Harun Göksel

Harun Göksel

Mail: [email protected]

Afetler Karşısında Doğru Projenin Gücü

Afetler Karşısında Doğru Projenin Gücü

6 Şubat depremlerini bugün herkes konuşuyor. Yaklaşık 571 kilometrelik yüzey kırığı, yerle bir olan 40 bine yakın bina, ağır hasar gören 180 bin yapı ve 50 binden fazla can kaybı… Meslektaşlarımla birlikte bölgeye ilk günden itibaren yaptığımız ziyaretlerde gördüğümüz tablo şuydu: Yanlış yerleşim tercihleri ve yönetilemeyen şehirleşme, yalnızca binaları değil; üreticinin ahırını, hayvanını, traktörünü ve hatta geleceğini de enkaz altında bırakmıştı.

Toplum olarak derin bir üzüntü yaşadık. Ancak ateş düştüğü yeri yakıyor. Bu büyük felaket, doğru ile yanlış arasındaki farkı son derece net biçimde ortaya koydu. Binlerce bina çökerken, tarımsal alanda hayata geçirilen bazı projelerin ayakta kalması bize önemli bir gerçeği gösterdi: Doğru proje, doğru insan ve sıkı denetim hayat kurtarır.

Deprem öncesinde Kırsal Kalkınma ve TKDK destekleriyle hayata geçirilen projelerin yıkılmaması, yalnızca teknik bir başarı değildir. Bu yapılar, o gün insanlar için birer “yuva” ve “sığınak” işlevi de görmüştür. Deprem sonrası sahada gördüklerimi yetkililerle de paylaştım.

Hatay’da Tuğçe Aslan’a ait Bade Yöresel Gıda Üretim Tesisi’nin açılışı tam da 6 Şubat günü yapılacaktı. O sabah bölge yerle bir olurken, tesisin ayakta kalması sayesinde aynı gün depolardaki gıda ürünleri depremzedelere sıcak çorba ve ekmek sağlayan bir yaşam merkezine dönüştü.

Adıyaman’ın Kâhta ilçesinde, Mehmet Kaya ve ailesine ait kırsal kalkınma destekli Kaysan Süt İşleme Tesisi binası ise depreme rağmen ayakta kaldı. Bu yapı hem aileler için bir sığınak oldu hem de bölgedeki süt toplama ve işleme sürecinin aksamadan devam etmesini sağladı. Zor bir süreçte üreticinin desteklenmiş olması bundan daha somut nasıl anlatılabilir?

Bu örnekler, deprem öncesinde atılan doğru adımların afet anındaki hayati önemini açıkça ortaya koymuyor mu?

Deprem Sonrası: Uzman Ellerle Hayata Tutunmak

Her yıl olduğu gibi bu yıl da bölgeyi yeniden ziyaret ettik. Yetkililerden edindiğim bilgilere göre, “Uzman Eller Projesi” kapsamında deprem bölgesinde 233 proje için sağlanan ve güncel değerle yaklaşık 140 milyon TL’ye ulaşan hibe desteği, üreticinin köyünde kalması ve hayata yeniden tutunmasında önemli bir rol oynamış. Bu kaynağın birkaç kişiye değil, sahada eğitimli 233 uzman ele emanet edilmesi son derece dikkat çekici. Bu destekleri ve bölgede yaşananları önümüzdeki dönemde kapsamlı bir dosya halinde sizlerle paylaşmak isterim.

Bence sormamız gereken asıl soru şu: Şehirleri yeniden inşa ederken, geçmişte yapılan hatalara — bugün Maraş’ta tarım arazilerine konut yapılması örneğinde olduğu gibi — yeniden mi düşeceğiz? Tarımsal faaliyetlerin sürdürülebilirliği ve etki analizinde yüzde 99 oranında başarı sağlamış, uzmanlık temelli bir birikime sahip projelerin sürekliliğini kesintiye uğratmak yerine, bunları tabana yaymak, daha fazla insana ulaştırmak ve sonuçları ile kazanımları itibarıyla devam ettirmek sizce de daha doğru değil mi?

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar