GAİB: Hububat İhracatı 552,8 Milyon Dolara Ulaştı
TarımGüneydoğu Anadolu’da hububat ihracatı yılın ilk iki ayında 552,8 milyon dolara ulaşırken, miktar ve değer bazında düşüş yaşandı.
Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörü, 2026 yılının Ocak-Şubat döneminde 552,8 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Bölge toplam ihracatı içindeki yüzde 29,9 payıyla liderliğini sürdüren sektör, geçen yılın aynı dönemine göre miktar bazında yüzde 7, değer bazında ise yüzde 5,2 gerileme kaydetti.
İki aylık dönemde yaklaşık 187 bin ton makarna, 127 bin ton buğday unu ve 68 bin ton ayçiçek yağı ihraç edildi. En fazla gelir elde edilen ürün olan ayçiçek yağı ihracatı yüzde 14,1 artışla 108,1 milyon dolara ulaşırken, makarna ihracatı yüzde 11,7 artışla 103 milyon dolar olarak gerçekleşti. Aynı dönemde ortalama ihracat birim fiyatları yüzde 1,9 artış gösterdi. Orta Doğu’ya yapılan ihracat ise yüzde 21,4 düşüşle 231 milyon dolar oldu.
Güneydoğu Anadolu Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Celal Kadooğlu, sektörün son dönemde finansman, lojistik ve rekabet baskılarıyla eş zamanlı olarak karşı karşıya kaldığını belirtti. Kadooğlu, Irak’taki tahsilat süreçlerinden Suriye’de uygulanan vergilere, Körfez bölgesindeki çatışmaların taşımacılık maliyetlerine etkisinden Rusya-Ukrayna savaşının tedarik zincirine yansımalarına kadar birçok unsurun ihracatı zorlaştırdığını ifade etti.
Kadooğlu, özellikle Irak pazarında ödeme süreçlerinde yaşanan aksaklıkların ihracatçı firmaların finansman dengeleri üzerinde baskı oluşturduğunu, ancak bu alanda geçici bir iyileşme sinyali alındığını belirtti. Ticaretin sürdürülebilirliği açısından tahsilat süreçlerinin sağlıklı işlemesinin ve ticaret altyapısının güçlendirilmesinin kritik önemde olduğunu vurguladı.
Bölgedeki gümrük kapılarının çeşitlenmesinin ihracatın tek bir geçiş noktasına bağımlılığını azaltabileceğini ifade eden Kadooğlu, Türkiye’nin özellikle Irak başta olmak üzere yakın coğrafyada gıda tedarikinde önemli bir rol üstlendiğini dile getirdi.
Jeopolitik gelişmelerin lojistik maliyetler üzerindeki etkisine de dikkat çeken Kadooğlu, Körfez hattındaki risk algısının navlun fiyatlarında artışa yol açtığını belirtti. Bu maliyetlerin çoğu zaman şeffaf kriterlere dayanmadığını ifade eden Kadooğlu, savaş ortamının yarattığı belirsizliğin fiyatlama davranışlarını etkilediğini söyledi.
Kadooğlu ayrıca, uluslararası rekabet koşullarının giderek zorlaştığını belirterek, özellikle Mısır’ın bölgesel ticaret anlaşmaları sayesinde elde ettiği avantajların Türk ihracatçıların rekabet alanını daralttığını ifade etti. Artan lojistik maliyetler ve ticari belirsizliklerin yalnızca geçici bir kriz değil, aynı zamanda yapısal bir sorun olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
İlginizi Çekebilir