleği diyebiliriz o halde...</strong><br />
- Evet, baba hatta dede mesleği.<br />
<br />
<strong>* Hollanda ve Ekvador gibi ülkelerden gül ithal ediyoruz. Bu gücünüze gidiyor mu?</strong><br />
- Aslında ithal edilen güller vazo gülü dediğimiz tamamen estetik amaçlı kullanılanlar. Göz görseli. O yüzden ithal edilmelerine karşı değilim. Zaten vazo gülü benim alanımın dışına giriyor. Bizim kullandığımız gül, sanayide kullanılan, dünyada Türkiye’de, Bulgaristan’da, Fas’ta ve biraz da İran’da yetişiyor. Endüstriyel olarak kullanılan 3 gül türü var. Alba, gallica ve damascena. Ama esansiyel yağını verdiği için parfümünden dolayı roza damascena en değerli olanı.&nbsp;<br />
<br />
<strong>* Isparta’da yetişen de o mu?</strong><br />
- Evet burada yetişen de o. Sadece 1 ay oluyor. Buradaki fabrika sadece 1 ay çalışıyor. Geri kalan 11 ay çalışmıyor.<br />
<br />
<strong>* Bir ay boyunca her gün mü toplanıyor?</strong><br />
- Mayıs ortası başlar haziran ortası biter. Bu sene yağmurlardan dolayı geç başladı. Bir ay boyunca her sabah çalılar ayrı ayrı tomurcuklardan gül açıyor. Toplanan gülleri, ilk 6 saat içinde uçucu yağlarını kaybetmeden bitmiş ürün haline getirmek zorundayız. Gül toplamaya sabah 05.00’te başlanır. Üstlerine daha güneş ışığı vurup değeri olan uçucu yağlar azalmadan toplamaya başlanır.&nbsp;<br />
En makbul yağ, üzerinde çiğ olan gülün yağıdır. Toplanan güller toplanma alanımıza getiriliyor. Isparta’da gül bahçeleri biraz dağınık yerde olduğu için toplanma alanlarımız var.&nbsp;<br />
Çiftçilerin çoğu kendi bahçelerinden topladıkları gülleri eşekleriyle, motosikletleriyle ya da bazen sırtlarında getiriyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><img alt="" src="/images/haberici/gul-kina-gibidir-kinasi-kalir-7.jpg" style="height:491px; width:600px" /></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><span style="color:#FF0000"><strong>DÜNYADAKİ TÜKETİMİN YÜZDE 60’I ISPARTA’DAN KARŞILANIYOR</strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><strong>* Türkiye’nin gül üretiminde dünya pazarındaki yeri nasıl?</strong><br />
- Gülşah Gürkan: Dünyadaki tüketimin yüzde 60’ı Isparta’dan çıkıyor. Burada Gülbirlik bir kooperatif var. Fransızlar Isparta’da fabrika kurdular.&nbsp;<br />
Hepsi de dünyanın büyük markaları. Fakat fabrikayı ilk açtıklarında Isparta’dan gül alamıyorlar. Çünkü çiftçi güvenip gül vermemiş.&nbsp;<br />
Dedem Mustafa Gürkan ileri gelenlerden biri olduğu için dedemden yardım istemişler.&nbsp;<br />
Dedemin adil fiyat vereceğine herkes güvendiği fiyatı dedem belirlermiş.&nbsp;<br />
<br />
<strong>* Piyasada satılan sahte ürünler de var mı? Tüketiciler nasıl ayırt edecek?</strong><br />
- Maalesef gül çok pahalı bir ham madde olduğu için gerçek gül yağı olduğu kadar içine sentetik moleküller katılarak üretilmiş gülyağları var. Bunları ayırt etmek de zor.&nbsp;<br />
Piyasada 5 liraya satılan çok sayıda gül yağı var. Bazıları açıkça güllü su yazıyor.&nbsp;<br />
Demek ki bu gıda aromalı su. Gül suyu cam şişede olmalı. Plastik şişeleri doğru bulmuyorum.<br />
<br />
<strong>* Tohumundan alsam başka bir yerde eksem yetiştiremez miyim?</strong><br />
- Tohum değil kazık sistemiyle büyüyen bir çiçek.&nbsp;<br />
Burdur’da birazcık çıkıyor.&nbsp;<br />
Biraz daha uzağa gittiğinde yetişmiyor.&nbsp;<br />
Bu hem toprak hem de iklimle ilgili.&nbsp;<br />
Uzak yerlerde ekenler oldu. Çıktı da ama kokusu yok. Ekseniz belki çıkar ama kokusu olur mu bilmiyorum.&nbsp;<br />
Kumlu toprak ve suyu çok seven bir bitki. Fransa’da Grasse’de de çok yetişiyor. Isparta’nın iklimi gibi Grasse da.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><img alt="" src="/images/haberici/gul-kina-gibidir-kinasi-kalir-5.jpg" style="height:388px; width:600px" /></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><strong>HAFIZLAR iYi EZBERLEMEK iÇiN&nbsp;</strong><strong>GUL KOKLARMIS</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><strong>* Getirilen güller sonrasında nasıl işlemlerden geçiriliyor?</strong><br />
- Biriken gülleri alıp fabrikaya getiriyoruz. Isınmalarına izin vermeden gül yağı, gül konkreti, gül absolütü gibi farklı ham maddeler var, distilasyon ya da ekstraksiyon bölümlerine alıp işliyoruz. Bunları ham madde olarak Fransa’daki büyük parfüm ve kozmetik üreticilerine ihraç ediyoruz.&nbsp;<br />
