GAİB Başkanı Kadooğlu: Navlun desteği ihracatta zorunlu
TarımGüneydoğu Anadolu Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Celal Kadooğlu, artan navlun maliyetleri ve Mısır’ın yükselen rekabet gücü karşısında Türkiye’nin temel gıda ihracatında pazar kaybı riskiyle karşı karşıya olduğunu belirterek, hedefli navlun desteğinin yeniden devreye alınmasını istedi.
Türkiye’nin hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektöründeki güçlü ihracat performansı, küresel ticaret dengelerindeki değişim ve artan maliyet baskıları nedeniyle yeni bir sınavdan geçiyor. TradeMap verileri, özellikle buğday unu ve makarna gibi ana ihraç ürünlerinde Türkiye’nin küresel liderliğini sürdürmesine rağmen, Mısır’ın Afrika ve Doğu Afrika pazarlarında hızla avantaj kazandığını ortaya koyuyor.
Güneydoğu Anadolu Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Celal Kadooğlu, yüksek tonajlı temel gıda ürünlerinde navlun giderlerinin toplam maliyet içinde belirleyici bir unsur hâline geldiğini vurguladı.
BUĞDAY UNU VE MAKARNADA MISIR’IN YÜKSELİŞİ
Kadooğlu’nun paylaştığı 2024 TradeMap verilerine göre Türkiye, 1,2 milyar dolarlık ihracatla dünya buğday unu ihracatında ilk sıradaki konumunu korurken, Mısır’ın ihracatı 454 milyon dolara ulaştı. Mısır’ın bu ihracatının yaklaşık yarısını Sudan’a yaptığı, Madagaskar ve Somali’nin de önemli pazarlar arasında yer aldığı belirtildi.
Türkiye’nin geleneksel olarak güçlü olduğu Doğu Afrika pazarlarında Mısır’ın buğday unu ihracatının çift haneli oranlarda artış gösterdiğine dikkat çeken Kadooğlu, benzer bir rekabet baskısının makarna ihracatında da yaşandığını ifade etti.
PAZAR ERİŞİM AVANTAJI DARALIYOR
Mısır’ın yalnızca navlun maliyetleri değil; düşük enerji ve işçilik giderleri, devlet destekli sübvansiyonlar ve bölgesel ticaret anlaşmalarından kaynaklanan yapısal avantajlara sahip olduğunu belirten Kadooğlu, Türkiye’nin Arap Birliği ve Afrika kıtasal entegrasyon mekanizmaları dışında kalmasının rekabet gücünü sınırladığını söyledi.
Avrupa Birliği ile Gümrük Birliği’ne rağmen makarna, bulgur ve şekerleme ürünlerinde uzun süredir uygulanan kotaların ihracat potansiyelini kısıtladığını dile getiren Kadooğlu, orta ve uzun vadede Çin’in de agresif fiyat politikalarıyla bu rekabet ortamına dâhil olabileceği uyarısında bulundu.
HEDEFLİ NAVLUN DESTEĞİ ÇAĞRISI
Sektörün uzun yıllar içinde oluşturduğu pazarları koruyabilmesi için navlun desteğinin hedef pazar ve ürün bazlı olarak yeniden uygulanması gerektiğini belirten Kadooğlu, bu desteğin bir tercih değil, eşit rekabet koşulları için zorunluluk olduğunu vurguladı.
Kadooğlu ayrıca işçilik maliyetlerine yönelik desteklerin geliştirilmesi, döviz dönüşüm desteğinin artırılması ve lojistik maliyet hassasiyeti yüksek pazarlara özel destek modellerinin hayata geçirilmesinin, istihdam ve tarım-sanayi entegrasyonu açısından kritik önemde olduğunu ifade etti.
İlginizi Çekebilir