
CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, TÜİK’in Ocak 2026 Tarım ÜFE ve Tarım GFE verilerinin üretici maliyetleri ile tüketici fiyatları arasındaki baskıyı açıkça ortaya koyduğunu söyledi.
CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı Ocak 2026 Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksi (Tarım-ÜFE) ile Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi (Tarım-GFE) verilerini değerlendirerek, iktidarın ekonomi ve tarım politikalarına yönelik eleştirilerde bulundu.
Gürer, iktidarın enflasyonun düştüğü yönündeki açıklamalarına karşın TÜİK’in kendi verilerinin tarımda ciddi bir maliyet baskısına işaret ettiğini belirterek, üretimde yaşanan artışların kısa sürede tüketici fiyatlarına zam olarak yansıdığını söyledi.
Üretici enflasyonu son yedi ayın zirvesinde
TÜİK verilerine göre Tarım-ÜFE’nin Ocak 2026’da aylık yüzde 8,46 artarak son yedi ayın en yüksek seviyesine çıktığını hatırlatan Gürer, bu artışın önümüzdeki aylarda market raflarına yeni zamlar olarak yansıyacağını ifade etti.
Meyvede yıllık fiyat artışının yüzde 109’u aştığını, sebzede ise yalnızca bir ayda yüzde 30,43 oranında artış yaşandığını belirten Gürer, bu tablonun dar gelirli kesimin gıdaya erişimini zorlaştırdığını dile getirdi.
Tarımsal girdi maliyetlerinde sert yükseliş
Tarım-GFE verilerine de dikkat çeken Gürer, Aralık 2025 itibarıyla endeksin yıllık yüzde 33,15 arttığını belirtti. Tarımda kullanılan mal ve hizmetlerde yıllık artış yüzde 34,48 olurken, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetlerde artış oranı yüzde 25,56 olarak gerçekleşti.
Alt kalemlerdeki artışlara işaret eden Gürer, veteriner harcamalarının yüzde 72,78, gübre ve toprak geliştiricilerin yüzde 44,95, tohum ve dikim materyalinin yüzde 38,98, hayvan yeminin ise yüzde 34,37 oranında yükseldiğini kaydetti. Gürer, bu verilerin çiftçinin üretime başlarken karşılaştığı maliyet baskısını açıkça ortaya koyduğunu söyledi.
“Tarlada maliyet artıyor, sofrada fiyat katlanıyor”
Üretim aşamasında yaşanan maliyet artışlarının nakliye, komisyon ve perakende kâr marjlarıyla birlikte tüketiciye çok daha yüksek oranlarda yansıdığını belirten Gürer, bu süreçte hem üreticinin hem de tüketicinin kaybettiğini ifade etti.
Meyve fiyatlarındaki yıllık artış nedeniyle geçen yıl 200 liraya dolan bir meyve sepetinin bugün yaklaşık 400 liraya çıktığını belirten Gürer, bu durumun temel gıda ürünlerinde alım gücünün ciddi biçimde gerilediğini gösterdiğini söyledi.
Emekli gelirleri ve ikramiye eleştirisi
Sebze grubunda bir ayda yaşanan yüzde 30’luk artışın emeklilerin alım gücünü daha da zayıflattığını ifade eden Gürer, bayram ikramiyelerinin pazara yansımadan eridiğini savundu. Gürer, ikramiyenin en az asgari ücret seviyesine çıkarılmaması halinde sembolik bir ödeme olmaktan öteye geçmeyeceğini dile getirdi.
“Sorun seyredilerek çözülmez”
Tarımın stratejik bir sektör olduğunu vurgulayan Gürer, girdi maliyetleri kontrol altına alınmadan gıda fiyatlarının düşmesinin mümkün olmadığını belirtti. Gürer, üretici desteklerinin ekim öncesinde başlaması ve etkin piyasa denetiminin sağlanması gerektiğini ifade ederek, mevcut politikaların hem tarladaki maliyet baskısını hem de mutfaktaki fiyat artışını derinleştirdiğini söyledi.
Kaynak:Tarım Pusulası



















































Yorum Yazın