<br />
<strong>* Peki, kendi markanızın ürünlerini de yurtdışına mı ihraç ediyorsunuz?</strong><br />
- Gülsha marka ürünlerimizi en çok Uzakdoğu’ya, Amerika’ya ihraç ediyoruz. Türkiye’de de birçok satış noktamız var.<br />
<br />
<strong>* Çiftçiler genellikle tek mi yoksa aileleriyle mi çalışıyor?</strong><br />
- Genelde aileler birlikte yapıyor bu işi. Bütün akrabalar bu mevsimde bir araya gelip öyle gül topluyorlar.&nbsp;<br />
<br />
<strong>* Çiftçi kazandığından mutlu oluyor mu?</strong><br />
- Son 6-7 senedir fiyatlar yukarı doğru çıktı. O yüzden çiftçi çok mutlu. Gül fiyatları memnun ediyor. O yüzden yeni yeni bahçeler de ekilmeye başlandı.<br />
<br />
<strong>* Gül yağı, suyu ve parfümünü biliyoruz. Kaç farklı şekilde kullanılıyor?</strong><br />
- Konkret denilen bir ham madde var. Balmumu kıvamında. Ekstraksiyonla oluşturuluyor. O ve ondan meydana gelen absolüt parfümlerde kullanılıyor. Çünkü ikisi de alkolde çözülüyor. En çok bu ikisi kullanılıyor. Bir de bizim de kendi ürünlerimizde kullanılan kuru gül var. Gülümüzün her şeyinden yararlanıyoruz. Posasından da gübre yapıyoruz. Yeni ekimlerde kullanılıyor. Tamamen çevre dostu bir üretim anlayışımız var. Bu değerli gülün hiçbir şeyini zayi etmiyoruz.&nbsp;<br />
<br />
<strong>* Tarihler öncesinde de gülsuyu, gül yağı var değil mi?</strong><br />
- Gül, çiçek olarak çok eski zamanlara dayanıyor. Gülsuyunun ilk İbn-i Sina zamanında 10. ve 11. yüzyıllarda çıktığı söyleniyor. Gül yağının ondan sonra çıktığı biliniyor. Mısır’da, Hindistan’da anlatılan masallara, efsanelere göre bir kraliçenin düğününde havuzlara güller atılır. Sabah bir bakarlar ki gülün üzerinde yağ birikmiş. Gül yağının böyle ortaya çıktığı rivayet edilir. İbn-i Sina’nın kitaplarında gülün faydalarında bahseder. Zaten gülün antienflamatuvar ve yatıştırıcı etkisinin olduğu biliniyor. Osmanlı zamanında mental hasta olanların kafalarını kazıyıp gül yağı ile ovarlarmış. Sakinleşsin diye. Hafızayı güçlendirdiği için hafızlar gül koklarmış, iyi ezberleyebilmek için. Macununu yapmışlar mideyi yatıştırsın diye. Gülsuyunu yapmışlar cilde iyi gelsin, kokusu rahatlatsın diye.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><img alt="" src="/images/haberici/gul-kina-gibidir-kinasi-kalir-1.jpg" style="height:339px; width:600px" /></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><span style="color:#FF0000"><strong>PEMBE GÜL SEVGİNİN RENGİ</strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><strong>* Peki, spiritüel anlamda?</strong><br />
- Kalp çakrası ile ilişkilendiriliyor. Zaten sevginin sembolü de gül. Gülün enerjisi çok yüksek. O yüzden bu enerjinin sevginin enerjisi olduğuna inanılıyor.<br />
<br />
<strong>* Kullandığınız gül hep pembe midir? Başka renkleri de var mıdır?</strong><br />
- Pembe tonudur. Başka rengi yoktur.<br />
<br />
<strong>* Renklerin anlamlarına inanır mısınız? Mesela aşkın sembolü kırmızı güldür...</strong><br />
- İnanırım. Pembe sevginin ve masumiyetin rengidir. Pembe gül de yüzden sevgiyi çağrıştırır.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 14 Jun 2017 10:13:27 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/bc57d4ebf4ec562d49c4596e3173221f.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Biz gideriz, zeytin kalır...</title>
                <category>Röportajlar</category>
                <link>https://www.tarimpusulasi.com/haber/biz-gideriz-zeytin-kalir-18787</link>
                <guid>https://www.tarimpusulasi.com/haber/biz-gideriz-zeytin-kalir-18787</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Gövde çapı 13 metre 60 santim, yaşı 2000’in üzerinde. “Bu ağaç, belki Hazreti Musa’dan biraz küçük olabilir ama Hazreti İsa’nın ve Hazreti Muhammet’in doğumuna şahitlik yapmış bir ağaç” diyor bahçesindeki görkemli zeytin ağacıyla bizi tanıştıran Akhisar Sindelli sakini Cavit Güder. “Zeytin ağaçları Anadolu’nun belleğidir, ranta kurban etmeyin” diyen Tarkan’ı da “Tarkan’ın zeytinliği mi var, şarkı söylesin” diyen Sanayi Bakanı Faruk Özlü’yü de köyüne davet ediyor ve ekliyor: “Bu ağaç, bizim nasıl insanlar olduğumuzla ilgili geçmişe saygımız, geleceğe ise mesajımız. Bu ağaç tarihin ta kendisi… İyi olandan yana herkesi ikna eder.”</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Cavit Güder Akhisar Sindelli Köyü’nde zeytin ormanının içinde oturuyor. Bahçesinde yaşı 2000’in üzerinde olan belki de <strong>Türkiye’nin en yaşlı zeytin ağacı</strong> bulunuyor. Üstelik yaşına karşın halen meyve veriyor. Osmanlı döneminde bahçenin sahiplerinin Rumlar olduğunu söylüyor Güder ve ekliyor: “Kim bilir benden sonra da kimler olacak!”</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><img alt="" src="/images/haberici/sindelli-koyu-zeytinligi1.jpg" style="height:339px; width:600px" /></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Zeytin yasasıyla ilgili gelişmeleri sosyal medyadan ve yaygın medyadan takip etmiş. “Gözümü açtım, zeytin ağacını gördüm... Onun meyvesiyle geçimimi sağladım, onunla doydum” diye anlatıyor zeytin ağacının hayatındaki yerini. “Bahçemdeki gibi ne zaman yaşlı, gövdesi yıpranmış, savaşlara, sellere, zamana direnmiş bir zeytin ağacı görsem önlerinde durup saygıyla, sevgiyle onları selamlar, seyrederim. <strong>Üç kutsal kitap</strong>ta da geçen bu ağaç burada bizim için kutsaldır, şifadır” diyerek zeytin ağacına duyduğu saygıyı anlatıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Yaşlı zeytin ağacının bulunduğu bahçede dekar başına kaç ağaç düştüğünü soruyorum. “10” diye yanıtlıyor. Sonradan tasırdan çıkarılan tanıma göre dekarda 15 ağaç olmayan yerlerin zeytinlik sayılmayacağını söylediğimde “Olmaz” diyor sadece. Bir süre sessizlikten sonra ekliyor: “Ağacına göre değişir bu. Bu yaşlı ağaç buraya özel ‘Uslu’ dediğimiz cinsten. Yöremize özgü. Bu ağaçlardan bir dekara 15 tane zaten dikemezsiniz. Dikerseniz ağaçlar birbirini engeller, verim alamazsınız. Gemlik zeytini olsa 20 de dik, 25 de... Bu büyük sıkıntı! Bilmiyorum ki ne düşünüyorlar, ne hesaplıyorlar.”</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Zeytinliklerin Akdeniz ve Ege’nin en güzel, deniz gören yerlerinde olduğunu ve uzun süredir bu alanların başında karabulutların gezdiğinin farkında olduğunu belirten Cavit Güder, “Herkesin zeytinliklerde gözü var. Bunun farkındayız. Tamam, çok kritik bir yatırım olur, başka çare bulunamaz, birkaç zeytin ağacından belki vazgeçilir ama bu tasarı fazlasıyla suiistimale açık. Zeytinliklerin yerini yazlıklar, binalar, oteller alabilir. Soma’da kesilen zeytin ağaçlarını hatırlayın. Ne için? Termik santral... Hadi geçtim zeytin ağaçlarının yararını, o termik santralın doğaya vereceği zararı düşünün. Bir zeytin ağacını kesip yerine daha iyi ne yapabilirsiniz ki” diyor. Tasarının son yıllarda izlenen zeytincilik politikalarına da ters olduğuna dikkat çeken Güder, Akhisar’dan Mersin, Adana, Antakya, İzmir gibi bölgelere yoğun bir zeytin fidanı satışı yaşandığını belirtiyor. Verilen teşvik ve fidelerle zeytin ağacı sayısının arttığını anlatan Cavit Güder, “Belki de bu yüzden çok da endişe duymuyorum. Biz gideriz, zeytin gene kalır” diyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Zeytinin bir ağaçtan öte şifa kaynağı, yaşam kaynağı olduğunu ve onlara hiç olmazsa insanlığa verdiği emekten dolayı saygı duymak gerektiğini anlatan Güder şunları söylüyor:</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">“Eskiden budama makinelerimiz yoktu. Zeytinin dallarını yakarak yapardık budamayı. Bazen rüzgâr döner, ağaç zarar görürdü. İnanın canım yanardı. Çünkü bunlar sadece bizim değil. Bizden sonraki kuşağın, torunlarımızın... 53 yaşındayım ve 3 binin üzerinde zeytin ağacı dikmiş biriyim. Hele bahçemdeki yaşlı zeytin ağacı gibi yaşını başını almış bir ağacı kesmekle bir cana kıymak arasında benim için fark yok.”</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Konuyu Homeros’un ‘İlyada Destanı’ndaki sözleriyle bitirelim. İlyada Destanı’nda Homeros bir zeytin ağacı altında oturur, zeytin ağacı ona şöyle der:&nbsp;<br />
“Ben herkese aidim kimseye ait değilim, sen gelmeden önce de buradaydım, sen gittikten sonra da burada olacağım... “</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><img alt="" src="/images/haberici/tarkan-zeytin-aciklamasi.jpg" style="height:329px; width:600px" /></span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">171 milyon:&nbsp;Türkiye’deki zeytin ağacı sayısı.</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><strong>Tartışma neden şimdi başladı?</strong>&nbsp;<br />
