
Cornell Üniversitesi öncülüğünde yapılan ve Nature Climate Change’te yayımlanan çalışma, küresel tarım arazilerinden kaynaklanan sera gazı emisyonlarını ürün ve kaynak bazında yüksek çözünürlükle ortaya koydu.
Cornell Üniversitesi araştırmacıları tarafından yürütülen ve Nature Climate Change dergisinde yayımlanan yeni çalışma, küresel tarım arazilerinden kaynaklanan sera gazı emisyonlarını yaklaşık 10 kilometre çözünürlükle haritalandırdı. Çalışma, emisyonları ürün türü ve kaynağına göre ayırarak, daha hedefli ve etkili azaltım politikalarına zemin hazırlıyor.
Araştırmaya göre tarım arazileri, tarım sektöründeki toplam sera gazı emisyonlarının yüzde 25’ini oluşturuyor. 2020 yılında küresel tarım arazilerinden kaynaklanan emisyonlar 2,5 gigaton karbondioksit eşdeğerine ulaştı. En yüksek pay Doğu Asya ve Pasifik bölgesine ait olurken, Güney Asya ile Avrupa ve Orta Asya dikkat çeken diğer bölgeler arasında yer aldı.
Veriler, pirinç, mısır, yağ palmiyesi ve buğdayın toplam emisyonların yaklaşık yüzde 75’ini oluşturduğunu gösteriyor. Özellikle pirinç üretimi, su altında yetiştirme yöntemleri nedeniyle en yüksek emisyon payına sahip ürün olarak öne çıkıyor. Palm yağı üretiminde turbalık alanların kurutulması ve yoğun gübre kullanımı da önemli emisyon kaynakları arasında bulunuyor.
Araştırmacılar, emisyon azaltım stratejilerinin ürün ve bölge bazında ele alınması gerektiğini vurguluyor. Turbalık alanların yeniden ıslatılması, pirinç tarlalarında su yönetiminin değiştirilmesi ve gübre kullanımının optimize edilmesi, önemli azaltım potansiyeli taşıyor.
Çalışma ayrıca gıda üretimi ile emisyonlar arasındaki ilişkiye dikkat çekerek, yüksek üretim yapan bölgelerin aynı zamanda yüksek emisyonlu bölgeler olduğunu ortaya koyuyor. Araştırmacılara göre, adil ve etkili bir iklim politikası için üretkenlik ve yerel koşullar mutlaka dikkate alınmalı.
Kaynak:Tarım Pusulası





















































Yorum Yazın