Yeni bir kanun tasarısı hazırlandı. Torba tasarının içinde zeytincilikle ilgili düzenlemeler var. Tasarı bir yıl önce hazırlandı ve işveren örgütüyle görüşmeler yapıldı. Ancak kamuoyunun bundan haberi olmadı. Tasarı geçen hafta komisyona gelince kamuoyunun da haberi oldu ve tartışma alevlendi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><strong>Tasarının amacı nedir?</strong>&nbsp;<br />
Enerji, çimento, madencilik gibi sektörlere yeni yatırım alanları açmak, sanayi tesislerini şehir dışına çıkarmak. Bunun önündeki mera ve zeytincilikle ilgili koruyucu kanunları aşmak.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><strong>Ne olacak?</strong>&nbsp;<br />
Alt komisyonlardan geçti.&nbsp;<br />
Genel kurula gelecek. Genel kurulda görüşülüp kanun kabul edilecek ya da edilmeyecek.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><img alt="" src="/images/haberici/zeytin.jpg" style="height:562px; width:600px" /></span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">143 bin ton:&nbsp;2015 sonu itibariyle Türkiye’nin zeytinyağı üretim miktarı. Ancak aynı yıl içinde bakanlık önce 170 bin ton olarak açıkladığı rakamı revize etti.&nbsp;</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><strong>Kanunlaşırsa ne olacak?</strong>&nbsp;<br />
Mera alanları ve zeytinliklerde sanayi yatırımı yapılabilecek. Tasarıda kıyılar çıkarıldı, zeytinliğin tanımını değiştiren düzenlemeden vazgeçildi. Ancak ‘madde 4’ tasarıda kaldı. Buna göre yatırımcı ‘alternatif yer bulamadım’ derse her türlü alanda yatırım için izin verilebilecek. Örneğin, mevcut yasalara göre, zeytinliğin 3 km. yakınında kirletici tesis yapılamıyordu. ‘Alternatif yoksa’, kamu yararı var denilerek buna da izin verilecek.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><img alt="" src="/images/haberici/zeytin-siyah.jpg" style="height:750px; width:563px" /></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">4:&nbsp;Türkiye’nin dünya zeytinyağı üretimindeki sırası. İlk üç de sırayla İspanya, İtalya ve Yunanistan’dan oluşuyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><strong>Çiftçi Sendikaları Konfederasyonu Genel Başkanı Abdullah Aysu:</strong><br />
“Eğer tasarı bu haliyle kanunlaşırsa mevcut zeytin ağaçlarının yüzde 70’i kesilir. 10 yıl içinde de zeytin üretimi bitme noktasına gelir. Zeytinliklerin yerine mermer ocakları, enerji tesisleri kurulur. Bırakın dünya 2’ncisi olmayı, kayda değer bir sırada bile olmayız.”</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><img alt="" src="/images/haberici/zeytin1.jpg" style="height:501px; width:600px" /></span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">320 bin:&nbsp;Türkiye’deki zeytinci aile işletmelerinin sayısı.</span></span></strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 04 Jun 2017 10:47:24 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/5c98809712f9e365d6259b814cc89df4.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>‘Kanser köy’ün haykırışı: Biz ölüyoruz!</title>
                <category>Röportajlar</category>
                <link>https://www.tarimpusulasi.com/haber/kanser-koyun-haykirisi-biz-oluyoruz-18502</link>
                <guid>https://www.tarimpusulasi.com/haber/kanser-koyun-haykirisi-biz-oluyoruz-18502</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<h3><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><strong>Aydın-Söke’nin Kisir Mahallesi, Anadolu’nun akla cenneti getiren köşelerinden biri olmasına rağmen ne yemyeşil doğasıyla ne de canayakın insanlarıyla anılıyor. Buranın adı artık -haberlere de konu olduğu haliyle- ‘Kanser köy’. Uzmanlar; 1958’de açılan ve rehabilite edilmeden öylece bırakılan uranyum madeninin bölgede çok yüksek oranda görülen kanser vakalarıyla doğrudan ilişkili olduğunu söylüyor. “Nasılsa bana uzak bir köy” mü diyorsunuz? O kadar emin olmayın. Maden sahasının hemen yanındaki arazide organik sertifikalı üretim yapılıyor. Yine aynı alanın bitişiğinde devasa bir mandıra faaliyete geçmek üzere. Buralardan çıkan ürünlerin sizin sofranıza da gelmeyeceğinden ne kadar emin olabilirsiniz?</strong></span></span></h3>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Aydın-Söke’ye 15 kilometre mesafedeki Kisir Mahallesi sakinlerinin isyanını ateşleyen; Muhtar Baki Suna’nın 2014’te&nbsp;<strong>Ege Çevre ve Kültür Platformu</strong>’nun (EGEÇEP) düzenlediği panelde, Menderes Nehri’ndeki kirliliğin ve madenlerin insan sağlığı üzerine etkilerini dinledikten sonra söz alıp&nbsp;<strong>“Biz ölüyoruz!”</strong>&nbsp;diye feryat etmesi olmuş. Suna’nın; sondaj yapıldıktan sonra rehabilite edilmeden terk edilen uranyum madeninin sebep olduğunu iddia ettiği kanser vakalarına dikkat çekme çabası daha sonra köy meydanında saçlarını kazıtma eylemiyle devam etmiş. Suna’nın eylemine eşi Nazan Suna da başörtüsünü çıkarıp saçlarını kazıtarak destek vermiş.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><img alt="" src="/images/haberici/kanser-koy-biz-oluyoruz-2.jpg" style="height:399px; width:600px" /></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><span style="color:#FF0000"><em>Eskiden köy olan ama Yerel Yönetimler Yasası ile statüsü mahalle olarak değişen Kisir’de 363 kişi yaşıyor. Ayrıca buraya taşımalı eğitim nedeniyle her gün 13 köyden çocuk geliyor.&nbsp;</em></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Suna çifti ve mahalle sakinleri; o gün bugündür çalmadık kapı bırakmamış. Muhtar Suna;&nbsp;<strong>Türkiye Atom Enerjisi Kurumu</strong>&nbsp;heyetlerinin gelip ölçümler yaptığını söylüyor. “Sonuç” diye sorduğumuzda yüzünde alaycı bir gülümseme beliriyor:&nbsp;<strong>“‘OHAL var, açıklayamayız’ dediler.”</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><img alt="" src="/images/haberici/kanser-koy-biz-oluyoruz-3.jpg" style="height:750px; width:499px" /></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><span style="color:#FF0000"><em>Yusuf Çenesiz hem akciğer hem de böbrek kanseri.</em></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><span style="color:#FF0000"><strong>BÖLGEDE GEZİNMEK BİLE TEDİRGİN EDİCİ</strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Kisir’e 700 metre mesafedeki Yusufağalar Mevkii’ndeyiz. Burada 13 sondaj kuyusu bulunuyor. “Radyasyon en fazla burada” diyor Muhtar Suna bir kuyunun başına yaklaşırken.&nbsp;<strong>“Ölçüm aletini buraya koyduklarında çıkardığı sesten kırılacağını zannettim”&nbsp;</strong>diye de ekliyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><img alt="" src="/images/haberici/kanser-koy-biz-oluyoruz-4.jpg" style="height:399px; width:600px" /></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><span style="color:#FF0000"><em>Muhtar Baki Suna’yla birlikte kuyularından birinin başında...&nbsp;</em></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Biraz tedirginim. Bu bölgede bulunmanın -kısa bir süreliğine bile olsa- halsizliğe neden olduğunu söylüyorlar. Bacaklarımda hissettiğim güçsüzlüğün ‘psikolojik’ olduğunu telkin ediyorum kendime. Muhtar eline aldığı bir taşı sondaj kuyusundan içeri bırakıyor, “Bak” diyor, “su var.”&nbsp;<strong>Bu, tehlikenin suya da karışmış olabileceği anlamına geliyor.</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><img alt="" src="/images/haberici/kanser-koy-biz-oluyoruz-5.jpg" style="height:400px; width:600px" /></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><span style="color:#FF0000"><em>Yrd. Doç. Enver Yaser Küçükgül: &nbsp; “İsteyen ölçüm cihazını alsın gelsin, birlikte ölçelim.”&nbsp;</em></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Maden bölgesi bir zeytin ormanının içinde. Ancak burada neredeyse hiç yaşlı zeytin ağacı yok. Muhtar durumu “Bir noktaya geldikten sonra kuruyorlar” diye açıklıyor. Bu sırada yanımıza evi maden sahasının hemen bitişiğinde olan Yusuf Çenesiz (67) geliyor. Hemen “Çekinmiyor musunuz burada yaşamaya” diye soruyorum. Sonuçta, 15 yılda 70’ten fazla kişinin kanserden öldüğü bir yer burası. “Ben yaşamıyorum zaten” diye söze giriyor: “Mezarımı kazdırdım. Mezar taşım olmayacak. Bir tahtaya ‘Bu topraklar çok Çenesiz götürür’ yazsınlar yeter.” Dört ay önce ağzından kan gelmeye başlamış Yusuf Çenesiz’in.&nbsp;<strong>“Hem böbrekte hem de akciğerde var” diyor kanser kelimesini telaffuz etmeden.&nbsp;</strong>Bundan sonra söylediklerinin onu sinirlendirdiğini yüzünden okumak zor değil: “Sobamda yaktığım ağacın külünden radyasyon çıktı. Niye örtbas ediyorlar? Varsa var, yoksa yok. Tek istediğim bir yetkilinin bana ‘Buradan s. git’ demesi.”</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><img alt="" src="/images/haberici/kanser-koy-biz-oluyoruz-6.jpg" style="height:750px; width:499px" /></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><span style="color:#FF0000"><em>Yusuf Çenesiz’in evi Kisir merkezinden biraz uzakta, maden yatağının bulunduğu mevkide. Çenesiz: “Herkes hastalığımı sorduğu için köye inemiyorum.”&nbsp;</em></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><span style="color:#FF0000"><em><img alt="" src="/images/haberici/kanser-koy-biz-oluyoruz-7.jpg" style="height:578px; width:600px" /></em></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><span style="color:#FF0000"><strong>‘ÇOCUKLARIMIZ GELSİN İSTEMİYORUZ’</strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Muhtar, büyük bir kayanın çatlağından aşağıya doğru inen sarılığı göstererek “İşte bu uranyum” diyor. Bunu bölgede inceleme yapan üç farklı akademisyenden öğrendiklerini söylüyor.&nbsp;<strong>Yusuf Çenesiz oradaki taşlardan birini bana doğru uzatıyor, alıp almamakta tereddüt ediyorum.</strong>&nbsp;Aldıktan hemen sonra yere bırakmak istiyorum.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Nükleer fizikçi Prof. Dr. Hayrettin Kılıç, Nükleer Savaşa Karşı Uluslararası Hekimler Birliği’nin Almanya Seksiyonu Üyesi Radyolog Doktor Alper Öktem ve Dokuz Eylül Çevre Mühendisliği Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Enver Yaser Küçükgül alanda ölçüm yapan uzmanlardan. Farklı cihazlarla farklı ölçümler yapmışlar.&nbsp;<strong>Sonuç: Olması gerekenden 450 kat daha fazla radyasyon oranı.</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><strong><img alt="" src="/images/haberici/kanser-koy-biz-oluyoruz-8.jpg" style="height:399px; width:600px" /></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><span style="color:#FF0000"><em>Maden sahasının biraz aşağısına inşa edilen mandıra faaliyete geçmek için gün sayıyor.</em></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">“Çocuklarımız köye gelsin istemiyoruz” diyor Muhtar: “Kızımın bizi ziyarete geldiği gece sabaha kadar gözüme uyku girmedi. Bir an önce gitsin istedim.”&nbsp;<strong>Çocukları köyden uzaklaştırma kararını, ‘Hocaların’ 2020’lerden sonra çocukların eksik uzuvlarla doğabileceğini söylemelerinin ardından almış Muhtar Baki Suna.&nbsp;</strong>Yusuf Çenesiz, “Hayvanlarda başladı bile” diye söze giriyor: “Birkaç hafta önce keçim doğdu, arkası yok.” Maden sahasından çıktıktan sonra Muhtar Suna bize birer şişe ayran veriyor. Psikoloji bu ya, iyi geldiğini hissediyoruz hemen. Kahvehaneye giriyoruz. Çok geçmeden kimsenin bu konuyu konuşmaya pek hevesli olmadığını fark ediyoruz.&nbsp;<strong>Durumu Muhtar açıklıyor: “Kabullenmiyor bu gerçeği. Kanser konusu biri öldüğünde en fazla bir saat konuşulur, sonra hiç yokmuş gibi davranılır.&nbsp;</strong>35 dakikada kazıyoruz, 10 dakikada gömüyoruz ve hemen dağılıyoruz. Psikolojimiz çok bozuk. Mesela ben... Çoğu zaman günde bir öğün yemek yiyebiliyorum, o da gece uyumadan önce. Çünkü uykuda kanserin yemekle birlikte içime girdiği ihtimalini düşünmemiş oluyorum. Uyumadan önce, ‘Allahım beni kaliteli öldür’ diye dua ediyorum. Sabah uyandığımda, ‘Şükür, bugün de ölmedim’ diyorum.”</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Kahvehanede Halil Yardan’la tanışıyoruz. 59 yaşındaki Yardan’ın eşi Ferah Yardan sekiz yıldır meme, yumurtalık ve kolon kanseri tedavisi görüyormuş:&nbsp;<strong>“O direniyor ama biz kim bilir kaç kez öldük” diye anlatıyor yaşadıklarını.</strong>&nbsp;Yardan çifti günü gelmiş koca bir günü, bir kuru simitle geçirmiş. Halil Yardan tedavi maliyetlerini düşünmekten iki çayın hesabını yapar hale geldiğini söylüyor: “Bu köyde tüm kazanç sağlığa gider. Eşimin raporunda ‘Yüzde 65 geçici engelli’ yazıyor. ‘Geçici’ yazdığı için maaş alamıyor. Ama itiraz etmedik, yeter ki ‘geçsin’.”</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><strong>YANINDA ORGANİK TARIM YAPILIYOR</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Alanda ölçüm ve inceleme yapan uzmanlardan&nbsp;<br />
Yrd. Doç. Enver Yaser Küçükgül, alanda çalıştıktan sonra üç gece uykuda burnunun kanadığını söylüyor: “Bu durum radyasyonun kılcal damarları çatlatması nedeniyle oluyormuş.”</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">“Dünya Sağlık Örgütü’nün kabul ettiği yıllık radyasyon sınırı ‘1 sievert’. Burada bunun 450 katı söz konusu. Bölgedeki kanser vakalarıyla bu durumun bir bağlantısı olduğu çok açık” diye anlatan Küçükgül, tehlikenin boyutlarının sanılandan da büyük olabileceğini ifade ediyor:&nbsp;<strong>“Burası Menderes Deltası’nın başında. Yıllardır burada tarım ve hayvancılık yapılıyor. Buradaki sular Menderes’e karışarak denize kadar ulaşıyor. Sorun, burayla sınırlı olmayabilir. Bu durumu bütün yetkililer biliyor ama kimsenin umurunda değil.”&nbsp;</strong>Küçükgül, yapılması gerekenleri ise şöyle sıralıyor: “Önce radyasyonun etki alanı tespit edilmeli. Daha sonra bu alana insanların ve hayvanların girmesi engellenmeli. Ardından radyasyonun yeraltı sularıyla, rüzgârla taşınıp taşınmadığı tespit edilmeli. Eğer taşınıyorsa bu da derhal bloke edilmeli. Bunlar yapıldıktan sonra da alanı stabil hale getirmek gerekiyor.&nbsp;<strong>Yurtdışında radyasyon yayan maddeleri beş-altı bin metre derinlikte tuz madenlerine gömüyorlar.&nbsp;</strong>Bizde böyle bir yer yok, yine de insanın ulaşamayacağı yerlere gömülebilir.”</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Oysa mevcut durum bu bilincin çok uzağında olduğumuzu gösteriyor. Maden sahasının bitişiğinde, 225 dönümlük bir alanda organik tarım yapılıyor. Sahanın biraz aşağısına inşa edilen mandıra da faaliyete geçmek için gün sayıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><img alt="" src="/images/haberici/kanser-koy-biz-oluyoruz-9.jpg" style="height:400px; width:600px" /></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><span style="color:#FF0000"><strong>BAZI ŞEYLERİ TOPRAK ALTINDA BIRAKMAK GEREKİYOR</strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Bölgede inceleme yapan bir başka uzman Radyolog Doktor Alper Öktem de, “Büyük bir sorumsuzluk örneğiyle karşı karşıyayız.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><img alt="" src="/images/haberici/kanser-koy-biz-oluyoruz-10.jpg" style="height:399px; width:600px" /></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Bu işin saklanması değil, üzerine gidilmesi lazım. Bu maden milyonlarca yıldır durduğu yerden açığa çıkarılmış, oysa bazı şeyleri toprak altında bırakmak gerek. Çünkü böyle hiçbir tedbir alınmadan öylece bırakılıp gidilmiş olması toprak, hava, su ve canlılar için büyük bir felaket demek. Acilen sudan, araziden ve bitki ve hayvanlardan numune alınıp tahlili yapılmalı. Daha önce Manisa Köprübaşı’nda yapılan TÜBİTAK destekli çalışma burada da bir an önce gerçekleştirilmeli, durum vatandaşlara izah edilmeli ve ihtiyaç halinde bazı evler tahliye edilmeli” diyor.&nbsp;</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><img alt="" src="/images/haberici/kanser-koy-biz-oluyoruz-11.jpg" style="height:399px; width:600px" /></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 14 May 2017 10:33:01 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/21610a27f1d917a1bc2d268b59e4363b.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sefer Sarı, köyüne rock getiren adam</title>
                <category>Röportajlar</category>
                <link>https://www.tarimpusulasi.com/haber/sefer-sari-koyune-rock-getiren-adam-17980</link>
                <guid>https://www.tarimpusulasi.com/haber/sefer-sari-koyune-rock-getiren-adam-17980</guid>
                <description><![CDATA[İstanbul’daki ünlü performans sahnelerini seyirciyle dolduran Sefer Sarı’nın yeni single çalışması “Sakın Gelme”, hikayesiyle adına benzer bir özellik taşıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Yaptığı Rock müziğin köyünde benimsenmesi için çok uğraştığını belirten Sefer Sarı “aileme gitar aldığımı ve Rock müzik yaptığımı uzun süre söylemedim çünkü üniversiteden köye dönüşte çok tepki alacağımı biliyordum” dedi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Devrek ilçesinin Hışıroğlu köyünde ilginç bir müzik devrimi yapan Sefer Sarı, İstanbul’da gerçekleştirdiği başarılı sahne performansalarının ardından Viya Müzik etiketiyle “Sakın Gelme” çalışmasını dinleyenlere sunuyor. İstanbul’daki ünlü performans sahnelerini doldurmasıyla bilinen Sarı, müzik geçmişindeki ilginç hikayeleri şöyle anlatıyor:</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><strong>SAÇINI KES DE NE YAPARSAN YAP</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">“Arabeskin baskın olduğu dönemde Cem Karaca dinliyor olmanın baskısı vardı üzerimde. Rock müzik dinleyenlere zaten ‘cins biri’ deniyordu. Kimse köyden birinin üniversiteye gideceğini düşünmezken ben Hacettepe Fransızca Öğretmenliği bölümünü kazanmıştım. Ankara’ya gidince kampüste gitar çalanların yanlarında buldum kendimi. Girişken biri değilken üniversitede gitar almaya karar verdim. Aileme bu kararımı söylemedim. Anlamayacaklarını düşündüm. Gitarı öyle hızlı araştırdım ve öğrendim ki aradaki yılları kapatırcasına ilerledim. Köyde büyük tepki alacağımı biliyordum ve zaten öyle de oldu. Rahmetli babam bana bir şey demiyor ama köydekilerin söylemlerini duyduğunda sinirlendiği belli oluyordu. Bana sadece ‘şu saçını kes de ne yaparsan yap’ dedi. Bir bayram günü bayram tıraşı olmadım, saçımı kestirmedim diye babamın elini öptürmediğini bilirim.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><strong>ÇALMA ŞUNU, BİZİ REZİL EDECEKSİN</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Tarla tarım işlerini iyi bilir ve yaparım. Tarlada bir gün çalışma arasında gitarımı çalarken annemin ‘çalma şunu, bizi rezil edeceksin’ demişliği de vardır. Ne kahvehaneye giderdim ne de okey, kağıt oyunu oynardım. Yılmadan okulun tatil olduğu zamanlarda köyün her yerinde gitarımı çaldım. Zamanla tepkiler ilgiye dönüştü. Hatta bir bayram ziyaretinde bir büyüğümüz; ‘her şey iyi hoş da ne olacak senin kılığın’ dediğinde ‘bak ben buradayım, bayram ziyaretine size el öpmeye geldim, diğer gençler nerede?’ diye cevap verdim. O zaman herkes yaptığımın gerçekten güzel bir şey olduğuna hak verdi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><img alt="" src="/images/haberici/Sefer%20Sar%C4%B11.jpg" style="height:750px; width:591px" /></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><strong>ROCK FATHER</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Sonra kasabam Devrek’de müziğime devam ettim. Ne kadar gereksiz işlerle uğraşan genç varsa etrafımda toplandı ve hem müzik öğrendiler hem de eğitimlerine çok daha sağlıklı devam ettiler. Serseri diye bakılan bu gençlerin hepsi üniversiteyi kazandılar. Böylece bu gençler bana ‘Rock Father’ lakabını taktılar. Aileleri de bana teşekkür etmek istediler. Müziğime destek oldular. Kasabamda konserler verdim. Hem köyümde hem de kasabamda Rock müziğini benimsettim. Okuldan mezun oldum. Hiç bilmediğim İstanbul’a gelme kararı aldım. Kardeşimin yanına yerleştim ve yıllarca Rock sahneleri yaptım.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><strong>ROCK YAPANA HALA KIZ VERMİYORLAR</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">İstanbul’da da müzik yapan insanın imajına, hele ki Rock müzik yapıyorsa çok olumlu bakmıyorlar. Hatta kız arkadaşımın ailesi sırf bu yüzden kızlarını benden uzaklaştırdılar. Fakat ben yılmadım. Müzikle tanışmam erken olmuştu ama bunu performans olarak sunmakta kaybettiğim zamanı kazanmak için çok uğraştım. Önce zor denilen üniversiteyi kazanmak, sonra müziği en küçük yerleşim birimine bile benimsetmek, ardından aileye müziğin güzelliğini hissettirmek ve sonunda bu müziği herkese profesyonel olarak sunmak güzel bir yol. Devrek’te başlayan bu hikaye, şimdi Türkiye’nin önemli sahnelerinde hem konserlerle hem de yeni müzik prodüksiyonlarıyla devam edecek.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><strong>SAKIN GELME</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif">Prodüktör Kurtuluş Cengiz’le tanıştıktan sonra 2015 yılında ‘Yollar Aşındıkça’ single çalışmam Viya Müzik’ten yayınlandı. 5 Nisan 2017’de de ‘Sakın Gelme’ adlı single yine Viya Müzik’ten çıkıyor. Sözü ve müziği bana ait ‘Sakın Gelme’nin düzenlemesini de prodüktörüm gerçekleştirdi.”</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:georgia,serif"><img alt="" src="/images/haberici/sefer-sari.jpg" style="height:339px; width:600px" /></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 03 Apr 2017 14:08:38 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/86412b1f6294e00ac6ff7ae7248ab1d6.jpg"/>
            </item>
            </channel>
</rss>
